Big Mac’e Göre Türk Lirası Dolar’dan Daha Mı Değerli?

The Economist dergisi Ocak ayı The Big Mac endeksini açıkladı. Buna göre ABD’de 4,37 dolar olan Big Mac’in fiyatı Türkiye’de 4,78 dolar(8,45 TL).

İlk olarak 1986 yılında The Economist dergisi tarafından oluşturulan The Big Mac endeksi, farklı ülkelerin para birimlerinin birbirine olan oranlarını gözlemlemek amacıyla kullanılıyor. Modelin dayandığı temel ise Satın Alma Gücü Paritesi. Bu teoride 1 doların her ülkede aynı satın alma gücüne sahip olduğu varsayılıyor. Teoride söz konusu ‘alışveriş sepeti’nde ise Mc Donald’s tarafından Dünya’nın birçok ülkesinde üretilen ünlü Big Mac bulunuyor.

Sonuç olarak hamburgerlerin satış fiyatlarını karşılaştırdığımızda; hangi para biriminin aşırı değerli, hangisinin değersiz ve hangisinin normal değerde olduğunu hesaplamak mümkün olabilmektedir. Türkiye ve ABD örneğinden devam edecek olursak: Türkiye’de 8,45 TL olan Big Mac, ABD’de yaklaşık 7,72 TL. Buna göre satın alma gücü paritesi 7,72/8,45=0,91 olacak. Bunu şuan Türkiye’deki gerçek kur $1=1,7635 TL ile karşılaştıralım,(0,91-1,76)/0,91=-0,93791. Bu sonuç bize Türk Lirası’nın ABD Doları karşısında %9,4 daha değerli olduğunu göstermektedir.

Merkez Bankası da Aynı Görüşte.

Geçtiğimiz günlerde TCMB Tüfe bazlı reel efektif döviz kurunu açıkladı. Aralık ayında 118,08 olan reel efektif döviz kuru Ocak ayında 120,16 ya yükseldi.

Reel efektif döviz kurunun artışı TL’nin değer kazandığı anlamına geliyor. TL’nin değer kazanması da Türk mallarının yabancı mallar cinsinden değerinin arttığını gösteriyor. Türkiye’nin dış ticaretinde dengesizliklere yol açabilecek bu durumun Merkez Bankası tarafından uygulanacak kuvvetli bir politika ile makul bir seviyeye indirilmesi gerekiyor.

Big Mac AB’de Kemer Sıkmayan Ülkeleri Ele Verdi.

big mac

AB’de yaşanan ekonomik kriz sonrası bazı ülkeler kemer sıkma politikaları ile bu durumun üstesinden gelmeye çalıştılar. Peki uygulanan reformlar ne derece etkili oldu? Bu sorunun cevabını da Big Mac fiyatlarında bulmak mümkün. Euro bölgesinde Big Mac fiyatlarını inceleyen ekonomist Guntram Wolff, Big Mac fiyatları ile kemer sıkma önlemleri arasında bir korelasyon oluşturmuş. Çalışmaya göre İrlanda’da Big Mac fiyatının 3.80 Euro’dan 3.50 Euro’ya düştüğü, İspanya, Yunanistan ve Portekiz’de ise bölge ortalamasının altında kaldığı sonucuna varılmış. Bu durum bize gösteriyor ki, krizin gölgesinde uygulanmaya çalışılan kemer sıkma politikaları İrlanda’da etkisini gösterirken, diğer üç ülkede azda olsa varlığını hissettirmeye devam ediyor.

Şunu unutmamak gerekir ki: bir Fast food ürünü üzerine inşa edilen bu teorem, bugün piyasalarda en güvenilir endekslerden biri olarak kabul ediliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Hedefini Uluslararası Finans Sektöründe kayda değer bir başarı yakalama üzerine kuran genç bir Ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Uber’den Büyük Zarar

Uber geçen yılın son döneminde 57 milyon kullanıcısının bilgilerini çaldırdığını açıklamıştı. Bu bilgiyi 1 yıl sakladıktan sonra açıklamasının üzerine oldukça tepki toplayan Uber bu kez de zararıyla gündemde.

İstanbul’da sarı taksilerle arasında büyük bir gerilim olan Uber, küresel çapta büyük zarar etti. Şirketin zararı 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 61 artarak 4.5 milyar dolar oldu.

Haberturk.com’un haberine göre Son aylarda özellikle ticari taksilerin hedefinde olan ancak tüm dünyada büyümeye ve kullanıcı sayısını artırmaya devam eden Uber’in mali sonuçları geçtiğimiz yıl zararın derinleştiğini gösterdi.

