İsrail’in Özrü Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkileyecek? 0

Türkiye ile İsrail arasında yaşanan sıcak gelişmeler en son İsrail’in özür dilemesiyle tatlıya bağlanmış gibi görünüyor(!) Mavi Marmara baskınından sonra yaşanan olumsuz gelişmeler daha çok diplomatik ve askeri alanda kendini gösterirken, ekonomi penceresinden bakıldığında ciddi derecede olumsuz bir sonuç göze çarpmıyordu. Ancak geçtiğimiz hafta gündeme damgasını vuran ÖZÜR meselesi yaşandı ve bu mesele Türkiye’nin İsrail’le olan dış ticaret hacmini nasıl etkileyecek?

deb93b19c5499ad9175121c9dc411022_XL

2010 Mayıs ayı itibariyle gerçekleşen saldırı sonrası iki ülke arasındaki ticaret hacmi 3,4 milyar dolarken, 2011’de bu rakam 4,5 milyar dolara çıktı. 2012 son verilerine göre ise de 4 milyar dolar seviyesinde yer aldı.  Aslında genel itibariyle bakıldığında ticari anlamda pek de bir sorun görünmüyor, aksine 2010’dan sonra dalgalanan oranda artış söz konusu.

Ekran Alıntısı

Peki Yatırımlar Ne Alemde?

İsrail tarafından bakılınca Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’suna yapılması planlanan doğrudan yatırımlar dikkat çekiyor. Uzun zamandır bu bölgeleri mercek altına alan İsrail’in bu özür ile yakalayacağı politik hoşgörü (tabi buna hoşgörü denirse) sayesinde yatırımlarına hız kazandıracağı düşünülebilir. Sonuç olarak İsrail ile kötü olan ilişkilerimiz ABD’yi,  ABD’yi ilgilendiren ilişkilerimiz de  hem Irak hem de Suriye kanadımızı  doğrudan etkiliyor. Burada yaşanacak olan olumlu gelişmeleri ‘ihtimal’ olarak göz önüne alırsak, İsrail’in özrünü uzun bir zinciri birbirine bağlayan kilidin anahtarı olarak tanımlayabiliriz.

Türkiye tarafından bakacak olursak, başta Zorlu grubunun olmak üzere birçok projenin hayata geçebileceğini söyleyebiliriz. İsrail’in Leviathan hava sahasındaki gazı Akdeniz’in altından geçiren bir boru hattı projesini hayata geçirmeyi amaçlayan grubun sahip olduğu bu projenin büyüklüğü 2 milyar dolar.

Ülkelerin ikili ilişkileri açısından hayati önem taşıyan bazı politik kararlar ekonominin her daim nabzını tutuyor. Yaşanılan bu gelişme farklı kişiler tarafından manipüle edilse de Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler ekonomisine zarar vermemek için politik kararlarında daha yapıcı olabiliyor. Ancak bu yapıcılık bu sefer bizden değil de 2 senedir dilemesi gereken özrü dilemeyen İsrail’den beklenmedik bir şekilde geçtiğimiz hafta geldi. Sonucu nereye varır, bekleyip göreceğiz…

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Amazon Türkiye’ye Giriş Yaptığında Nelerin Değişeceğini Sektöre Sorduk 0

Amazon dünya e-ticaret ekosisteminin en önemli oyuncusu olarak her geçen gün büyümeye devam ediyor. Sektöre getirdiği yeniliklerle müşterilerine eşsiz bir müşteri deneyimi sunan ve bunu daha da mükemmelleştirmeye çalışan şirket bu sayede girdiği her pazarda başarıyı yakalıyor. 
Amazon’un yeni hedefi ise Türkiye pazarı. Şirketin Türkiye’ye resmi olarak giriş yapacağını ve bunun için gerekli işlemleri başlattığını size duyurmuştuk. 
Türkiye’de gelişen e-ticaret pazarını gözüne kestiren Amazon oturmuş sistemi ve müşteri odaklı hizmet tarzıyla Türkiye pazarında neleri değiştireceğini, rakiplerinin ne gibi hamleler yapabileceğini, şirketin Türkiye e-ticaret pazarına nasıl katkılar sağlayacağını sektörün profesyonellerini sorduk.
 Mustafa İçil (İçil Eğitim ve Danışmanlık)

