İran ile Kalkan Ambargo Türk Ticaretini Nasıl Etkileyecek?

Rumi der ki  ‘yıldızlar ve ay, sular durulduğunda görünür.’

İran da biraz bu duruma girmek üzere diyebiliriz. Tarihçiler, bir çok kişiden daha çok değer verir İran topraklarına, yaşantılarına ve insanlarına. Çünkü çok eski tarihinden bu yana çok güçlü, kudretli ve bilge dönemler geçirmiştir. Medeniyetlere örnek olmuş ve bildiğimiz, yükselen bütün beyliklerin kralı olmuştur İran.

Bu yüzden İran pazarlama ve iş dünyası için de değerlidir. Çünkü alışkanlıkları ve genleri değiştirmeniz oldukça zordur.

Ancak uzun yıllardır süre gelen ambargolar onu sakat bir kral gibi, bölgesine hapsetmiştir. Uluslararası olan her şeyden kopmuş bulunan İran’ın balıkçılık, ticaret, ihracat, hatta elinde fazlasıyla bulunan petrol ihracatı döngüsü kalakalmıştır. Halk yaşam standartları olarak çok geride kalmış, hem seçim konusunda kısıtlanmıştır, hem de hiçbir şeyin kolay olmamasından gelen pahalılıkla alım gücü sıfırlanmıştır.

35 yıldır süre gelen ambargoların kaldırılması, dünyanın gidişatını, hatta merkezlerini bile etkileyecek kadar güçlü bir değişiklik. Aslında yeni iş alanları, iş adamlarına yeni topraklar manasında oldukça önemli bir farklılık. Ancak bilmek gerekir ki bu durumun İran açısından oldukça dezavantajlı tarafları da olacak.

Bunlardan ilki güvenlik açığı. Kendi bünyesinde belirli sınırlarda kalan nükleer ve silah harcamaları 12 milyarda kalan İran, Ortadoğu bölgesindeki diğer komşularının çok altında bir büyümede. Üstelik bu açık 3 kat gibi bir fark olduğu için onlara yetişmesi de uzun bir zaman ve tonla enerji isteyecek. Bu anlamda İran Ortadoğu’da gücünü gitgide kırılan bir seyirde takip edecek.

Iran-Map

Elbette ki bizi ilgilendiren kısmı burası değil. İran’ın Ortadoğu’daki yumruğunun büyüklüğü, Türkiye olarak bu toprakları da gereğinden çok etkileyecektir ancak bizim için oldukça olumlu tarafları var.

İran’ın ambargo sahillerinin açığa vurmasının Türkiye’ye neredeyse 50 milyar dolar ticari kazanç sağlayacağı dedikodusu kulaktan kulağa dolaşıyor. Yapılan konferanslarda, ticaret şirketlerinin neredeyse hepsinin İran’a giriş yapacağı bile duyuruldu. Üstelik hammadde ucuzluğu nedeniyle üretim ve satış fiyatlarının düşüşe geçebileceği ön görüsü de ortalarda dolaşıyor. Bu arada elbette petrol anlamında zenginlik kaynağı olan bu bölgenin, Türkiye’deki petrol fiyatlarına ve markalarına da yansıyacağı apaçık bir gerçek. Toplamda neredeyse 400 milyar doları bulacak bir geminin denizlere açılıyor olduğunun müjdesini görebiliriz.

Ticari anlamda başarı kanallarının açıldığı vurgusu yapıla dursun,  bazı tehditlerin de oluşabileceğini gündeme taşımamak ayıp olur tabii ki. Coğrafi komşuluk nedeniyle hem geçiş yolları olarak her zaman Türkiye kullanılacak hem de aslında bölgede ‘kim büyük’ rekabeti ortaya çıkmaya başlayacak. Rekabetin ortaya çıkmaması neredeyse imkânsız elbette ancak yönetilebilecek mi bunu görmek gerek.

