Kayıtlı Ekonomi “in” ,Kayıt Dışı Ekonomi “out”

Ülkemizde kayıt dışı ekonomi yıllardır ekonomistler arasında tartışma konusu olmuş, kayıt dışı ekonominin toplam ekonomik veriler üzerinde ne kadar yere sahip olduğu farklı tahminler yürütülerek hesaplanmaya çalışılmıştır. Bazı tahminciler kayıt dışı ekonominin, kayıtlı ekonomiye göre toplam ekonomide daha fazla yere sahip olduğu kanaatine getirmiş, bazıları ise bunun tam tersi niteliğinde sonuçlara ulaşmışlardır.

Boğaziçi Üniversitesi’nden Ceyhun Elgin ve Oğuz Öztunalı’nın yaptığı bir araştırmaya göre 1950-2009 yılları arası “kayıt dışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranı” ve “kayıt dışı ekonominin toplam ekonomiye oranı” yandaki tabloda görülmektedir. Ulaşılan sonuca göre Türkiye’de kayıt dışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranı 31,6 düzeyinde , toplam ekonomiye oranı ise yüzde 24,02. Bu sonuç Türkiye’de kayıt dışı ekonominin toplam ekonomideki payının dörtte bir oranında olduğunu gösteriyor. Diğer bir yandan, geçtiğimiz yıllar için verilen bilgilere bakacak olursak; 1950’li yıllarda kayıt dışı ekonomi toplam ekonominin yüzde 62’lik dilimini oluşturuyor. Bu tahminler de 60 yıl önce kayıt dışı ekonominin boyutunun iki kat daha yüksek olduğunu ve zaman içinde azaldığını gösteriyor.

2008-2009 verilerine bakacak olursak eğer; kayıt dışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranında 3 puanlık bir  sıçrama göze çarpıyor. Bu dönemde Türkiye ve tüm dünya küresel resesyon süreci içerisindeydi. Uzmanların açıklamalarına göre resesyon zamanlarında kayıtlı ekonomiden kayıt dışı ekonomiye geçişin artması gözle görünür bir gerçek, bunun tam tersi olarak da genişleme zamanlarında kayıtlı ekonomiye geçiş gözlemleniyor.

Dikkat çeken diğer önemli bir sonuç ise 2000’li yılların ortalarında büyümenin istikrar kazandığı dönemde kayıt dışı ekonomiden kayıtlı ekonomiye geçişin hız kazandığı. Buna rağmen hala gelişmiş ülkelerdeki kayıt dışı ekonomilerin iki katına sahip olan Türkiye, kayıtlı ekonomide istikrarı sağlamanın kayıt dışı ekonomiyle baş etmenin en iyi yolu olduğunun farkında. Peki sahip olunacak bu istikrar bize ne kazandıracak? Öncelikle vergi tabanının genişlemesiyle vergi oranlarının düşürülmesi ve ağır vergi yüklerinin hafifletilmesi imkanları doğacak. Sigortalı çalışan sayısının artması sosyal güvenlik açığını küçültecek. Sosyal güvence kapsamındaki nüfusun genişlemesiyle toplumsal refah seviyesi yükselecek. Kayıt dışındaki verimliliğin düşük olduğu işletmelerin piyasadan çekilmesiyle ekonomide verimlilik artacak. Artan verimlilik de büyümeye yansıyarak gelişmiş ülkeler seviyesine daha çabuk ulaşmamızı sağlayacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

BM Türkiye’de Teknoloji Bankası Kuruyor

2011 yılında gündeme gelen ve 47 ülkedeki 880 milyon insanı doğrudan ilgilendiren Teknoloji Bankası’nda sona gelindi. Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde Türkiye’nin ise ev sahipliğinde Gebze’de bu yıl içerisinde kurulması planlanan banka pek çok açıdan dokunulmaz olacak.

Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde Türkiye’nin de ev sahipliğinde en az gelişmiş ülkelerin teknoloji açığını kapatmak için Gebze’de kurulması planlanan Teknoloji Bankası‘nda Amerika’da atılan karşılıklı imzaların ardından detaylar da belli oldu.

47 Ülkenin Teknoloji Açığı Kapatılacak

Bu yıl içerisinde faaliyete geçirilmesi planlanan Teknoloji Bankası’nda Türkiye ev sahibi olarak kritik bir öneme sahip olacak. Bankanın ana misyonu fonda biriken paralar ile En Az Gelişmiş Ülkeler’in (EAGÜ) teknoloji açığını kapatmak olacak. Fondan aktarılacak paralar ile 47 gelişmemiş ülkeye teknoloji politikalarının geliştirilmesi, uygulanması, yönetişim mekanizmalarının kurulması konusunda eğitim ve destek verilecek.

