Prezi’ye $57 Milyonluk Yatırım!

Bir beyaz yakalının kariyer basamaklarını tırmanırken olmazsa olmazı: Sunum yapmak. O sunum için günlerce hazırlanılır, beyin fırtınaları, grafikler… Tabi içeriğin yanı sıra görsellik ve kavramanın kolaylığı da önemli diyerek, 2009 yılından beri bulut sistemi tabanlı olarak hizmet veren sunum aracı Prezi’yi atlamak ne mümkün! Resmi sitelerinde yaptıkları işi şöyle tanımlıyorlar: “Eğitimdeki en büyük yenilik kara tahtaydı. Böylece tarihte ilk kez, öğretmenler görsel olarak kendilerini ifade edebildi ve öğrencilerini de tartışmaya katabildi. Aynı şeyi beyaz tahtalar iş dünyası için yaptı, daha etkili bir şekilde fikirlerimizi keşfetmek ve paylaşmak konusunda yardımcı oldu. Prezi, sunumları monologtan birlikte yapılan konuşmalara çeviren; görmeye, anlamaya ve hatırlamaya yardımcı sanal bir beyaz tahta.” Geçtiğimiz günlerde Prezi’nin Helsinki’de düzenlenen Slash esnasında yaptığı açıklamalar ise heyecan verici.

İlk açıklama Prezi’nin büyümesini hızlandırmak için Spectrum Equity’den, halihazırda Prezi’nin yatırımcısı olan Accel Partners’ın da desteğiyle, aldığı $57 milyonluk yatırım. Spectrum Equity’nin SurveyMonkey.com, Lynda.com, Ancestry.com gibi aboneliğe dayalı işlere daha önce verdiği destek ve sağladığı yatırım sonucu büyümelerini ele alacak olursak Prezi için oldukça değerli bir yatırımcı olduğunu söylemek mümkün. Prezi, aldığı bu yatırımda küreseldeki büyümesine hız vermeyi planlıyor. Spectrum Equity CEO’su Peter Arval’ın yaptığı açıklama da bunu destekleyecek yönde: “Uzun vadeli bir bakış açısı, tam da bizim yaptığımız gibi.”

İkinci açıklama ise, her gün yaklaşık yeni 55 bin kullanıcıyı tabanına ekleyerek, Prezi’nin 50 milyon kullanıcıya ulaşmış olması. Ki bu, Prezi’nin son bir yıl içerisinde kullanıcı sayısını neredeyse ikiye katlamış olması demek. Bu 50 milyon kullanıcı bugüne kadar tam 160 milyon Prezi hazırladı. Bu da Prezi’nin dünyanın en büyük halka açık sunum veritabanı olmasını sağlıyor. Spectrum Equity’nin $57 milyonluk yatırımını tetikleyen en önemli unsur tam da bu, Prezi’nin belirli bir zaman aralığında ulaşabildiği kullanıcı sayısı ve oluşturduğu veritabanı. Spectrum Equity Direktörlerinden Victor Parker’ın Prezi’den çok etkilenmelerinin sebebini ise şu sözlerle açıklıyor: “İş dünyası, girişimciler ve eğitimciler tarafından çok çabuk olarak en çok tercih edilen uygulama olması” ve “büyüyen kullanıcı ve veri tabanı”

“Büyük fotoğraf”ı görmenin çok büyük fark yarattığı iş dünyası ve eğitim sektörünün hayatını kolaylaştıran ve bu konuda yepyeni bir çığır açan Prezi’nin aldığı bu yatırımla küreselde atacağı adımları büyük merak konusu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Mezuniyete adım adım ilerlerken Pazarlamaya olan tutkusu daha da güçlenen ODTÜ İşletme 3. Sınıf öğrencisi | Blogger |

Bir Cevap Yazın

L’Oréal’den Başparmağınıza Sığacak UV Işığı Takip Cihazı

Giyilebilir teknoloji tüm sektörlerin kıskacı altında. Peki, neden kozmetiğin de olmasın ki? L’Oréal ilk giyilebilir teknoloji ürününü piyasa sunmaya hazırlanıyor: kişilerin ne kadar güneşe maruz kaldığını göstererek onları güneş koruyu kullanmaya teşvik etmeyi amaçlayan minik bir cihaz!

