Japonya: Tapon Mallarından Dünya Markasına Giden Hikaye

Japonya, tarihinden dolayı her zaman saygı duyduğum bir ülke olmuştur. Japonya, tarihinde ki gelişmişliyle meşhur Avrupa gezginlerini bile kendine hayran bırakmıştır. Fakat II. Dünya Savaşının bitmesiyle beraber Japonya’nın karanlık günleri başlar. II. Dünya Savaşından yenik olarak çıkan, Nagazaki ve Hiroşima’ya atom bombası yiyen Japonya’nın ekonomisi büyük bir darbe alır ve deyim yerindeyse ülkede taş üzerinde taş kalmaz. Ülke savaşla beraber tüm sanayisini kaybeder. Japonya yüksek enflasyonla baş başa kalarak dış ticareti kısıtlanmış bir ülke konumuna düşer.

Ülke, 1935 yılındaki milli gelir seviyesini ancak 1951 yılında yakalar. 1960’lara gelindiğinde Japonya’da üretilen mallara bakış açısı halen o kadar olumsuz ki “Japon malı, tapon malı” diye dalga geçilecek hale gelmiştir. 1970’li yıllarda Japon ekonomisi bir ivme kazanır ve Japonya birçok batı ülkesini ekonomik anlamda geride bırakma başarısı gösterir. Ülkede yaşanan ekonomik ivme ile birlikte ilerleyen yıllarda Toyota, Sony, Honda, Canon, Subaru, Olympus, Suzuki,Mitsubishi, Nintendo, Mazda, Okuma, Nikon, Casio, Toshiba, Nissan, Panasonic gibi sayısız marka sınırları aşma başarısı gösterir. Bugün Japon markalarına olan güven artmış olduğu gibi, ürünlerin kaliteleri ve tüketici üzerinde saygınlığı son derece yüksek olduğu bir geçektir.

jb_symbol

Peki, nasıl oluyor da Japonya 20 sene içerisinde dünya üzerindeki olumsuz marka imajını yıkıp, sayısız dünya markası çıkarabiliyor?

Japoncada ekonomiye “keizai “deniliyor ve bu kelime aynı zamanda insanların acılarını hafifletme bilimi anlamına geliyor. Birçok ülkede maalesef ekonominin karşılığı yolsuzluk ve haksız kazançtan oluşan insan aktivitesi olarak algılanırken, Japonların ekonomiye bu bakış açısı bile onları bence bir adım öne taşımaya yetiyor.

Japonya öncelikle kalkınma projesiyle eğitimde devrim yaparak, bilgi ve teknolojiye büyük ölçekte devlet kaynağı ayırıyor. Yurtdışına yolladıkları genç mühendislerinin dönüşleriyle beraber onları önemli ölçüde devlet desteği sağlıyor. Japonlar belli bir müddetten sonra gelişmiş ülkelerde var olanı taklit etmekten vazgeçiyor. AR-GE çalışmaları sonucunda maliyetleri düşürerek, bütün anlayışlarını kalite ve maliyet üzerine endeksliyor. Örnek verecek olursam; Toyota ilk zamanlar Ford’u taklit ediyordu. 1970’lerden sonra AR-GE çalışmalarıyla mevcut 3 tonluk araba ağırlıklarını 1 tona düşürmeyi başardı. Toyota ürettiği arabalarının kokpitlerini plastikten, koltuklarını ise metal-ametal karışımdan oluşan alaşım malzemesini kullanarak, aracı daha dayanıklı ve hafif hale getiriyor. Toyota bu farklı tasarım anlayışıyla biranda piyasadaki dengeleri kendisine çevirmeyi başarıyor. Araştıracak olursanız hemen her küresel Japon markasının tarihinde bu tarz dönüm noktalarına rastlayabilirsiniz.

