Türkiye’de Kültür Sektörünün Boyutları ve Ekonomisi

Contemporary Istanbul, Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) iş birliği ile hazırlanan, Türkiye’de kültür sektörünün boyutlarını ortaya koyan “Türkiye’de Kültür (Kreatif) Sektörünün Boyutları” konulu sektör araştırmasını 25 Temmuz 2013 Perşembe günü, the Sofa Hotel’de düzenlenen toplantıda kamuoyuna sundu. Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli ve TAVAK Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen’in katılımıyla gerçekleşen toplantıda Türkiye’de kültür sektörünün boyutları ve ekonomisi, ülkemizde özel sektör ve hane halkının kültürel harcamaları, halkın eğlence ve kültür yaklaşımları ile Avrupa’da kültür sektörü ve ekonomisi değerlendirildi.

Ali Güreli Contemporary Istanbul’un Türkiye’nin sanat yaşamına büyük ölçüde yön veren bir kuruluş olduğunu vurgularken; kültür ekonomisinin Türkiye’nin markalaşması ve değerinin artması yönünden çok önemli olduğunu belirtti. Hane halkının kültür harcamalarının yüzdesel oranda yüksek olmasının yanında dünyanın önde gelen ülkeleriyle karşılaştırıldığında kültür harcamalarının hane halkı için oldukça yüksek fiyatlı olduğuna değindi. Güreli; kamu kaynaklı kültür amaçlı harcama bütçesinin çok düşük olduğunu, yerel yönetimlerin kültür harcamalarının Türkiye’nin uluslararası stratejileriyle beraber düşünülmediğini ve planlanmadığını belirtirken bütün şehirlerdeki mevcut kamu binalarının kültür amaçlı kullanıma yönelik tekrar planlaması ve açılması gerekliliğine işaret etti.

Türkiye’de Kültür Ekonomisinin Boyutları 46, 1 Milyar Dolar Sınırını Aşmıştır

TAVAK Vakfı olarak yaptığımız araştırmada Türkiye’nin kültürel harcamaları ve milli gelirdeki payı konusunda son yıllarda büyük gelişme olduğu tespit edilmiştir. 2011 yılında kültür ekonomisindeki harcamalar 46 Milyar dolar sınırını aşmış ve milli gelirin 6%’sını oluşturmuştur. Kültür harcamalarında hane halkının harcamaları her geçen gün daha da artmaktadır. TAVAK Vakfı bu araştırmayı bundan sonra Türkiye Kültür Sektörü Araştırmalar Kurumu TÜKSAK bünyesinde her yıl yeni baştan gerçekleştirmeye karar vermiştir.

Kültür Sektöründe Büyüme Açısından Hindistan’dan Sonra 2. Ülke Türkiye’dir

Birleşmiş Milletler tarafından geçtiğimiz yıl açıklanan araştırma kapsamında Hindistan’dan sonra 18,3%’lük bir büyüme oranıyla kültür alanında en hızlı büyüyen ikinci ülke Türkiye olmuştur. Küresel ekonomide AB ekonomisinde rekabet gücünü artırabilecek dinamik bir kültür sektörü Türkiye’nin AB

üyeliğini kuşkusuz olumlu etkileyecektir. 2011 yılında Türkiye’nin kültür ürünlerinde ihracatı 2,1 Milyar dolar sınırını aşmış ithalatı ise 850 Milyon Dolar olmuştur.

Kültür Ekonomisinin Boyutu 46 Milyar Dolar

Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı’nın yaptığı araştırma kapsamında içinde bulunduğumuz çağda kültürel ürünlerin büyük ölçüde ekonomiye yön verdiği ortaya çıkarılmıştır. Futbol ve gastronomi ekonomisi dışında Türkiye’de bugüne kadar 3. olarak ölçülmemiş sektör kültür ekonomisidir, Avrupa Birliği yolunda giden Türkiye’de bu konuda ilk kez bu araştırma ile birlikte bir çalışma yapılmıştır.

Çin’den AB’ye Kadar

Dünyada Çin’den Avustralya’ya AB ülkelerinden ABD’ye kadar yıllık ölçümleri yapılan kültür ekonomisinin Türkiye’de bugüne kadar boyutları ölçülmemiş ve bu konuda yeterince çalışılmamıştır. Bu konuda en ciddi araştırmaları Almanya’da görmekteyiz. Alman modeli olarak oluşturulan kültür ekonomisi ölçüm boyutları çerçevesinde 2006 yılından beri ölçülen kültür ekonomisi boyutlarında 2011’de kültür ekonomisinin yıllık cirosu 351 Milyar Euro ile otomotiv sektörüne yaklaşmış bulunmaktadır.

TAVAK Vakfı harcamalara göre milli gelir formatından yola çıkarak kültür ekonomisinin ulusal ekonomi içindeki yerini ölçümlemiştir. Metodoloji olarak 11 ana sektörde 47 alt sektör belirlenmiş ve buna göre bir ölçümleme yapılmıştır. Bu ölçümleme kapsamında Türkiye’de 2011 yılında 46 Milyar dolarlık bir ekonomi oluşmuştur.

Ekonomik Boyutlar – Turizm Sektörü

Türkiye’de Kültür ekonomisinde Contemporary İstanbul başta olmak üzere önemli rol oynayan kuruluşların sayısı artmaktadır. Birçok sponsor artık Kültüre ağırlık vermektedir. Kültürün özellikle dizilerle başlayan Kültür ekonomisinin ürünlerinin dış ülkelere ihracatı ve başarıları diğer alanları da teşvik etmektedir. Bu olumlu gelişmeler çerçevesinde Kültür ekonomisinin boyutlarını karşılaştırmalı olarak ele alırsak 2011 yılında Turizm gelirlerimizin 30milyar Dolar sınırına güçlükle yaklaştığı bir dönemde Kültür ekonomisinin dönen meblağ Turizm gelirlerinin en azından % 52’si oranında bir fazlalık oluşturmaktadır.

İhracata Oranı

2011 yılı için Kültür ekonomisindeki 46 milyarlık dolarlık tutarı o yılki ihracatımızı oluşturan 130 milyar Dolarla karşılaştırırsak Kültür ekonomisinin ihracat orantısı takriben % 38’i oluşturmaktadır. Daha gerçekçi olursak Türkiye’deki 2011 yılındaki ihracatımızı ara girdilerini çıkarıp net ihracat olarak görürsek bu meblağın 52 milyar dolar civarında olduğunu görürüz. Bu da Türkiye’deki Kültür ekonomisindeki dönen meblağını Türkiye’nin net ihracatına ciddi bir şekilde eriştiğini ortaya çıkarır. Türk sanatçıların ürünlerini artık Yurtdışında da büyük ilgi görmektedir.

2013 yılı için yapmaya planladığımız Kültür ekonomisi araştırmasında 46 milyar dolarlık meblağın 50 milyarı geçip 60 milyar sınırda yavaş yavaş yaklaştığı da ortaya çıkacaktır. Kurulmasını planladığımız Tüksak bundan sonra bu araştırmaları ciddi bir şekilde yönlendirecektir.

kültür

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Yönetici Ortağı - Pazarlama da örgütlenmektir!

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link