“Yeniden Yapılanma” ÜLKER’i Hedefine Ulaştırdı

Ülker 2012 yılının ilk dokuz ayında cirosunu geçen yılın aynı dönemine oranla % 57,4 arttırdı.

Türkiye’de Gıda dendiği zaman akla ilk gelen markalardan birisi olan Ülker, 2012 yılında gerçekleştirdiği köklü değişimler neticesinde hedefine ulaştı. 2011 yılının ilk dokuz ayında 82 milyon TL olan cirosunu %57,4 oranında arttırarak bu yılın aynı döneminde 1 milyar 704 milyon TL’ye yükseltti. Faaliyet kârını ise % 265,9 arttırarak 42,8 milyon TL’den 156,7 milyon TL’ye çıkardı. 2012’nin geride kalan ilk dokuz ayında elde edilen net kâr ise 162,6 milyon TL olarak kaydedildi. Peki Ülker’in bu kadar kısa zamanda böylesine dudak uçuklatan bir sonuç elde etmesinin arkasında yatan nedenler neler?

Köklü değişimler sonucu kaydedilmiş olan göz kamaştırıcı sonuçların ardındaki en büyük etken şüphesiz ki “2011 sonu itibariyle tamamlanan, bisküvi, çikolata ve kek birimlerinin tek çatı altında toplanması, ve ana faaliyet konusu dışında kalan iştiraklerin elden çıkarılması” olarak görünüyor. Tabi böyle bir konsolide sonrası maliyetlerde meydana gelen azalma hem satış gelirlerine hem de kâra olumlu olarak yansıdı.

Şirketin dağıtım kanallarında oluşturduğu sadeleşme ve geleneksel kanal ile modern kanalın ayrılması gibi oluşumlarla gerçekleştirilen “yeniden yapılanma” sürecinde distribütör sayısının 235’ten 102’ye indirilmesi, oluşan kârda rol oynayan ikinci önemli faktör olarak ön plana çıkıyor. Bunun yanı sıra ürün çeşitliliği yönetiminde ve pazarlamasında da daha güçlü ürünlerin ön plana çıkarılıp pazarda yer edinmesinin sağlanması da şirketin faaliyet kârına etki eden bir unsur olarak göze çarpıyor.

Ülker’in yaklaşık iki senedir izlediğiyolda bu derece iyi bir grafik çizmesi aslında son zamanlarda iş dünyasında adını sıkça duyduğumuz “konsolidasyon” ve tasarruf amaçlı uygulanan stratejilerin en güzel örneği. Birbirinden çok farklı olmayan birimlerin tek çatı altında toplanarak, hem enerjiden hem de zamandan tasarruf edilmesi, ayrıca tüm bu kanalları ayrı ayrı yönetmek yerine tek bir koldan daha az ama kalifiye elemanla yürütmek, günümüz şirketlerinin gelecek planlaması açısından çok daha önemli yer tutuyor.

Türkiye’de ve dünyada artık tüm şirketlerin maliyetleri düşürerek kâr arttırma politikası izlemesi bu denli önemli ciro artışlarında başrolü oynuyor. Bu demek oluyor ki günümüz Türkiye’sinde Ülker gibi özellikle global alanda boy gösteren şirketlerimizin önemli ve bir o kadar da kaliteli yapılanmalara gitmesi uzun vadede buna benzer daha çok haberler duyacağımıza işaret ediyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

BM Türkiye’de Teknoloji Bankası Kuruyor

2011 yılında gündeme gelen ve 47 ülkedeki 880 milyon insanı doğrudan ilgilendiren Teknoloji Bankası’nda sona gelindi. Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde Türkiye’nin ise ev sahipliğinde Gebze’de bu yıl içerisinde kurulması planlanan banka pek çok açıdan dokunulmaz olacak.

Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde Türkiye’nin de ev sahipliğinde en az gelişmiş ülkelerin teknoloji açığını kapatmak için Gebze’de kurulması planlanan Teknoloji Bankası‘nda Amerika’da atılan karşılıklı imzaların ardından detaylar da belli oldu.

47 Ülkenin Teknoloji Açığı Kapatılacak

Bu yıl içerisinde faaliyete geçirilmesi planlanan Teknoloji Bankası’nda Türkiye ev sahibi olarak kritik bir öneme sahip olacak. Bankanın ana misyonu fonda biriken paralar ile En Az Gelişmiş Ülkeler’in (EAGÜ) teknoloji açığını kapatmak olacak. Fondan aktarılacak paralar ile 47 gelişmemiş ülkeye teknoloji politikalarının geliştirilmesi, uygulanması, yönetişim mekanizmalarının kurulması konusunda eğitim ve destek verilecek.