Tüm bu yazdıklarım Japonların kalkınma ve üretim aşamasıyla ilgiliydi. Bu süreci ülke olarak hakkıyla becerebiliyorsanız, sıra ikinci ve en önemli aşamalardan biri olan markalaşmaya gelir. Mamulünüz ne kadar kaliteli olursa olsun eğer ki bir marka değeri yaratamıyorsanız, hiçbir zaman tüketici için ilk tercih sebebi olamayacaksınız. Japon markaları imajlarına aşırı derecede önem verirler ve marka stratejilerine diğer uluslardaki markalardan biraz farklı bakarlar. David A. Aaker göre Japon markalarının öncelikleri yenilikçilik, başarılı olmak ve sosyal sorumluluktur.

japon-otomobil-markalari-680x410

Aaker’in Japon firmalarının marka stratejisi ile ilgili üç başlığını kısaca özetlemek istiyorum.

Yenilikçilik

Japon markalarına göre yenilikçilik, tüketiciler üzerinde yeni ürünlere güvenirlilik sağlamak ve merak uyandırmak için önemli bir faktördür. Amaç markanın piyasaya sunduğu ürünlerin tüketiciler için faydalı bir avantajlı olduğuna dair bir beklenti yaratmaktır.

Başarı ve Liderlik

Japon markaları, tüketicilerin başarılı ve bilindik markaları tercih ettiklerine inanmaktadırlar. Aynı zamanda da tüketicilerin tercih ettikleri markaların sadece ürünün kalitesinden dolayı değil, kendilerini başarılı bir markanın prestiji ile bağdaştırmak istediklerinden dolayı tercih edildiklerini düşünürler.

Sosyal Sorumluluk

Japon markaları, tüketicinin satın alma kararını verirken ihtiyacı olan ürün veya hizmetlerin tek başına olmadığını, o markanın dünya içinde konumlandırmasına baktığını da çok önceden fark etmiş. Birçok Japon markası geçmişte çevre yönetimini prensip haline getirmiştir.

Peki, bizim halde hazırda kaç tane dünya markamız bulunuyor? Demeden geçemiyorum. Tam olarak ülkemizdeki altyapı buna hazır olmasa da, son yıllarda bununla ilgili önemli adımlar atıldı. Fakat şunu söylemem gerekir ki, öncelikle ZİHNİYETİMİZİ değiştirmemiz gerekiyor. Vatandaşlık görevlerimizi layıkıyla yerine getirdiğimiz andan itibaren, ülke olarak önemli mesafe alacağımızı düşünüyorum.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Neyin Nesi: İş Yerinde Satış ve Performansı Artıran Oyunlaştırma Platformu Salesmot

Profesyonel iş hayatında kim ve nerede olursa olsun, her çalışan yaptığı işin ardından takdir edilmek veya ödüllendirilmek istiyor. Ödüllendirme ve takdir edilme gibi durumlar çalışanın motivasyonunu olumlu ölçüde artırıyor. Aslında baktığımızda, motivasyon ve performans çok yakından ilişkili kavramlar. Motive olmayan çalışandan yüksek performans beklemek aslında sadece bir hayalden ibaret.

Peki motivasyon ve oyunlaştırma ilişkisi nedir?

Motivasyon, insanların onlardan yapmalarını istediğiniz şeyi, siz istediğiniz için değil, kendileri istedikleri için yaptıklarını düşünmelerini sağlamaktır.

Bunu sağlamanın en eğlenceli yolu ise yapılan işi oyunlaştırmak yani olabildiğince çekici hale getirmektir.

Taşıdığımız mobil cihazlardaki oyun sayısından bile anlayabileceğimiz üzere, son yıllarda tabletlerin ve taşınabilir cihazların artmasıyla beraber, Türkiye de oyun oynayan sayısı geçen senenin verilerine göre 30 milyon olarak belirlenmiştir. Bu veriler oyunlaştırmayı iş hayatına entegre ederek, çalışan performasını artıran Salesmot platformu ile yapılan işi eğlenceli hale getirmiş oluyor. Bu bilinçle yola çıkan Salesmot ‘un kurucu ortakları; Serkan Erdoğmuş, Orhan Küçükerman, Ertuğrul Öztürk ve Hakan Uzer oyunlaştırma platformu olan Salesmot da belirlenen hedefler ile firmaların verimliliğini, cirosunu ve çalışan motivasyonunu en üst seviyeye çıkarmayı amaçlamışlar.

 Tek bir cümleyle özetleyecek olursak nedir Salesmot?

 Bulut tabanlı, oyunlaştırılmış satış motivasyonu takip programıdır.

