Türkiye, Almanya’dan Sonra En Büyük Üretim Üssü Olacak

Rekabet gücü piyasasında Dünya’da 20.sırada bulunan Türkiye, 5 yıl içerisinde Avrupa’nın en büyük ikinci üretim üssü olacak.

Denetim, kurumsal risk, kurumsal finansman, vergi ve yönetim danışmanlığı alanlarında dünyanın en büyük firmalarından olan Deloiite’un ABD Rekabet Konseyi işbirliğiyle hazırladığı “Küresel Üretim Rekabet Gücü İndeksi 2013” raporu yayınlandı. Rapora göre 20. sırada bulunan Türkiye’nin beş yıl içerisinde Dünya’da 16.sıraya, Avrupa’da ise Almanya’dan sonra 2. sıraya yerleşeceği tahmin ediliyor.

2013 Yılı Rekabeti1

2013 yılına bakıldığında Türkiye zaten Çin’in başını çektiği Rekabet Gücü sıralamasında Rusya, Fransa, İtalya, Belçika gibi AB ülkelerinin birçoğunu geride bırakmış durumda.  5 yıl sonrasında ise İngiltere, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Avustralya gibi ülkeleri arkasına alacak olan Türkiye, uzun vadede rekabet gücü piyasasındaki konumunu sağlamlaştıracak gibi görünüyor.

Gelecek 5 Yıl İçinde Oluşacak Rekabet2

Türkiye Bu Noktaya Gelmeyi Nasıl Başardı?

Deloitte Türkiye Üretim Endüstri Lideri Zere Gaye Şentürk,

“Türkiye, Avrupa ve Dünya’nın yükselen yıldızı… Her geçen yıl rekabet gücünü de arttırıyor. Beş yıl içinde Avrupa’da Almanya’dan sonra en rekabetçi ikinci üretim üssü olacağız ki bu çok önemli fırsatlara işaret ediyor.”

Şentürk, bu noktaya nasıl geldiğimizi ise şöyle sıraladı:

  • Eğitimli ve nitelikli işgücündeki artış
  • Üniversite -Sanayi işbirlikleri
  • Başta e-devlet gibi verimliliği arttıran teknolojik altyapılara yapılan yatırımlar
  • Türk bankacılık sisteminin inovatif dinamizmi ve sanayiye olan desteği
  • Yenilenen Türk Ticaret Kanunun ve Vergi Kanunlarındaki düzenlemeler
  • Yatırım teşviklerinin etkili planlanması
  • Enerji yatırımlarının üretim maliyetlerine olumlu katkısı
  • En önemlisi de insana olan yatırım ile dışa dönük ve girişimci profildeki artış

Üretim’in Kaynağı Değişiyor

Raporun üstünde durduğu bir diğer konu, eskiden üretimi belirleyen faktör doğal kaynaklar iken, günümüz dünyasında teknoloji, bilgi, inovasyon, uzmanlık ve sermayenin daha belirleyici unsur olduğu.  Peki rekabeti belirleyen en önemli 10 unsur ne?

  • Nitelikli işgücüne dayalı inovasyon
  • Ekonomik, ticari, finansal sistemler ve vergi sistemi
  • İşgücü ve hammaddenin fiyatı ve arzı
  • Tedarikçi ağı
  • Yasa düzenleyici sistem
  • Fiziki altyapı
  • Enerji maliyeti ve politikaları
  • İç pazar büyüklüğü
  • Sağlık sistemi
  • Üretim ve İnovasyona yapılan devlet yatırımları

5 Yıl İçindeki Olağan Değişimin Türkiye’ye Getirisi Ne olacak?

Rekabet gücü artan Türkiye’nin üretimde daha aktif rol alması hem içerde hem de dışarda pozitif bir grafik çizmemize işaret ediyor. Tahminlerin doğru olması taktirde Türkiye’nin dünya pazarında daha inovatif bir rol alacağı kesin.

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Walmart’ın 27 Milyon Dolar Tasarruf Etmesini Sağlayan 2 Ufak Değişiklik

Son dönemde Amazon ile kıyasaya bir mücadeleye giren Walmart, rakibini yakalayabilmek adına özellikle online tarafta kendisini güçlendirecek hamleler yapıyor. Bu bağlamda son olarak online market işine giren şirket, bütün bu yaptığı hamlelerin yanı sıra tasarruf etmeye de özen gösteriyor. Ve son açıklanan veriler, şirketin bunu çok iyi bir şekilde başardığını gösteriyor.

Business Insider’ın yaptığı habere göre şirketin “2017 Yatırım Topluluğu Toplantısı“nda yatırımcılara yapılan sunum sırasında, Walmart CFO’su Brett Biggs şirketin tasarruf etmek için nasıl ufak tefek değişiklikler yaptığına iki somut örnek verdi.

