Doğuş Grubu Borsa İstanbul’da Yeniden Doğabilecek mi?

Gezi Parkı’na olan tepkilerle başlayan ve ulusal bir direniş haline gelen olaylar sonrasında Türkiye tarihi anlarını yaşamaya devam ediyor. Son on yıldaki en sert düşüşün yaşandığı Borsa İstanbul pazartesi 78 puanla kapanırken dün %1.5 değer kazanarak güne başladı.

Haftaya kötü başlayan ve zararı en büyük olan şirket ise hiç şüphesiz Doğuş Grubu oldu. Garanti Bankası’nın değerinin çok aşağılara düşmesi gündemde en üst sıralarda yer aldı. En son aldığımız bilgilere göre ise 1.500 kredi kartı sahibi kart üyeliğini iptal etti, dahası bankadan 35-40 milyon TL’lik mevduat çıkışı yaşandı.

Medyada üstün bir yere sahip olan grubun özellikle NTV kanalı binası önünde yapılan eylemler sonuç verdi. Böylelikle Doğuş Yayın Grubu CEO’su Cem Aydın hata yaptıklarını belirterek

 “Bu izleyicimizle olan güven ilişkimizi tazelemek için bize bir fırsattır. Her zamanki gibi işimizi en iyi şekilde yapacağız”  dedi.

Doğuş Grubu’nun Borsadaki Son Durumu Ne?

 

T.GARANTİ BANKASI A.Ş. : GARAN

garanti1

Garanti Bankası’nın mevduat ve kredi kartı kullanıcısının önemli ölçüde kayba uğramasına rağmen %5,46 değer kazanan hisseler günü 8,88 ile kapattı.

Garanti

DOĞUŞ OTOMOTİV SERVİS VE TİCARET A.Ş. : DOAS  

doğus1Değer kaybına uğrayan tek şirketi Garanti Bankası olmadı Doğuş Grubunun. Aynı zamanda Doğuş Otomotiv de bu durumdan etkilenmiş durumda ama bir önceki güne göre değerlenen hisseler günü 10,75 ile kapattı.

Doğuş Otomotiv

GARANTİ FAKTORİNG HİZMETLERİ A.Ş. : GARFA

G.fak.1Garanti Faktoring de yaşanan olaylardan nasibini alıp haftaya büyük bir düşüşle başlamıştı ama dün toparlanmaya başladı ve günü 7,60 ile kapattı.

Garanti Faktoring

Doğuş Yayın Grubunun özrü ne kadar işe yarayacak önümüzdeki günlerde göreceğiz, ama halkın tepkisini bu denli çeken bir şirketin özellikle Garanti Bankası gibi bir kuruluşun hâlâ en çok işlem hacmi gören şirket unvanına sahip olsa da yakın gelecekte büyük sıkıntılarla yüzleşmek zorunda kalacağı aşikar.

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Pazarlamacılar Tinder’dan Neler Öğrenmeli?

Tinder’ı kullanmayan, kullanmasa da duymayan kalmadı. Ama yine de kısaca açıklamak gerekirse Tinder; yakınlıklarına bağlı olarak kullanıcıları özelliklerine göre eşleştiren bir mobil “date” uygulaması.

Tinder  2012 yılında piyasaya sürüldüğünden beri kullanıcı sayısı ve popülerliği giderek artıyor. İnsanlar uygulama üzerinden birbirlerinin fotoğraflarını sağa ya da sola kaydırarak iletişim kuruyorlar veya iletişimi reddediyorlar. 2017 itibariyle günlük kullanıcı sayısının 1.6 milyara ulaştığı varsayılıyor. Kullanıcılar günlük ortalama 36 dakikalarını Tinder’da geçiriyorlar ki Tinder’ın tanışma platformu ve geçiş aşaması olarak kullanıldığını düşünürsek bu çok uzun bir süre.

İnsanların neden Tinder’a ihtiyaç duyduğu veya Tinder’ı ne amaçla kullandıkları sosyolojik bir araştırma konusu olabilir. Ancak biz bu yazıda Tinder’ın başarılı pazarlama taktiklerini konuşacağız. Tinder neden bu kadar başarılı oldu?

