Kâr Olarak İlk Kez Apple’ı Geçen Samsung’un Dönüşü Muhteşem Oldu 1

Samsung, geçen yıldan itibaren başladığı tırmanışla müthiş bir geri dönüşe imza attı. Marka, kâr olarak bu yılın ikinci çeyreği itibarıyla ilk kez Apple’ı geçti ve dünyanın en kârlı akıllı telefon üreticisi unvanını elde etti.

Şirketin 2017 İkinci Çeyreği Mali Raporu’na göre Samsung, 2016 yılının ikinci çeyreğinde 50,94 trilyon Güney Kore Wonu satış gerçekleştirirken bu rakam, bu yılın ilk çeyreğinde 50,55 trilyon Güney Kore Wonu olarak gerçekleşmiş. Fakat dikkat çekici olan nokta, henüz bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın ikinci çeyreğindeki satış miktarının hemen hemen yakalanmış olması; ki ikinci çeyrek bittiğinde aradaki fark, doğal olarak bu yılın lehine dönmüş olacak. Firmanın kârı ise henüz ilk çeyrek bitiminde geçen yılın ikinci çeyreğini geçerek 8.14 trilyon wondan 9,90 trilyon wona yükselmiş. Yani bir anlamda Samsung, hem satışı hem kârını artırarak geçen yıla oranla hemen hemen 3-4 ay daha hızlı koşmuş.

Samsung’un, ağustos sonunda bitecek ikinci çeyreğin sonuna dair kâr beklentisi ise 14 trilyon won olarak açıklandı. Yani Güney Kore Wonu – Amerikan Doları paritesinden hareketle 1 wonun 0,000868 ABD Doları olduğunu düşündüğümüzde, bu rakam 12,1 milyar ABD doları ediyor. Aynı dönem için Apple’ın ise 10,5 milyar dolar kâr elde etmesi bekleniyor. Veriler, Samsung’un kârını 7 milyar dolar artırdığını ve 2016 yılının ikinci çeyreğine kıyasla, bu yılın daha ilk çeyreğinde %72‘lik bir sıçramaya da işaret ediyor; ki asıl bu fark, Apple’ı nasıl geride bıraktığını açıklıyor.

Bu noktaları birkaç şekilde açıklayabiliriz. Birincisi, Samsung Galaxy S8’in sınırları kaldıran tasarımının ses getirmesi bunda etkili oldu. İkincisi, Samsung sadece bir akıllı telefon üreticisi değil, aynı zamanda diğer markalara da çip üretip satan, yani teknoloji üretip bunu ihraç edebilen bir marka. Öyle ki, bu alanda dev çip üreticisi Intel ile sıkı bir rekabet hâlinde. Hatta Samsung, bu rekabeti oldukça önemsiyor olmalı ki, önümüzdeki birkaç yılda çip üretimine 18 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor.

 

Samsung’un kârındaki bu müthiş artışın diğer nedeni ise Organik Işık Yayan Diyotlar olarak tanımlayabileceğimiz yarı iletken ışık kaynakları olan OLED pazarındaki hakimiyeti. Bu yıl, birçok akıllı telefon üreticisinin kullanması beklenen bu ekran teknolojisinde piyasanın neredeyse %95’i Samsung’un kontrolünde işliyor. OLED’in giderek tercih edilen bir teknoloji olması ve gelecek vadetmesi, şirketin en büyük avantajlarından biri olarak görülüyor. Hatta bu durum, Apple ile olan rekabetinde firmaya büyük yarar sağlayacak. Zira Apple bile görüntü ve NAND çip noktalarında OLED ekranlara bağımlı durumda. Bu nedenle düşününce akla pek ironik gelse de iPhone 8’in olası başarısı bile Samsung’a gelir ve kâr olarak geri dönecek. Bu da yukarıda belirttiğimiz üzere, teknoloji ihracatı yapan bir şirket olmanın getirdiği büyük artılardan biri.

Note 7 faciasından sonra pek çok kişinin “toparlanamaz” dediği Samsung’un işleri yoluna koymakla kalmayıp kârda Apple’ı geçmesi, elbette tahminlerin de üzerinde bir gelişme olarak yorumlanmalı. Apple, bir süredir beklentileri karşılayamaması ve çip konusunda Samsung’a bağımlı olması sorunlarından nasıl kurtulacak bakalım. Apple, yeniden en kârlı akıllı telefon üreticisi olabilir mi? İzleyip göreceğiz.

