Dijital Para Birimi Bitcoin’in Geleceği

BubbleCoin, BitDeliver, CoinComply ve benzeri diğer şirketlerin sponsoru olduğu, ana amacı Dünya’ya Bitcoin’in ısrarcı ve ciddi olduğunu göstermek olan Inside Bitcoins adı verilen etkinlik 10-11 Aralık tarihlerinde gösteriş ve zenginliğin sembolü olan Las Vegas’ta gerçekleştirildi. Katılımcıların birçoğunun ana gündem maddesi kanun yapıcıları bu yeni dijital para ve ödeme sisteminin illegal kumar ve uyuşturucu satın alma işlemleri için tercih edilen bir para birimi olmaktan ziyade, bir finansal pazar inovasyonu olarak daha değerli olacağına ikna etmekti.

2008 yılında Satoshi Nakamoto adını kullanan bir kişi veya bir grup tarafından piyasaya sunulan Bitcoin, şuan günümüzün en önemli dijital para birimleri arasında. Bu para bilgisayar kodu olarak mevcut ve herhangi bir merkezi kontrol sistemi yok. Bitcoinler elektronik cüzdanlarda duruyor ve harfler ve sayılar ile tanımlanıyor, online olarak takas edilebiliyor ve sonrasında nakde çevrilebiliyor. Oldukça karmaşık kriptografik sorunları çözebilen bilgisayarlar tarafından yaratılıyorlar. Daha fazla para yaratıldıkça baş edilecek sorunlar da artıyor. Sistem en fazla 21 milyon Bitcoin üretecek şekilde tasarlanmış. Şuan ise toplam 12 milyon Bitcoin mevcut.

Bugün, tüm bu belirsiz durumuna rağmen Bitcoin t-shirt, yemek ve elektronik eşya alış verişi yaparken kullanılabiliyor.

Popülaritesi arttıkça kanun yapıcıların dikkatini çekmesi de kaçınılmaz oluyor. Kasım ayında ABD Adalet Bakanlığı’nın bu para birimini kambiyonun* yasal bir aracı olarak resmen tanıdığını açıklamasıyla Bitcoin fiyatları fırladı. Bunun yanı sıra bir diğer düzenleyici makam ise bankaları Bitcoin ile işlem yapmayı kabul etmeden önce kara para aklama standartlarını karşıladığından emin olmaları gerektiği konusunda uyardı. 5 Aralıkta Çin Merkez Bankası finansal kurumların dijital para birimlerini alıp satmasını ve ürünlerini Bitcoin cinsinden fiyatlandırmalarını yasakladı.

American Bankers Association başkan yardımcısı Richard Riese’e göre Bitcoin işlemlerinin yapılması öncelik listelerinde üst sıralarda değil. Görülebilir bir yakın gelecek boyunca finans endüstrisi bankalara dayalı olarak devam edecek gibi duruyor ve bu yüzden Bitcoin’in bankalara ihtiyacı olması kaçınılmaz. Bu sene %7.000 değerlenen Bitcoin gittikçe geniş bir kitle tarafından kabul görürken kanun yapıcılar ve bankalar tarafından ise halen şüphe ile karşılanıyor.

*Kambiyo, para ya da para yerine geçen belgeler’in değiştirilmesi işlemidir.

Kaynak referans: Bloomberg Businessweek

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Amazon, E-Ticaret Pazarına Sandığımızdan Daha Fazla Hükmediyor

ABD merkezli online perakende şirketi Amazon‘un online tarafta pazara ne kadar hakim olduğundan sürekli söz ediyoruz. Özellikle Walmart ve Target başta olmak üzere, bazı şirketler de e-ticaret tarafında Amazon ile rekabet edebilmek için sürekli hamleler yapıyorlar. Amazon’un bu rekabette açık ara önde olduğunu bilsek de geçtiğimiz tatil dönemine ait online alışveriş verilerine göre Amazon, pazarı tahmin ettiğimizden daha fazla domine ediyor.

Earnest Research isimli araştırma şirketinin paylaştığı rapora göre, geçtiğimiz tatil döneminde yapılan online alışveriş harcamalarının yaklaşık olarak %90’ı Amazon’un kasasına girdi. Buna karşılık Walmart ve Best Buy, tatil döneminde yapılan online alışveriş harcamalarından sadece %4 pay alırken Target’in aldığı pay ise %2’de kaldı. Bunun birlikte bu veri, Şükran Günü’nden sonraki beş haftalık periyotta, bu dört perakende şirketi tarafından satılan ürünlerin brüt değerleri üzerinden hesaplama yapılarak elde edildi.

Amazon’un tatil dönemindeki online alışveriş harcamalarından alacağı pay ile ilgili yapılan tahminler, şirketin bu pastadan yaklaşık olarak %50 pay alacağı yönündeydi. Ancak Earnest Research’in paylaştığı bu rapor, online perakende devi Amazon’un tahminlerin çok daha üstünde bir pazar hakimiyetine sahip olduğunu gösteriyor.

Tüm bunlara rağmen, Walmart’ın online alışverişten aldığı nispeten ufak pay, geçtiğimiz yıl ile kıyaslandığında bir istikrar gösteriyor. Şirket, son dönemde online tarafa yaptığı büyük yatırımlar nedeniyle Amazon’un en büyük rakibi olarak görülüyor. Walmart’ın bu alanda yaptığı son yatırımlardan biri, sahip olduğu Jet.com şirketi aracılığıyla online market işine girmek olmuştu. Bu hamle şirketin online gelirlerini arttırsa da, bu artış sadece şirketin payını geçtiğimiz sene ile aynı oranda tutmasına yardımcı oldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link