Küresel Ekonomi 2012’den Nasıl Etkilendi?


2013 yılına girmeye hazırlandığımız bu son günlerde geçmişe dönüp baktığımızda kehanetler yılı olarak bilinen 2012’nin tüm dünya ekonomisini sarsan koca bir süreç olduğunu görmek mümkün. Başta Avrupa Birliği olmak üzere, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Japonya gibi ülkeler 2012’nin getirdiği o kasvetli rüzgârdan nasiplerini aldılar. Avrupa Birliği’nde özellikle Yunanistan’ın iflas bayrağını çekmesinden sonra Euro bölgesinden çıkarılacağının gündeme gelmesi ve AB’nin resesyona girmesi, ABD’de yapılan başbakanlık seçiminin sadece ABD’yi değil aynı zamanda tüm dünyayı etkilediği gerçeği, Arap Baharının Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkelerine olan olumsuz etkilerinin yanında Suriye’nin hala savaşın eşiğinde olması, son olarak da uzak doğunun en büyük ekonomilerinden Japonya’nın son çeyrekte yaşadığı ekonomik sıkıntılar 2012’ye damgasını vuran olumsuz gelişmeler olarak tarihteki yerini aldı.

Economy-2012-480x238

Amerika Birleşik Devletleri bilindiği üzere dünya ekonomisinin kalbinin attığı yer. Kalpte meydana gelecek olan herhangi bir ritim bozukluğu tüm bedeni nasıl olumsuz etkiliyorsa ABD’de meydana gelecek olan siyasi ve ekonomik bozukluk tüm dünyayı sarsacak nitelikte sonuçlar doğurabiliyor. Buna en güzel örneklerden birisi 2008’de ABD’de yaşanan Lehman Brothers’ın iflasının bir anlamda ekonomik daralmaya yönelik bir yapının hiç ortada yokken global boyutta kötü sonuçlar doğurmasıydı. Tüketim çılgınlığının yaşandığı ve dünyanın bir numaralı finans merkezi konumunda olan ABD’de 2012 için öngörülen sonuç duraksama dönemine gireceği yönündeydi, ama bu sadece bir kehanet olarak kaldı ve ABD bu yılı da kazasız belasız atlattı.

ABD hâlâ küresel ekonominin lokomotifi olsa da son yıllarda dünya ekonomisini önemli ölçüde şekillendiren başka devletler ön plana çıkmış durumda. Bunların en önemlisi BRIC diye adlandırılan Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin. Bunun yanı sıra Avrupa’daki AB gerçeği çok önemli bir olgu ve bu ülkelerde yaşanan herhangi bir kötü gidişat küresel ekonomideki büyüme rakamlarını ciddi oranda etkiler vaziyette. Aslında 2012’ye damgasını vuran en önemli ekonomik gelişmenin AB’deki resesyonun küresel ekonomiyi ciddi anlamda etkilediği gerçeğiydi.(“2012’nin AB’ye İzdüşümü Resesyon Oldu” başlıklı yazımda bu gelişmelerden ayrıntılı bir şekilde bahsetmiştim.) Küresel ekonominin ne derece etkilendiğini ölçmemin en iyi yollarından birisi büyüme oranlarına bakmaktan geçiyor. En güvenilir verilere ulaşabileceğiniz belge ise WEO.

fig1

Dünya Ekonomisinin Görünümü (World Economic Outlook :WEO) 2012’nin son çeyreğinde  IMF tarafından yayınlandı. Yayınlanan bu beklenti raporu 2012’nin büyüme oranları için en sağlam kaynak niteliğinde. IMF belge’de dünya ekonomisinin 2012 için öngörülen büyüme oranını aşağıya çekmiş durumda. Geçen sene yayınlanan raporda %4 oranında beklenen büyüme bu seneki raporda %3,3 oranında görülüyor. Bunun en önemli sebebi ise AB krizinin beklenildiğinden çok daha uzun sürmesi ve krizin 2012’nin ikinci yarısına da sıçramış olmasıydı. Sonuç olarak AB’de Almanya önderliğinde birçok senaryo döndü(Yunanistan’a gösterilen toleranslar gibi) ve 2013 için IMF tarafından %0,2 de olsa bir büyüme öngörüldü. Küresel ekonomide ise %3,6’lık bir büyüme beklentisi hakim.

