Yerli Otobüs Otokar Avrupa’da Büyüyor

Otokar Türkiye’deki otobüs ihracatının 5’te 3’ünü gerçekleştirirken Avrupa’da da büyümeye başladı. Son 3 çeyrekte kendi büyüme rekorunu kıran Otokar, KENT otobüsünün körüklü versiyonunu ilk kez Avrupa’da görücüye çıkardı.

Belçika’da düzenlenen Busworld Kortrijk Fuarı’nda sergilediği ürünlerle ihracat pazarlarında iddiasını artıran şirket ayrıca, faaliyet gösterdiği tüm Avrupa ülkelerinde, yılın ilk üç çeyreğinde toplam pazar artışlarının çok üzerinde bir artışa imza atarak önemli bir başarı elde etti.

15 milyona yaklaşan nüfusu ile Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul’da, modern taşımacılık için yatırımlarını sürdüren İETT’ye, halihazırda 900 otobüsü, yedek parça ve bakımıyla birlikte hizmete sunan Otokar, yurtiçinde şehir içi taşımacılığında yakaladığı başarıyı yurtdışına da taşıyor. Üst üste son 5 yıldır, Türkiye’nin en çok tercih edilen otobüs markası olan Otokar fuarda, kullanıldığı ülkelerde, tasarımı, ergonomisi ve teknolojisi ile yüksek beğeni toplayan şehir içi otobüsleri KENT ve DORUK ile turizm ve servis taşımacılığına yönelik otobüsleri DORUK ve SULTAN’ın Euro 6 motorlu üyelerini sergiliyor. Ürün ailesinin en yeni üyesi olan KENT KÖRÜKLÜ şehiriçi otobüsünü de ilk kez Avrupa’da tanıtacak olan şirket, Busworld 2015’te 6 gün boyunca, 3. Salon, 302 numaralı standında yenilikçi araçları ile misafirlerini ağırlayacak.

AVRUPA’DA BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR

İki yılda bir Belçika’da düzenlenen Busworld Kortrijk Fuarı’nı ve Otokar’ın Avrupa ticari araç sektöründeki konumunu değerlendiren Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, 2015’in ilk 8 ayında, Avrupa pazarında, bulundukları hemen her ülkede büyüme yakaladıklarını söyledi.

Rekabetin oldukça yüksek olduğu Türkiye pazarında liderliklerini yıllardır koruduklarının altını çizen Görgüç, “Türkiye’de, otobüs alanında sahip olduğumuz başarıyı Avrupa’ya da taşımak için son dönemde çalışmalarımızı artırdık ve bu sayede önemli bir ivme yakaladık. Özellikle İtalya, İspanya, İngiltere, Fransa ve İtalya’dan gördüğümüz talepten oldukça memnunuz. Söz konusu ülkelerde, ilk üç çeyrekte, toplam pazar artışlarının çok üzerinde bir artışa imza attık. Bu artışlarda, Avrupa’ya yönelik yeni yapılanmamız ve müşterilerimize olan yakınlığımız oldukça etkili oldu” dedi.

Otokar-Kent-L2-Almeria

KENT Körüklü’yü Avrupa pazarında ilk kez lanse ettikleri Busworld Fuarı’nın, kendileri için büyük önem taşıdığını da aktaran Görgüç, şöyle devam etti: “Otokar 50 yılı aşkın otobüsçülük tecrübesiyle özellikle şehir içi taşımacılığında ciddi bir başarıya sahip bir firma. Bugün Slovenya’dan Türkiye’ye; Malta’dan Macaristan’a kadar pek çok ülkede şehir içi yolcu taşımacılığında Otokar otobüsleri hizmet veriyor. İlk kez Busworld fuarında tanıttığımız KENT Körüklü, şehir içi ürün ailemizin en önemli tamamlayıcılarından biri olacak. Tamamı Otokar tarafından tasarlanan otobüs ailemizin en yeni üyesi KENT Körüklü otobüsümüzün, 18 ve 18.75 metrelik seçenekleri bulunuyor. Aracımızın basamaksız alçak giriş tabanı, engelli yolculara kolaylık ve geniş iç hacmi ile konfor sunuyor. Uzun periyodik bakım aralıklarına ek olarak, düşük işletme giderleri, uzun ömürlü ve az yakan motoru, yüksek yolcu taşıma kapasitesi ve dayanıklılığı ile KENT Körüklü’nün, şehir içi toplu taşımacılıkta büyük şehirlerin en büyük yardımcısı olacağını düşünüyoruz.”

