Türkiye’nin Kullanılmayan En Büyük Potansiyeli

2012 TÜİK verilerine göre Türkiye’de toplam kadın nüfusu 37.671.216. Ve çalışabilir durumda olup 15 yaş üzerinde olan kadınların iş gücüne katılım oranı ise %25’lerin biraz üzerinde. Yani ortalama olarak sadece 4 kadından 1’i çalışıyor durumda. Tabii bu durumun oluşmasında pek çok boyut mevcut ancak kültürel ve ekonomik faktörlerin baskısı da oldukça yüksek. Türkiye’de genel olarak kadınlar sadece ekonomik amaçlarla çalışmak istiyor, yani aile bütçesinin yetmediği durumlarda kadınlar bütün kültürel değerleri ve baskıları yok sayarak   iş piyasasına giriş yapıyorlar. Özellikle eğitim seviyesi düşük kadınlarda tek itici güç olarak göze sadece bu amaç çarpıyor. Kadınların iş gücüne katılmamasının en büyük sebebinin ise, kültürel değerlerden kaynaklanan çocuklarının bakımı ve ev işleri ile ilgilenmesi gerektiği yönündeki baskılar ve iş dünyasının kadınlara yönelik bakışı. Çalışmanın ekonomik olarak getirisinin az oranlarda kalması da özellikle eğitim düzeyi düşük kadınlar için bir diğer önemli sebep.

Türkiye’nin son 10 yılda yakaladığı ekonomik büyüme ivmesini daha yukarılara taşımak istediği aşikar. Fakat bu hedeflere ulaşabilmek için ekonomik kalkınmanın motor gücü temel üretim faktörlerinin de olabildiğince yüksek düzeyde tutulması ve verimli kullanılması gerekmektedir. Ve bu faktörler içerisinde diğer dördünün verimli kullanılması için “insan” faktörü oldukça önemli. Her ne kadar gelişen teknoloji sayesinde insan gücünün yerini bilgisayarlar ve robotlar alsa da hiç biri insan olmadan var olamaz ve yaşayamaz.

Türkiye hedefleri doğrultusunda kadınların iş gücü piyasasına katılımı konusunda önemli yapısal reformlar yaşamıştır, ve kadınlarımız da giderek daha eğitimli hale gelmektedirler. Daha geç yaşlarda evlenip çocuktan önce kariyeri tercih etmekteler. Fakat tüm bu değişikliklere rağmen hala Türkiye kadınların iş gücüne katılımı konusunda uluslararası standartların çok gerisindedir. Avrupa Birliği ülkeleri arasında son sırada yer alan Türkiye, %70’lerin üzerindeki oranları ile İzlanda,Norveç,Danimarka gibi ülkelerin yanı sıra %60’lar seviyesinde olan İngiltere,Almanya ve Fransa’nın da bir hayli gerisindedir. Türkiye’de, 1970’lerde %35’lere yaklaşan oran son dönemde yeni yeni %27-28’leri yakalamıştır. Bunun en büyük sebebi de tarımsal alanlarda çalışan kadınların kente göçtüklerinde bu isteklerinden vazgeçmeleridir.

Female_LFP_Figure-es1-tr

Kadınlar Neden Çalışmıyor ?

Kentlerde çalışmayan kadınların büyük çoğunluğunu eğitim düzeyi düşük olan kadınlar oluşturmaktadır. Eğitim düzeyi düşük olan kadınların kentlerde iş gücüne katılmayışının en büyük iki sebebinden biri ise yine kültürel değerler ve baskılar olurken diğeri ekonomik engellerdir. Çalışmak isteyen kadınlar, kazandıkları paranın büyük çoğunluğunu çocuklarının bakım masraflarına harcamaktadırlar. Çok az firma kadınlara çocuk bakımı konusunda yardımcı olmakta, bakım parası, ücretsiz kreş gibi seçenekler sunmaktadır. Ayrıca uzun çalışma saatleri de çocuklarına ayırdıkları zamanın kısalmasına sebep olduğundan ve alacakları asgari ücretin kendilerine katkısının çok minimal seviyelerde bulunması nedeniyle çalışmayı tercih etmemektedirler.