Aralık ayı sonunda Japon Softbank’ın başını çektiği konsorsiyum, Uber’in hisselerinin yaklaşık yüzde 18’ini 48 milyar dolarlık piyasa değeri üzerinden satın almıştı.

Uber’in açıkladığı rakamlara göre şirketin zararı dördüncü çeyrekte daralmasına karşın yıl genelinde bakıldığında yüzde 61 artışla 4.5 milyar dolara yükseldi. Uber henüz halka açık bir şirket olmadığı için aslında mali sonuçlarını açıklama yükümlülüğü bulunmuyor. ancak şirket son zamanlarda tüm rakamlarını açıklama yolunu seçti.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bankalar Müşterilerini Tanımak İçin Yılda 100 Milyon Dolar Harcıyor

Blockchain teknolojisiyle birlikte yeni bir dijital ekonomi ortaya çıkıyor. Hızla büyümesi öngörülen bu ekonomide kimlik bilgileri ve bu bilgilerin doğrulanması günümüze göre çok daha fazla önem kazanacak. Özellikle bankacılık işlemlerinin fiziksel olarak yapılmadığı küresel dijital dünyanın yeni normali, dijital kimlikler olacak. Saniyeler içinde herhangi bir kurumla veya kişiyle bağlantı kurulabilen bu dünyada kimlik doğrulamanın daha güvenli, hızlı ve kolay yapılması gereklilikten çok bir zorunluluk haline geldi.

Bankalar müşterilerini tanımak için yılda 100 milyon dolar harcıyor

Kimlik bilgilerinin dijital ortama aktarılarak doğrulama işlemlerinin otomatikleştirilmesi, kimlik doğrulama işlemlerinin daha güvenilir, hızlı ve ekonomik yapılmasını sağlıyor. Danışmanlık şirketi Synechron verilerine göre, 100 binden fazla müşterisi olan bir banka, müşterilerini tanıma ve süreçlerine dahil etmek için senede 100 milyon dolar harcıyor. Blockchain KYC (know your customer-müşterini tanı) çözümüyle bu giderlerden iş gücünde yüzde 55 ve maliyetlerde en az yüzde 30 oranında tasarruf edilebilecek.

Hukuken geçerli dijital kimlik çözümü

Yerli ve yabancı bankacılık sektör temsilcilerini buluşturan Banking as a Service Summit’te e-imza katmanına sahip, hukuken geçerli dijital kimlik çözümleri hakkında bilgi veren E-GÜVEN Genel Müdürü Can Orhun, “Birbirini tanıyan insanların bir arada yaşadığı dönemde kimlik kartlarına gereksinim yoktu. Artan nüfus ile bu dönemden kimlik kartları, pasaportlar gibi kimlik doğrulamasının yapıldığı sürece geçtik. Şu anda ise daha kompleks ve dijital bir çağda yaşıyoruz. Bu çağın yeni normali, dijital kimlik. Karışık operasyonların, merkezileştirilmiş verilerin hacklenme risklerinin, kompleks kimlik güvenlik kontrollerinin ve kötü müşteri deneyimlerinin geride kalmasını sağlayacak dijital kimlik çözümümüz Blockchain teknolojisiyle hayatımızdaki yerini alacak.” dedi.

Avrupa Birliği’ndeki sertifikalarla da uyumlu

13 yıl önce ilk e-imzayı, 11 yıl önce ilk mobil imzayı ürettiklerini vurgulayan Orhun, sözlerine şöyle devam etti: “BTK tarafından yetkilendirilmiş Türkiye’nin ilk elektronik sertifika hizmet sağlayıcısıyız. Yeni çözümümüz, gönderici ve alıcının belli olduğu, yasal düzenlemesi yapılmış, kimlik doğrulamasının teyit edilmesi gerektiği bankacılık, finans ve sigorta gibi sektörleri adresliyor. Ayrıca dijitalleştirilmiş, merkezi olmayan, şifreli bir dağıtık veri tabanı olan Blockchain teknolojisi ile uyumlu dijital kimlik çözümümüz; hızlı, güvenli ve kanıtlanabilir şekilde istenilen platformlarda ve akıllı sözleşmelerde kullanılabilecek. Yeni çözümü işletmelerle birlikte bireyler de kullanabilecek. Uygulama, Türkiye ve tüm Avrupa Birliği’ndeki sertifika sağlayıcılarının ürettiği elektronik ve mobil imzalarla uyumlu olacak.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link