“İHRAÇ EDİLEN HER 5 OTOBÜSTEN 3’Ü, OTOKAR İMZASI TAŞIYOR”

Otobüs pazarı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Görgüç, “Avrupa pazarı yılın üç çeyreğinde yüzde 16.6 büyüdü. Türkiye pazarında ise büyüme söz konusu dönemde, 7-9 metrede yüzde 6 olarak yaşanırken, 9 metre üstü pazarda yüzde 23 olarak gerçekleşti. Otomotiv Sanayi Derneği verilerine göre, aynı dönem küçük ve orta boy otobüs ihracatında, Türkiye’de lider firma olduk. İhraç edilen her 5 otobüsten 3’ü, Otokar imzası taşıyor” diye konuştu.

OTOBÜS AİLESİNİN YENİ ÜYESİ: KENT KÖRÜKLÜ

Düşük emisyonlu çevreci motoru ile şehir içi egzoz emisyonunu asgari seviyede tutan, güçlü kliması ile her mevsim ferah bir yolculuk vadeden KENT Körüklü, önde bağımsız aks uygulaması ile benzersiz bir süspansiyon, üstün yol tutuşu ve yüksek konfor sağlıyor. KENT; EBS, ABS, ASR, disk frenler ve Avrupa normlarını aşan güvenlik ekipmanları ile maksimum güvenlik sunuyor.

Araç üzerinde bulunan ‘CAN’ altyapısı, her müşterinin ihtiyacına göre yeniden konfigüre edilebilen kullanıcı bilgi sistemi, belediyelerin ihtiyaç duyduğu yeni donanımlara açık modüler yapısı ile rakiplerinden ayrışan KENT Körüklü, 380 litrelik yakıt deposu ile sağladığı uzun menzil sayesinde de kullanıcısına pek çok avantaj sağlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Türkiye’deki İçecek Sektörüne Genel Bir Bakış

Türkiye’deki içecek sektörünün geneline bakmadan önce içecek tüketiminin tarihine biraz değinmek istiyorum. İçecek tüketme davranışı, dünyada canlı hayatının başladığı döneme kadar gidebilecek ve fizyolojik olarak oluşmuş davranışlardan biridir. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisine göre, fizyolojik ihtiyaçlar insanların gidermesi gereken ve en önemli ihtiyaç kademesinde bulunan ihtiyaçlardır.

İçecek tarihinin başlangıcının 17. yüzyıla kadar gittiği söylenebilir. 1676 yılında Fransa’nın Paris şehrinde üretilen De Lemonades isimli içecek su dışında tüketicilere sunulan ilk ürünlerden olmuştur. 1767 yılında karbondioksitin içeceklere dahil edilmesi ile “gazlı içecek’’ olarak anılacak yeni bir ürün grubu oluşmuştur. 1830 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde Coca-Cola’nın ve 1898 yılında Pepsi’nin faaliyete başlaması ile ilk modern içecek markaları oluşmuştur. Amerika Birleşik Devletlerinde oluşan bu iki markanın ulusal büyüme ve genişleme göstermesi ile birlikte içecek sektörünün oluşmaya başladığı söylenebilir. Ulusal pazarda olgunluk aşamasına gelen sektörle birlikte 1977 yılında Coca-Cola’nın Hindistan pazarına açılması ile içecek sektörünün uluslararası alanda en önemli açılımı gerçekleşmiştir. Günümüzde yüzlerce içecek markası ulusal ve uluslararası pazarlarda operasyonlarını sürdürmektedir.