Ürünün 2018 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) ilk defa tanıtımını yapan şirket, giyilebilir teknoloji sektörüne resmi olarak adımını attığı bu cihazın bataryasız ilk UV sensörünün bu ürün olacağını açıkladı.

Parmağa yapılan bir oje kadar minik bu cihaz onu takan kişiye gerçek zamanlı UV ışınlarına ne kadar maruz kaldığı ile ilgili veri sağlıyor. Bununla beraber kişiye 3 aylık kapsamlı bir bilgi sağlayarak hangi vakitlerde ne kadar sıklıkla güneşe maruz kaldığına dair geniş çaplı bir gözlem verisi sağlıyor.

Tabii UV ışınları ile L’Oréal’in yaptığı ilk çalışma bu değil.Şirket 2016 yılında My UV Patch isimli yapıştırılabilir cihaz ile de bu zararlı ışınlara ne kadar maruz kaldığımızı ölçmeyi hedefliyordu.

Piyasaya sürülmesinden bu yana L’Oréal’ sahibi olduğu La-Roche Posay markası ile 37 ülkeye yaklaşık 1 milyon UV giyilebilir cihazı sürmüş durumda. Akabinde yaptığı tüketici araştırmaları ise bu cihazın kişilerde “güneşten korunma“ davranışı geliştirmesi konusunda yardımcı olabileceğine işaret ediyor. Böylelikle güneş kreminin daha doğru zamanlarda doğru bir şekilde uygulanacağını düşünen marka cihazın hem iş hem de insan hayatını değiştirmek konusunda olumlu yönleri olduğunu düşünüyor.

Ağır ve kullanışsız giyilebilir teknoloji ürünlerine kıyasla bu cihazı “ giyilebilir teknolojinin geleceği” olarak gören L’Oréal, tırnağa yerleştirilerek kullanılabilen cihazın topladığı 3 aylık dataları “anonim” veriler olarak kullanacağını açıkladı.

Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde pilot olarak uygulanması planlanan UV cihazının 2019’da müşteri lansmanının yapılacağı ifade ediliyor.

Ne dersiniz, siz böyle bir cihazı kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dijital İlaç Çağı: Hiperaktivite Video Oyunla Tedavi Edilebilir mi?

Video oyunlar hakkında hepimizin bildiği bir şey var. Sağlığımız için zararlı, özellikle beyin için. Şimdi bilgisayar, tablet ya da akıllı telefon başına geçip tüm gün oyun oynayan çocuklarımızı düşündükçe eminim hepimizin içini kasvet basıyordur. Peki oyun oynayarak sizi daha yaratıcı hale getirecek, iyi bir şeyler yapabileceğimiz aklınıza gelir miydi?

Boston menşeli Akili Interactive Labs isminde bir sağlık girişimi, hiperaktivite bozukluğu olan çocukların dikkatlerini toplamaları konusunda yardım edebilecek yeni bir video oyun hazırladıklarını açıkladı.

İddialarını yaşları 8 ila 12 arasında değişen ve dikkat eksikliği bulunan 348 çocuk üzerinde yaptıkları deneye dayandıran Akili, bir ay boyunca tablette kendileri tarafından geliştirilen oyunu oynayan çocukların dikkatlerini daha fazla toplayabildiklerini istatistiki bir şekilde ortaya koydu.

Girişim, oyunun beyinde belirli ağları harekete geçiren algoritmalar kullandığını ifade ediyor. Ve bu aktivite de hiperaktivite semptomlarının düşürülmesine yardımcı oluyor. Oyun her ne kadar bu konuda başarılı olduğunu iddia etse de 11 çocuk baş ağrısı ve öfke gibi yan etkiler bildirmiş.

Kendilerini “dijital ilaç” olarak konumlandırarak “tedavinin gidebileceği limitleri keşfetmeye davet eden” Akili Interactive Labs, teknolojinin ilaç ile bileşiminin, farklı tedavi biçimlerini de ileriye taşıdığının önemli bir örneği. Hatırlarsanız daha öncesinde de bir çok farklı ilacınızı artık “kişiselleştirilmiş bir hap” ile alabileceğinizi yazmıştık.

Ne dersiniz sizde yeni yeni oluşan ama hayatımızda kısa zamanda yer kaplaması olası bu dijital ilaçları kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link