Biggs, ilk örneğinde Walmart US tarafından kullanılan plastik torbalarda yapılan değişikliğe değindi. Bu ufak değişiklik, şirketin yılda yaklaşık olarak 20 milyon dolar tasarruf etmesini sağladı. İkinci değişiklik ise daha da ufak bir değişiklik. Walmart, müşterilere verdiği fişlerin uzunluğunu azalttı ve bu sayede yılda yaklaşık olarak 7 milyon dolar tasarruf etti.Yatırımcılarına yaptığı bu açıklamayla maliyetleri kontrol etme konusunda oldukça hassas davrandığına dikkat çeken Walmart, toplantıda birçok kez disiplin kelimesine vurgu yaparak aslında bu tasarrufun sağlanmasındaki en büyük etkenin ne olduğunu da gözler önüne serdi.

Bununla birlikte şirket, çok önemli başka hamleler de yapıyor. Teknolojiye ciddi derece yatırım yapan şirket, bunun yanı sıra e-ticaret tarafını güçlendiriyor, mağazaları yeniden şekillendiriyor, mağaza deneyimini geliştiriyor, çalışan ücretlerini artırıyor ve fiyatları düşürüyor.

Haberin başında perakende devi Walmart’ın, Amazon ile ciddi bir rekabete girdiğinden bahsetmiştik. Şirketin, bu rekabette Amazon’u yakalamak için yaptığı son hamlelerden biri de Amazon’unki gibi uçan depolar için bir patent başvurusu yapmak oldu.

Türkiye’nin Dev Markalarının Dünya Pazarına Açılma Hikayeleri

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından Marka Yatırım Holding’in isim sponsorluğuyla gerçekleştirilen 10. İSTANBUL MODA KONFERANSI bu yıl, 11-12 Ekim 2017 tarihlerinde Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da “Why Turkey” teması ile hayata geçti. Konferans’ta Türkiye’de hazır giyim sektörünün gücü, sürdürülebilirlik anlayışı ve bölgede rakipsiz bir iş ortağı olarak yetkinlikleri vurgulandı.

Türk perakende markasını küresel pazarda temsil eden üç büyük Türk markası da Konferans’ta yerini aldı. LC Waikiki Ceo’su Mustafa Küçük, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ve Koton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz, Türkiye’nin Markaları & Markaların İhracatı oturumunda konuşma yaptı. SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu ve Mavi Jeans Kategori Direktörü Emre Kurtoğlu da sektörel bilgi birikimini ve markalaşma yolculuğunu aktardı.

LC Waikiki Ceo’su Mustafa Küçük:

“Marka eksiğimiz yok lider eksiğimiz var”

Üreticiydik, sadece üretim yatırımı yapıyorduk. Taklitlerimizin önüne geçmeye çalışırken lisansını aldık. Toptan satışla küçük bir mağazada 1990’larda satışa başladık. 1997 yılında LC Waikiki’yi satın aldık. Üretimle perakendeyi ayırıp mağazalaşmaya geçiş kararı aldık. 2010 yılına kadar iç pazarda var olacağız sonra dünyaya açılacağız demiştik. Doğru zamanda doğru kararı almak çok önemli. Geliştirdiğimiz markanın segmenti doğru seçildi. Tek bir alanda uzmanlaşacağız dedik ve farklı alanlara yatırım yapmama kararı aldık. Vizyon ve misyonu belirlerken “Neden?” sorusuna yanıt aradık. Niye Türkiye markası çıkmıyor sorusunu sorguladık. Dar gelirli bir aileden geliyorum. “İyi giyinmek herkesin hakkı” felsefesinden yola çıktık. Mütevazi ve çift kanatlı liderler yetiştirmeye özen gösteriyor hep öğreniyoruz.

LC Waikiki olarak, 450’si Türkiye’de, 450’si yurtdışında toplam bine yakın mağaza ile 35 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Her yıl 150 mağaza açılıyor. Ben nerede mağaza açılıyor ilgilenmiyorum. Türkiye’nin marka eksiği yok lider eksiği var. Ben zamanımı ekip yetiştirmeye harcıyorum.

Global marka olabilmeniz için global tedarik zinciriniz olmalı. Bizim tedariğimizin %80’i Türkiye’den karşılanıyor. Bu aslında doğru değil. Konfeksiyon tarafı talebe cevap veremiyor. Türkiye’de konfeksiyonda istihdam edilecek işgücü yok. İşsizlik bu kadar yüksekken konfeksiyon işçisi neden bulamıyoruz, sorgulamalıyız. Dış giyim üretecek üretici arıyoruz. Tedarik altyapımıza yatırım yapmalıyız. Bizim yerimize Turquality çatısı altında konfeksiyoncuya, kumaşçıya teşvik verilmeli.

Markalaşmak isteyenlere tavsiyem: Hazır olmadan Batı’ya açılım yapılmamalı. LC Waikiki olarak biz halen Batı’da yokuz. Önce var olduğumuz ülkelerde büyüyecek, markalaşacağız. 2020’ye kadar hazırlığımızı yapacağız. Batı’da Zara’nın yanında 2023’te Türk markası olarak LC Waikiki’yi görebileceksiniz.