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

1 Comment

  1. Apple ile Samsung u kıyaslamak için işletim sistemi ile donanımı yapan firma olması gerekmiyor mu önce! Bence Donanım konusunda birkaç parçayı dışardan almak bile çok büyük bir imalat safhası demek değil kullanılan materyalin ekonomik anlamda ekran, cpu, gibi olması aslında içsel bağlamda çok büyük bir etken değil. 2. olarak şunu da göz ardı etmemek gerekiyor bu gün piyasada 256GB bellek ile external olmadan çalışan “monoblock” bir gövde daima tak-çıkar kartlara göre hem çok daha sağlıklı hem de çok daha hızlı ve verimli çalışmasına imkan veriyor Samsung’un cihaz başına birim fiyat olarak belirlemiş olduğu rakkam IPhone dan daha ucuz olduğu için tabiri caiz ise FAKİR telefonu olarak çok daha fazla kitleye satılması sürümden kazanma imkanı sunuyor. Ferrari ile Toyota yı kıyaslamak gibi bir konu bence + sı – si birçok alanda tartışılması gereken bir konu he bir de güvenlik zaten en önemlisi de bu samsung telefonu kaybedin kim bulsa formatlar ve kullanır ama IPhone öyle değil.

Bir Cevap Yazın

Türkiye’de “Hyperloop Projesi” Neden Olmasın? 0

Dünya çatışmalarla, kargaşalarla boğuşmaya devam ederken, bazı vizyoner isimler de dünyayı değiştirecek, insanlığı pozitif bir geleceğe taşıyacak projeler üzerine çalışmaya devam ediyorlar. Bunlardan biri de geçtiğimiz hafta Türkiye ziyaretiyle sosyal medyayı sallayan ünlü işadamı Elon Musk.

Elon Musk kurduğu hayaller ve gerçekleştirdiği projelerle enerji, ulaştırma, finans, uzay gibi pek çok endüstride yıkıcı dönüşümlere sebep olan sıra dışı bir işadamı. Konum bugün Musk değil, ama onun vizyonuyla gerçeğe dönüşmeye yakın olan ve ulaştırma, lojistik, turizm gibi pek çok sektörde köklü bir dönüşüme sebep olabilecek bir ulaşım projesi; Hyperloop.

Konuya aşina olmayanlar için Hyperloop; manyetik bir alan ya da sıkıştırılmış hava akımı sayesinde yer üstünde ya da yer altında bir tüpün içinde, saatte 1200 km/s hıza ulaşabilecek (yani ses hızını yakalayabilecek), insan ve/veya kargo taşıyabilecek kapsüller topluluğu diyebiliriz. 2013 yılında kurucusu olduğu SpaceX firmasının yayınladığı Hyperloop Alpha adlı raporla Elon Musk’ın duyurusunu yaptığı bu çılgın ulaşım fikri, bugün gerçeğe dönüşmeye çok yakın. Aşağıdaki video Hyperloop teknolojisini çok güzel özetliyor.

Burada not etmekte fayda var, Hyperloop benzeri bir teknoloji ilk kez Elon Musk tarafından dile getirilmiyor. Geçmişte benzer çalışmalar yapılmış olsa da en göze çarpan, aynı dönemde temelleri atılan ET3 (Evacuated Tube Transport Technologies) adlı konsorsiyum. Kuruculuğunu Daryl Oster’ın yaptığı ET3 oluşumu da, Hyperloop benzeri bir projeyle çok çok daha hızlı ulaşımın mümkün olabileceğini savunuyor. Ama şüphesiz adınız Elon Musk olunca fikrinizin karşılık bulması, yatırım alması ve gerçeğe dönüşmesi çok daha kolay oluyor.

Elon Musk Hyperloop’un fikir babası olsa da kendisi ve şirketi SpaceX işin üretim aşamasında şimdilik yer almıyor. SpaceX düzenlediği tasarım ve uygulama yarışmalarıyla, fikir üretimiyle proje üzerine çalışan bağımsız firmalara teknoloji geliştirme ve know-how desteği sağlıyor gibi gözüküyor.

Hyperloop gerçeğe dönüşmeye yakın

Fikrin ortaya atılmasının üzerinden sadece 4 yıl geçti ve bugün Hyperloop hayalini gerçekleştirmek için çalışan 10’a yakın firma var. Bunların en öne çıkanı ise geçtiğimiz Eylül ayında ünlü işadamı Richard Branson’ın sahibi olduğu Virgin Grubuyla da ortaklık yaparak gücünü arttıran “Virgin Hyperloop One”. Bir başka ABD menşeili firma “HTT” (Hyperloop Transportation Technologies) ve Kanadalı “Transpod” ciddi işbirlikleri ve yatırımlarla Hyperloop sistemini gerçeğe dönüştürme konusunda önemli adımlar atıyorlar.

Elon Musk’ın ilk hayali bugün karayoluyla 7-8, uçakla 1,5 saati bulan Los Angeles – San Francisco seyahatini 30 dakikaya indirmekti. Bu yolculuk için planlanan hızlı tren hattının 70 milyar dolara mal olması beklenirken, aynı hattın Hyperloop maliyeti 10’da birine tekabül edecekti. Ancak şu aşamaya kadar yapılan fizibilite çalışmaları Hyperloop maliyetinin o kadar da düşük olmayacağını gösterdi.

