Eğlence ve Medya Sektörü 17,5 Milyar Dolar Büyüyecek

Denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden olan PwC “Küresel Eğlence ve Medyaya Bakış 2013-2017” raporunu yayınladı.

Eğlence ve Medya sektöründeki tüketici harcamalarında yakın vadede geleneksel medya hakimiyeti devam edecek. Dijital tüketimi dijital gelire dönüştürme çabaları artarak sürecek. 2012 yılındaki dijital içerikli toplam tüketici E&M harcamasının %9’u 2017 yılında ancak %16’ ya ulaşabilecek.

Rapora göre, dünya çapında, tüketicilerin Eğlence ve Medya sektörü (E&M) içerik ve deneyimlerine erişimi gittikçe artan internet erişimi ve akıllı cihazlara sahip olanların sayısının hızla artmasıyla, küresel olarak demokratikleşiyor.  Türkiye’de ise son yıllarda çift basamaklı büyüme oranları yakalayan E&M sektörünün aynı eğilimi devam ettirmesi bekleniyor. 2012 yılında Türkiye’de 10,2 milyar doların üzerinde büyüklüğe ulaşan sektörün, 2013’ün sonunda 11,6 milyar dolara, önümüzdeki 5 yılda ise yıllık ortalama % 11,4 büyüme ile 2017 yılında yaklaşık 17,5 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

Raporun kapsadığı 2013-2017 dönemi boyunca; Çin, Brezilya, Hindistan, Rusya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Meksika, Endonezya ve Arjantin toplam E&M gelirlerindeki paylarını yaklaşık iki katına kadar yükselterek bu alandaki en büyük büyümeleri gerçekleştirecekler.

Türkiye çift basamaklı büyümesini sürdürecek

eglence-medyaya-bakis-2013-2017Türkiye’de son yıllarda çift basamaklı büyüme oranları sergileyen E&M sektörü önümüzdeki 5 yılda da bu büyüme eğilimini sürdürecek. 2012 yılında Türkiye’de 10,2 milyar doların üzerinde büyüklüğe ulaşan sektörün, 2013’ün sonunda’ 11,6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.  Sektörün önümüzdeki 5 yılda ise yıllık ortalama % 11,4 büyüme ile 2017 yılında yaklaşık 17,5 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Peki Türkiye’ye ilişkin diğer sonuçlar neler?

  •  Türkiye’deki internet erişimi piyasası önümüzdeki beş yıl içinde patlama yaşarken, gelirler 2012 yılındaki 2,72 milyar dolar seviyesinden 2017 yılında 7,25 milyar dolar seviyesine doğru büyük bir artış gösterecek. Mobil internet hizmetleri ise uygun fiyatlı akıllı telefonların büyük oranda elverişli olması ve nispeten düşük sabit-geniş bantlı giriş nedeniyle büyümenin başlıca itici gücü haline gelecek.
  • Nispeten hâlâ sağlam durumda olan gazete yayıncılığında, 2008 yılında 558 milyon dolar düzeyinde olan ve 2012 yılında 618 milyon dolara ulaşan reklamcılık gelirinin 2017 yılı sonuna kadar %6,5’luk bir CAGR ile 848 milyon dolara çıkması bekleniyor.
  • Türkiye’de 2012 yılında 420 milyon dolar büyüklüğe ulaşan filme alınmış eğlence sektörünün değeri %6,2’lik bir CAGR artışıyla seviyesinden 2017 yılında 568 milyon dolara ulaşacak.  İnternet üzerinden çalışan televizyon sistemiyle (OTT) film yayını hizmetlerinin geliri, beş yıllık dönemde %77,0’lık CAGR artışıyla 39 milyon dolara yükselerek en güçlü büyümeyi sergileyecek. 2012 yılındaki bu rakam sadece 2 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

eğlence ve medya

Raporun Vurguladığı İstatislikler Neler?

  • Mobil geniş bant önemli bir itici güç haline gelecek
  • E&M Tüketici Harcamaları: Yakın vadede geleneksel medya hakim olacak
  • E&M Reklam Harcamaları: Geleneksel medya güçlü olmaya devam edecek ancak dijital medya 2017 gelirlerinin %37’sini oluşturacak
  • Tüketici E&M içeriği harcamaları giderek dijital formata kayacak
  • E&M reklam harcamalarında büyüme: Hızı internet ve video oyunları belirliyor
  • 2016 yılı reklam harcamalarında Çin Japonya’yı geçecek

Giderek daha dijital bir hayata sürüklendiğimiz şu son zamanlarda uzun vadeli perspektiften bakacak olursak Türkiye’nin sektörde çift haneli büyüyecek olması, dahası bu öngörünün PwC gibi bir şirket tarafından onanması sektörel bazda taşları sağlam yere koyduğumuzu gösteriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

