Perakende Devi Amazon’un Rakamlarla Tarihi Başarısı

İnternetten alışverişin en büyük oyuncusu Amazon.com, artık sadece e-ticaret siteleriyle değil, tüketiciye fiziksel mağazalarıyla ulaşan dev perakende zincirleriyle de yarışıyor. Hatta “yarışma”nın da ötesinde, rakiplerini çoktan solladı bile!

Jeff Bezos’un girişimci cesaretiyle, elbette her başarılı projede olduğu gibi birkaç başarısızlığın ardından yoktan var ettiği Amazon.com, bugün geldiği noktada bize gerçekten de şaşırtıcı ve heyecan verici bir başarı öyküsü anlatıyor. Bunu görmek için sadece son 10 yıldaki verilere bakmamız yeterli. İstatistikler, Amazon ile rakiplerinin 2006-2016 arasında, piyasa değerlerinde yaşadığı büyük değişimi gözler önüne seriyor.

Öyle ki, geçtiğimiz 10 yılda Amazon’un rakipleri arasında sayılan perakende devlerinin piyasa değerleri büyük kayba uğrarken Amazon.com değerini korumakla kalmayıp %1934, evet yanlış okumadınız, yazıyla yüzde “bin dokuz yüz otuz dört” oranında artırdı.

2006-2016 yılları arasında,Amazon.com’un ve başlıca rakiplerinin piyasa değerlerindeki değişim

Yahoo’nun 2006 ve Google’ın 30 Kasım 2016 itibarıyla aktardığı verilerin baz alındığı değerlendirmede; Sears %96, JCPenney %86, Kohl’s %64,Macy’s %54 ve Best Buy’ın %54 oranlarında piyasa değeri düşüşü yaşadıkları görülüyor. Son dönemde, çevrimiçi siparişlerde otomattan teslimat yöntemini kullanan Walmart %1 oranında bir kayıpla durumu idare edebilmiş. Amazon’un 2006 yılındaki 17.5 milyar dolarlık pazar değerinin 2016 yılında 357 milyar dolara dayanması ise olağanüstü performansının en açık ispatı.

Amazon.com 8 rakibinin toplamından daha değerli

Amazon ve rakipleri arasındaki makas o denli açılmış durumda ki terazinin bir kefesine Amazon’u koyduğumuzda, diğer kefeye sekiz rakibini koysak bile dengeyi yakalayamıyoruz. Sears, JCPenney, Nordstrom, Kohl’s, Macy’s, Best Buy, Target ve Walmart’ın toplam değeri 297.8 milyar dolar iken, sadece Amazon’un değeri 356.9 milyar dolar olduğunu görüyoruz. Yani sekiz önemli perakende zincirinin toplam değeri ile Amazon’un değeri arasında 59 milyar dolardan fazla bir fark bulunuyor. Bundan on yıl öncesine dönüp baktığımızda ise farklı bir durum görünüyor. Bu kıyaslamayı 2006 yılında yapsaydık, 8 rakip şirketin toplam piyasa değeri 400 milyar dolarken, 17.5 milyar dolarlık Amazon.com devede kulak kalıyordu.

Büyük çaplı fiziksel mağaza zincirlerine ait toplam gelirin, 2006’dan günümüze değişimi ve 2020 yılında gelmesi beklenen nokta. Gelirler “milyar dolar” olarak baz alınmıştır.

Şu bir gerçek ki bu noktada kurucu Jeff Bezos başta olmak üzere Amazon.com yönetiminin öngörülü olmasını ve ekonomik gidişatı doğru yorumlamasının yanında, tüketicilerin giderek alışverişe daha az zaman ayırması, fiziksel mağazaya gidecek vakti kendine ayırmaya başlaması ve gelişen teslimat yöntemleri nedeniyle e-ticarete yönelmesinin de payı var.

İşin fiziksel perakende zincirleri açısından baktığımızda ise tablo oldukça hazin. Daha on yıl öncesinde piyasada büyük rol oynayan bu şirketler bugün belki de kendilerini yenileyememenin, geleceği doğru tahmin edememenin, hantal yönetim yapılarının ve tüketici alışkanlıklarındaki değişimin farkına zamanında varamamanın bedelini ödüyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden, 2015’te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü’nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi’ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya’ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Netflix Sizi Gözetliyor, Farkında Mısınız?

Netflix

Çoğumuzun kullandığı dev sosyal ağlar ve akıllı telefon döneminin başlamasıyla tanıştığımız mobil uygulamalar, gün geçtikçe bizden daha çok bilgi talep ediyor. Yaşımızı, cinsiyetimizi, nerede yaşadığımızı, arabamızın olup olmadığını merak ediyor; zamanımızın çoğunu nerelerde geçirdiğimizi bilmek istiyor, telefon rehberimizdeki kişilere ulaşmak için can atıyor, hatta konuşmalarımızı dinledikleri iddia ediliyor. Her ne kadar bunda kullanıcıların dikkatsizliği ve önem vermemesinin de büyük payı olsa da kullanıcılar, aldıkları hizmetlere karşılık istenen bilgiler istemeyerek de olsa veriyor. Bunun son örneği ise Netflix tarafından paylaşılan bir tweet oldu.

Netflix ABD’nin resmi Twitter profilinden geçtiğimiz Pazar günü paylaşılan içerikte, “Son 18 günde A Christmas Prince’i her gün izleyen 53 kişi, sizi kim incitti?” (“To the 53 people who’ve watched A Christmas Prince every day for the past 18 days: Who hurt you?) ifadesi yer aldı. Söz konusu paylaşım, kullanıcı bilgilerinden yararlanması nedeniyle, hatrı sayılır sayıda kişiden tepki çekti. Tweet, bir Netflix yetkilisi tarafından da doğrulandı.

big data
Netflix’in kişisel verileri kullanım tarzını tartışmaya açan tweet, Big Data’nın tam olarak ne olup ne olamayacağı sorusunu da hatırlattı.

Netflix’in tweet’i bu konudaki sayısız örnekten sadece biri olsa da, 109 milyon aboneye sahip çevrimiçi video platformunun kullanıcılara verilerini nasıl çektiğine ve bunları perde arkasından nasıl kullanabileceğine dair tartışmaya açık bir durum yaratıyor. Böylesine kalabalık bir veri topluluğu içinden alınan küçük bir parçanın bile ne kadar ayrıntılı olabileceğini görmek, birçok kullanıcıyı korkutuyor.

Aslında Netflix gibi çevrimiçi birçok platform, abonelerinin beğeneceğini düşündükleri uygun içerikleri veya ürünleri önermek adına, çok sayıda veri topluyor. Bu noktadan hareket ettiğimizde, Netflix’in hangi içeriği, ne sıklıkla izlediğinizi bilmesi sıra dışı sayılmaz. Hatta platform, kısa bir süre önce 2017 yılında hangi içeriğin, kaç kişi tarafından, hangi yollarla izlendiğine dair bir rapor yayınlamıştı.

Stranger Things
Netflix en çok da orijinal yapımlarıyla öne çıkıyor ve abonelerini bu yolla çekiyor. Platformun son dönemde en dikkat çeken yapımlarından biri de Stranger Things.

Yine de insanların, belli bir fayda karşılığında bilgilerini paylaşabileceklerini de göz önüne almalıyız. Zira, Netflix’teki geniş içeriklere saniyeler içinde ulaşmak ve tercihlerimize uygun yapımlarla kolayca karşılaşmak, kişisel verilerin korunması konusunda kullanıcıları, kendilerini savunmasız hissettikleri bir ikilemde bırakıyor. Günümüzde birçok şirket bu duyarlığı göstermemekle ve hatta işlenen kişisel verilerin tüketici aleyhine kullanımıyla eleştiriliyor.

Netflix’in paylaştığı tweet, belki okyanusta bir damla boyutunda görülebilir. Fakat damlası buysa, okyanusta daha ne kadar işlenebilir veri olduğunu tahmin edememek ve bunun gelecekte ne yönde kullanılacağından emin olmamak, akıllarda oldukça büyük soru işaretleri oluşturuyor.

Konunun elbette yasal yönden de ele alınması gerekiyor. Hükümet yetkilileri her ne kadar kişisel verilerin korunması ilkesi gereğince, Netflix, Spotify vb. dijital formatlı içerik platformlarının veri işleme iznini sınırlamaya çalışsa da hem önemli bir mali güce sahip olan hem de dünyanın dört köşesindeki milyonlarca kişiye ulaşmayı başaran bu şirketlerin direnciyle karşılaşıyor.

Netflix ve benzeri dijital platformlar her ne kadar özgün ve zengin içerikler sunsa da topladıkları devasa boyutta kişisel veri nedeniyle, kullanıcıları endişelendiriyor.

Örneğin Netflix, ABD’de 1988 yılında çıkarılan ve video kiralama dükkânlarının kapanmasını önlemeyi amaçlayan Video Gizliliğini Koruma Yasası’na karşı, 2013 yılında lobi faaliyetleri başlatmıştı. Şirket, mevcut işleyişin Facebook ile izleyici verisi paylaşmada engel oluşturduğunu öne sürmüş, abonelerinden yetkililere baskı yapmalarını istemişti. Çalışmalar sonuç vermiş, yasa aynı yıl içinde Netflix lehine yeniden düzenlenmişti.

