Şubesiz Bankacılık’ta Yeni Aktör: SeninBankan

Kendimi bildim bileli bankaları sevmem. Sistemlerini, jargonlarını da pek anlamam. Bu nedenle hep kaz ve tüy ilişkisi gelir aklıma. Bankaları ortalama vatandaşların çoğu gibi sevmiyor ve güvenmiyor olsam da bankalar olmadan da olmuyor.

Her ay 4-5 kere havale/eft (açıkçası hangisini yaptığımı ben de bilmiyorum, gönderim ücreti olmayanı hangisi ise) yapıyorum. Vakıfbank, Ziraat Bankası, Garanti, İş Bankası, Kuveyt Türk, Yapı Kredi ve Halkbank müşterisiyim. Halen ara ara düşünürüm bunların birbirinden farkı ne diye. Ancak bankacılık sistemi ile ilgili gerçekten gıcık olduğum ve kurtulmak için taklalar attığım bir kaç ufak şey var. Bunların başında az önce değindiğim havale/eft için komisyon ödemek geliyor. İnternetten gönderim yaparken bile bu ücreti kesen bankalar var. Öyle az buz kesintiler de değil, çoğu zaman PTT ile gönderim daha ucuza mâl oluyor.

Bir çok hesabımı kapatmama sebep olan bir diğer sebep ise hesap işletim ücreti diğer adıyla kart aidatı uygulaması. Binlerce haber gördüm bugüne kadar, artık alınmayacak varolanları iade edecekler falan diye ama bankalar hala çatır çatır bu ücreti kesiyorlar. Kuveyt Türk ile de zaten bu yolla tanıştım. Kart aidatı olmayan hangi banka var diye ararken Kuveyt Türk çıktı karşıma. Fakat maaş hesabıydı, kredi kartı limitiydi, BDDK’sıydı derken pek fazla çalışamadım kendileriyle.

Periscope’ta kredilerle ilgili bir bilgilendirme videosu sayesinde ise seninbankan ile tanıştım. Ben bunu yazarım ya diyip başladım incelemeye :) Bankacılıkla ilgili sevmediğim şeylerin olmadığı yere şubesiz bankacılık deniyormuş. Seninbankan’da bunun örneklerinden birisi. Reklam dilinden ötürü bir türlü sevemediğim enpara ve nuvo’nun ardından Türkiye’de faaliyet göstermeye başlamış bir şubesiz bankacılık hizmeti seninbankan.

Meslek alışkanlığı, sitelerine ilk girdiğimde metinleri falan okumayıp uzun bir süre ne olduğunu anlayamadım sitenin. Sonra araştırınca buldum ki bu güzel tasarımın arkasında Userspots varmış. Her ürün için ayrı landing page trendini bir bankanın yakalamış olması beni oldukça mutlu etti. En son böyle mutlu Yapı Kredi’nin sitesini gördüğümde olmuştum. Sitedeki metinleri incelemeden tasarıma dalınca yukarıdaki video imdadıma yetişti. Anladığım kadarıyla varolan tüm Kuveyt Türk hizmetlerinin şubesiz hali buraya yerleştirilmiş.

Şu an için bankacılık sektöründen beklediğim iki yenilikçi girişim var. Biri ATM makinalarını Windows 98lerden kurtarmaları diğeri de para yatırma bölümlerini daha sağlıklı çalışır hale getirmeleri. Sanıyorum bu ikisine çözüm ancak torunlarım zamanında gelecek.