Nasıl kullanılır?

İlk bakışta karışık olduğunu düşündürebilen bu sistem aslında kayıt aşamasından sonra oldukça kolay. Firma adı ve e-mail ile kaydolup, şifre oluşturduktan sonra hem yöneticinin işini kolaylaştıran hem de çalışanı eğlenceli bir şekilde motive eden Salesmot’a giriş yapılabiliyor.

Üstelik 14 günlük ücretsiz kullanma fırsatı ile Salesmot’u deneyip tüm özelliklerini bedava kullanabiliyoruz.

Platform içerisinde yer alan hazır kurgular sayesinde isterseniz hemen yarışma oluşturarak şirketinizde oyunlaştırmaya başlayabiliyorsunuz. Bunun için, yarışacak kişileri eklemek, ödülleri eklemek, ve kurguyu seçmek yeterli oluyor. Salesmot’da şu an balık tutma, araba yarışı, köy inşaa etme, gökdelenler gibi oyun temalar mevcut ve sürekli yenileri ekleniyor. Bu bize bir zamanlar talep patlaması yaşayan, vazgeçilmezimiz Farmville’i de hatırlattı. Oyun kurguları oldukça akıllıca seçilmiş. Eğer özel bir tema ve oyunlaştırma kurgusu isterseniz de Salesmot ekibi tarafından hazırlanabiliyor. Daha sonrasında belirlenen hedefler doğrultusunda çalışanlara çeşitli title lar veriliyor;

  • Daha hızlı satış yapan,
  • Daha çalışma arkadaşlarına yardımcı olan vs. gibi.

Bu sistem ile oyunculara kazanımlarınını paylaşacakları,kendi gelişimlerini diğer oyuncular ile karşılaştırabilecekleri ve pozitif/negatif her türlü anlık geri bildirim alabilecekleri bir ortam sağlanmış oluyor.

Salesmot’ un avantajları nelerdir?

Herkesin motivasyonunun farklı olduğu bilinciyle Salesmot aslında tek bir ezber üzerinden değil, hedef kitleye göre oyunlar oluşturuyor.Buna da öncelikle bir persona çalışması yaparak firmanın çalışan analizini çıkararak başlıyor ekip. Ardından bu persona raporlarına göre oyun kurguları, metrikleri ve ödül marketi dizayn ediliyor. Belirli periyotlarla optimizasyon ve testler yapılarak süreç devam ediyor.

Çeşitli sektörlere hizmet veren bu platformun banka, sigorta, perakende ve emlak sektörlerinde müşterileri mevcut. Çalışmış oldukları firmaların süreçlerinde yaklaşık %12’lik bir iyileşme yakalamış durumdalar.

Firmaların ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş kurgular üretebilmeleri ve hızlı bir ekibe sahip olmaları aslında en büyük farkları. Kısa sürede firmaların isteklerine cevap verebilen bir ürün tasarlamışlar. En kısa sürede yurt dışına açılacak olan Salesmot buradaki bilgi birikimlerini globale taşımayı amaçlıyorlar.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Konaklama Endüstrisi, Online Değerlendirmeleri Nasıl Yönetmeli?

  • Bir restoran ya da konaklama işletmesi için değerlendirme sitelerinde ya da sosyal medyada yapılan eleştiriler, artık insanların nereye gideceklerine internetten karar verdikleri bir dönemde son derece hayati bir unsurdur.
  • BrightLocal’de çalışan Jamie Pitman, bu iki endüstride yer alan ciddi işletmelerin online değerlendirmeleri nasıl ele almaları gerektiğine dair önemli ipuçlarını paylaştı.
  • İlgili Yazı: Konaklama Sektöründe Müşteri Memnuniyeti Yönetimi

Hepimiz biliyoruz ki, SEO söz konusu olduğunda, her sektörün tuhaflıkları var. Ama restoran ve konaklama endüstrisi, bu noktada en çok öne çıkan sektörlerin başında geliyorlar. Bu iki endüstrideki potansiyel müşteriler, satın alma kararını vermeleri için gereken her şeyi Google Haritalar, Google Değerlendirmeler, Yelp ve TripAdvisor gibi diğer değerlendirme sitelerinden alabilirler. Bu durum; restoranlar, oteller, publar, barlar ve kafeler gibi mekanlar için alıntı ve değerlendirmelerle çalışmayı son derece önemli hale getirir.