Alkolsüz içecekler beş ürün kategorisi içinde değerlendirilir:
• Çay ve Kahve,
• Gazlı İçecekler,
• Enerji İçeceği,
• Süt/Meyve/Bitki İçerikli İçecekler,
• Su/Zenginleştirilmiş Su/Sporcu İçecekleri.

Türkiye’de içecek üretimi ve ürünlerin pazarlanması cumhuriyetin kuruluş yıllarına kadar gitmektedir. Gazoz üretimi ile başlayan ilk ürünler ve bu ürünlerin oluşturulması, doldurulması, şişelenmesi gibi faaliyetlerin yapıldığı atölyeler içecek üretiminin ülke sınırlarındaki ilk oluşumlarıdır. 1962 ve 1964 yıllarında Pepsi Cola ve Coca Cola’nın Türkiye’de satışa çıkması ile modern anlamda içecek sektörünün oluşumundan söz edilebilir. Bu markaların en önemli özelliği, her zaman güçlü dağıtım kanallarına sahip olma hedefinden ileri gelir. Dağıtım kanalı, her işletme ve marka için her zaman en önemli konulardan biridir. Yapılan pazarlama kampanyalarının etkisi ne kadar iyi olursa olsun tüketici ürünü satın almaya gittiğinde ürünü bulamıyorsa yapılan kampanya büyük ihtimalle başarısız olacaktır.

Yukarıda verdiğim kategorilere göre Türkiye’deki içecek sektörünü genel hatları ile açıklamaya çalışacağım:

Çay ve Kahve:

Türkiye, kişi başı yıllık çay tüketiminde dünyada birinci sıradadır. Bu istatistik belki de “milli” içecek konusuna nokta koyuyor. Türk tüketicisi bir yılda ortalama 3.15 kilogram çay tüketiyor. Bu da günlük ortalama 240 milyon bardak çay tüketiminin gerçekleştiğini gösteriyor. Nüfusun 80 milyona yaklaştığı düşünüldüğünde, pazar büyüklüğünü anlamak kolaylaşabilir. Özel işletmelerin çay sektörüne girişi 1984 yılında başladı. 1990 yılında Lipton’un pazarda yer alması ile dökme çay ürünleri dışında, farklı ürün karmaları oluşturuldu (poşet çay, demlik paket vb.) Türkiye’deki üretimin, tüketimi karşılayabilecek noktada olması, sektör içindeki rekabeti artırıyor. Türk tüketicisi, geleneksel çayı talep etmeyi sürdürüyor ve siyah çay tüketmeye devam ediyor. Çay ihracatı ise henüz istenen noktada görülmüyor (%2.3).

Kahve ve kahve tüketimi Türkiye’deki güncel konulardan biri. Geleneksel Türk kahvesinin ülkemizde yarattığı kahve tüketim altyapısı ile birlikte dünyadaki kahve tüketim trendini takip eden bir tüketici ve hizmet sektörü oluşumundan söz edilebilir. 2015-2016 döneminde Türkiye’de kişi başı ortalama 920 gram kahve tüketildi. Türkiye, kahve sektöründe büyüyen bir pazar olarak değerlendiriliyor. Özellikle 1.,2., ve 3. nesil kahve kategorilerinin meydana gelmesi ülke içinde genel kabul gören bir kahve tüketimi oluşturdu. 1. nesilde, sıcak suya karıştırılarak tüketilen tek kullanımlık paket kahve ürünleri bulunuyor. Bir paket kahvenin yaklaşık 25-50 kuruştan satılıyor olması, ulaşılabilirliğin ve hazırlanmasının kolay olması, ürünün “sosyal ve genç” kişiliğe oturtulması ile başta genç nüfus olmak üzere, yaygın bir tüketim sağlandı. 2. nesil kahveciler, zincir kahve mağazalarının oluşumu ile meydana geldi. Bu nesilde birçok yerli ve yabancı kahve zinciri bulunuyor. Bu mağazalar yerinde tüketim yapılan veya evde kahve tüketimini teşvik eden mağazalardan oluşuyor. 3. nesil kahve ise “nitelikli kahve” tüketiminin yapıldığı ve tüketicinin dilediği kahve çekirdeğini istediği yöntemle demlenmesini talep edebildiği mağazalar olarak karşımıza çıktı.

