Türkiye Rüşvette ”Temiz”, İhâlelerde ”Kirli” Çıktı

Ernst & Young tarafından yapılan “2013 Yolsuzluk Anketi”ne göre Türkiye rüşvet konusunda 11 Avrupa Birliği ülkesinden temiz, ihalelerde rüşvet alanında ise 36 ülkenin bulunduğu en kötü 10 ülke arasında yer aldı.

Ankete Avrupa, Orta Doğu, Hindistan ve Afrika’dan 36 ülkenin 3 bin 500 üst düzey yöneticisi katıldı ve ortaya çarpıcı sonuçlar çıktı.

Türkiye katılımcılarının %55’i rüşvet ve usulsüzlüğün iş dünyasında yaygın olduğunu düşünürken, %39’u kendi sektörlerinde ihale kazanmak için rüşvete başvurulmasının bir gereklilik olduğu görüşünde. Sonuçlar kıyaslandığında ise Türkiye’nin birçok AB ülkesinden daha iyi durumda olduğunu söyleyebiliriz.

İçinde bulunduğunuz sektörde ihale kazanmak için rüşvete başvurmak yaygın bir uygulama mıdır?

Adsız

Ankette sorulan bu soruya Türkiye’den katılanların %39’u rüşvetin yaygın bir uygulama olduğu görüşünü bildiriyor. Türkiye bu oran ile 36 ülke arasında yaygın rüşvete başvurulduğu düşünülen 10. ülke olarak konumlanıyor.

Rüşvette SLOVENYA, Yolsuzlukta YUNANİSTAN Başı Çekiyor

2004’ten beri AB üyesi olan Slovenya’da rüşvet sorusuna %96 ‘evet’ cevabı çıktı. Slovenya’yı ise %94 ile Kenya izliyor. Üçüncülükte ise birliğe bir Temmuz’da üye olacak olan Hırvatistan %90 ‘evet’ oyuyla yer aldı. Diğer bir yandan yolsuzluk sorusuna en yüksek oranda ‘evet’ cevabını veren ülkeler şöyle sıralandı: Yunanistan ve Slovakya %84, Çek Cumhuriyeti %73, Portekiz %72, Macaristan %70, İspanya %65, Romanya %60 ve İtalya %60. Türkiye’de ise bu soruya ‘evet’ diyenlerin oranı %55 ile 11 AB üyesinden daha düşük çıktı.

En Temiz Ülkeler Kuzey Avrupa Ülkeleri

Yolsuzluğun ve rüşvetin en az olduğu ülkeler yine Kuzey Avrupa’dan çıktı. Finlandiya ve İsveç %12 oranla ilk sırada yer aldı. Avrupa’nın devleri Fransa ve Almanya’da rüşvete ‘evet’ diyenlerin oranı sırasıyla %27 ve %30 olarak ortaya çıktı. İngiltere’de ise bu oran %37 oldu.

Finansal Tablolar Ne Kadar Gerçekçi?

Şirketlerin finansal Tablolarının ne kadar gerçekçi olup olmadığı hakkında sorulan “Şirketler mali performanslarını olduğundan daha iyi mi gösteriyor?” sorusuna ‘evet’ diyenlerin oranı Türkiye’de %45 ile tüm katılımcıların %38’lik ortalamasının üzerinde kalıyor. Hızlı büyüyen pazarlarda ankete katılanların neredeyse yarısı, şirketlerinin finansal performanslarını doğru yansıtmadığını belirtirken, Batı Avrupa merkezli şirketlerin yöneticileri için bu oranın oldukça düşük olduğu görülüyor

Düşe kalka yürüyen AB ekonomisinin Slovenya ve Hırvatistan gibi bir gerçeği var temizlenmeyi bekleyen. Kenya’yı bile geride bırakan rüşvet meselesinin AB’yi şok ettiği aşikâr. Olayın ilginç tarafı ise bu gerçeğin Ernst & Young gibi bir Amerikan şirketi tarafından açıklanması. Diyecek tek bir söz kalıyor “#direnavrupabirliği”…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Müşteri Kaybetmenin Yolları 101

Müşteri Nasıl Kaybedilir?

İşte veya derslerde bir ürünün/hizmetin pazarlaması üzerine konuşmaya başladığımızda, ben ne isterim diye düşünür, onun üzerinden planlama yapmaya başlarım.