National Geographic’ten Plastik Kirliliğinin Görünmeyen Yüzüne Dikkat Çeken Çarpıcı Kapak Fotoğrafı

  • National Geographic’in plastik kirliliğine dikkat çeken çarpıcı Haziran ayı kapağı sosyal medyada hızla yayılıyor.
  • Geçtiğimiz yıl Dünya Ekonomik Forumu’nda başlatılan Ellen MacArthur Vakfı tarafından hazırlanan bir rapora göre; okyanusta 2025 yılına kadar her üç ton balığa tekabül bir ton plastik ve 2050 yılına kadar balıktan daha fazla plastik olması bekleniyor.
  • İlgili yazı; WWF, Instagram Filtreleri ile Çevre Kirliliğine Dikkat Çekiyor.

National Geographic, Haziran sayısı için kullandığı kapak fotoğrafında farkında olduğumuz plastik kirliliğinin buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğunu çarpıcı bir şekilde vurguladı. Kapak resmi, derginin kıdemli fotoğraf editörü Vaughn Wallace tarafından bu sabah Twitter’da paylaşıldığından beri dünya genelinde çok büyük ilgi gördü ve çok beğenildi. 

Son zamanların en önemli çevre sorunlarından birisi olan plastik kirliliğine dikkat çeken bu fotoğraf sosyal medyada ilgiyle karşılandı. Tweet daha şimdiden 35 bin kişi tarafından beğenildi ve 18 bin kişi tarafından paylaşıldı.

Derginin son baskısı, Dünya’nın plastik tüketimine adanmışlığını ve gezegenimizi sarsan plastik kirliliğinin büyüklüğünü gösteren aşağıdaki gibi çarpıcı görüntüler ve bilgi grafikleriyle dolu olacak. 

Plastik kirliliği öyle bir boyut kazandı ki okyanusun en derin noktası olan Mariana Çukuru’nda bir plastik torba bulundu. Dünya çapında her dakika bir milyon plastik şişe satın alınmakta ve bunların çoğu okyanus atıklarını oluşturup okyanus yaşamına zarar vermekte. Şişeler değilse, plastik torbalar ve su yollarımıza girip vahşi yaşama zarar verebilecek diğer plastik bazlı ambalajlar durdurulamaz bir şekilde kirliliğe yol açmaya devam ediyor. 

Bazı uzmanlar, plastik krizin iklim değişikliği kadar kötü olduğu konusunda uyardılar. Geçtiğimiz yıl Dünya Ekonomik Forumu’nda başlatılan Ellen MacArthur Vakfı tarafından hazırlanan bir rapora göre; okyanusta 2025 yılına kadar her üç ton balığa tekabülen bir ton plastik ve 2050 yılına kadar balıktan daha fazla plastik olması bekleniyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sabit Gelirli Beyaz Yakalıların Sabit Şikayetleri

Daha önce sizlere gerçek bir reklamcı olmak için yapmanız ve sahip olmanız gerekenleri aktarmıştık. Bugün de beyaz yakalıların şikayetlerine değinmek istedik. Eğlenceli yazımıza “Beyaz yakalı”nın tanımını yaparak başlayalım; işçilerin fiziksel gücünü iş kabiliyetine dönüştürdüğü dönemde, yönetimde yer alan çalışanlar için kullanıldı beyaz yaka tabiri. Beyaz yakalı çalışan; idari ve bürokratik işleri yürütebilen, bunları yaparken beden gücünü görece az kullanan kişilerdir. 

Her mesleğin kendine has zorlukları vardır elbet. Beyaz yakalılar zamanlarının çoğunu ofislerinde geçirseler ve fiziksel olarak güç harcamasalar da zihinsel olarak zamanlarının büyük bir kısmını işlerine ayırırlar. Dolayısıyla bir beyaz yakalı olmak kesinlikle kolay bir iş değildir. Sabırlı ve iradeli olmak gerekir.

Genelleme yapmak gibi olmasın fakat beyaz yakalıların bazı ortak problemlerini esprili bir dille sizler için derledik. Siz de beyaz yakalı olmaya hazırlanıyorsanız veya beyaz yakalıysanız bu problemlere en kısa zamanda çözüm getirilmesini umuyoruz. Keyifli okumalar :)

1. Sabahları Starbucks’tan Kahve Alırken Sıra Beklemek

Eğer bir beyaz yakalıysanız kahve içmeden uyanamamanız gerekiyor. E ofislerde yapılan kahveler de her zaman güzel ve taze olmuyor tabii. Çözüm ise sabahları Starbucks, Nero gibi ünlü bir kahve zincirinden kahvenizi alıp işe gitmek oluyor. Fakat pek çok çalışan sabahları iyi bir kahve içmek istediği için biraz beklemeniz gerekiyor haliyle. Dileriz ki bu sıra bekleme olayına kısa zamanda bir çözüm bulunur…

2. Ofis Gıybetlerini Yanlış Kişilerle Paylaşmak

Herhangi bir iş yeri ortamında diğer çalışanlardan yeniyseniz ofis dedikodularına dahil olamamanız normal. Ama eğer şanslıysanız sizin yanınızda başkaları birbirlerine dedikodu aktarır ve siz de duyduklarınızı birleştirerek bir sonuca varabilirsiniz. Peki bu ne işinize yarayacak?

