Korsana “Dur” Hamlesi Yolda!

Kültür ve Turizm Bakanlığı, başlattığı yeni çalışmayla korsana dur demeye hazırlanıyor. Telif hakları bulunan dijital içeriklerin korsan yollarla indirilmesini önlemek için atılacak adımın internetteki özgürlüğü kısıtlayacak olması tartışma konusu oldu.

Sabah Gazetesi‘nde yer alan habere göre daha önce de korsan hareketi önlemek için bir takım çalışmalarda bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı, yeni bir proje ile özellikle yayıncıların oluşturduğu meslek gruplarıyla görüşmeye hazırlanıyor.

Uygulanacak olan yöntem belli: Fransa’da kullanılmakta olan “Uyar-Kaldır” modeli. Bu yöntem ile önce korsan indirme yapan kişilere önce e-postayla bir uyarı gidecek. Uyarıyı dikkate almayan kişiler ise para cezası ödemek zorunda kalacak.

Bu modelle ilk kez bireysel indirmeler de suç kapsamında değerlendirelecek. Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada “Çalışmanın amacı her geçen gün artan dijital korsanla mücadele etmek. Bunu cezadan çok caydırma yöntemi olarak gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” diyerek cezadan çok bir caydırma yöntemi aradıklarını vurgulayan Bakanlık, önümüzdeki günlerde tasarıyı meclise taşımayı planlıyor.

Atılacak bu adımla korsan indirmelerin önüne geçilecek olabilir ama internetteki kısıtlamanın büyük bir tartışma konusu olacağı kesin. Cezalandırarak kısıtlama yerine ufak ücretler karşılığı indirme gibi farklı uygulamalar planlanabilirdi. Gündemin son derece karışık olduğu şu günlerde böyle bir uygulamaya gidilmesi tartışmaları daha da alevlendirecek gibi görünüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunu. Bölümünün adı ne kadar uzun olsa da işin özünde o bir ‘iletişimci’. En büyük hayali, bir gün dünyayı yeniden keşfetmek.

Bir Cevap Yazın

Sir Richard Branson’ın İlham Verici Hayatı

“İş fırsatları otobüs gibidir, her zaman bir diğeri gelir.”

Pazarlama dünyası ve girişimcilikle yakından ilgilenen herkesin en az bir kez bile olsa mutlaka duyacağı bir isim: Sir Richard Branson!  İş dünyası için ilham kaynağı niteliği taşıyan son 35 yılın en vizyoner girişimcisi bu adam herkese ilham kaynağı olabilecek başarı öykülerine sahip. Virgin Airlines için yapılan son flashmob benim de Sir Richard’ı daha yakından araştırmama yol açtı…

1950 yılında dünyaya gelen Sir Richard BransonDünyaya ikinci kez gelsem yine kendim olmak isterdim! diyecek kadar dolu dolu bir hayat yaşayıp kişisel vizyonu olanHayatını dolu yaşamak ve insanların yaşamlarında fark yaratmak hedefini gerçekleştirmiş. Yıllar önce müstehcen bir isim olması sebebiyle zorla kabul ettirdiği markası için vizyonu Virgin‘in, dünyada en büyük değil ama ‘en çok saygı duyulan’ markası olduğunu görmek hedefini gerçekleştirmek için attığı adımlar da son derece iddialı.

Her şeyden önce büyük servetin büyük bir sorumluluk getirdiği görüşünde. Kapitalizmin karşısında servetin eşit ve adil dağılımının sorunlu olduğunu düşünüyor ve servet sahiplerinin dünyaya ve toplumlara karşı sorumluluklarını yerini getirmesi gerektiğine inanıyor. Bu dağılımın biraz daha adil bir hale gelmesi için de iş adamlarının sürekli yeni yatırımlar yaparak istihdam sağlaması gerektiğini düşünüyor.

richard_branson

Bugün için yaklaşık 5 milyar dolar değer biçilen Virgin Grup olarak küresel ısınma projelerine on yıl içinde harcanmak üzere toplam 3 milyar dolar ayırması da sadece para kazanmak için yaşamadığının gerçekten insanların hayatlarını değiştirmek için çabaladığının bir kanıtı.

Çevre sorunlarının çözümü için attığı adımların yanı sıra açlık ve hastalıkla mücadelede de elinden geleni yapıyor. Dünya barışının sağlanması konusunda da Mandela gibi dünyanın gidişatıyla ve daha pek çok şeyle ilgili fikir sahibi, saygın kişilerden oluşan ve sözleri dinlenecek bir Elders grubu kurmak gibi bir hayali de var.