2012 yılında Avrupa ve Dünya ekonomisinin üzerinde kara bulutlar gezinirken Türkiye bu büyük resmin neresindeydi?  Küresel anlamda büyümenin kısır olduğu bir ortamda Türkiye’nin nabzını tutan olaylar nelerdi? Yazı dizimin bir sonraki aşamasında Türkiye’yi etkileyen bu ekonomik olaylara değineceğim…

2012 ve 2013 Tahmini Büyüme Oranları :

Ekran Alıntısı

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Türk Tekstili AB Pazarında Dünyayı Solladı

Tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar ihracat yapıyor

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, tekstilin Türkiye’ye en büyük katma değeri sağlayan ve cari açığı kapatan sektörlerden biri olduğuna dikkat çekerek “En önemli hedefimiz; daha fazla refah, kalkınma, istihdam, üretim ve yatırım için 7/24 kesintisiz ihracatla dış ticaret fazlası veren bir Türkiye. Türkiye tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar değerinde ihracat yaptı” dedi.

İsmail Gülle: “Türk tekstil sektörü, AB ülkelerinin en büyük 2., dünyanın 7.büyük tedarikçisi. Ev tekstili, örme, dokuma kumaş ve teknik tekstilde 3,5 milyar doları aşan dış ticaret fazlası verdik. AB ülkelerine AB’nin ithalat ortalama birim fiyatlarının üzerinde bir değerle ihracat yapıyoruz. AB’nin tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,2 Euro iken; Türkiye’den ithalatında bu fiyat 4,5 Euro. Almanya’nın tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,9 Euro iken; Türkiye’den ithalatında 5,5 Euro.”

Türkiye’de katma değer yaratan en önemli sektörlerden biri olan tekstil sektörü, 2017 yılını Avrupa Birliği’nin en büyük 2., dünyanın 7.büyük tedarikçisi olma konumunu koruyarak 10,1 milyar dolar ihracatla kapattı. Türkiye’de sektörün en büyük birliği olan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), düzenlenen basın toplantısında tekstilin 2017 yılı performansı ile 2018 yılı hedeflerini ve hayata geçirilecek projeleri paylaştı.

İTHİB Başkanı İsmail Gülle, 2018 yılındaki en önemli projelerinin “dış ticaret fazlası veren bir Türkiye” olduğunu vurgulayarak “Misyonumuzu 7 gün 24 saat kesintisiz ihracat olarak belirledik. Bu misyonun tüm ihracatımıza da şamil olacağına inanıyoruz. Hedefimiz; daha fazla refah, kalkınma, istihdam, üretim ve yatırım için 7/24 ihracatla dış ticaret fazlası veren bir Türkiye. Türkiye tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar değerinde ihracat yaptı. Düşünün ki 7/24 kesintisiz ihracat yapan bir Türkiye hedefimizi gerçekleştirsek Türkiye’nin ihracat rakamını nerelere çıkartırız” diye konuştu.

Tekstilde kg birim fiyatı, AB’nin ithalat ortalamasını aştı

Türkiye’nin geçen yıl da ihracatla yükseldiğini, kendilerinin de ihracat için üretim ve yatırım yapıp, istihdam yarattığının altını çizen Gülle “Geçen yıllardan farklı olarak küresel krizden sonraki en zor yılı, en güzel, en performanslı bir yıl olarak geride bıraktık. Türkiye Cumhuriyeti’ne kastedilmesinden terör saldırılarına ve ABD ile yaşanılan gerginliklere kadar pek çok olumsuzluk yaşadık. Bu zorlukların üstesinden başarıyla gelmemiz, Türkiye ihracatı ve özellikle tekstil sektörünün ustalık dönemini yaşadığının bir kanıtı” dedi.