Dijital Dönüşümün şekillendirdiği dünyada teknolojik değişime ayak uyduramayan firmalar rekabete karşı avantajlarını yitiriyorlar, hatta varlıklarını sürdürmekte zorlanıyorlar. Bazı firmalar ise değişimi yakalamanın ötesinde, değişimi yaratıyorlar. Amazon da bu firmalardan biri.

Amazon gibi alanında çok güçlü bir firmanın Türkiye’ye girmesi, e-ticaret pazarında olumlu yönde bir hareketlenme sağlayacaktır. Müşteriler tarafında yaratacağı ek talep ile e-ticaret pazar pastasını büyütürken, aynı zamanda da yaratacağı sağlıklı rekabetle Türkiye’deki e-ticaret hizmetlerinin zenginleşmesine ve gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Ancak etki sadece e-ticaret ile kısıtlı kalmayacak. E-ticaret dünyasının önemli bir oyuncusu, hatta lideri olan Amazon, kendisini bu alanla kısıtlamayıp, dijital içerik (Amazon Prime, Amazon Music), bulut bilişim (Amazon Web Services, Amazon Drive), akıllı ev cihazları (Amazon Echo) ve daha birçok alanda yatırım yapmakta. Hatta pilot çalışmasını yaptığı Amazon Go marketleri ile, alışılageldik iş modellerini geleceğin teknolojileriyle yeniden şekillendiriyor. Amazon’un bu girişimleri girdiği pazarda sadece e-ticaret alanında değil birçok alanda dijital dönüşümün katalizörlerinden biri olacağının bir göstergesi.

Marketing Holmes

Daha önce hiçbir tecrübesi olmadığı bir pazarı girişiyle bile domine etmesiyle bilinen Amazon’un Türkiye pazarına girecek olması Türk e-ticaret sektörü için son yılların şüphesiz en büyük haberlerinden biri. Geçtiğimiz yıllar yabancı yatırımların ülkeden çıkışıyla çalkalanan sektör bu sefer büyük, oldukça büyük bir oyuncunun sektöre adım atışıyla hiç olmadığı kadar büyük bir dalgaya maruz kalacağa benziyor.

Amazon yalnızca bir e-ticaret sitesinden çok daha büyük bir anlamı ifade ediyor bugün. Telefon-tablet ürün gamından, alanının en başarılı e-kitap okuyucusuna, rüzgar santrallerinden, süpermarketler zincirlerine kadar oldukça geniş bir yelpazede hizmet sunan markanın bence Türkiye pazarında rakiplerinden ayrışacağı en büyük rekabetçi avantajı tüm bu alanların ötesinde müşteri memnuniyeti politikasında olacak.

Türk e-ticaret sektörü her ne kadar her yıl istikrarlı bir şekilde büyüse de, beklenenin altında büyüme katetmesinin altında müşteri memnuniyetinin tam anlamıyla sağlanamıyor olması yatıyor. Bir dönem taşı toprağı altın olarak lanse edilen e-ticaret, işini iyi yapan markalarla birlikte merdiven altı sitelerin de türemesine zemin oluşturdu ve yaşanan sorunlar hizmet kalitesinin düşmesine, insanların parasını ödedikleri ürünlere ulaşamamasına, yaşadıkları sorunlara muhattap bulamamalarına ve tüm bunlarla birlikte ise Türk tüketicinin zihninde oldukça kötü bir algının oluşmasına yol açtı. Böyle bir durumda ise Amazon gibi müşteri memnuniyetine her şeyden çok daha fazla önem veren bir oyuncunun pazara girmesi, elbette dengeleri değiştirecek etkenlerin başında geliyor.

