Yatırımcılar Apple Yerine Google Diyor

Teknoloji ve inovasyon kelimelerinin tam karşılığı Google ve Apple. Teknoloji dünyasına kazandırdıkları yenilikçi ürünler ile adlarından sıkça söz ettiren iki Amerikan şirketi, borsada da yatırımcıların en büyük gözdesi konumunda. Fakat yatırımcılar Google hisselerini Apple’a, dünyanın en değerli şirketi olmasına rağmen, tercih ediyor.

aa

Apple’ın dünyanın en değerli şirketi olduğundan bahsettik ancak bu durum Apple hisse değerinin geçtiğimiz 12 yıl içinde yüzde 20 oranında düşmesine engel olamadı. Bu durumun tam aksine, Google’ın hissesi yüzde 35 değerinde değer kazandı ve Mart ayının ilk haftasında 834 dolar ile rekor seviyeye ulaştı. ABD’de de Google, aktif yönetilen 50 büyük yatırım fonları arasında en çok sahip olunan hisse olarak Apple’a üstünlük sağlamış durumda.

Analistler Google’ın yükselişinin Apple’da yaşanan düşüşle aynı zamanda olmasının bir tesadüf olmadığını belirtiyor. Daha iyi bir iş modeli olarak, servis sağlayıcılardan elde edilen kazancın aygıtlardan elde edilene göre giderek artması söz konusu. Google CEO’su Larry Page sayesinde mobil reklamcılıkta kaydedilen gelişme yatırımcıları da etkilemiş durumda. Yapılan analizlere göre bu yıl Google’ın mobil reklamcılık gelirlerinde ABD pazarının %55’ lik kısmını kontrolü altına alması ve bu oranın 2014 yılında %57 çıkması öngörülüyor.

Mobil reklamcılığın yanında Google, dijital reklamcılık alanını da domine etmiş durumda. Geçtiğimiz yıl online reklamcılık alanında işletmelerin harcadığı 37.3 milyar doların %40’ı Google’ın kasasına girdi. Bunlara ek olarak Google, Apple’ın en büyük rakibi olan Samsung ile mobil yazılım alanında ittifak kurarak, Apple karşı bir avantaj daha elde etmiş durumda.

google_vs_apple (1)

Tabi ki Google’ın yatırımcılar tarafından en çok tercih edilen hisse olması bu durumun böyle devam edeceğinin garantisini vermiyor. Kişisel olarak, Apple’ın çıkardığı her yeni ürün ile müşterilerini şaşırtabileceğini ve beklenmeyeni yaratabileceğine inanlardanım. Apple’ın CEO’su Tim Cook’un yeni bir Apple TV üretileceğinden bahsetmesi, Apple mühendislerinin iWatch (Akıllı Saat) üzerinde çalıştığına dair dedikodular, Apple hissesine olan talebi yeniden canlandıracaktır. Ayrıca Google’ın servis sağlayıcılar ile yakaladığı başarıyı aygıtlar pazarında yani akıllı telefon üretiminde göremiyoruz. Google Motorola’yı 12.4 milyar dolar karşılığında satın aldığında herkesin beklentileri çok yukarıda idi ancak henüz dikkat çekici bir cihaz üretilmiş değil.

Teknoloji dünyasında yaşanacak her yeni gelişme Google mı? Apple mı? sorusunu hep akıllara getirecektir. Önümüzde ki  dönemlerde neler olup biteceğini hep beraber göreceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Hedefini Uluslararası Finans Sektöründe kayda değer bir başarı yakalama üzerine kuran genç bir Ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Beşiktaş’tan Ne Olursan Ol “Come To Beşiktaş” Reklamı

Beşiktaş tüm dünyaya Beşiktaş’ı tanıtmak ve herkesi Beşiktaş’a çağırmak için yayınlanacak global bir kampanyaya imza attı. Mevlana’nın “Ne olursan ol gel” felsefesinden esinlenerek yarattıklarını söyledikleri kampanya sosyal medyada ülke çapında çok beğeni topladı. İşte Beşiktaş’ın “Come To Beşiktaş” isimli reklam filmi:

CNN Türk’ün haberine göre, dünya televizyonlarında ve sosyal medyada yayınlanması için bu projeyi finanse edeceklerini söyleyen Fikret Orman, bu amaçla bir reklam kampanyası başlattıklarını söyledi.

Orman, “Beşiktaş markasını herkese açtığımızı anlatmaya çalışan bir reklam hazırladık. Mevlana’nın sözlerinin buna ışık tutabileceğini düşünerek ‘Ne olursan ol yine gel’ temasını kullandık” diye konuştu.

Daha sonra reklam filminin gösterimi yapıldı. Filmde Beşiktaşlı oyuncuların da rol alması dikkat çekti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link