Ancak hızı, çevre dostu teknolojisi, işletim maliyetinin düşüklüğü gibi pek çok sebep zorluklarına rağmen Hyperloop’un hayata geçmesinin oldukça mümkün olduğunu gösteriyor. Hatta kısa mesafeli de olsa ilk Hyperloop hattının 2020’li yılların başında operasyona alınması olası gözüküyor.

Türkiye’de Hyperloop olmaz mı?

Bugün Hyperloop projeleri geliştiren firmalar bir yandan teknolojisi üzerine testler gerçekleştirirken bir yandan da dünya çapında pek çok hatta fizibilite çalışması yapıyorlar. Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Çin, Avrupa, ABD, Hindistan, Endonezya, Meksika gibi pek çok ülkede projeler üzerine çalışmalar yapılıyor, işbirlikleri sağlanıyor.

Testler başarıya ulaşır ve Hyperloop ulaşımı mümkün olursa ilk tamamlanacak hattın aşağıdaki videoda konsepti anlatılan Abu Dhabi – Dubai hattı olması muhtemel.

Kafamı kurcalayan bir soru var. Elon Musk acaba ziyareti sırasında Türkiye için bir Hyperloop projesi de dile getirmiş midir? Yakın dönemde bunun ipuçlarını görmeye başlar mıyız? Ankara’dan İstanbul’a sadece 20 dakikada ulaşacak bir hat iş dünyasını kökten değiştirmez mi? Türkiye büyük ulaşım projelerine yatırım yaparken artık gelecek vizyonunu tazeleyip daha üst teknolojileri ve seviyeyi hedefler mi?

 

 

 

Bu yazı ilk olarak cnnturk.com.tr'de yayımlanmıştır.

Sigara İçmeyen Çalışanlara Fazladan 6 Gün İzin 0

Bizim ülkemizde de sıklıkla yaşanan bir durumdur. Sigara kullanan ve çalışan insanlar, çalışma saatleri içerisinde günde birkaç defa sigara içmek için kısa molalar verirler. Ve her şirkette bu süre normal mola süresinden düşülmez. Bunlar, genelde kısa molalar olduğu için pek göze çarpmaz, ancak aylık ya da yıllık bazda düşünüldüğünde bu molaların toplamı günlere tekabül ediyor. Bu durum da doğal olarak “Sigara içmeyenlerin günahı ne?” sorusunu akıllara getiriyor.

Business Insider’ın yaptığı habere göre Tokyo merkezli bir pazarlama firması olan Piala ise geçtiğimiz günlerde bu konuyla ilgili önemli bir adım attı. Japonya, sigara kullanma oranlarının en yüksek olduğu ülkelerden biri. Yapılan araştırmalara göre ülke nüfusunun yaklaşık olarak %22’si sigara kullanıyor. Haliyle Japonya’daki birçok kişi, bu kötü alışkanlığa çalışma saatlerinde içerisinde de belli bir vakit ayırıyor.

Piala firmasında da sigara içen kişilere 15 dakikalık sigara molası hakkı tanınıyor. Ancak bu durum, Piala’da çalışan ve sigara kullanmayan birçok kişiyi rahatsız etmiş ve bu kişiler, şirket CEO’su Takao Asuka’ya sigara içenlerin bu kötü alışkanlıklarının 15 dakikalık molalarla ödüllendirilmemesi gerektiğine dair şikayetlerde bulunmuş. Bunun üzerine şirket, sigara içmeyenlerin yılda 6 gün daha fazla tatil yapmasına karar vermiş. Piala CEO’su Takao Asuka, Japon Times’a yaptığı açıklamada şirket olarak aldıkları bu kararın, insanları sigarayı bırakma konusunda teşvik etmesini beklediğini belirtti.

Japonya’daki bir şirketin, çalışanlarına yılda fazladan 6 gün izin vermesi ülke için cidden büyük bir adım. Zira Japonya’da insanlar çok yoğun bir şekilde çalışıyorlar ve özel hayatlarına çok az vakit ayırıyorlar. Günde 12 saat çalışmak, Japonlar için normal bir durum. Ancak bu durum, ülkede 1970’lerden beri aşırı çalışmadan kaynaklı intihar ve kalp krizi vakalarının sıklık yaşanmasına neden oluyor.

Başka bir açıdan bakacak olursak, İkinci Dünya Savaşı’nda büyük bir darbe yiyen bir ülkenin nispeten bu kadar kısa bir süre içerisinde dünyanın en büyük teknoloji üreticilerinden biri haline gelmesinin de bu çalışkanlık sayesinde olduğunu söyleyebiliriz. Bununla ilgili olarak, geçtiğimiz hafta sizlerle paylaştığımız “Savaştan Çıkan Japonya Nasıl Teknoloji Devi Oldu? isimli yazımıza göz atabilirsiniz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link