Sözün özü, Netflix tarafından paylaşılan tweet ilk bakışta esprili görünebilir. Fakat azalan gizliliğin şirketleri ne denli güçlendirdiğini göz önüne alırsak, gelecekte bu platformları kullanan kişilerin nelerle karşılaşacaklarını tahmin etmemiz hâlâ çok zor ve bu belirsizliğin kullanıcıların pek de lehine olmayacağı bir gerçek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Perakendenin Yüzde 10’u Online Olarak Gerçekleşiyor

Dünya genelinde yapılan araştırmada gerçekleşen perakende satışlarının yüzde 10’unun online olarak yapıldığı tespit edildi.

2017 yılı e-ticaret ile uğraşanlar için oldukça iyi sonuçlar verdi. Dünya genelinde gerçekleştirilen bir araştırmada online perakende satışların geleneksel satışlara oranla 4 kat daha hızlı artış göstereceği ve 2,3 trilyon dolara ulaşacağı belirtildi. Türkiye’de ise online işlemlerin toplam perakende satışları içerisindeki payı yüzde 4 seviyesine yaklaşıyor.

Ülkemizdeki online perakende ticaret hacmi 2017 yılı sonunda 17,5 milyar liraya ulaşacak. Her geçen günde bu rakamın katlanarak artması bekleniyor. Özellikle orta sınıfın bilgisayar ve internet kullanımını arttırması nedeni ile e-ticaretin geleneksel ticarete oranla daha hızlı büyüyeceği tahmin ediliyor.

E-Marketer araştırma şirketi tarafından hazırlanan raporda küresel bazda 2016-2021 yıllarına ait küresel perakende satış tahminde doların diğer para birimleri karşısından beklenenin üzerinde değer kazanması nedeni ile revize edildi. Raporda küresel perakende satışların bu yıl yüzde 5,8 artış göstererek 22,73 trilyon dolara ulaşacağı ifade edilirken, online perakende satışların ise yıl sonunda toplamda yüzde 23,2 sıçrama gerçekleştirerek 2,3 trilyon dolar seviyesine gelmesini beklediklerini açıkladı.

Dünyanın perakende ve üretim merkezi Çin e-ticaret alanındaki başarısı ile de dikkatleri üzerine çekiyor. 2017 yılı sonunda Çin tarafından gerçekleştirilecek toplam sınır ötesi e-ticaret satışlarının toplamının 100 milyar doları geçeceği belirtilirdi.

E-ticarette en büyük platformu Amazon oluşturuyor. En büyük rakibi Alibaba, Çin’in yanında Güneydoğu Asya, Hindistan ve birçok pazarda dijital alışveriş platformuna sahip.

Küresel e-ticarette aslan payını bu yıl Çin ve ABD alacak. İki ülkede toplam e-ticaret hacminin 1.58 trilyon doları bulacağı tahmin edilirken, bu rakam tüm e-ticaretin yüzde 69.1’ine denk geliyor. Çin’de sadece sınır ötesi e-ticaret satışların 2017’de 100 milyar doları geçmesi bekleniyor. Çin’de sınır ötesi alışverişlerinde kişi başına yıllık 882 dolar harcanacak.

Asya Pasifik e-ticaretin en hızlı gelişim gösterdiği bölgelerden. Bu yıl bölgede perakende satış hacminin 10 trilyon dolara dayanacağı tahmin ediliyor. Bölgedeki perakende satışların yüzde 14.7’sini 1.36 trilyon dolarla online alışverişler oluşturacak. Söz konusu rakam 2021’de 3 trilyon dolara tırmanacak.

Türkiye’de 2013’ten bu yana yüzde 34 büyüdü

TÜBİSAD ve ETİD’in birlikte yaptığı bir çalışmaya göre artan internet penetrasyonu ve akıllı telefon kullanımı 2016’da Türkiye e-ticaret pazarını 30.8 milyar TL büyüklüğe çıkardı. Bunun perakende harcamalar kısmı 17.5 milyar TL düzeyinde… 2013’ten itibaren Türkiye’de perakende online satışlar yüzde 34 büyüyerek 7.3 milyar TL’den 17.5 milyar TL’ye yükseldi. Ancak Türkiye’de online perakende satışların toplam içindeki payı birçok ülkenin gerisinde. Euromonitor’un verilerine göre, e-ticaretin toplam perakende içindeki payı geçtiğimiz yıl yüzde 3.4 seviyesine yükseldi. Çin’de bu oran yüzde 17.1, İngiltere’de yüzde 14.9, ABD’de yüzde 10.5 düzeyine ulaştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link