Koç Holding 2015 Yılı 9 Aylık Finansal Sonuçlarını Açıkladı

Koç Holding, yılın ilk 9 ayında konsolide bazda toplam 51,3 milyar TL gelir elde ederken, 3,1 milyar TL vergi öncesi kâr ve 2,2 milyar TL ana ortaklığa ait net dönem kârı gerçekleştirdi. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak 2015 yılının ilk 9 ayında, finansal piyasalardaki belirsizliklere karşın ülkemize olan inancımız, ara vermeden sürdürdüğümüz yatırımlarımız ve güçlü risk yönetimi anlayışımız ile büyümeyi sürdürdük. Gururla ifade etmek isterim ki, Topluluğumuzun gerek üretim, gerekse ihracat açısından çok önemli rol oynadığı otomotiv, beyaz eşya ve enerji sektörlerindeki yüksek büyüme performansı Türkiye ekonomisinin itici gücü oldu. Önümüzdeki dönemde de ülkemizin büyümesine ve kalkınmasına katkı sağlarken, dünya çapında rekabet gücümüzü artıracak, inovasyon, teknoloji ve verimlilik odaklı yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi.

Levent Çakıroğlu: “Koç Topluluğu şirketleri ilk 9 ayda toplam otomotiv üretiminin yüzde 45’ini, toplam otomotiv ihracatının yüzde 43’ünü gerçekleştirdi.”

Koç Topluluğu şirketlerinin otomotiv sektöründe başarılı performanslarını sürdürdüğüne dikkat çeken Levent Çakıroğlu, “Yılın ilk 9 ayında ülkemizde otomotiv pazarı senelik bazda yüzde 39 büyürken, Koç Holding’in ana faaliyet segmenti olan ticari araçlardaki sektörel büyüme yüzde 44 seviyesinde gerçekleşti. İlk 9 ayda Topluluk şirketlerimiz otomotiv sektörünün itici gücü olarak toplam üretimin yüzde 45’ini, toplam ihracatın yüzde 43’ünü gerçekleştirdi” dedi. Levent Çakıroğlu, Avrupa pazarındaki iyileşmeye paralel Türkiye otomotiv ihracatı ilk 9 ayda adetsel bazda yüzde 8 artarken, Koç Topluluğu şirketlerinden Ford Otosan ve Tofaş’ın toplam ihracat adetlerinin ise yüzde 27 seviyesinde arttığını belirtti.

Levent Çakıroğlu şöyle devam etti: “Bu dönemde Ford Otosan’ın geçmiş yıllardaki büyük ölçekli yatırımları ve yenilenen ürün gamı sayesinde satışlarını önemli derecede artırmasının; Tofaş’ın ise Amerika ve Kanada pazarlarına sunduğu Doblo ‘RAM ProMaster City’ ürününün yoğun taleple karşılaşmasının gurur ve mutluluğunu yaşadığımızı ifade etmek isterim. Otomotiv sektöründe, yılın ilk 9 ayındaki önemli gelişmelerden biri de Eylül ayı sonunda Tofaş’ın yeni kompakt sedan modeli Egea’nın üretimine başlanması oldu. Tofaş, Fiat Stil Merkezi ve kendi Ar-Ge’si ile birlikte geliştirdiği bu ürün ile Ar-Ge alanında dünya çapında bir oyuncu olduğunu yeniden kanıtladı. Sedan modelle aynı platformda üretilecek ve çoğunlukla ihraç edilecek hatchback modelinin 2016 yılı ilk yarısında, station wagon modelinin ise 2016 yılının üçüncü çeyreğinde devreye girmesi için de yatırımlara hız kesmeden devam ediyoruz” dedi.

Levent Çakıroğlu: “Beyaz eşya sektöründe de büyümenin en büyük destekçisi olduk.”

Beyaz eşya sektörü açısından da 2015’in güçlü bir yıl olduğunu söyleyen Levent Çakıroğlu, şöyle devam etti: “Yılın ilk dokuz ayında, iç piyasa beyaz eşya satışları senelik bazda yüzde 8 artış gösterirken, Topluluğumuz, ülkemizin toplam beyaz eşya ihracatındaki yüzde 46’lık pazar payı ile büyümenin bu sektörde de en büyük destekçisi oldu. Beyaz eşya sektöründeki lider şirketimiz Arçelik, Beko markası ile pazar payını artırmayı sürdürürken, Avrupa’daki en büyük ikinci marka olmaya devam etti. Arçelik, Tayland’daki buzdolabı fabrikası projesini planlandığı şekilde sürdürüyor. Tayland’da üretimin yıl sonunda başlamasını hedefliyoruz.”