Gazlı İçecekler:

Gazlı içecekler sektörü, içecek sektörü dendiğinde akla ilk gelen kategorilerden biridir. Türkiye’deki içecek tüketiminin yaklaşık %37’si bu sektörde gerçekleşmektedir. Türkiye’deki genç nüfusun potansiyel tüketici anlamında işletmelerin hedefinde olduğu söylenebilir. Buna karşılık, nüfusa oranlandığında gazlı içecek tüketimi diğer ülkelere göre ortalamanın altında kalıyor. Türkiye’de yıllık kişi başı gazlı içecek tüketimi 170 kutu/şişe olarak tespit edildi. Tüketimin en çok yapıldığı ülkelerden ABD’de ise bu rakam 750 kutu/şişe olarak belirlendi. Türkiye’nin yıllık gazlı içecek tüketimi yaklaşık 3.4 milyar litre olarak karşımıza çıkıyor. TOBB verilerine göre Türkiye’deki gazlı içecek tüketimi son yıllarda azalırken, sanayi kuruluşları bu açığı ihracat yaparak kapatmaya çalışıyor. Dünya’da şekersiz gazlı içeceklere yönelik talepte artış yaşanmaya başladı. Şeker tüketimine yönelik oluşan bu hassasiyet, sektörde ürün inovasyonunu daha önemli hale getirebilir. Türkiye’de şekersiz gazlı içecek tüketimi, toplam gazlı içecek tüketiminin henüz %10’undan azını oluşturuyor. Buna karşılık gelecekte bu oranın değişebileceği söylenebilir.

Enerji İçeceği:

Tüm sektörler arasında en genç sektör olan enerji içecekleri sektörü, dünyada henüz 20 yıllık bir geçmişe sahip. 2000’li yılların başında Red Bull’un Türkiye’de satışa sunulması ile sektörün başladığı söylenebilir. Dünya’da ve Türkiye’de gelişme evresinde bulunan sektör, periyodik olarak tüketimi artan sektörlerden biridir. Türkiye’de yıllık ortalama 40 milyon kutu enerji içeceği tüketiliyor. Tüketimin büyük kısmını 18-34 yaş arası nüfusun yaptığı söylenebilir. Bedeni ve zihni canlandıran, odaklanmayı artıran ürün vaadi ile enerji içecekleri genel olarak öğrenciler, şoförler, çalışanlar ve sporcuları hedefliyor. Sektörde faaliyet gösteren birçok marka olmasına rağmen bunların sektörde kalış süresi kısa olarak değerlendiriliyor. Sektördeki en büyük 3 marka, hem sektörü var etmeyi sürdürüyor hem de sektörden en yüksek kazancı sağlıyor. Etkinlik pazarlaması sıklıkla uygulanıyor ve marka deneyimleri tüketiciyle paylaşılıyor.

Süt/Meyve/Bitki İçerikli İçecekler:

 

 

 

 

 

 

Türkiye’de özellikle meyve suyu tüketimi artarak devam ediyor. Yılda ortalama 1.3 milyar litre meyve suyu ürünü tüketiliyor. Kişi başına yılda ortalama 9 litre tüketim yapılıyor. Küresel anlamda meyve suyu sektörü gerilerken, Türkiye’deki tüketim artışı %7 civarında görülüyor. Türkiye süt üretiminde Avrupa’nın en büyük 10 üreticisinden biri iken, Avrupa ülkelerinin dörtte biri kadar süt ürünü tüketiyor. Bitki ve meyve çayları ise genellikle poşet çaylar şeklinde tüketilirken yıllık tüketim 900 milyon poşet civarında görülüyor. Ayran tüketimi ise yaklaşık 627 bin litre.