Markalar içinde iyi bir müşteri olduğumu düşünürüm.

Benim pazarladığım hizmeti kullanan ve memnun olan kişilerden beklediğim tüm davranışları, kendi tükettiğim ve memnun olduğum markalara karşı sergiler, tavsiye eder, üzerine sohbet ederim, farklı markaların yüzüne bile bakmam.

Ancak, bazı markalar sanki “Müşteri Nasıl Kaybedilir” üzerine epey kafa yoruyorlar ve bunu hayata da geçiriyorlar.

Şirket ismi vermeden birkaç örnekle, müşteri kaybetmenin yollarına bakalım.

Bir banka temsilcisi, bir başka bankaya atıfta bulunuyor ancak isim vermek istemiyor ve şöyle bir açıklama yapıyor; “Mesela, bazı bankalar mevduadınızı şu şekilde değerlendiriyor. İsim vermek istemem ama reklamı denizde geçiyor” Eğlenceli bir yaklaşım. Belki ben de bu şekilde yazarım.

Uzun zamandır, kitaplarımı online olarak sipariş ederim, özellikle Kadıköy Alkım kapandığından beri, kitapçı gezme isteğim epey sarsıldı. Yaklaşık 7 yıldır kullanmış olduğum bu alanda hizmet veren bir site var. Aslında oldukça memnundum. Bir kere fiyatları kitapçılara göre daha uygundu. Kitaplar, kapıma kadar geliyor ve yanlarında ufak tefek hediyeler de getiriyorlardı. Ancak, son siparişim inanılmaz bir hayal kırıklığıyla sonlandı. Kitap siparişimin ardından, kitaplar elime ulaşmadı ve 15 gün boyunca maalesef bana bir dönüş de yapılmadı. 20 gün sonra gelen haber ise 4 kitabımdan 3’ünün iptal edildiği ve kalan kitabın bana gönderildiği ancak teslim almadığım için tekrar şirketin deposuna gönderilmiş olduğuydu. Ne büyük bir hayal kırıklığı! Bu arada bende tezim için okuma gerekliliğim olan kitapları, bir umutla bekliyordum. Sanırım amazon.com’un Türkiye pazarına girecek olmasının etkilerini oldukça yoğun hissediyoruz. Markafoni’nin kapanışı belki de bunun ilk örneğiydi. Geçtiğimiz yılın sonlarından beri ise  hepsiburada.com’un satışı gündemde… Bu kitap sitesi de hepsiburada’nın satışında pakette olan kurumlardan biridir belki, nihayetinde aynı holding bünyesi altında yer almaktalar.

Bir sağlık grubu zinciri, müşteri kaybetmenin ve imaj lekelemenin örneği olması ve derslerde anlatılması için çalışıyor sanki ve şöyle bir saçmalık yapıyor;

Bir hasta ameliyat olur. Ameliyatı için hastaya 10 bin tl ücret sunulmuştur. Ameliyat esnasında hastanın bir yakını, ücreti ödemek ister ve 13 bin tl öder, hasta ameliyat olur, çıkışını yapacaktır kendisi de 10 bin tl’yi öder. Bir gün sonra hastanın başka bir yakını gelir ve aynı ameliyatın ücretini bir kez de o ödemek ister ancak 10 bin tl fazla gelir ve pazarlık yaparak ücreti 8 bin tl’ye düşürür. Hastane tek bir hasta için, üç farklı kişiden toplam 31 bin tl ücret almıştır. Bu kişiler birkaç gün sonra, aynı ortamda bir araya gelirler ve hepsi bu ameliyat için ödeme yaptıklarını söyler. Hastane bir jest olarak en yüksek ve en düşük ücreti iade eder! Dalga geçiyor olmalısınız.

Ülker grubuna ait, yakın zamana kadar Starbucks’a tercih ettiğim kahve zinciri, Türk kahvemin yanına Bim’den kilosu 5 tl olan lokumlardan bir adet koyduğunda, kendilerine olan bakış açım oldukça değişti. Bu olaydan sonra, daha büyük fincanda kahvesi, yarım litrelik suyu ve neredeyse Hacı Bekir lokumlarının kalitesine yakın olan iki adet lokumla, bana oldukça güzel bir kahve deneyimi yaşatan Starbucks artık tek tercihim oldu.