Levent Çakıroğlu: “Tüpraş Fuel Oil Dönüşüm Projesi hem finansallarımıza hem de Türkiye ekonomisine olumlu katkıda bulundu.”

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, 2015 yılının ilk 9 ayında en gurur verici gelişmelerinden birinin; Tüpraş’ın Fuel Oil Dönüşüm Projesi’nin tüm üniteleriyle tamamen devreye girmesi olduğunu belirtti. Yaklaşık 3 milyar dolar yatırım ile gerçekleştirilen bu tesisin devreye girmesi sonucunda, önemli bir kısmı ithalatla karşılanan motorinin üretim artışı ile ülkemizin cari açığının azaltılmasına katkıda bulunduklarına dikkat çeken Levent Çakıroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böylece Tüpraş, başta motorin olmak üzere ithal edilen katma değerli ürünlerdeki yerli üretimimizin artmasını sağlayarak ülkemiz ekonomisi için yarattığı değeri önemli derecede artırmış oldu. Tüpraş, bu sayede daha rekabetçi ve küresel rafineri marjlarındaki dalgalanmalara daha dirençli bir oyuncu haline geldi. Yılın ilk dokuz ayında Akdeniz rafineri marjlarındaki iyileşmenin yanı sıra Fuel Oil Dönüşüm projesinin de katkısıyla gerek finansallar gerekse de büyüme açısından oldukça olumlu bir tablo ile karşılaştık.”

Levent Çakıroğlu: “Yapı Kredi akıllı büyüme stratejisi ile yatırımı sürdürdü, aktif müşteri sayısını artırdı.”

Yılın ilk 9 ayında finansal piyasaların risk algısındaki yüksekliğe karşın Yapı Kredi’nin Türkiye büyümesini destekleyecek şekilde akıllı büyüme stratejisi ile yatırımlarına devam ettiğine dikkat çeken Levent Çakıroğlu, “Güçlenen dağıtım kanalları ve dijitalleşme yatırımları ile aktif müşteri sayısını artırmaya devam eden Yapı Kredi, yılın ilk 9 ayında kredi ve mevduat pazar payını artırdı” diye konuştu.

Levent Çakıroğlu: “Ekonomik ve toplumsal gelişimin bir arada gerçekleşebilmesi için kaynaklarımızı seferber ediyoruz.”

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, ülkemizin çağı yakalamasının ve rekabetçi kalabilmesinin sadece ekonomik değil, sosyal ve çevresel alanları da aynı anda gözeterek gelişim sağlayabilmesine bağlı olduğunun farkında olduklarını belirtti. Sürdürülebilir ve tekrarlanabilir modellerle ülkemize fayda sağlamayı amaçladıklarını da vurgulayan Çakıroğlu, ekonomik ve toplumsal gelişimin bir arada gerçekleşebilmesi için Koç Topluluğu’nun tüm kaynaklarını seferber ettiğini söyledi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Araştırmacılar Derneği’nden Siyasi Araştırmalarla İlgili Önemli Uyarı

Türkiye 24 Haziran’da milletvekilleri ve cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gitmeye hazırlanırken, Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) basın ve medyada yer alan siyasi araştırmalarla ilgili inceleme başlattığını duyurdu.

TÜAD tarafından yapılan açıklamada, seçim zamanı ortaya çıkan ve araştırmaları siyasi propaganda malzemesi olarak kullanan şirketlerin yayınladığı sonuçların dikkate alınmaması gerektiği vurgulandı. Açıklamada TÜAD’ın bilimsellik, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine inancının tam olduğunun, araştırma merkezlerinin hukuki ve idari yapıları, insan ve mali kaynakları gibi konuların; araştırmayı yapan, talep eden ve beraberinde kamuoyuna açıklayan taraflar için geleceğe yönelik önerilerde bulunmak adına hayati değer taşıdığının altı çizildi.

Açıklamada özellikle siyasi propaganda amacı ile ortaya çıkan bazı şirketlerin araştırma içeriklerinin yazılı ve görsel basında yer almaları ve tartışmalı yorumlara açık yapıda olmaları nedeniyle sektörün itibarının zarar gördüğü belirtildi. TÜAD tarafından benzeri sıkıntıların tüm taraflar açısından kontrol altına alınabilmesi adına Medya ve Reklamda Araştırma Kullanımı Kılavuzu’nun hazırlandığına dikkat çekilen açıklamada, TÜAD Yönetim Kurulu’nun TÜAD tüzel üyeleri ve TÜAD’ın tüzel üyesi olmayan firmaların kamuoyu ile paylaştıkları seçim tahminlerinin incelenmesi amacıyla bir inceleme komitesinin oluşturulduğu duyuruldu.