Seninbankana başvuru sürecini de Kuveyt Türk şöyle açıklamış;

“Hesap başvurusunu takiben Senin Bankan müşteri temsilcisi sizi arıyor ve belgeleriniz / kartınız gibi gerekli evrakların size nasıl ulaştırılacağı hakkında bilgi veriyor. Bu konuşmadan kısa bir süre sonra evraklarınızı size ulaştıracak olan özel kurye ekibi sizinle iletişim kuruyor ve ne zaman, nerede buluşacağınız konusunda sizden randevu alıyor. Belirttiğiniz adres ve zamanda hizmet yetkilisi sizi ziyaret ederek gerekli belgeler için sizden imza alıyor ve kartınızı teslim ediyor. Kartınızı aldıktan sonra 4440123 çağrı merkezini arayarak İnternet Şube şifrenizi alıyorsunuz ve şubesiz bankacılığa bu sayede adım atmış oluyorsunuz. Bu arada hemen belirtelim, hesap başvurusunu yaptıktan sonra, yani hizmet ekibiyle görüşmeden önce dahi hesabınıza para gönderebiliyorsunuz ancak güvenlik önlemlerinden tüm işlemleriniz tamamlanıncaya kadar para çıkışı yapamıyorsunuz.

Senin Bankan’da hesap açılış süreci ortalama 5 günde tamamlanıyor, bazen bu süre şartlara göre daha da kısalabiliyor ancak maksimum 7-8 iş gününde tüm işlemlerin tamamlandığını söyleyebiliriz.

Senin Bankan’da şu anda sadece hesap başvurusu yapılabiliyor ancak ilerleyen günlerde İhtiyaç Kart, Sale Plus Kredi Kartı ve en önemlisi araç / konut finansmanı için (ki bu hizmeti sağlayacağını duyuran ilk dijital şubesiz bankacılık platformunun Senin Bankan olduğunu belirtmekte fayda var) de başvuru yapılabilmesi planlanıyor. “

Web sitesi: www.seninbankan.com.tr
Twitter: @SeninBankan
Facebook: /SeninBankan

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cremicro Ajans Grubu’nun kurucusu.

Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

Bir Cevap Yazın

Promosyon Çalışmalarında Anadolu’nun Önemi: Red Bull Örneği

Türkiye’nin iç ticaretinde Marmara Bölgesinin hacmi önemli bir yer oluşturuyor. Bursa, Kocaeli ve İstanbul, Türkiye’de ticaret dendiğinde akla ilk gelen şehirler arasında yer alıyorlar. Bölgenin nüfusu ve ticaret hacmi tüm işletmeler ve markalar için önemli bir pazarı barındırıyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık dörtte biri bu bölgede yaşıyor. Milli gelirden en yüksek payı yine Marmara Bölgesi alıyor.

Peki pazarlama açısından bakıldığında; sadece Marmara Bölgesine odaklanmak veya bu bölgeye ağırlık vermek yeterli mi? Kişisel olarak bu soruya cevabım hayır. Marmara Bölgesinin barındırdığı tüketici potansiyeli ve ticaret kapasitesi şüphesiz Türkiye’nin en önemli bölgesinin burası olduğuna işaret etse de işletmelerin ve markaların sürdürülebilirliğini sağlaması için Anadolu’ya da gerekli önemi vermesi gerekiyor. Birçok işletme Marmara Bölgesi ağırlıklı promosyon çalışmalarının yeterli olacağını düşünürken, marka bilinirliğini artırmak ve tüketici ağını genişletmek isteyen işletmeler Anadolu’ya gereken önemi gösteriyor.

Genellikle içecek sektöründen örnekler veren bir yazar olarak burada Red Bull’dan örnekler vermek istiyorum. Red Bull, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesindeki etkinliklerini sürdürürken yıllık etkinlik takviminde süreklilik gösteren ve gidilen bölgenin kültürel dokusuna uygun etkinlikleri yaratarak tüketici odaklı çalışmalar izliyor. Bu çalışmaların önemli bir noktası da etkinliğin yapıldığı şehirde topyekün bir organizasyona gidilmesi yani bölgesel kuruluşlardan ve resmi birimlerden (valilik, belediyeler gibi) destek alınması. Bunlardan önemli olanları paylaşmak isterim:

Red Bull Jump and Freeze, Şubat, Erciyes/Kayseri:

Katılımcılar yaratıcı kostümleri, atlama öncesi şovları ve artistik suya atlama hareketleriyle jüriden en yüksek puanı almaya çalışıyor. Etkinliklere kanaat önderleri de katılıyor.