TÜBİTAK Kampüsünde Kurulacak

Söz konusu ülkelerde yaşayan 880 milyon insanın hayatına doğrudan dokunacak olan bankanın Gebze’deki TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) kampüsünde kurulması planlanıyor.

Türkiye’den 5 Yıl İçin 10 Milyon Dolar

Finansmanı tamamen gönüllük esasına bağlı olacak bankaya BM üyesi birçok ülkenin de destek sağlaması öngörülüyor. Ev sahipliği yapacak Türkiye ise ilk 5 yıllık zaman dilimi için yıllık 2 milyon dolar olmak üzere 10 milyon dolar vermeyi baştan taahhüt etti.

Başına “BM Yetkilisi”

Kurulacak bankanın başına getirilecek müdür ayrıca Birleşmiş Miletler Yetkilisini, banka kapsamında çalışacaklar ise Birleşmiş Milletler personelini ifade edecek. Banka anlaşma yapma, taşınmazları ve taşınabilirleri uygun biçimde elden çıkarma ve yasal işlem başlatma gibi yetkilere de sahip olacak.

Banka Binası Dokunulmaz olacak

Gebze’de kurulması planlanan Teknoloji Bankası’na ait bina da karşılıklı yapılan anlaşma gereği dokunulmaz olacak. Bankanın mal mülkü ve varlıkları genel sözleşme doğrultusunda belli bir dereceye kadar dava muafiyetinden feragat edilmesi dışında her türlü yasal süreçten de muaf tutulacak.

İzinsiz Giriş Yasak!

Binaya hiçbir memur ya da yetkili, idare müdürünün yani BM yetkilisinin izni olmadan her hangi bir görevi yerine getirmek için dahi olsa giriş yapamayacak. Teknoloji Bankası’na ait arşivler, materyaller ve tüm belgeler de dokunulmazlık kapsamında olacak.

İletişimde Avantaj Sağlanacak

Banka resmi haberleşmesi için kullanacağı posta, telefon, kablolu ve diğer haberleşme araçları için uygulanan öncelikler ve vergilerde diğer devletlere sağlanan avantajlardan yararlanabilecek. Hükümet hangi iletişim aracı olursa olsun bankanın iletişiminin dokunulmazlığını güvence altına alacak.

Araçlara Vergisiz Yakıt ve Diplomatik Plaka

Kurulacak bankanın ihtiyaç duyduğu motorlu taşıtlara vergisiz yakıt desteği de verilecek. Ayrıca banka için resmi olarak kullanılacak araçlara mevzuata uygun olarak diplomatik plaka da sağlanacak. Bankanın resmi kullanımı için ithal veya ihraç ettiği mallar için de gümrük vergisi muafiyeti uygulanacak.

Kaynak: Sabah

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Uber’den Büyük Zarar

Uber geçen yılın son döneminde 57 milyon kullanıcısının bilgilerini çaldırdığını açıklamıştı. Bu bilgiyi 1 yıl sakladıktan sonra açıklamasının üzerine oldukça tepki toplayan Uber bu kez de zararıyla gündemde.

İstanbul’da sarı taksilerle arasında büyük bir gerilim olan Uber, küresel çapta büyük zarar etti. Şirketin zararı 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 61 artarak 4.5 milyar dolar oldu.

Haberturk.com’un haberine göre Son aylarda özellikle ticari taksilerin hedefinde olan ancak tüm dünyada büyümeye ve kullanıcı sayısını artırmaya devam eden Uber’in mali sonuçları geçtiğimiz yıl zararın derinleştiğini gösterdi.

Aralık ayı sonunda Japon Softbank’ın başını çektiği konsorsiyum, Uber’in hisselerinin yaklaşık yüzde 18’ini 48 milyar dolarlık piyasa değeri üzerinden satın almıştı.

Uber’in açıkladığı rakamlara göre şirketin zararı dördüncü çeyrekte daralmasına karşın yıl genelinde bakıldığında yüzde 61 artışla 4.5 milyar dolara yükseldi. Uber henüz halka açık bir şirket olmadığı için aslında mali sonuçlarını açıklama yükümlülüğü bulunmuyor. ancak şirket son zamanlarda tüm rakamlarını açıklama yolunu seçti.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link