AB’ye İhracat Kod adı: Kötü Gidişat 0

Avrupa Birliği ülkelerinin içinde bulunduğu ekonomik bunalım sonucu değerini gittikçe yitiren Euro ve bununla beraber ülkelerin büyüme oranları, geçtiğimiz yıllara kıyasla pek de iç açıcı bir gelecek vaad etmiyor. Teker teker iflasa sürüklenen ülkeler sadece kendi ekonomilerini değil dünya ekonomisini de önemli bir derece de etkiler hale geldi. Öncelikle Avrupa’daki son dönem büyüme değerlerine bakacak olursak:

Euro bölgesinde ilk çeyrekte yüzde sıfır büyüme kaydeden ekonomiler ikinci çeyrek verilerinin açıklanmasıyla negatif büyüme kaydetti. Avrupa birliği genelinde ekonomiler ortalama olarak yüzde 0,2 oranında küçüldü. En büyük küçülmeyi kaydeden ülkelerin başında 1,2 ile Portekiz geliyor, Portekiz’i ikinci olarak  0,8 küçülen Kıbrıs takip ediyor, onu da yüzde 0,7 küçülme gösteren İtalya izliyor. İhracatta ve iç tüketimde gözleri üzerine çeken Almanya ise yüzde 0,3 oranında büyüdü. Euro bölgesinin bir diğer büyük ekonomik gücüne sahip olan Fransa ise iki çeyrekte de yüzde sıfır oranında büyüme kaydetti.

Avrupa’da son durumun bu halini almasının ardından, AB resmi para birimi Euro ise Dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. Bir yıl önce 1 Euro’nun değeri 1,44 dolarken şimdi 1,24 civarında yer almış vaziyette, yani bu durumda Avrupa’nın resmi para birimi son 1 yılda ortalama olarak yüzde 17,5 oranında geriledi.

Bu gelişme ABD, Hindistan, Çin ve Euro bölgesindeki ülkeler ile ihracatını Euro üzerinden yapanlar için gelirlerinin de azalması anlamına geliyor. Bu durumdan kazançlı çıkanlar maliyetlerini Euro üzerinden belirlenen ancak satışlarını kendi para birimi üzerinden yapan kuzey Avrupa ülkeleri, kaybedenlerse Avrupa’ya satış yapan şirketler ve bu şirketler kriz nedeniyle piyasada fiyatları düşürmek zorunda kaldılar. İspanya ve Yunanistan’da olduğu gibi ekonomik krizin derinleşmesi, ürünlerini Avrupa’ya ihraç eden firmaların üzerindeki baskıyı arttırıyor. Ticari faaliyetlerini geliştirme derdine düşen işadamları ise yeni Pazar arayışına yönelmiş durumda. Peki Türkiye pastadan payını nasıl aldı? Bu duruma açıklama getiren Ekonomi bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye’nin ihracat hacmine ve büyümeye  bakışını şu sözlerle dile getirdi:

“Büyüme oranları gayet iyi olup dünyayı imrendiriyor. Bu büyümenin ardında ihracat var. İlk 3 ay temel alındığında yüzde 3,2 büyümeye tanık olduk. Bunun 4-5 puanı ihracatın katkıları ile ortaya çıktı. İhracat yaptığımız bölgelerin dörtte üçünün bunalımlarla karşı karşıya olduğu bir ortamda önemli başarılar elde ediyoruz.” 

İlk ve ikinci çeyrek sonuçlarına göre cari açığın yüzde 30 gerileyip 44,7 milyar dolardan 31,1 milyar dolara indiğini duyuran Bakan, burada 2011’e göre 13,6 milyar dolar iyileşme olduğunu ifade etti. Cari açığın daralmasında ithalatın değil ihracatın önemli rol oynadığından söz eden Zafer Çağlayan, “13,6 milyar dolar iyileşmenin 11 milyarı ihracattan geliyor.” dedi.

“Cari açık geriliyor, enflasyon geriliyor. Biz, ezberi bozuyoruz. Ekonomi ile ilgili önemli görüşleri bulunanlar ‘2 hakkınız var, birini tercih edin. Enflasyon için büyüme ya da büyüme için enflasyondan vazgeçin’ diyordu. Ama ezber bozuldu. Biz, istihdam ve büyümeyi artırırken cari açık ve enflasyonu indirdik. Bu ivme ile ihracatı da artırdık. 2012 ilk yarıda mal ihracatı yüzde 13,4 artışla 74,4 milyar dolar oldu. Geçen ayın ihracatı da 10,8 milyar dolar oldu. Bunları topladığımızda 85,2 milyar dolar ihracat rakamı elde ediliyor. Buna ilave 1,5 milyar dolar Türkiye İstatistik Kurumu kayıtlarına girecek ihracat olacak. Bu, 87 milyar dolara baliğ oluyor.

1 Ocak ila 15 Ağustos döneminde ihracatımız ise 92 milyar dolara tekabül ediyor. Bu, bizim 2012 hedefimiz olan 148 milyar dolar ihracat hedefinde sorunla karşılaşmayacağımızı, ateş çemberine rağmen bu rakamı yakalayacağımızı ortaya koyuyor.”