TÜBİTAK Kampüsünde Kurulacak

Söz konusu ülkelerde yaşayan 880 milyon insanın hayatına doğrudan dokunacak olan bankanın Gebze’deki TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) kampüsünde kurulması planlanıyor.

Türkiye’den 5 Yıl İçin 10 Milyon Dolar

Finansmanı tamamen gönüllük esasına bağlı olacak bankaya BM üyesi birçok ülkenin de destek sağlaması öngörülüyor. Ev sahipliği yapacak Türkiye ise ilk 5 yıllık zaman dilimi için yıllık 2 milyon dolar olmak üzere 10 milyon dolar vermeyi baştan taahhüt etti.

Başına “BM Yetkilisi”

Kurulacak bankanın başına getirilecek müdür ayrıca Birleşmiş Miletler Yetkilisini, banka kapsamında çalışacaklar ise Birleşmiş Milletler personelini ifade edecek. Banka anlaşma yapma, taşınmazları ve taşınabilirleri uygun biçimde elden çıkarma ve yasal işlem başlatma gibi yetkilere de sahip olacak.

Banka Binası Dokunulmaz olacak

Gebze’de kurulması planlanan Teknoloji Bankası’na ait bina da karşılıklı yapılan anlaşma gereği dokunulmaz olacak. Bankanın mal mülkü ve varlıkları genel sözleşme doğrultusunda belli bir dereceye kadar dava muafiyetinden feragat edilmesi dışında her türlü yasal süreçten de muaf tutulacak.

İzinsiz Giriş Yasak!

Binaya hiçbir memur ya da yetkili, idare müdürünün yani BM yetkilisinin izni olmadan her hangi bir görevi yerine getirmek için dahi olsa giriş yapamayacak. Teknoloji Bankası’na ait arşivler, materyaller ve tüm belgeler de dokunulmazlık kapsamında olacak.

İletişimde Avantaj Sağlanacak

Banka resmi haberleşmesi için kullanacağı posta, telefon, kablolu ve diğer haberleşme araçları için uygulanan öncelikler ve vergilerde diğer devletlere sağlanan avantajlardan yararlanabilecek. Hükümet hangi iletişim aracı olursa olsun bankanın iletişiminin dokunulmazlığını güvence altına alacak.

Araçlara Vergisiz Yakıt ve Diplomatik Plaka

Kurulacak bankanın ihtiyaç duyduğu motorlu taşıtlara vergisiz yakıt desteği de verilecek. Ayrıca banka için resmi olarak kullanılacak araçlara mevzuata uygun olarak diplomatik plaka da sağlanacak. Bankanın resmi kullanımı için ithal veya ihraç ettiği mallar için de gümrük vergisi muafiyeti uygulanacak.

Kaynak: Sabah

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Uber’den Büyük Zarar

Uber geçen yılın son döneminde 57 milyon kullanıcısının bilgilerini çaldırdığını açıklamıştı. Bu bilgiyi 1 yıl sakladıktan sonra açıklamasının üzerine oldukça tepki toplayan Uber bu kez de zararıyla gündemde.

İstanbul’da sarı taksilerle arasında büyük bir gerilim olan Uber, küresel çapta büyük zarar etti. Şirketin zararı 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 61 artarak 4.5 milyar dolar oldu.

Haberturk.com’un haberine göre Son aylarda özellikle ticari taksilerin hedefinde olan ancak tüm dünyada büyümeye ve kullanıcı sayısını artırmaya devam eden Uber’in mali sonuçları geçtiğimiz yıl zararın derinleştiğini gösterdi.

Aralık ayı sonunda Japon Softbank’ın başını çektiği konsorsiyum, Uber’in hisselerinin yaklaşık yüzde 18’ini 48 milyar dolarlık piyasa değeri üzerinden satın almıştı.

Uber’in açıkladığı rakamlara göre şirketin zararı dördüncü çeyrekte daralmasına karşın yıl genelinde bakıldığında yüzde 61 artışla 4.5 milyar dolara yükseldi. Uber henüz halka açık bir şirket olmadığı için aslında mali sonuçlarını açıklama yükümlülüğü bulunmuyor. ancak şirket son zamanlarda tüm rakamlarını açıklama yolunu seçti.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link