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu:

“Yüzde 95’ini ülkemizde üretiyoruz”

Hammadde aldığımız Avustralya’ya bugün son mamul ürün ihraç ediyoruz. Sidney’de 2. mağazamızı açıyoruz. Geçmişte bugünleri hayal edemezdik. Bir ülke sahip olduğu markaları kadar zengindir. Ana stratejiyi iyi kurgulamalısınız. Her segmentte var olma çabasına girmedik, kendi segmentimize odaklandık. “Ulaşılabilir lüks” kavramına odaklandık. İki yıldır hedefimiz İtalya. Bugün İtalya’da 9 noktada varız. 5-6 ay içinde 18 mağazaya çıkacağız. Azerbaycan’da 5 mağazamız var, Filistin’de de İsrail’de de varız.

2015 yılında en büyük yatırımı üretime yaptık. Teknoloji olarak Avrupa’nın sayılı üretim yatırımlarından birine imza attık. Gerçek katma değere odaklanıyor, 3 bin kişi istihdam ediyoruz. İhracatımızın %95’ini kendi ülkemizde üretiyoruz. Bir isteğim var: Yabancı hayranlığından kurtulup, kendi markalarımıza inanalım. Biz mağazacılığı ve perakendeyi öğrendik, büyük fırsatlar bizi bekliyor. Yeter ki Türk markasının gücüne inanalım.

Koton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz:

“Hammadde ve kumaş üzerindeki vergi indirilmeli”

Türk markaları çok doğru zamanda Türkiye’de gelişim sergiledi. Türkiye bugün Avrupa’da avm mevcudiyeti açısından çok önemli konumda. 25 metrekarelik bir alanda ihracat fazlası alıp satarak işe başladık. Zamanla, üretim yapmayı, koleksiyon yapmayı ihracat yapmayı öğrendik. 2000’de 10 mağazamız varken Türkiye’de bugün 299 mağazamız var. Ferah mağaza yapısı, bol çeşit, uygun fiyat arayan tüketici beklentilerini hep ilk sırada tuttuk ve buna özen gösterdik. Fast fashion mass markette başarılı olmanın tek alternatifi. Bunu her ortamda deneyimliyoruz. 186’sı yurtdışında toplam 485 mağazamız var. İK’nız girişimci gibi davranan bireylerden oluşmalı. İK’ya ve altyapıya yatırım yaparak hedefimiz, bir dünya markası yaratmak.

Tedariğin %80’ini Türkiye’den temin ediyoruz. Dünyanın en pahalı kumaş ve hammaddesini kullanıyoruz. Hammadde ve kumaş üzerindeki vergi indirilmeli. O zaman %90’ını Türkiye’den satın almamak için bir neden yok. Dünyanın sayılı moda ekosisteminlerinden birine sahibiz. Bu gücü, bu potansiyeli ekosisteme yarar sağlayacak bir yaklaşımla geliştirmeliyiz.

Mavi Jeans Kategori Direktörü Emre Kurtoğlu:

“%100 Türk üreticilerle çalışıyoruz”

1991’den önce kurucumuz denim üretirken markalaşmaya gidiyor ve Mavi Jeans ile 1996’da pazar lideri oluyoruz. 1997’de herkes doğuya giderken biz Batı’ya giderek Amerika ve Kanada’da sonra Almanya ve Hollanda’da yatırım yaptık.. Bugün Rusya’da 11 mağazamız var. 2009 yılından sonra sadece denim yetmez diyerek kadın-erkek-çocuk üst giyimi de dahil ettik. 35 ülkede 6 şirketimizle faaliyet gösteriyor, 5.000’den fazla mağazada 3.500’e yakın çalışanımız bulunuyor. “Kaliteli olmalı, hayat standardımı yansıtmalı, üstüme tam oturmalı” tüketici beklentisine yanıt olduk. Ciromuz: 1.3 milyar TL. Türkiye’nin 142. şirketiyiz. 2014-2016 büyüme oranız %21. 80 ilde 331 mağazaya sahibiz. Mavi’yi marka, markayı moda yaptık. E-ticaret platformumuzda birleşik büyüme %39. Gurur duyuyoruz ki; %100 Türk üreticilerle çalışıyoruz.

SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu

“Hafif bulut da olsa güneşli günler bizi bekliyor”

Dünyada tekstil dendiğinde her zaman Türkiye’nin bayrağı dalgalanacak. Bugün konfeksiyon işçisi bulamıyoruz. Tekstil en fazla istihdam sağlayan, en katma değerli sektör. Kumaş konusunda çok ilerdeyiz. Tasarımda gelişiyoruz. Çantamızı alıp dünyayı gezeceğiz. Türkiye’de hafif bulut olsa da güneşli günler bizi bekliyor.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday