Migros ve BİM Liderliğindeki Perakende Sektörü 300 Milyar Dolara Ulaştı

Denetim, kurumsal risk, kurumsal finansman, vergi ve yönetim danışmanlığı alanlarında dünyanın en büyük firmalarından olan Deloiite geçtiğimiz günlerde “Perakende Sektörü Değerlendirmesi 2013” raporunu yayınladı. Rapora göre, kişi başına düşen harcanabilir gelirin hızla artması ve kredi kartı kullanımının gittikçe yaygınlaşması ile birlikte perakende sektöründeki kuvvetli yükseliş devam ediyor.

Türkiye perakende sektörünün büyüklüğünün 2012 yılı sonu itibariyle 300 milyar dolara ulaşmasının beklendiği belirtilen raporda, sektörün 2013-2017 yılları arasında yıllık birleşik büyüme oranının %10 olacağı değerlendiriliyor. Raporda ayrıca süpermarket ve AVM’lerde kredi ve para kartlarla yapılan perakende alışverişlerinin ise son altı yılda ortalama %12 büyüyerek 2012 yılında 28 milyar dolarlık seviyeye ulaştığı belirtiliyor. Rapora göre, toplam perakende sektörünün yarısı büyüklüğüne sahip gıda sektöründe 2017’ye kadar yılda %8 büyüme yakalanacağı öngörülüyor.

Migros ve BİM Kendi Alanlarında İlk Sırada Yer Alıyor

Migros’un 919 mağazayla başını çektiği çoklu format perakendede CarrefourSA 243 mağazayla ikinci, Tesco Kipa ise 187 mağazayla üçüncü sırada yer alıyor. Diğer yandan indirim marketlerinin en büyüğü BİM 3,751 mağazayla ilk sırada yer alırken, A101 2,000+, Şok Ucuzluk Marketleri 1,200+, Dia 900+ ve Ucz 900+ mağaza sayısıyla BİM’i tabip ediyor.

Gıdada 15 Satın Alma ve Birleşme Yaşandı

Raporda yabancı stratejik yatırımcıların ve özel sermaye fonlarının Türkiye’nin büyüyen perakende markalarına ilgisi olduğu belirtiliyor. Geçtiğimiz beş yılda yapılan 15 yatırımın 13’ü stratejik, ikisi ise finansal olarak gerçekleşti. Bunun yanı sıra yatırımcıların 14’ü yerel olurken geriye kalan 1’i yabancı yatırımcı olarak kayda geçti. Yatırımların iş alanındaki yeri ise 9’u süpermarket, 4’ü indirim marketleri ve 2’si çoklu format perakende marketleri şeklinde işlem gördü.

1

2013 yılı ocak-nisan ayı periyodunda yapılan yatırımlar Sabancı Holding, Yıldız Holding ve İsmar Marketler tarafından gerçekleştirildi. Diğer işlemler aşağıdaki tabloda ayrıntılarıyla yer almakta.

2

Türkiye perakende sektörü açısından gelişmeyi sürdürecek olan bir ülke olarak gelecek vadetmekte. Yabancı yatırımcılardan özellikle Walmart Türkiye pazarına girecek gibi görünmese de sahip olduğumuz AVM’lerin her geçen gün daha da arttığını düşünürsek çoklu format perakendenin daha çekişmeli bir hal alacağını söyleyebiliriz. Bunun yanına indirim marketlerinin dur durak bilmeyen hızının kesilmeyeceğini de eklersek Türkiye’nin perakende sektöründeki büyümenin gelecek yıllarda daha rekabetçi ortamda çok daha büyüyeceğini görmek mümkün.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Tüketiciler, Kaliteyi Fiyattan Daha Önde Tutuyorlar

  • First Insight’ın yaptığı tüketici araştırmasına göre, tüketiciler açısından ürün kalitesi, fiyattan daha önemli bir unsur.
  • First Insight şirketinin kurucusu ve CEO’su olan Greg Petro’un ifade ettiğine göre, ibre indirimden uzaklaştıkça perakende şirketleri giyimden mobilyaya ve cihazlara kadar her kategoride kaliteli ürünler sayesinde daha fazla satış yapma şansına sahipler.
  • Ankete katılanların %53’ü, kaliteyi “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak görüyor. Katılımcıların %38’i ise fiyatı “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak gördüğünü söyledi.
  • Tüketicilerin büyük bir kısmı, mağaza indirimlerinin, indirim beklentileri konusunda herhangi bir etkisi olmadığını düşünüyor.
  • İlgili Yazı: Giyim Alışverişlerinin %27’si Online Olarak Gerçekleşiyor

Birçok tüketici için satın alacağı ürünün ya da hizmetin fiyatı büyük önem taşır. Ancak tüketiciler için ürün ya da hizmet seçimi konusunda en önemli unsur fiyat değil gibi görünüyor. First Insight Inc. isimli şirket tarafından yapılan yeni bir tüketici araştırmasına göre, tüketiciler açısından ürün kalitesi, fiyattan daha önemli bir unsur. Teknoloji firmasının belirttiğine göre, araştırma sonuçları, satın alma kararındaki indirimlerin bir etkisi olarak fiyat unsurunun düşüşe geçtiğini gösteriyor.