Büyüme konusunda ihracat odaklı bir çıkış trendi yakalayan Türkiye, ihracat kapasitesinin büyük bir kısmını Avrupa Birliği üye ülkeleriyle sağlamakta. Ama yaşanan bu ekonomik bunalımlar sonucu AB’ye olan ihracatımız yüzde 6,8 oranında daralıp 31,5 milyar dolara inmiş durumda. Gidişatın böyle bir grafik çizmesi üçüncü çeyrek sonuçlarının da daralacağını ve ekonomik krizin devam ettiği Avrupa’da  Türk firmalarının da önümüzdeki dönemlerde yeni pazar arayışına gireceğini işaret ediyor.

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

TÜİK Perakendecilerin Satış Hacminin Azaldığına Dair Bir Rapor Yayımladı 0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın temmuz ayına ilişkin perakende satış hacim endeksini açıkladı.

Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi temmuzda bir önceki aya göre yüzde 1,3 geriledi. Söz konusu ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 1,8, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 2,3 azalırken, otomotiv yakıtı satışları yüzde 1,2 arttı.

Gıda dışı sektörlerin bir önceki aya göre değişimi incelendiğinde, bilgisayar, kitap ve iletişim aygıtları satışları yüzde 5,1, elektrikli eşya ve mobilya satışları yüzde 3,9, tekstil, giyim ve ayakkabı satışları yüzde 1,3 azalırken, tıbbi ürünler ve kozmetik satışları yüzde 0,3, posta veya internet üzerinden satışlar yüzde 3,9 artış kaydetti.

Takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi temmuzda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,6 arttı. Aynı ayda gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 4,8, otomotiv yakıtı satışları yüzde 2,9 artarken, gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 1,3 geriledi.

Gıda dışı sektörlerin geçen yılın aynı ayına göre değişimi incelendiğinde, bilgisayar, kitap ve iletişim aygıtları satışları yüzde 5, tekstil, giyim ve ayakkabı satışları yüzde 19,9, posta veya internet üzerinden satışlar yüzde 4,3 yükseldi. Elektrikli eşya ve mobilya satışları yüzde 8,6, tıbbi ürünler ve kozmetik satışları yüzde 4,9 düşüş gösterdi

Perakende ciro geriledi
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro temmuzda bir önceki aya göre yüzde 0,8 azaldı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 1,8, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 1,6 azalırken, otomotiv yakıtı satışları yüzde 2,1 artışla kayıtlara geçti.

Takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,2 arttı. Gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 9,2, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 13, otomotiv yakıtı satışları yüzde 18,9 yükseldi.

Kaynak: 1

İçki Fiyatlarının Arz-Talep Dengesine Göre Değiştiği Borsa Konseptli Barlar 0

Günümüzde, iş dünyasında herkes farklılaşma peşinde. Ve birçok şirket ve işletme, bir fark yaratmak adına farklı konseptler deniyor. Tabii, bu konseptlerin bazıları başarılı oluyor, bazıları da hüsranla sonuçlanıyor. Başarıya ulaşmış ilginç konseptlerden biri de bar borsası.

Bar borsası konsepti aslında yeni değil, senelerdir dünyanın farklı yerlerinde bulunan çeşitli barlarda uygulanan bir konsept. Bu barlarda, konseptin adından da anlaşılacağı üzere borsa mantığı işliyor ve içkilerin fiyatları arz-talep dengesine göre sürekli olarak değişiyor. Tabii ki, bu mekanlarda borsaların vazgeçilmezi olan ve anbean hisselerdeki fiyat değişimini gösteren ekranlar da yer alıyor. Bu ekranlarda içkilerin anlık fiyatları, fiyattaki dalgalanmaları, gün içindeki en düşük ve en yüksek fiyatları ve de fiyatlarının yükseliş trendinde mi, yoksa düşüş trendide mi olduğu gösteriliyor.

Borsa konseptli barların en iyi örneklerinden biri, iki yıl önce Londra’nın Square Mile isimli finansal bölgesinde Reserve Bar Stock Exchange ismiyle açılmış. MarketWatch’ı 2015 yılında yaptığı habere göre bu barın sahibi olan Alan Grant‘ın Londra’da sahibi olduğu başka bir mekanda Uber’in Londra’daki açılış partisi düzenleniyor. Alan Grant, bu partiden sonra gerçekleşen bir yemekte Uber‘in kurucusu ve CEO’su olan Travis Kalanick ile tanışma ve konuşma fırsatı buluyor ve bu konuşmadan sonra aklına Reserve Bar fikri geliyor.

Grant, Business Insider’a yaptığı açıklamada insanların içkileri doğru zamanda aldıkları takdirde, normalde sattıkları fiyatın yarısına hesabı kapatabileceklerini belirtiyor. Grant’in bar ile ilgili olarak söylediği önemli şeylerden biri şu: Grant’in belirttiğine göre Londra’nın finansal bölgesinde yer alan Reserve Bar’a gelen borsacılar ve bankacılar, kendi stratejilerini daha düşük riskli bir ortamda test etme fırsatı buluyorlar. İşte bu nedenle Reserve Bar, oldukça fazla kişinin ilgisini çekiyor.

Bununla birlikte bar borsası konseptinin ilk örneklerinden birinin 2000’li yılların başında, Türkiye’de Pub Borsa ismiyle hayata geçirildiğini de belirtelim. Hatta Pub Borsa’nın İzmir şubesi hala hizmet veriyor.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link