iran1

Ekonomi topluluklarının açıklamaları Türkiye’yi finans sektöründe de çok kısıtlayan İran ambargosunun kalkması, bu anlamda da büyük bir altın şehri vadediyor. Dengeler sadece iki ülke için ve bölge için değil, tüm dünya için değişecektir. Yeni ortaklıklar, ihracat ve ithalat süreçlerinin kolaylaşması, ticari büyümenin çağ atlayacak olması, bölgedeki düzenin yeniden sistematize edilecek olması her şeyin farklı bir adaba yöneldiğini açıkça belli ediyor. Üstelik bölgeye olan yatırımların artacak olması da, bir çok açıdan ithalatın bile kolaylaşması, ucuzlaması anlamına gelecektir. Alım gücü kolaylığı, mal ucuzluğu, üretim kolaylığı bölgenin en büyük artılarından biri olacaktır.

Bölgedeki domine güç olan Suudi Arabistan ile rekabetin artacağı, kolaylaşacağı da başka bir konu. Zengin Arap ülkelerinin borsada düşüşler yaşamaya başlaması, birçok anlamda ferahlık da sağlayacak. Yatırımcıları daha da fazla cesaretlendirecektir.

İran, ambargoların kalkmasıyla agresif politikalarla yüzleşecek ancak şimdiye kadar alamadığı bir çok hizmete de kapısını açmış durumda. Bu hem halkın alım gücünü destekleyecek, hem de yeni markalarla seçim gücünü arttıracak.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

Bir Cevap Yazın

Müşteri Kaybetmenin Yolları 101

Müşteri Nasıl Kaybedilir?

İşte veya derslerde bir ürünün/hizmetin pazarlaması üzerine konuşmaya başladığımızda, ben ne isterim diye düşünür, onun üzerinden planlama yapmaya başlarım.

Markalar içinde iyi bir müşteri olduğumu düşünürüm.

Benim pazarladığım hizmeti kullanan ve memnun olan kişilerden beklediğim tüm davranışları, kendi tükettiğim ve memnun olduğum markalara karşı sergiler, tavsiye eder, üzerine sohbet ederim, farklı markaların yüzüne bile bakmam.

Ancak, bazı markalar sanki “Müşteri Nasıl Kaybedilir” üzerine epey kafa yoruyorlar ve bunu hayata da geçiriyorlar.

Şirket ismi vermeden birkaç örnekle, müşteri kaybetmenin yollarına bakalım.

Bir banka temsilcisi, bir başka bankaya atıfta bulunuyor ancak isim vermek istemiyor ve şöyle bir açıklama yapıyor; “Mesela, bazı bankalar mevduadınızı şu şekilde değerlendiriyor. İsim vermek istemem ama reklamı denizde geçiyor” Eğlenceli bir yaklaşım. Belki ben de bu şekilde yazarım.

Uzun zamandır, kitaplarımı online olarak sipariş ederim, özellikle Kadıköy Alkım kapandığından beri, kitapçı gezme isteğim epey sarsıldı. Yaklaşık 7 yıldır kullanmış olduğum bu alanda hizmet veren bir site var. Aslında oldukça memnundum. Bir kere fiyatları kitapçılara göre daha uygundu. Kitaplar, kapıma kadar geliyor ve yanlarında ufak tefek hediyeler de getiriyorlardı. Ancak, son siparişim inanılmaz bir hayal kırıklığıyla sonlandı. Kitap siparişimin ardından, kitaplar elime ulaşmadı ve 15 gün boyunca maalesef bana bir dönüş de yapılmadı. 20 gün sonra gelen haber ise 4 kitabımdan 3’ünün iptal edildiği ve kalan kitabın bana gönderildiği ancak teslim almadığım için tekrar şirketin deposuna gönderilmiş olduğuydu. Ne büyük bir hayal kırıklığı! Bu arada bende tezim için okuma gerekliliğim olan kitapları, bir umutla bekliyordum. Sanırım amazon.com’un Türkiye pazarına girecek olmasının etkilerini oldukça yoğun hissediyoruz. Markafoni’nin kapanışı belki de bunun ilk örneğiydi. Geçtiğimiz yılın sonlarından beri ise  hepsiburada.com’un satışı gündemde… Bu kitap sitesi de hepsiburada’nın satışında pakette olan kurumlardan biridir belki, nihayetinde aynı holding bünyesi altında yer almaktalar.