Tüm reklamcıların, pazarlamacıların bildiği bir şey vardır; tüketici davranışlarında duygular mantıktan önce gelir. Ürün veya hizmet satın alma eylemine karar verdirmek potansiyel tüketicinin duygularına hitap etmekle mümkündür. Tüketimin bugün geldiği noktayı göz önünde bulundurursak satın almanın ihtiyaç ile doğru orantılı olmadığı oldukça açık. Ayaklarımızı korumak için ayakkabıya ihtiyaç duyarız evet ama neden onlarca ayakkabımız var? Sahip olduğumuz araba gerçekten ayağımızı yerden kesse yetiyor mu yoksa rengi, modeli de önemli mi?  Demek ki bizi tüketmeye iten başka sebepler var…

Tüketici iki temel duyguyla hareket eder:

  1. Tatmin olma arzusu.
  2. Acıdan kaçma.

Tinder’ı baz aldığımızda kullanıcılar beğenilerek tatmin olma arzularını gideriyorlar, reddedilmekten korkarak da acıdan kaçıyorlar. Reddedilme insanlık tarihinin başından beri korkulu bir rüyadır. İlkel toplumlarda reddedilme soyunu devam ettirememe hatta uzun vadede dışlanma ölümle bile sonuçlanabiliyordu. Ancak Tinder’da ise reddedilmek söz konusu değil çünkü eşleşmenin sağlanabilmesi için iki tarafın da birbirini beğenmesi gerekiyor. Yani eğer reddedildiyseniz o kişiyle zaten iletişime geçmiyorsunuz. Dolayısıyla konuşma başladığında iki taraf da reddedilmediği, beğenildiği özgüveniyle iletişime başlıyor ve acıdan kaçması gerekmiyor. Tinder başlı başına acıdan kaçma ve haz alma üzerine kurulmuş bir düzen aslında. Tinder’ın başarısının köşe taşlarını da bu tüketici zihniyeti oluşturuyor.

Tinder aslında gerçek hayatın bir mobil yansıması. İnsanlar gerçek hayatlarında hızlı kararlar verirler ve burada ilk önceliği fiziksel kaygılar alır. Bu bir ürün için de böyledir duygusal bir eşleşme için de böyle. Eskiden de böyleydi şimdi de… Görücü usulü evliliklerde bile gelin; damadın annesi, yengesi vs tarafından önce görülür beğenilirdi. Sonra ailesi araştırılır, bilgisi görgüsü öğrenilirdi. Tinder’dan önceki yakın çağa gidersek  “Seni biriyle tanıştıracağım, birbirinize çok uygunsunuz” teklifi hemen “Fotoğrafı var mı?” sorusunu peşinden getirmiyor muydu?

Dış görünüş çok önemli elbet ama yeterli mi? Tabi ki değil. Dışarıdan beğendiniz peki içi nasıl? Neleri seviyor, ortak nelerimiz var, ne konuşabiliriz? İşte burada Tinder’ın başarısı süper hızlı eşleştirmeler. Tek tek okuduğunuz kitapları, sevdiğiniz filmleri, müzikleri yazmanız gereken bir yer yok. Facebook hesabınızla giriş yaptığınız için Tinder sizi zaten otomatik olarak eşleştirir ve zaman kaybetmenize gerek kalmaz.

İnsanların her an her yerde elektronik cihazlarla meşgul oldukları, kitapların önemli yerlerinin altını çizen uygulamalar aracılığıyla kitabı okumak zorunda kalmadan da bilgiyi hap gibi yutabildiğimiz, televizyon izlerken tabletten İnstagram’ı telefonlardan Twitter’ı güncelleyek her şeye aynı anda hakim olabildiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Dolayısıyla gönül işlerinin de hızlanması ve güncellenmesi gerekiyordu. Tinder işte tam olarak bunu yaptı ve tüketiciye uyum sağladı. Yani Tinder’ın dünya çapında 36 farklı dilde ve 196 ülkede en çok kullanılan uygulamalardan birisi olmasının altında yatan şey aslında tüketici beklentilerini bu denli karşılayabilmesi ve gerçekçiliği. Tinder’ın bu denli büyümesinin altında, haz, ödül ve acıdan kaçma bileşenleri yatıyor.

 

Efsane Seri Deneysel Bankacılık Sona Erdi

Garanti Bankası’nın uzun yıllardır devam eden efsane reklam serisi Deneysel Bankacılık çekilen son filmle sürpriz bir şekilde sona erdi.

Deneysel Bankacılık, kardeşi Garanti Bankası’nda çalışan Tanju Öztürk’ün arkadaşı Şafak’la Garanti’ye rakip olmaya çalışmasını konu ediniyordu. Her biri birbirinden eğlenceli videolardan oluşan bu seride ana karakterimiz Tanju sürekli başarısız olsa da asla çalışmaktan vazgeçmiyor, hep daha iyisini üretmeye çalışıyordu.

Yıllarca en çok konuşulan dijital projelerden biri olmayı başaran Deneysel Bankacılık yayınladığı son videoyla yine kendine has üslubuyla sona geldiğini anlattı. Video hakkında spoiler vermeden sizi hüzünlü ama eğlenceli The End videosuyla baş başa bırakıyoruz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday