BİM, Apple ve Amazon’u Solladı, Deloitte Tescilledi

Deloitte tarafından yayınlan “Global Powers of Retailing of 2013” (Perakende’nin Küresel Güçleri 2013) raporuna göre Türkiye’nin en büyük perakende şirketi BİM aralarında Apple, Amazon.com, H&M gibi dünya markalarının da bulunduğu listede ilk sırada yer aldı.

Yayınlanan raporda şirketin piyasa değerinin o şirketin maddi varlıklarının değerine oranlanmasıyla belirlenen Tobin Q oranı sıralamasında dünya lideri BİM oldu. Böylece BİM gelişmekte olan ülkeler kategorisinden çıkıp da dünya çapında bir başarıya imza atan ilk perakende şirketi olma unvanını da almaya hak kazandı.

Ekran Alıntısı

Dünya’nın en hızlı büyüyen perakende şirketleri sıralamasında ise 2006 ve 2011 yılları arasında yakalamış olduğu %29,8’lik büyüme ile 4 milyar 907 milyon Dolar’lık satış geliri elde eden BİM onuncu sırada yer alıyor.

Küresel anlamda perakendecilik sektörüne yön veren 250 şirketin bulunduğu raporun genel listesinde ABD’nin iddialı oyuncusu Walmart ilk sırada yer alırken, Fransa’dan Carrefour ikinci, İngiltere’den Tesco ise 3. oldu. 250 dünya markasının bulunduğu listeye BİM 185. sıradan girmeyi başardı.

631771-130116-b-retail

BİM’in bu başarısını tescilleyen Deloitte merakla beklenen bu araştırmayı her sene yapıyor ve listenin ilk sıralarındaki ülkeler yıllardır değişmiyor. Peki ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya’nın dominant rol oynadığı dünya pazarında Türkiye’den BİM gibi bir markanın da yer almasını neye borçluyuz?

BİM’in yakaladığı bu başarı aslında çok uzun bir yolculuğun eseri değil. 1995 yılında kurulmasına rağmen 2000’li yılların son yarısından itibaren atağa kalkan BİM Türkiye’de orta ve düşük gelir sınıfına hitap eden bir anlayış içerisinde yola çıktı. Uyguladığı bu stratejinin yanına düşük fiyata kaliteyi yakalamak gibi bir olgu da ekledi. 2006’dan sonra gelirini yaklaşık %30 oranında artıran BİM, mağaza sayısının buna paralel bir şekilde artmasıyla da hız kesmek bilmedi. 3500’ü aşkın mağaza sayısına ulaştı ve son olarak da bu başarıya imza attı. İnsanların tüketim alışkanlıklarının günden güne değişmesi ve özellikle perakende ihtiyaçlarını alışveriş merkezlerinden değil de evlerine yakın express mağazalardan gidermeyi tercih etmeleri bunun en büyük nedenlerinden bir tanesi. Aslında bu başarıyı bir kenara koyup dünya devlerinin Türkiye’de neden bu kadar pasif olduğunu da sorgulamak lazım.

Tesco Türkiye’de Kipa ile varlığını sürdürse de dünyanın en büyük perakende şirketi Walmart gelişen Türkiye pazarına henüz adımını atmış değil. Uzun vadede böyle bir girişimin varlığından söz edilir mi bilinmez ama şuan itibariyle günden güne müşteri kitlesini arttıran, özellikle de halka arzından sonra hız kesmeden yoluna devam eden BİM gerçeği var ve bu gerçek kısa vadede kolay kolay değişmeyecek gibi görünüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Yalancının Mumu: Yalan İfadelerle Tüketiciyi Kandırmanın Cezasını Çeken Markalar

  • Tüketicinin beğenisine sunduğunuz her ürün ve hizmetin biraz pazarlamanın sihirli dokunuşuna ihtiyacı vardır elbet. Ama ya o ince ayarlanması gereken dozu biraz fazla kaçırdıysanız ne olacak?
  • Redbull kanatlandırmıyor, New Balance giyerek kilo veremiyorsunuz. Tüketiciyi kandırmanın, yanlış reklam beyanında bulunmanın bedelini ağır ödeyen markalardan örnekler aşağıda;
  • Benzer yazılar için Pazarlamada Algı ve İtibar Yönetimi

Markanızın ününü ve müşterinizin size güvenini zedelemekle sonuçlanabilecek bu hatalardan birkaç tanesine hep beraber göz atalım;

Airborne’un yaptığı:  Uydurma bir tedavi yöntemi

1990’larda piyasaya vitamin ve mineral takviyeleri çıkaran Airborne, piyasada bir anda yaygın hastalıklardan olan grip ve soğuk algınlığını engelleme ve etkilerini hafifletme vaadleri ile çıktı. Peki gerçekten öyle miydi? Daha sağlıklı ve güvenilir yiyecekler için toplum faydasını koruyan organizasyon Center for Science in the Public Interest (CSPI) tarafından yapılan araştırma bu iddiaların altını dolduracak gerçek bir bilimsel kanıt bulunmadığını keşfedince Airborne 23.3 milyon dolarlık bir tazminat ödemeye mahkum oldu.