Lokal SEO aracı sağlayıcısı BrightLocal’de çalışan Jamie Pitman, Search Engine Land isimli internet sitesinde yayımlanan yazısında, bu endüstrideki ciddi işletmelerin alıntı ve değerlendirmeleri nasıl ele almaları gerektiğine dair önemli ipuçlarını paylaştı.

Değerlendirmeler Nasıl Üretilir ve Yönetilir?

İyi değerlendirmeler, bir konaklama işletmesinin online verimliliği için son derece önemli bir faktördür. Peki bir konaklama işletmesi, nasıl iyi değerlendirmeler elde eder? Beş yıldızlı bir konaklama işletmesine giden yolda başarılı olmanız için Jamie Pitman’ın paylaştığı bazı ipuçlarını aşağıda sizlere aktarıyoruz.

1. Gerçekten harika bir hizmet sağlayın. Hiçbir sahte yorum ya da rakip karakter suikastı, berbat bir müşteri deneyiminin etkilerini tersine çeviremez. Kalitesiz bir deneyim sunuyorsanız, değerlendirmeleriniz bunu yansıtır. Bu nedenle geri bildirimin olumlu olacağından emin olmadığınız sürece, müşteri geri bildirimi almak için zaman harcamaya ve para yatırmaya başlamayın.

2. Değerlendirme istemek sorun değil, ancak nerede ve nasıl olduğuna dikkat edin. Muhakkak internet sitenizde ve e-postalarınızda önemli değerlendirme sitelerinin bağlantılarına yer verin, ancak farklı sitelerin kendi kısıtlamalarına sahip olduğunu aklınızda bulundurun. Yani onları kötüye kullanırsanız, sizin için sonuçlar pek de iyi olmaz. Örneğin Yelp, talepli değerlendirmelere sitesinde yer vermiyor. Google’ın yönergeleri ise bir değerlendirme için sadece olumlu bir deneyim edinen kullanıcılara soramayacağınızı belirtiyor.

3. Değerlendirmeye dahil edilecek belirli kelimeleri isteyin. İlgili anahtar kelimelerin değerlendirmelere dahil edilmesinin, işletmenizin uygunluğuna ilişkin sinyalleri artırabileceğine ve yerel paket sıralamasını iyileştirebileceğine inanılmaktadır. Bu yüzden öne çıkmaktan korkmayın ve müşterilerden belirli anahtar kelimeleri değerlendirmelerine eklemelerini rica edin. Ancak bunu nasıl yapacağınız size kalmış. “Yorumlarınızı bırakırken lütfen X kelimesini kullanın.” şeklinde cesur bir ifade ya da “Kahvemizi nasıl değerlendirirsiniz?” şeklinde sade bir ifade kullanmayı tercih edebilirsiniz.

4. Sahte olduklarını düşünseniz bile, her zaman değerlendirmelere yanıt verin. Sahte değerlendirmelerin kaldırılmasını tavsiye etmeme rağmen, bunların tümünü kaldırtmanız mümkün olmayacaktır. Bunlara cevap vermemek yerine, kibar bir temel cevap bırakın. Böylece cevabınızın olması gereken boş bir alan olmayacaktır. Basit ve çekimser olsa bile, yanıt verdiğiniz gerçeği, okuyuculara karşı karşıya oldukları işletmenin türünü gösterir ve size markanızın ardındaki kişiliği ortaya çıkarma ve yükseltme fırsatı verir.

5. Instagram hesabınızın herkese açık ve görünür olmasını sağlayın. En iyi TripAdvisor kullanıcılarına göre, restoranlar için Instagram, bir restoran değerlendirme kaynağı olarak TripAdvisor’ın yerini alıyor. Instagram’da bir işletme için yapılan tipik bir arama; fotoğraflara, yorumlara (bazen değerlendirmelerden daha dürüst hissettirir) ve mutlu yüzlere neden olacaktır. Ve birilerinin Instagram’da deneyimlerini paylaşmaya istekli olması, işletmenizin sözsüz bir onaylamasıdır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?