WWD isimli internet sitesinin paylaştığı habere göre, 1.000 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirilen bu tüketici araştırması genel olarak araçlara, ev eşyalarına, mobilyalara ve elektronik ürünlere odaklanıyor. First Insight şirketinin kurucusu ve CEO’su olan Greg Petro, bu konuyla ilgili olarak tüketicilerin, fırsatlar bulmaya odaklanmak için mağazalar ve kitle tüccarları tarafından yıllar boyunca eğitildiklerini ve pek çok perakende şirketinin bu duruma aşırı indirimlerle karşılık verdiğini ifade etti.

Ancak Petro, tüketicilere istedikleri kaliteye, farklılaştırılmış ürünlere ve bekledikleri fiyata ulaşma imkanı sağlamaya odaklanan perakende şirketleri, fazlasıyla ilgi gördükleri ve tüketici zihniyetini değiştirdikleri için bu çalışmanın sonuçlarının, bir devrilme noktasına ulaşmış olabileceğimizi gösterdiğini belirtti. Bunun birlikte Greg Petro’un ifade ettiğine göre, ibre indirimden uzaklaştıkça perakende şirketleri giyimden mobilyaya ve cihazlara kadar her kategoride kaliteli ürünler sayesinde daha fazla satış yapma şansına sahipler.

Araştırmacılar, ankete katılanların %53’ünün kaliteyi “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak değerlendirdiğini belirtti. Buna karşılık katılımcıların %38’i ise fiyatı “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak gördüğünü söyledi. Raporu hazırlayan yazarların belirttiğine göre, bu araştırmaya katılan tüketicilerin büyük bir kısmı, mağaza indirimlerinin; araçlar, akıllı telefonlar, mobilyalar, ev aletleri ve ev elektroniği ürünleri de dahil olmak üzere diğer kategorilerdeki indirim beklentileri konusunda herhangi bir etkisi olmadığını düşünüyor ve her geçen gün indirimlere yönelik olarak tüketici beklentileri düşüyor.

First Insight şirketi, yaptığı bu tüketici araştırması sonucunda, mobilya ve taşıt kategorilerinin beklentilerdeki en keskin yüzde değişimini yaşadığını keşfetti. Buna karşılık olarak ankete katılanların %98’i mobilya, %74’ü ise taşıt kategorisindeki indirimlerin, satın alma konusunda herhangi bir etkisi olmadığını ifade etti. İndirimlerin satın alma kararlarını etkilemediğini bildiren baby boomers kuşağı (1946 ila 1964 yılları arasında doğanlar) mensuplarının ve erkeklerin yüzdesi, mobilya kategorisinde iki kattan fazla arttı. Baby boomers kuşağı için %128 artış yaşanırken erkeklerde ise %111 oranında bir artış gerçekleşti. Bununla birlikte indirimlerin satın alma kararlarını etkilemediğini belirten Y kuşağı üyelerinin yüzdesi ise bir önceki ankete göre %94 artış gösterdi.

First Insight, nesiller ve cinsiyetler arasında kalite ve fiyat tercihlerine ilişkin olarak, ankete katılan erkeklerin %54’ünün ve kadınların ise %51’inin kaliteyi “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak belirlediğini ifade etti. Ayrıca şirketin belirttiğine göre, benzer şekilde baby boomers, Y kuşağı ve X kuşağı da genel olarak kaliteyi fiyata tercih ediyor. X kuşağının %41’i fiyatın kendileri için en önemli faktör olduğunu belirtirken baby boomers ve Y kuşağı için ise bu oran %36.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bilim İnsanları Dünyanın En Eski Rengini Buldu!

Uluslararası bilim insanlarının yaptıkları araştırmalar, Avustralya, Japonya ve Amerika Birleşik Devletlerin’de dünyanın en eski rengi olduğuna inanılan rengi ortaya çıkardı: Parlak Pembe.

Eski pigmentler, tarih öncesi bir okyanusun bulunduğu, Batı Afrika’nın Moritanya Havzası’ndaki Sahara Çölü’nün altında ki 1.1 milyar yıllık kayaçlardan kazılmıştır. Bulunan pigmentlerde pembe renk tonu, yıllar öncesinden bulunan pigmentlerden yarım milyar yıl daha eski olduğu öğrenildi. Avustralya, Ulusal Üniversitesi’nde doktora çalışmaları için analizlere liderlik eden DR. Nur Gueneli “pigmentlerin, fotosentez yapabilen uzun vadeli nesli tükenmiş okyanus organizmaları tarafından üretilen “moleküler fosilleri” olduğunu açıklıyor.

Bulunan 1.1 milyarlık yaşlı renkler kendi içerisinde değişiyor, konsantre edildiğinde fosiller kan kırmızıdan koyu mor rengine değişir. Toz haline getirildikten sonra ve seyreltildikten sonra parlak bir pembeye dönüşür. Estetik kısmına bakılarsa, araştırmacılar diyor ki, bu tür pigmentlerin keşfi, bize daha önce yeryüzünde hayvan yaşamının ilk sinyallerinden bile önce neden bu kadar uzun sürdüğünü belli ediyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link