Kadınların iş gücüne katılmaması hem üretim faktörleri için bir dezavantaj olmasının yanı sıra aslında gelir dağılımının adaletsiz olmasının da en büyük sebeplerinden biridir. Evde sadece babanın çalışması sebebiyle ailelerde gelir seviyesi düşük oranlarda seyretmektedir. Bu nedenle hükümet, STK’lar ve üniversiteler hali hazırda verdikleri destekleri artırmalıdır. Öncelikle kadınlara çalışma bilincinin aşılanması ardından ise esnek çalışma saatleri ile çocuk bakımı konusunda gerekli yardımlar yapılmalıdır. Hükümet yeni işe katılan kadınların primlerini 5 yıl boyunca ödemektedir, bu gibi sübvansiyonların daha fazla kadına iş imkanı sağlayacak şekilde genişletilmesi ve çalışmak isteyen kadınlara iş dünyasında pozitif ayrımcılık yapılması gerekmektedir.

Kadınlar her zaman ülkelerin, halkların sosyal yönlerini geliştiren bireyler olmuşlardır. Kadınların özellikle iç güdüleri sebebiyle ortaya çıkan bu durum, dünyanın sürdürülebilir ve sosyal bir ekonomi hedefi için de en önemli kaynak olacaklardır. Ülke olarak kadınlarımızın değerini sadece ekonomik değil, her açıdan bilmeli ve onları baş tacı etmeliyiz. Tüm Kadınlarımızın “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” kutlu olsun. Umarım kutlamanın ötesine geçebilir ve bu kez onları anlamaya başladığımız bir 8 Mart olur…

Kaynak : TÜİK, Dünya Bankası.
Görsel : http://www.ilgazetesi.com.tr

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Çin’in Yeni Yatırım Üssü: Türkiye

Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin yoğunlaştığı bu günlerde Çin’den birçok sektörden firma Türkiye’ye yatırımlarını da yoğunlaştırıyor. Düzenlenen çeşitli toplantılarda Türkiye’nin yatırım imkanları Çinli firmalara tanıtılıyor.

Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin yoğunlaştığı bu dönemde ilişkileri beslemek adına çeşitli etkinlik ve fuarlar düzenleniyor. Bu programlardan biri de kısa bir süre önce Beşiktaş Shangri La Otel’de gerçekleşti. Organizasyona Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEiK) davetlisi olarak Çin’in Hubei eyaletinden 49 firma katıldı. Organizasyonun gerçekleşmesinde önemli payı bulunan Türk – Çin Kültür Derneği ve Ligarba Turizm’in yönetim kurulu başkanı İrfan Karslı Çin’in Türkiye yatırımları konusunda açıklamalarda bulundu.

Çin’in yeni yatırım üssü: Türkiye

Çin’in birçok sektörde ülkemize yatırımlar gerçekleştirdiğini dile getiren İrfan Karslı son yıllarda Çin’den ülkemize gelen devlet ve özel kurumların sayısında ciddi bir artış olduğunu belirtti. Karslı, özellikle enerji sektöründe büyük yatırımlar gerçekleştiğini bunun iki ülke arasında ilişkileri güçlendirdiğini vurgulayarak her geçen yıl Çin’den daha çok yatırımın yapılmasının gelecek için de ümit verici olduğunu belirtti.

Yeni ipek yolu

Çin son yıllarda “Kuşak ve Yol” adı verilen yeni ipek yolu ile yatıp kalkıyor. 4 Trilyon dolarlık dev proje olan yeni ipek yolu Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin de merkezini teşkil ediyor. Bu projenin deniz yolu ayağı için Kumport limanının büyük hissesi Çinliler tarafından satın alındı. Ayrıca proje kapsamındaki hızlı tren yolunun orta koridoru da Türkiye’den geçiyor. Bunun gibi fırsatların iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten İrfan Karslı, Çin yatırımlarını Türkiye’ye çekmek için daha çok ve etkin tanıtımlar yapılması gerektiğini de söyledi. Karslı ayrıca ülkemizde hizmete giren Bank of China ve ICBC bankalarının da iki ülke ticaretinde batı bağımlılığını kırmakta olduğunu dile getirdi.

