The Economist Dünya’nın En Pahalı Şehirlerini Açıkladı

The Economist’in açıkladığı sonuçlara göre dünyanın en pahalı şehri Tokyo oldu.

İngiliz ekonomi dergisinin her sene yaptığı “Dünya’nın En Pahalı Şehirleri” araştırmasına bu haftaki sayısında yer verildi. Sonuçlara göre Tokyo geçen sene olduğu gibi bu sene de hâlâ yaşam maliyeti en yüksek şehir olarak ilk sırada yerini aldı. Japonların ilk iki sırayı paylaştığı listede ikinci sıraya ise Osaka oturdu.

Ekran Alıntısı

Listenin üçüncü sırasına dört basamak birden yükselen Sydney yerleşirken, bu seneye damgasını vuran ülke Avustralya bir diğer şehri Melbourne ile yine dört basamak yükselerek Norveç’in başkenti Oslo ile dördüncülüğü paylaştı. Diğer bir yandan Kuzey Amerika şehirlerinden hiçbirinin ilk 20 içerisinde yer almayışı araştırmanın en ilginç sonucu oldu.

Asya ve Avustralasya şehirlerinin üst sıralarda yer aldığı listede en aşağı sıraları ise-yani en az pahalı olan şehirler- yine bu bölgelerden çıkan şehirler doldurdu. Pakistan’dan Karachi ve Hindistan’dan Mumbai, en az pahalı şehirler olarak ilk sırayı paylaştı.

Ekran Alıntısı2

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Promosyon Çalışmalarında Anadolu’nun Önemi: Red Bull Örneği

Türkiye’nin iç ticaretinde Marmara Bölgesinin hacmi önemli bir yer oluşturuyor. Bursa, Kocaeli ve İstanbul, Türkiye’de ticaret dendiğinde akla ilk gelen şehirler arasında yer alıyorlar. Bölgenin nüfusu ve ticaret hacmi tüm işletmeler ve markalar için önemli bir pazarı barındırıyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık dörtte biri bu bölgede yaşıyor. Milli gelirden en yüksek payı yine Marmara Bölgesi alıyor.

Peki pazarlama açısından bakıldığında; sadece Marmara Bölgesine odaklanmak veya bu bölgeye ağırlık vermek yeterli mi? Kişisel olarak bu soruya cevabım hayır. Marmara Bölgesinin barındırdığı tüketici potansiyeli ve ticaret kapasitesi şüphesiz Türkiye’nin en önemli bölgesinin burası olduğuna işaret etse de işletmelerin ve markaların sürdürülebilirliğini sağlaması için Anadolu’ya da gerekli önemi vermesi gerekiyor. Birçok işletme Marmara Bölgesi ağırlıklı promosyon çalışmalarının yeterli olacağını düşünürken, marka bilinirliğini artırmak ve tüketici ağını genişletmek isteyen işletmeler Anadolu’ya gereken önemi gösteriyor.

Genellikle içecek sektöründen örnekler veren bir yazar olarak burada Red Bull’dan örnekler vermek istiyorum. Red Bull, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesindeki etkinliklerini sürdürürken yıllık etkinlik takviminde süreklilik gösteren ve gidilen bölgenin kültürel dokusuna uygun etkinlikleri yaratarak tüketici odaklı çalışmalar izliyor. Bu çalışmaların önemli bir noktası da etkinliğin yapıldığı şehirde topyekün bir organizasyona gidilmesi yani bölgesel kuruluşlardan ve resmi birimlerden (valilik, belediyeler gibi) destek alınması. Bunlardan önemli olanları paylaşmak isterim:

Red Bull Jump and Freeze, Şubat, Erciyes/Kayseri:

Katılımcılar yaratıcı kostümleri, atlama öncesi şovları ve artistik suya atlama hareketleriyle jüriden en yüksek puanı almaya çalışıyor. Etkinliklere kanaat önderleri de katılıyor.

Red Bull Formulaz, Ağustos, Rize:

Karadeniz bölgesinin kendine has yaratıcılık efsanesi, bu etkinlikte tahta araç tasarımına yansıyarak bir araba yarışması etkinliğine dönüşüyor. Etkinliğin bu seneki en önemli konuğu Spor Bakanı Osman Aşkın Bak idi.

Wings for Life World Run, Mayıs, İzmir:

Küresel olarak düzenlenen bu etkinlik dünyanın her yerinde aynı saatte başlıyor. Bu sene omurilik felci tedavisi için yapılan etkinlik, Red Bull’un takvim yılında düzenlenen etkinliklerinde en yüksek katılımın sağlandığı ve kamuoyunun dikkatini en çok çeken etkinliklerinden biri olma özelliğine sahip.

Red Bull Bot Kapışması, Ekim, Eskişehir:

Eskişehir yapay plajında veya Porsuk çayında düzenlenen bu etkinlik, botun üzerinde dengede durma prensibine dayanıyor. Anadolu Üniversitesi vs Osmangazi Üniversitesi çekişmesine dayanan etkinlik, düzenlendiği gün, etkinliğin konumu gereği tüm şehrin dikkatini çekiyor.

Marka bilinirliğinin yükseltilmesi, tüketici-marka temasının sağlanması, pazarlama iletişimi çalışmalarının uygulanması ve nihayetinde Türkiye’deki pazarlama çalışmalarının Marmara bölgesi dışındaki bölgelere de götürülmesi, tüketici odaklı pazarlama anlayışı ile bağdaşan önemli uygulamalar olacaktır. 2018 yılına girerken markaların Marmara Bölgesi dışındaki bölgelere gereken değeri vermesi dileğiyle bu yazımı sonlandırıyorum.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Opel’i Satın Alan Peugeot Parasını Geri İstiyor

Hatırlarsanız, bundan 5 ay önce sizle Fransız PSA Group‘un Opel’i satın aldığı haberini paylamıştık. Amerikan General Motors’tan (GM) Alman Opel’i 1.3 milyar euro’ya satın alan Fransız PSA Group (Peugeot-Citroen) ‘kandırıldık’ diyerek ödediği paranın yarısını geri istiyor.

Reuters’in konuyla ilgili kaynaklara dayandırdığı habere göre PSA, Opel markalı araçların karbon emisyon değerinin beklenenden yüksek çıkmasından dolayı ciddi cezalarla karşı karşıya gelebileceğini ifade ederek GM’den 600 ila 800 milyon euro arasında para talep etti.

Avrupa Birliği (AB) 2020-2021 yılları arasında bugün kilometre başına 130 gram olan karbon salınım limitini 95 grama düşürecek. Bu limitin üstünde olan araçlar AB ülkelerinde satılamayacak.

Peugeot’ya göre Opel, bu oranları satış sunumunda doğru paylaşmadı.

“ALDIKTAN BİRKAÇ HAFTA SONRA FARK ETTİK”

General Motors (GM) sözcüsü David Caldwell konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçınırken, PSA General Motors’un Opel’i satarken karbon emisyon rakamları konusunda kendilerini yanlış yönlendirdiğini savunuyor. PSA CEO’su Carlos Tavares, “Anlaşmayı imzaladıktan birkaç hafta sonra karbon emisyonu rakamları hakkında bir yanlışlık olduğunu anladık” diye konuştu.

Bu olaydan sonra ekiplerinin üretim ve satışı yeniden tasarladıklarını anlatan Tavares, “Eğer AB’nin verdiği karbon sınırını karşılayamazsak çok büyük ceza alırız ve bu cezalar şirketin varlığını bile tehdit eder hale gelir” ifadesini kullandı.

GM’in Chevrolet Bolt modeli emisyon değerlerini karşılamadığı için otomobil başına 10 bin Euro ceza kesilmişti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link