Şirket çalışanlarından ibarettir. diyen Sir Brandson çalışanların şirket misyonunun bir parçası haline getirilmesi gerektiğine inanıyor ve onlara değer veriyor. Yeni bir işe başlarken kurduğu ekibe hisse veriyor böylece ‘sadece Brandson’ı değil kendi şirketinizi de ayakta tutun’ diyor. Bu yöntemle kuruluşta yer alan çalışanların daha sonra da yanınızda olmalarını sağlayabileceğinizi söylüyor.

Neredeyse her girişimcinin yaptığının aksine başarısız bir girişimciyi kendisine örnek alarak onun yaptığı hatalardan ders almayı başarmış.Lider başarılıysa herkes başarılıdır. Eğer ortada bir başarısızlık varsa lider sorunu önce kendinde aramalıdır. diyor.

İş yaşamı da kişisel yaşamı da eğlence üzerine kurulu. Hatta Virgin Airlines’ın kuruluşu da buna dayanıyor. Bir gün eşiyle birlikte Porto Riko’ya gitmek üzere havaalanına geldiklerinde uçuşlarının iptal, oradaki herkesinse durumdan çok şikayetçi ama hiçbir şey yapmıyor olduğunu görüyorlar. Bunun  üzerine Sir Richard 2000 $’a bir charter kiralıyor ve bu rakamı oradaki kişi sayısına bölerek kişi başı 39 $’a Porto Riko’ya bir uçuş düzenliyor. Eve döndüklerinde Boeing şirketini bir yıl sonra başarısız olursa geri iade etmek üzere uçak satmaya ikna ediyor ve serüven başlıyor. İlk başlarda British Airways Virgin’in başarısız olması için elinden geleni yapsa da bugün Virgin Airlines ABD ile Avrupa arasında en fazla yolcu taşıyan uçak şirketi konumunda.

imagesBazı uzmanlar onun yatırımlarını cahil cesaretiyle yaptığını ve şansın yardımıyla bugünlere geldiğini düşünse de Virgin Grup bugün müzik, kitap, şarap, limuzin, enerji içeceği, prezarvatif, tren, spa, uçak, gelinlik, cep telefonu, kola, balonla yolculuk, bisiklet kiralama, uzay seyahati gibi pek çok alakasız sektörde dev adımlarla ilerliyor ki alakasız sektörlerde çalışmak en zor olanıdır.

Bence Virgin markasının bu kadar başarılı olmasının arkasında hayatını dolu dolu yaşamak isteyen Sir Richard ve onun dünya görüşü yatıyor çünkü bir marka için en önemli yatırım insana verdiği değerdir. Sir Richard’ın izlediği yol da son derece doğru: Ben nasıl yaşamak istiyorsam müşterim için de aynısını sağlamalıyım. Günümüz markalarının yakalaması gereken esas nokta: “Hayatlara değer katmak ya da katamamak işte tüm mesele bu…”  Umuyorum ki bir gün tüm markalar ve liderleri bu olgunluğa erişir ve biz de Sir Richard gibi insana değer veren liderlerle çalışma fırsatı elde etmiş oluruz.

Sir Richard’ın eğlenceli hayatından o kadar bahsetmişken bir kaç eğlenceli olayı göstermemek olmaz:)

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türk Savunma Sanayi 2017 Yılı İhracatı ve Gelecek Beklentileri

Türk Savunma Sanayi 2000’li yılların başından itibaren Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile birlikte yeni bir konsepti ortaya koydu. TSK ihtiyaçlarının mümkün olduğunca özgün ve yerel kaynaklardan karşılanması planlandı. Konsept değişiminin ardından geçen yaklaşık 15 yıllık sürede sipariş edilen ürünler envantere girmeye başladı. Aynı zamanda Türk Savunma Sanayi ihracatında da değişimler yaşandı.

Savunma sanayinde kara, deniz, hava, uzay ve siber alanlarında çalışmalar yapılıyor. Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda dünya savunma sanayi ihracatında ulaşmak istediği basamak 10. sıra. Bu sıraya ulaşmak için yaklaşık 25 milyar USD‘lik ihracat kapasitesi yakalanması gerekiyor. Buna karşılık Türkiye’nin 2014-2015-2016 ihracat cirosu birbirine yakın oluştu. 2014 cirosu 5.101 milyon USD, 2015 cirosu 4.908 milyon USD ve 2016 cirosu 5.968 milyon USD olarak gerçekleşmişti. 2017 yılı performansının da bu rakamlara benzer olacağı öngörülüyor. Türkiye’nin mevcut savunma sanayi ihracatı kapasitesi ülkeyi şu ana kadar dünyada 12. sıra ile 15. sıra düzeyine getirebiliyor. Gelinen dönemde yaşanan gelişmeler umut verici olmakla birlikte Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda daha başarılı olması gerekiyor.