Red Bull Formulaz, Ağustos, Rize:

Karadeniz bölgesinin kendine has yaratıcılık efsanesi, bu etkinlikte tahta araç tasarımına yansıyarak bir araba yarışması etkinliğine dönüşüyor. Etkinliğin bu seneki en önemli konuğu Spor Bakanı Osman Aşkın Bak idi.

Wings for Life World Run, Mayıs, İzmir:

Küresel olarak düzenlenen bu etkinlik dünyanın her yerinde aynı saatte başlıyor. Bu sene omurilik felci tedavisi için yapılan etkinlik, Red Bull’un takvim yılında düzenlenen etkinliklerinde en yüksek katılımın sağlandığı ve kamuoyunun dikkatini en çok çeken etkinliklerinden biri olma özelliğine sahip.

Red Bull Bot Kapışması, Ekim, Eskişehir:

Eskişehir yapay plajında veya Porsuk çayında düzenlenen bu etkinlik, botun üzerinde dengede durma prensibine dayanıyor. Anadolu Üniversitesi vs Osmangazi Üniversitesi çekişmesine dayanan etkinlik, düzenlendiği gün, etkinliğin konumu gereği tüm şehrin dikkatini çekiyor.

Marka bilinirliğinin yükseltilmesi, tüketici-marka temasının sağlanması, pazarlama iletişimi çalışmalarının uygulanması ve nihayetinde Türkiye’deki pazarlama çalışmalarının Marmara bölgesi dışındaki bölgelere de götürülmesi, tüketici odaklı pazarlama anlayışı ile bağdaşan önemli uygulamalar olacaktır. 2018 yılına girerken markaların Marmara Bölgesi dışındaki bölgelere gereken değeri vermesi dileğiyle bu yazımı sonlandırıyorum.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Opel’i Satın Alan Peugeot Parasını Geri İstiyor

Hatırlarsanız, bundan 5 ay önce sizle Fransız PSA Group‘un Opel’i satın aldığı haberini paylamıştık. Amerikan General Motors’tan (GM) Alman Opel’i 1.3 milyar euro’ya satın alan Fransız PSA Group (Peugeot-Citroen) ‘kandırıldık’ diyerek ödediği paranın yarısını geri istiyor.

Reuters’in konuyla ilgili kaynaklara dayandırdığı habere göre PSA, Opel markalı araçların karbon emisyon değerinin beklenenden yüksek çıkmasından dolayı ciddi cezalarla karşı karşıya gelebileceğini ifade ederek GM’den 600 ila 800 milyon euro arasında para talep etti.

Avrupa Birliği (AB) 2020-2021 yılları arasında bugün kilometre başına 130 gram olan karbon salınım limitini 95 grama düşürecek. Bu limitin üstünde olan araçlar AB ülkelerinde satılamayacak.

Peugeot’ya göre Opel, bu oranları satış sunumunda doğru paylaşmadı.

“ALDIKTAN BİRKAÇ HAFTA SONRA FARK ETTİK”

General Motors (GM) sözcüsü David Caldwell konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçınırken, PSA General Motors’un Opel’i satarken karbon emisyon rakamları konusunda kendilerini yanlış yönlendirdiğini savunuyor. PSA CEO’su Carlos Tavares, “Anlaşmayı imzaladıktan birkaç hafta sonra karbon emisyonu rakamları hakkında bir yanlışlık olduğunu anladık” diye konuştu.

Bu olaydan sonra ekiplerinin üretim ve satışı yeniden tasarladıklarını anlatan Tavares, “Eğer AB’nin verdiği karbon sınırını karşılayamazsak çok büyük ceza alırız ve bu cezalar şirketin varlığını bile tehdit eder hale gelir” ifadesini kullandı.

GM’in Chevrolet Bolt modeli emisyon değerlerini karşılamadığı için otomobil başına 10 bin Euro ceza kesilmişti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link