Splenda: Şekerden yapılmıyor

Neredeyse her yerde şeker alternatifi olarak gördüğümüz Splenda ise “ Şekerden yapıldı, bu nedenle tadı şeker gibi” mottosu ile 2000’lerde yayılırken ve müşterilerini doğal olduğuna inandırırken Şeker Birliği aslında Splenda’nın şekerden yapılmadığını , yoğun bir kimyasal içerik içerdiğini keşfetti ve şirkete dava açtı. Gizlilik kararı ile sürdürülen davada 2007’de uzlaşma sağlandı.

New Balance kilo vermenize yardım etmiyor

2011’de New Balance yeni ayakkabı serisini kas aktivasyonunu ve kalori yakımını sağlar ifadeleri ile tanıtırken bu ifadelerin halkı kandırmak ve yanlış beyanda bulunmak olduğunu düşünüyor muydu? Hayır. Sonradan yapılan birçok araştırma normal yürüyüş ayakkabıları ile karşılaştırıldığında New Balance serisinin insan sağlığına ekstra bir faydası bulunmadığını hatta kas zedelenmesine bile neden olacağını kanıtladı.

Redbull kanatlandırmıyor

Bu vakanın ilgi çekici olmasının nedeni ise bunu zaten biliyor olmamız. Amerikan bir tüketicinin 10 senedir ürünü tükettiğini, ancak ne zihinsel ne de fiziksel olarak performans artışı yaşamadığını ve şirketin bu sloganla rakiplerini geri bırakmayı amaçladığını iddia ederek şirkete dava açması sonucu, Redbull davacı tarafla 13 milyon dolarlık bir anlaşma yaparak uzlaşı sağlamak durumunda kaldı. Ama bugünlerde hala bu sloganı duyuyoruz değil mi?

Volkswagen çevre için kılını kıpırdatmıyor

2016 yılında Federal Trade Commission (FTC)  tarafından markaya acılan dava markanın aslında temiz, dizel enerji tükettiğini reklamlarda ifade etmesi ama gerçekte bunun tam tersinin çıkmış olması. Emisyon testlerinde 7 yıl boyunca hile yaptığı anlaşılan markanın hala halk gözünde itibarını düzeltmek için ne kadar uğraştığına şahit oluyoruz.

Sizin aklınıza gelen başka hangi örnekler var?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Blockchain İçin Türkiye’de İlk ‘Blok’ Oluşturuldu

Bitcoin ile ortaya çıkan ancak daha sonra farklı bir çığır açan blockchain teknolojisi için bir platform oluşturuldu. Bilişim Vakfı ve Bankalararası Kart Merkezi blockchain’i kurumlara ve üniversitelere açacak.

Blockchain teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşması için ilk ‘blok’ oluşturuldu. Tarihin en devrimci teknolojilerinden biri olarak gösterilen blockchain’in faydalarının araştırılması ve kullanımının artırılması amacıyla Blockchain Türkiye Platformu (BCTR) kuruldu. Platform, Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ve Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) öncülüğünde kuruldu ve herkese açık olacak. Platform, düzenleyeceği eğitimler ve etkinlikler ile bilgilendirici yayınlar ve içeriklerin yanı sıra bilim, sanayi ve teknoloji akademileri, düşünce kuruluşları, üniversiteler, diğer ülke ve birliklerin blockchain platformları ve konsorsiyumlarıyla da önemli işbirliklerine imza atacak. Blockchain teknolojisini kullanmak isteyen her sektörden firmaya açık olacak platformun kısa süre içinde Türkiye’de faaliyet gösteren tüm sektörlere ulaşması bekleniyor.

İnsan Kaynağına Katkı

Platformun tanıtım toplantısında konuşan TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı, “Güvenin maliyeti hâlâ çok yüksek. Bugün 500 yılı aşkın süredir kullandığımız, çift yanlı kayıt tutma prensibine, matematiğin de yardımıyla bir üçüncüsünü eklemek üzere yola çıkıyoruz” dedi. BKM Genel Müdürü Soner Canko ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Yeniliklerin, teknolojik gelişmelerin, başarılı, verimli ve hızlı entegrasyonu için ekosistem kurmanın önemini şimdiye kadar BKM Express, FinTech Istanbul, TROY gibi çalışmalarımızda deneyimledik. Şimdi de TBV çatısı altında bu platformun bir parçası olmaktan memnunuz.”

Blockchain ile Her Şey Değişecek

Merkezi yapılar olmaksızın güvenli ve kalıcı veri oluşturulmasını ve saklanmasını sağlayan blockchain teknolojisi ile pek çok bürokratik işlemin yanı sıra ithalatihracat, bankacılık ve sözleşme süreçleri çok daha hızlı olacak. Bağışlar kaynağından alıcısına dek tüm süreçlerde şeffaf şekilde takip edilebilecek, kimlik, sağlık gibi kamu ve özel kayıtlar kolaylıkla kurumlar arasında taşınabilecek ve tüm bu süreçlerde şeffaflık ve mahremiyet eş zamanlı olarak kontrol edilebilecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link