Hizmet sektöründe yer alan şirketlerden beklediğimiz şey temelinde aynı oluyor, kaliteli ürün ve gülümseyen yüzler bazen de samimiyet. Bunu Duran Usta’nın ya da Recep’in Yeri’nde veya uluslararası bir kahve zincirinde de arıyoruz. Kalite zahmetlidir ama kalıcıdır ve bize kaliteyi sunan bir kurumu asla unutmayız.

İyi örneklerle bitirelim ve bu kurumların isimlerini de verelim.

Yeni Türk Edebiyatı üzerine çalışma yapan bir arkadaşım, Selçuk Baran’ın Bir Solgun Adam isimli kitabını satın almak istedi, ancak Yapı Kredi Yayınları baskıyı durdurmuştu ve bu kitaptan İstanbul’da bir tane dahi yoktu.  Arkadaşım yayınevini aradı ve yazar üzerine bir araştırma yapmak istediğini ve bu kitaba ulaşmasının çok önemli olduğunu iletti, telefondaki yetkili ile beş altı dakikalık bir konuşma ve mailleşmenin ardından, kitap İzmir’deki bir mağazada bulundu ve temini sağlandı.

Perapost dergisi ve CRIF şirketinin Türkiye’de perakende sektöründe faaliyet gösteren firmaların 2016 yılı net satış rakamlarına göre gerçekleştirdiği Perakende 100 araştırmasına göre, sektörün içinde bir alt başlık olan Gıda Perakendesinde Köfteci Yusuf markası 1. Sırada, genelde ise 45. durumda. Bir ay önce Pendik’te açılmış olan mağazasına gittiğim Köfteci Yusuf’dan neredeyse tam memnuniyetle ayrıldım. Köftesi yediğim en güzel köfte değil, ilk beşe de girebileceğini sanmıyorum ancak sunum, hız, özen ve ekonomiklik birleşince, eh güzel de bir tat ile birlikte başarılı bir sonuç ortaya çıkıyor.

Başarı genelde tesadüfi olmuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türk Tekstili AB Pazarında Dünyayı Solladı

Tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar ihracat yapıyor

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, tekstilin Türkiye’ye en büyük katma değeri sağlayan ve cari açığı kapatan sektörlerden biri olduğuna dikkat çekerek “En önemli hedefimiz; daha fazla refah, kalkınma, istihdam, üretim ve yatırım için 7/24 kesintisiz ihracatla dış ticaret fazlası veren bir Türkiye. Türkiye tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar değerinde ihracat yaptı” dedi.

İsmail Gülle: “Türk tekstil sektörü, AB ülkelerinin en büyük 2., dünyanın 7.büyük tedarikçisi. Ev tekstili, örme, dokuma kumaş ve teknik tekstilde 3,5 milyar doları aşan dış ticaret fazlası verdik. AB ülkelerine AB’nin ithalat ortalama birim fiyatlarının üzerinde bir değerle ihracat yapıyoruz. AB’nin tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,2 Euro iken; Türkiye’den ithalatında bu fiyat 4,5 Euro. Almanya’nın tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,9 Euro iken; Türkiye’den ithalatında 5,5 Euro.”

Türkiye’de katma değer yaratan en önemli sektörlerden biri olan tekstil sektörü, 2017 yılını Avrupa Birliği’nin en büyük 2., dünyanın 7.büyük tedarikçisi olma konumunu koruyarak 10,1 milyar dolar ihracatla kapattı. Türkiye’de sektörün en büyük birliği olan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), düzenlenen basın toplantısında tekstilin 2017 yılı performansı ile 2018 yılı hedeflerini ve hayata geçirilecek projeleri paylaştı.

İTHİB Başkanı İsmail Gülle, 2018 yılındaki en önemli projelerinin “dış ticaret fazlası veren bir Türkiye” olduğunu vurgulayarak “Misyonumuzu 7 gün 24 saat kesintisiz ihracat olarak belirledik. Bu misyonun tüm ihracatımıza da şamil olacağına inanıyoruz. Hedefimiz; daha fazla refah, kalkınma, istihdam, üretim ve yatırım için 7/24 ihracatla dış ticaret fazlası veren bir Türkiye. Türkiye tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar değerinde ihracat yaptı. Düşünün ki 7/24 kesintisiz ihracat yapan bir Türkiye hedefimizi gerçekleştirsek Türkiye’nin ihracat rakamını nerelere çıkartırız” diye konuştu.