Gıybet ekibine kabul görmek ve ofisteki gelişmelerden haberdar olmak için sizin de ekibe bir şeyler katmanız gerekir. Bunu aidat ödemek gibi düşünebilirsiniz. Ancak neyi nerde söyleyeceğinizi tespit etmek de çok önemli. Örneğin birisi hakkında öğrendiğiniz bir dedikoduyu paylaştığınız ortamda o kişinin yakın arkadaşı varsa yandınız. Dedikodu sizin üzerinize bile kalabilir. Bu konularda çok dikkatli olmak lazım.

P.S: Son bir ipucu daha asla bildiklerinizin hepsini tek seferde söylemeyin…

3. İş Yerindekilerle Sohbet Edebilmek İçin Netflix / Spotify Üyeliği Almak Zorunda Kalmak

Bir beyaz yakalı olmadan önce Netflix üyeliğiniz olmayabilir hatta yabancı dizi bile izlemiyor olabilirsiniz ancak artık iş yerinde bu şekilde varlığınızı sürdürmeniz mümkün değil…

Bir arkadaş grubunuz olsun ve onlarla ortak bir şeyler paylaşın istiyorsanız eğer yabancı dizi izlemek ve mümkünse Netflix üyeliği satın almak zorundasınız. Netflix’teki en popüler dizileri bir hafta sonu eve kapanıp bitirdikten sonraki pazartesi gününün sigara ve yemek sohbetleri önceden hazırlanmış olacaktır zaten. Ayrıca iş arkadaşlarınızı Spotify’dan takip edip birbirinizin listeleri hakkında da yorum yapmanız gerekiyor…

4. Bazı İngilizce Kelimelerin Türkçelerini Unutmak

Plaza dili dediğimiz ortaya karışık yeni bir dil var biliyorsunuz. Plaza dili; bazı çok kullanılan İngilizce terimlerin Türkçe’ye uyarlanarak (güya kısaltılarak) konuşulduğu, Türkçe’de olmayan bazı zamanların (Future Continuous Tense gibi) bir şekilde Türkçe’ye sokulduğu ve beyaz yakalıların anadilleri gibi konuşabildikleri bir dil.

Bu terimleri gün içinde maillerde, telefonlarda ve toplantılarda o kadar çok kullanınca elbette bu günlük hayata da yansıyor ve ortaya “Tamam sevgilim bir brainstorming yapalım o zaman bu konuda, ben seni arıyor olacağım” gibi cümleler çıkabiliyor.

5. Stresten Kilo Almak ve Parası Ödenen Spor Salonuna Gidememek

Beyaz yakalılar bedensel olarak çok güç harcamazlar demiştik. Genelde ofiste bütün gün bilgisayar başında oturmaları gerekir. Üstelik işleri yoğun olan ve mesaiye kalmaya eğilimli beyaz yakalılar bu stresten ve hareketsizlikten ötürü kilo alabilirler.

Maddi olarak çok fazla sıkıntı yaşamayan beyaz yakalılarda maddiyattan çok zaman problemi vardır. Genelde kazandıkları parayı harcayamamaktan yakınırlar. Örneğin spor salonuna yazılırlar ve bir müddet düzenli gittikten sonra gitmeye vakit bulamazlar. Bu durumda parasını önceden ödedikleri spor salonu üyelikleri de yanmış olur…

6. Kimsenin Daha Önce Gitmediği Tatil Yeri Bulmaya Çalışmak

Bütün sene çalışan ve para kazanan beyaz yakalıların tatilleri tabii ki çok değerlidir. Bütün senenin yorgunluğunu bir haftada güzelce atması gerekir. Ama aynı zamanda ofisteki arkadaşlarının gitmediği, ilginç bir yere gitmek ofisteki prestij için çok önemlidir. Sonuçta o tatilden elbet bir gün dönülecek, fotoğraflar gösterilecek, yenilip içilenler anlatılacak… Ne kadar farklı bir yer olursa etraftan o kadar ilgi çeker ve o kadar güzel Instagram postları çıkar. Birer hafta şeklinde tatili ikiye bölüp bir de herkesin gittiği sıradan tatil beldelerine bir gözükmek de gayet mantıklı bir tatil programı olabilir…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link