Seçim zamanı ortaya çıkan ve araştırmaları siyasi propaganda malzemesi yapan kişi ve şirketlerin araştırma sektörüne ve mesleğe verdiği zarardan duyulan rahatsızlığın altının çizildiği açıklamada, araştırma sonuçlarının incelenmesi konusunda işbirliğinin ise gönüllülük esasına dayalı ve firmaların tercihine bağlı olduğu belirtildi.

TÜAD tarafından başlatılan inceleme, seçim tahminlerinin dayandığı araştırmaların finansmanını yapan kuruluş, örneklem planı, araştırma proje ekibi, saha çalışmasının zamanı, saha çalışması uygulama sistemi ve saha çalışması verilerinin kontrolü gibi temel araştırma süreçlerinin ESOMAR (European Society for Opinion and Marketing Research) profesyonel standartları ve TÜAD’ın Güvenilir Araştırma Belgesi kuralları çerçevesinde değerlendirilmesine dayanacak. İşbirliği yapan firmalar ve denetim sonuçları da kamuoyu ile paylaşılacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

24 Haziran Seçimlerinin Sosyal Medya Ayağı

Sosyal medya sadece sosyal hayatımızı etkileyen bir eğlence aracı olmaktan çıkalı çok olmuştu. Özellikle yeni neslin haber alma kaynağı olarak kullandığı sosyal medya ve internet artık Türkiye’de ve dünyada siyaset için de önemli bir mecra haline geldi. Önümüzdeki 24 Haziran seçimleri için de sosyal medya bir hayli önem teşkil ediyor.

Yakın zamanda patlak veren “Cambridge Analytica” skandalı ile 50 milyona yakın Facebook kullancısının bilgileri izinsiz olarak alınıp ABD seçimleri için kullanışmıştı. Bunun haricinde Rusya’nın yine aynı seçimlere Facebook üzerinden müdahale ettiği de konuşulmuştu.

Türkiye’ye bakacak olursak önümüzde 24 Haziran seçimleri var ve hem partiler hem de Cumhurbaşkanı adayları dur durak bilmeden kendilerini ifade etmek, oy toplamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Parti başkanları ve Cumhurbaşkanı adayları meydanlarda halkı konuşarak ikna etmeye çalışırken bir yandan da sosyal medyada ve internette ilginç reklam kampanyalarına imza atılıyor.

Sosyal medyayı en aktif kullanan kesim gençler ve 24 Haziran seçimlerinde oy kullanacak 59 milyon seçmenin 1 milyon 500 bininin gençlerden oluştuğunu göz önünde bulundurmak gerekli.

Örneğin İYİ Parti Google reklamlarıyla ilginç bir kampanyaya kurguladı. Belli anahtar kelimelerle Google’da arama yaptığınızda, karşınıza ilk olarak İYİ Parti’nin Google reklamları çıkıyordu. Bu anahtar kelimelerden biri “gençler”. Google arama motorunda “gençler” kelimesini arattığınızda sizi karşılayan İYİ Parti reklamında, “Hükümetin Unuttuğu Yaş Aralığı” ve “Artık Yalnız Değilsiniz” sloganları ön plana çıkarken bu Google reklamının alt metninde ise “İYİ Parti İktidarında Mutlu Olacağına Kesin Gözüyle Bakılacak Kişiler” şeklinde bir ifade yer alıyordu. İYİ Parti bu çalışmayla sosyal medyada epey konuşuldu ve genç seçmene ulaşmayı başardı.

İYİ Parti’nin bu hamlesinin ardından MHP de bir hamle yaptı. Google’da “İyi Parti” kelimesine reklam veren MHP, arama yapan kullanıcıları “Ülkücülük MHP’de Olur | Başbuğ Alparslan Türkeş” sözleri ile kendi web sitesine yönlendirdi.

Google reklamlarının dışında YouTube da seçimler için oldukça aktif olarak kullanılıyor. Cumhurbaşkanı adaylarının mitinglerini Türkiye’nin dört bir yanından canlı olarak YouTube üzerinden izleyebiliyoruz ve YouTube canlı yayın platformunda izleyiciler konuşma kısmında düşüncelerini aktarabiliyorlar.

Twitter’ın en çok kullanıldığı ülke olmamız nedeniyle elbette seçimin kalbi de en hızlı orada atıyor. Twitter için Cumhurbaşkanı adayları, partiler ve seçmenin birbirlerine en yakın olduğu sosyal medya platformu Twitter. 2011 seçimlerinde Twitter’ın önemini keşfeden siyasi partiler bu mecrayı boş bırakmak istemiyor. Örneğin; HDP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş,Twitter üzerinden 24 Haziran seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Demirtaş aralarında gazetecilerin de olduğu kullanıcıların sorularını yanıtlamıştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link