Tekstilde kg birim fiyatı, AB’nin ithalat ortalamasını aştı

Türkiye’nin geçen yıl da ihracatla yükseldiğini, kendilerinin de ihracat için üretim ve yatırım yapıp, istihdam yarattığının altını çizen Gülle “Geçen yıllardan farklı olarak küresel krizden sonraki en zor yılı, en güzel, en performanslı bir yıl olarak geride bıraktık. Türkiye Cumhuriyeti’ne kastedilmesinden terör saldırılarına ve ABD ile yaşanılan gerginliklere kadar pek çok olumsuzluk yaşadık. Bu zorlukların üstesinden başarıyla gelmemiz, Türkiye ihracatı ve özellikle tekstil sektörünün ustalık dönemini yaşadığının bir kanıtı” dedi.

Tekstil sektörünün yarattığı katma değeri rakamlarla ortaya koyan İsmail Gülle, “ABD gibi zor bir pazara yarım milyar doların üzerinde, üstelik kg başına 5 dolar gibi yüksek bir birim fiyatla, moda markalarının anavatanı olan İtalya’ya da kg başına 5 dolar birim fiyatla 866 milyon dolar ve dünyanın bir diğer ucu olan Sri Lanka’ya kg başı 10 dolar değerinde yüksek katma değerli ihracat gerçekleştirdik. Bir zamanlar katma değer üretmiyor diye iddia edilen tekstil sektörümüzün, bugün Türkiye’ye en büyük katma değer sağlayan sektörlerden biri olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Türk tekstil sektörü AB ülkelerine AB’nin ithalatta ortalama birim fiyatlarının üzerinde bir değerle ihracat yapıyor. AB’nin tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,2 Euro. AB’nin Türkiye’den ithalatında ortalama birim fiyatı ise 4,5 Euro. AB’nin en büyük ülkesi Almanya’nın tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,9 Euro. Almanya’nın Türkiye’den tekstil ithalatında birim fiyatı 5,5 Euro” bilgilerini paylaştı.

Tekstil sektörü cari açığı kapatıyor

Tekstil sektörünün, Türkiye ekonomisinin en büyük sorunlarından cari açığı kapatan sektörlerden olduğunu da yine rakamlarla ifade eden Gülle, “Güneş balçıkla sıvanmaz. Türkiye’nin cari açığını kapatan sektörlerden bir tanesiyiz. 2017 yılında Ev tekstilinde 1,6 milyar dolar, örme kumaşta 1 milyar dolar, dokuma kumaşta 850 milyon dolar, teknik tekstilde 120 milyon dolar dış ticaret fazlası verdik. Türk Tekstil ve Hazır giyim sektörleri son 20 yılda toplamda 200 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi” dedi.

Afrika’ya ihracat 1 milyar dolar, bu yıl daha da artacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın altını çizdiği gibi, Türkiye’nin yeni pazarının Afrika olduğunu hatırlatan Gülle, “Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Afrika’ya gerçekleştirilen ticaret heyetlerine katıldık. Olumlu temasların meyvelerini yakın zamanda toplayacağız. Kendilerine müteşekkiriz. Bugün, Afrika’nın Dünya’dan ithalatı 470 milyar dolar. Türkiye’nin Afrika’ya toplam ihracatı ise 11 milyar dolar. Tekstil sektörü olarak, bu ihracatın 1 milyar dolarını biz gerçekleştiriyoruz. 2018 yılında Afrika pazarındaki payımızı artıracağız” dedi.

Bu yıl prestijli fuarlara katılmaya devam

İTHİB Başkanı İsmail Gülle, 2018 yılında yapılacak çalışmalar hakkında da şu bilgileri verdi: “Dünyanın en prestijli fuarları olan The London Textile, Munich Fabric Start, Premiere Vision Paris, Heimtextil, Premiere Vision İstanbul, Techtextile Frankfurt, Techtextile North America fuarlarına bu yıl da milli katılım gerçekleştireceğiz. Altı kıtada 190 ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, yeni pazar arayışlarına ticaret ve alım heyetleri düzenleyerek hız kesmeden devam edecek. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Ekonomi Bakanımızın teşrifleri ile gerçekleşen ticaret heyetlerine de ihracatçılarımızla birlikte katılım gerçekleştireceğiz. İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışmamızın bu yıl 13.sü ile geleceğin tasarımcılarını sektörümüze kazandırdık ve kazandırmaya devam edeceğiz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link