Su/Zenginleştirilmiş Su/Sporcu İçecekleri:

Pazarı ele almadan önce sporcu içeceği ve enerji içeceği arasındaki ürün farkının kısaca açıklanması yerinde olacaktır. Bu iki içecek alanı, ürün vaadi ve ürün içeriği olarak birbirinden ayrılmaktadır. Sporcu içecekleri, performans esnası ve sonrasında kaybedilen vitamin, mineral, elektrolit, su, şeker gibi maddelerin yeniden kazanılmasını vaat eder. Sporcu içecekleri izotonik maddeler ve elektrolit içermesi nedeniyle enerji içeceklerinden ürün içeriği olarak ayrılır. Sporcu içecekleri pazarı henüz gelişme aşamasındadır. Türkiye’de paketlenmiş su tüketimi artmaktadır. Yılda ortalama 4.6 milyar litre paketlenmiş su tüketilmektedir. Soda tüketimi ise yaklaşık 4 milyar şişe civarında seyretmektedir.

Türkiye’de içecek sektörü, genel olarak büyüme aşamasında görülebilir. Potansiyel tüketicinin fazla olması, sektörde yer alan veya almayı düşünen her girişimcinin dikkate aldığı verilerden biri olarak dikkat çekiyor. Potansiyel tüketiciyi, aktif tüketici haline getirmenin yolu ise verimli pazarlama yapabilmekten geçiyor. Çin, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerde tüketim artışına paralel akademik çalışmalar artıyor. Sektörü merak edenlerin, bu ülkelerdeki tüketim ve pazarlamayı inceleyen akademik makaleleri değerlendirmelerini tavsiye ederim.

Kaynakça:

  • http://www.milliyet.com.tr/turk-cay-sektoru-ic-pazar-ihtiyacini-rize-yerelhaber-2201457/
  • http://www.zmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=25738&tipi=38&sube=0
  • http://www.iha.com.tr/haber-turkiyede-kahve-sektoru-buyumeyi-surduruyor-613337/
  • https://www.statista.com/statistics/507950/global-per-capita-tea-consumption-by-country/
  • http://haber.tobb.org.tr/ekonomikforum/2016/265/068_071.pdf
  • https://www.eritela.com/enerji-icecekleri-sektorunun-yapisal-analizi/
  • http://www.hurriyet.com.tr/turkiyede-posetli-bitki-ve-meyve-caylari-tuket-40418167
  • https://www.dunya.com/ekonomi/2015039te-maden-suyu-tuketimi-artti-haberi-303769

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Denizbank, Emirates NBD’ye Satıldı

Habertürk’ün haberine göre; Emirates NBD Denizbank’ı Sberbank’tan 3.2 milyar dolara satın aldı. Yapılan açıklamaya göre nihai anlaşma imzalandı. Emirates, Dubai Borsası’na resmi açıklamayı da gönderdi. Sberbank, Denizbank’ı 2012 yılında 3.5 milyar dolar karşılığında satın almıştı. 2007 yılında kurulan Dubai’nin en büyük bankası Emirates NBD yaklaşık 128 milyar dolar toplam varlık büyüklüğüne sahip.

Denizbank, Dubai’nin en büyük bankası Emirates NBD tarafından 14.6 milyar TL (3.2 milyar dolar) karşılığında Sberbank PJSC’den satın alındı.

Yapılan açıklamaya göre Emirates NBD ve Sberbank, nihai Denizbank anlaşmasını imzaladı. Sberbank ve Emirates NBD tarafından yapılan açıklamalarda anlaşmanın ülkelerin düzenleyici kurumlarının onaylarına bağlı olmakla birlikte bu yıl tamamlanması beklendiği belirtildi.

Sberbank’tan yapılan açıklamada, “Sberbank ve Emirates NBD Denizbank’ın yüzde 99.85’inin satışı için nihai anlaşmayı imzaladı” denildi.

Emirates NBD’den yapılan açıklamada ise anlaşmaya göre Denizbank’ın yüzde 99.85 hissesinin 14.6 milyar TL’ye eşit  değerde olduğu belirtildi. Anlaşmanın sonuçlanmasının ardından Sberbank Denizbank’taki tüm hisselerini Emirates NBD’ye devredecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link