Tekstil sektörünün yarattığı katma değeri rakamlarla ortaya koyan İsmail Gülle, “ABD gibi zor bir pazara yarım milyar doların üzerinde, üstelik kg başına 5 dolar gibi yüksek bir birim fiyatla, moda markalarının anavatanı olan İtalya’ya da kg başına 5 dolar birim fiyatla 866 milyon dolar ve dünyanın bir diğer ucu olan Sri Lanka’ya kg başı 10 dolar değerinde yüksek katma değerli ihracat gerçekleştirdik. Bir zamanlar katma değer üretmiyor diye iddia edilen tekstil sektörümüzün, bugün Türkiye’ye en büyük katma değer sağlayan sektörlerden biri olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Türk tekstil sektörü AB ülkelerine AB’nin ithalatta ortalama birim fiyatlarının üzerinde bir değerle ihracat yapıyor. AB’nin tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,2 Euro. AB’nin Türkiye’den ithalatında ortalama birim fiyatı ise 4,5 Euro. AB’nin en büyük ülkesi Almanya’nın tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,9 Euro. Almanya’nın Türkiye’den tekstil ithalatında birim fiyatı 5,5 Euro” bilgilerini paylaştı.

Tekstil sektörü cari açığı kapatıyor

Tekstil sektörünün, Türkiye ekonomisinin en büyük sorunlarından cari açığı kapatan sektörlerden olduğunu da yine rakamlarla ifade eden Gülle, “Güneş balçıkla sıvanmaz. Türkiye’nin cari açığını kapatan sektörlerden bir tanesiyiz. 2017 yılında Ev tekstilinde 1,6 milyar dolar, örme kumaşta 1 milyar dolar, dokuma kumaşta 850 milyon dolar, teknik tekstilde 120 milyon dolar dış ticaret fazlası verdik. Türk Tekstil ve Hazır giyim sektörleri son 20 yılda toplamda 200 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi” dedi.

Afrika’ya ihracat 1 milyar dolar, bu yıl daha da artacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın altını çizdiği gibi, Türkiye’nin yeni pazarının Afrika olduğunu hatırlatan Gülle, “Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Afrika’ya gerçekleştirilen ticaret heyetlerine katıldık. Olumlu temasların meyvelerini yakın zamanda toplayacağız. Kendilerine müteşekkiriz. Bugün, Afrika’nın Dünya’dan ithalatı 470 milyar dolar. Türkiye’nin Afrika’ya toplam ihracatı ise 11 milyar dolar. Tekstil sektörü olarak, bu ihracatın 1 milyar dolarını biz gerçekleştiriyoruz. 2018 yılında Afrika pazarındaki payımızı artıracağız” dedi.

Bu yıl prestijli fuarlara katılmaya devam

İTHİB Başkanı İsmail Gülle, 2018 yılında yapılacak çalışmalar hakkında da şu bilgileri verdi: “Dünyanın en prestijli fuarları olan The London Textile, Munich Fabric Start, Premiere Vision Paris, Heimtextil, Premiere Vision İstanbul, Techtextile Frankfurt, Techtextile North America fuarlarına bu yıl da milli katılım gerçekleştireceğiz. Altı kıtada 190 ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, yeni pazar arayışlarına ticaret ve alım heyetleri düzenleyerek hız kesmeden devam edecek. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Ekonomi Bakanımızın teşrifleri ile gerçekleşen ticaret heyetlerine de ihracatçılarımızla birlikte katılım gerçekleştireceğiz. İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışmamızın bu yıl 13.sü ile geleceğin tasarımcılarını sektörümüze kazandırdık ve kazandırmaya devam edeceğiz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link