Yatırım hukuku zemini güçlenmeli

Kısa süre içinde İstanbul Üniversitesi ve Türk Çin Kültür Derneği iş birliği ile düzenlenecek olan “Kuşak ve Yol Çerçevesinde Türkiye ve Çin Arasında Yabancı Yatırımların Hukuki Rejimi”konulu bir sempozyum düzenleneceğini belirten Karslı, bunun gibi programlarla Türkiye’nin Çin yatırımlarının önünü açması gerektiğini söyledi. Konusunda uzman akademisyenlerin de iki ülke yöneticilerinin konuya dikkat çekerek büyük katkılar sunabileceğini dile getirdi. Sempozyuma İstanbul Üniversitesi Hukuk ve İktisat fakülteleri öğretim üyeleri ile Çin’den de 3 üniversiteden de akademisyenler katılacak.

China Southern Havayolu tekrar Türkiye uçuşlarına başlıyor

Son aylarda iki ülke arasındaki olumlu hava dünyanın en büyük hava yolu şirketlerinden biri olan China Southern Havayolları’nın da tekrar ülkemize uçuşlarının başlayacağını belirten İrfan Karslı, hem turizm hem de ticaret açısından önemli bir dönüm noktasına gelindiğini bu ivmenin artarak devam etmesini umduklarını ifade etti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yeşil Kundura Konkordato İstedi

TÜRKİYE’nin en eski ayakkabı markalarından Yeşil Kundura, konkordato başvurusunda bulundu. Şirket hakkında dün karar veren mahkeme, Yeşil Kundura’yı hacizlere karşı korumaya aldı. Üç ay geçici mühlet verilen Yeşil Kundura‘nın faaliyetlerinin denetimi için de iki kişilik konkordato komiser heyeti atandı.

HOTİÇ Ayakkabı’nın bu ayın başında yaptığı konkordato başvurusu sonrası ayakkabı sektörünün bir diğer önemli oyuncusu Yeşil Kundura Sanayi AŞ de, yaşadığı mali darboğazı aşamayınca mahkemeye başvurdu.

Haciz Yok

13 Eylül günü İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine başvuran şirketin talebi dün karara bağlandı. Mahkeme, şirkete yönelik yeni haciz yapılmasını yasakladı. Şirkete üç ay geçici mühlet veren mahkeme, şirket faaliyetlerinin denetimi ve onayı için de iki kişilik konkordato komiseri atadı.

Satışlar Giderek Azaldı

Yeşil Kundura Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kızanlıklı, mahkemeye yaptıkları başvurunun gerekçesine ilişkin şunları söyledi: “Son dönemde, ülkemizde yaşanan; yüksek faizlerin uzun vadeli yatırımlara imkan vermemesi, TL’de yaşanan değer kaybı neticesinde satışların giderek azalması, ithal girdilerin kurdaki dalgalanmalardan etkilenmesi ve bunun gibi birçok olumsuz ekonomik gelişme nedeni ile, kısa vadeli ödemelerimizde yaşanan güçlükleri bertaraf etmek, ticari faaliyetlerimizi korumak, müşterilerimizin, tedarikçilerimizin, bayilerimizin ve diğer iş ortaklarımızın bu zorlu süreçten daha da olumsuz etkilenmesini önlemek amacı ile Av. Ertuğrul Kılınç aracılığı ile konkordato başvurusu yapma kararı almış bulunmaktayız.”

Ayakkabı sektöründe 1948 yılından bu yana sektörde bir çok ilke imza attıklarını aktaran Kızanlıklı, Konkordato süreci ile mevcut borçlarımızın vadelerini uzatarak işimize odaklanmayı, bu sayede ileriye dönük çalışmalarımızı müşteri, tedarikçi ve bayilerimizin nezdinde -bugüne dek yaratmış olduğumuz güven çerçevesinde- sürdürebilmeyi hedefliyoruz” dedi. Kızanlıklı, sahip oldukları varlıkların da borçları ödemeye yeter seviyede olduğunu kaydetti.

Kaynak: Hürriyet.com

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?