Türk Savunma Sanayi, Hangi Alanlarda Daha Başarılı?

Kara ve deniz platformlarında iyi bir konuma gelindi. Türkiye, her türlü kara aracını milli olarak tasarlayabiliyor ve geliştirebiliyor. Deniz üstü platform üretiminde ve kullanımında da aynı noktada olunduğu söylenebilir. Su üstü gemilerde korvet sınıfına kadar ve karakol botlarına kadar her türlü deniz platformu milli olanaklarla üretilebiliyor. Hafif ve ağır silahlanmada da yetkinliğin yüksek olduğu görülüyor. Roket ve füze alanında kısa menzilli topçu roketleri ve roket atar sistemleri (karadan karaya) milli tasarımlarla gerçekleştirilebiliyor. Tanksavarlarla ilgili önemli bir potansiyel var. Hem orta hem uzun menzilli tanksavar füzelerinin çalışmaları devam ediyor. İstenilen hedefe sonradan kilitlenebilme yeteneklerine sahip olan tanksavar füzeler geliştiriliyor. Hava savunmada alçak-orta-yüksek irtifa bölgelerinde milli geliştirme yapılıyor. Havadan yere füzelerde belirli bir potansiyel kazanıldı. Bu ürünlerin 2019’da envantere alınması planlanıyor.

Dünyada Savunma Sanayi Harcaması Artan Bölgeler

Gelişmiş olarak nitelendirilen ABD, Kanada, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Rusya, Çin gibi ülkelerin bazılarında milli savunma sanayi bütçelerinde kısıntıya gidilmesi, ülkelerin yerli oyuncularını dış pazarlara daha çok açılma durumuna getirdi. Körfez ülkeleri, Uzakdoğu, Sahra Altı ve Güney Afrika bölgesinin savunma sanayi harcamalarını artırması ihracat yapmak isteyen oyuncuları bu bölgelere yoğunlaştırdı. Mevcut bölgelerdeki siyasi gelişmeler ve ülke ilişkileri ihracat potansiyelini etkileyebiliyor. Endonezya, savunma sanayi harcamalarını 3 katına çıkararak ihracatçılar için daha önemli bir pazar haline geldi. Türk firması olan FNSS, kara araçları konusunda bölgede önemli çalışmalar yürütüyor. Kuzey Afrika’da geleneksel tedarikçi yöntemi sıklıkla uygulanıyor. Fransa ile Rusya bu bölgedeki geleneksel tedarikçiler arasında görülüyor. Afrika bölgesinde barter uygulamaları sıklıkla devam ediyor.

Fotoğraf: FNSS Samur, Su Üstü Platformu

Türk Savunma Sanayinin Geleceği

Dünyada savunma sanayi harcamalarında bir durgunluk olduğu SASAD raporlarında ortaya konuyor. Havacılık sektörünün yükselen ivmesinin yanında karacılık sektöründe bir duraklama olduğu belirtiliyor. Havacılık sektöründe, insanlı ve insansız hava araçlarının geliştirilmesi ve pazarlanmasına yönelik çalışmaların artacağı öngörülüyor. Türkiye, bu ürünlerde milli ve özgün tasarımlara sahip olmayı hedefliyor. Milli muharip uçak yapmayı planlıyor. Deniz üstü platformlarda korvet üstü savaş gemilerinin üretilmesinin yanında deniz altında da önemli gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Denizaltı torpido çalışmaları bu gelişmelere örnek olabilir. Büyük veri yönetimi ve analizi konusu da savunma sanayi sektörünün önemli gündem maddelerinden biri olarak görülüyor. Artırılmış gerçeklik sayesinde, eğitim ve eğitim simülasyonlarının daha verimli olacağı söylenebilir.

Türk Savunma Sanayinde faaliyet gösteren sanayicilerin, satış ve pazarlama anlamında dünya ile rekabetindeki seviyesini artırması gerekiyor. Bunun için dünya pazarını iyi analiz eden, o ülkelerle hem joint venture olarak orada yatırım yapan hem de belki tamamen kendi firmalarını kuran, tasarım ofislerini o bölgelerde oluşturan ve yurtdışına çok daha yaygın ve geniş bir kadroyla çalışan bir noktaya gelinerek bu hedeflere ulaşılabilir.

Kaynaklar: http://www.sasad.org.tr/sasad-yayinlari , http://idef.com.tr/fuar-raporlari

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link