Sektörü değiştireceğine inandığım bir diğer dinamik ise üyelik sistemi. Bugün Amerika’da her dört kişiden birini Amazon Prime üyesi yapan marka, film-dizi arşivlerine sınırsız erişimden ücretsiz kargoya, yeni kitaplara erken erişime kadar birçok özellike birlikte yalnızca bir sadakat sisteminin çok ötesinde bir yapıyı ifade ediyor. Ülkemizde müşterilerini yalnızca doğum günlerinde hatırlayan markalar düşünüldüğünde, böyle bir sistemin ülkemizde faaliyete geçmesiyle birlikte sektörün geçireceği değişim malum. Amazon Prime üyelerinin ise üye olmayan kullanıcılara nazaran iki kat daha fazla para harcadığını da bir kenara not etmek gerekiyor.

Amazon şüphesiz dünyanın en büyük oyuncularından biri. Türkiye pazarına girişiyle birlikte ise dinamiklerin değişeceği aşikar. Bakalım önümüzdeki aylar ne gösterecek.

Önder Bakal (Yataş Grup E-Commerce Yöneticisi)

Amazon’un artık Türkiye pazarına giriş yapmasının kesinleşmesini hem üreticiler hem de tüketiciler açısından olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz.

Bunu esasen salt e-ticaret sektörü özelinde değil tüm sektörler özelinde değerlendirebiliriz. Zira satacağı bazı ürünleri Türkiye’den tedarik edeceği öngörüsü ve isteği üretim sektörü açısından önemli olacaktır.

Müşteriler nezninde faydası; genel olarak rekabetin kızışmasıyla birlikte geniş ürün gamına nispeten daha uygun fiyatlarla ulaşabilecek olmaları. Bu durum mevcuttaki rakiplerin kendilerini daha çok geliştirmesini sağlayabilir.

Bütünleşik müşteri deneyimi, Amazon Go vb yeni nesil perakende yaklaşımı, drone ile  teslimat seçenekleri vb gibi konuları ülkemizde de deneyimleme şansını umarım kısa sürede yakalayabiliriz.

Pazarlamasyon olarak biz de Haftanın Gündemi video serimizde Amazon’un Türkiye’ye girdiğinde neleri değiştireceğini değerlendirmiş ve üzerine tartışmıştık.

Booking Türkiye’de Hizmetlerine Devam Edeceğine İnanıyor 0

23 Ekim’de 5. duruşması yapılacak Booking.com’un yetkilileri, “Umuyoruz ki yakında ülke içi seyahatlere ilişkin servislerimizi tekrar sunacağız” dedi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) açtığı dava üzerine Türkiye’deki faaliyetleri 29 Mart’ta durdurulan online otel rezervasyon portalı Booking.com yetkilileri, 23 Ekim’de yapılacak beşinci duruşma öncesinde olumlu mesajlar verdi. Habertürk’e konuşan yetkililer duruşmadan umutlu olduklarını belirtti.

Yetkililer, “Türkiye ile uluslararası çaptaki çalışmalarımız devam edecek. Türkiye’nin göz alıcı doğal güzellikleriyle eşsiz kültürünü keşfetmek için tüm dünyadan burayı ziyaret edecek seyahatçilere aracı olmayı sürdürüyoruz. Türkiye’deki kullanıcılarımız da uluslararası seyahatlerinde hizmetlerimizden yararlanabilirler” diye ekledi. Türkiye’de hizmet veremediklerini anımsatan yetkililer, “Umuyoruz ki yakında ülke içi seyahatlere ilişkin servislerimizi tekrar sunacağız. Bu kapsamda Türkiye’deki resmi kanallarla diyaloğumuzu açık tutmaya devam ediyoruz. Hizmetlerimizin Türkiye içinde kullanıma tekrar açılması için uzlaşma sağlanacağına inanıyoruz” ifadesini kullandı.

TÜRSAB’ın yaptığı bu hamlenin ardından Booking’in yaptığı açıklamayı da buradaki haberimizden okuyabilirsiniz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link