Bir sağlık grubu zinciri, müşteri kaybetmenin ve imaj lekelemenin örneği olması ve derslerde anlatılması için çalışıyor sanki ve şöyle bir saçmalık yapıyor;

Bir hasta ameliyat olur. Ameliyatı için hastaya 10 bin tl ücret sunulmuştur. Ameliyat esnasında hastanın bir yakını, ücreti ödemek ister ve 13 bin tl öder, hasta ameliyat olur, çıkışını yapacaktır kendisi de 10 bin tl’yi öder. Bir gün sonra hastanın başka bir yakını gelir ve aynı ameliyatın ücretini bir kez de o ödemek ister ancak 10 bin tl fazla gelir ve pazarlık yaparak ücreti 8 bin tl’ye düşürür. Hastane tek bir hasta için, üç farklı kişiden toplam 31 bin tl ücret almıştır. Bu kişiler birkaç gün sonra, aynı ortamda bir araya gelirler ve hepsi bu ameliyat için ödeme yaptıklarını söyler. Hastane bir jest olarak en yüksek ve en düşük ücreti iade eder! Dalga geçiyor olmalısınız.

Ülker grubuna ait, yakın zamana kadar Starbucks’a tercih ettiğim kahve zinciri, Türk kahvemin yanına Bim’den kilosu 5 tl olan lokumlardan bir adet koyduğunda, kendilerine olan bakış açım oldukça değişti. Bu olaydan sonra, daha büyük fincanda kahvesi, yarım litrelik suyu ve neredeyse Hacı Bekir lokumlarının kalitesine yakın olan iki adet lokumla, bana oldukça güzel bir kahve deneyimi yaşatan Starbucks artık tek tercihim oldu.

Hizmet sektöründe yer alan şirketlerden beklediğimiz şey temelinde aynı oluyor, kaliteli ürün ve gülümseyen yüzler bazen de samimiyet. Bunu Duran Usta’nın ya da Recep’in Yeri’nde veya uluslararası bir kahve zincirinde de arıyoruz. Kalite zahmetlidir ama kalıcıdır ve bize kaliteyi sunan bir kurumu asla unutmayız.

İyi örneklerle bitirelim ve bu kurumların isimlerini de verelim.

Yeni Türk Edebiyatı üzerine çalışma yapan bir arkadaşım, Selçuk Baran’ın Bir Solgun Adam isimli kitabını satın almak istedi, ancak Yapı Kredi Yayınları baskıyı durdurmuştu ve bu kitaptan İstanbul’da bir tane dahi yoktu.  Arkadaşım yayınevini aradı ve yazar üzerine bir araştırma yapmak istediğini ve bu kitaba ulaşmasının çok önemli olduğunu iletti, telefondaki yetkili ile beş altı dakikalık bir konuşma ve mailleşmenin ardından, kitap İzmir’deki bir mağazada bulundu ve temini sağlandı.

Perapost dergisi ve CRIF şirketinin Türkiye’de perakende sektöründe faaliyet gösteren firmaların 2016 yılı net satış rakamlarına göre gerçekleştirdiği Perakende 100 araştırmasına göre, sektörün içinde bir alt başlık olan Gıda Perakendesinde Köfteci Yusuf markası 1. Sırada, genelde ise 45. durumda. Bir ay önce Pendik’te açılmış olan mağazasına gittiğim Köfteci Yusuf’dan neredeyse tam memnuniyetle ayrıldım. Köftesi yediğim en güzel köfte değil, ilk beşe de girebileceğini sanmıyorum ancak sunum, hız, özen ve ekonomiklik birleşince, eh güzel de bir tat ile birlikte başarılı bir sonuç ortaya çıkıyor.

Başarı genelde tesadüfi olmuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link