AB’ye Bir Darbe de Otomotivden

Avrupa’da otomobil pazarı Eylül sonu itibariyle yüzde 7,2 daraldı.

Avrupa Birliği’nin içinde bulunduğu ekonomik bunalım her alanda olduğu gibi otomotiv sektöründe de baş göstermeye devam ediyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) tarafından Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) eylül ayı verileri baz alınarak yapılan açıklamaya göre; AB ülkelerinde otomobil pazarı geçen yılın aynı dönemine oranla 9 ayda yüzde 7,2 küçüldü.

Piyasadaki daralmadan payını alan ülkeler ekonomik krizden en çok etkilenen ülkelerle paralellik gösteriyor. Bunların başında yüzde 42,5 oranla Yunanistan yer alıyor. Yunanistan’ı yüzde 39,7’lik daralma ile Portekiz takip ederken Slovenya, İrlanda, Belçika, Finlandiya, İsveç ve Romanya gibi ülkeler de otomotiv piyasasındaki daralmadan payını alan ülkeler arasında.

Avrupa’da otomotiv denince tüm gözleri üzerine çeken Almanya ise 9 aylık süreç içerisinde en yüksek satışın gerçekleştiği ülke olmasına rağmen yüzde 1,8’lik küçülme ile bu dalgadan kurtulamadı. Diğer bir yandan İtalya’da yüzde 20,5 ve Fransa’da yüzde 13,8’lik oranla daralan piyasa İspanya’da da yüzde 11 olarak kaydedildi.

Otomotiv’in gelişen sektör olarak kabul gördüğü Türkiye ise yüzde 7,88’lik gerileme ile Avrupa’da yaşanan düşüşe kayıtsız kalmadı ve Avrupa otomobil satışları sıralamasında 2012 eylül ayını 5. sırada, 2012 Ocak-Eylül dönemini ise 8. sırada kapatmış oldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

IOTA Nedir ve Nasıl Alınır?

Kripto paralar son dönemde epey revaçta. En bilinen kripto para Bitcoin’in yanında değerinin birden düşüp birden çıkmasıyla son zamanlarda dikkatleri üzerine çeken bir diğer kripto para ise IOTA. İngiliz bir kripto para olan Electroneum’dan bahsettiğimiz yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

IOTA Nedir?

IOTA; nesnelerin interneti (IoT) sektörüne yönelik faaliyet gösteren, ölçeklenebilir, merkezsiz, modüler ve işlem ücreti olmayan bir kripto paradır. Bu kripto parayı farklı kılan en önemli özellik, Tangle adı verilen yeni bir sisteme sahip olması.

Tangle alternatif bir dağıtımcı hesap sistemi. Bu sisteme göre IOTA‘ya transfer yapmak isteyenlerin iki tane daha transfer onaylamaları gerekiyor. Yani sisteme yeni bir transfer girişi yapmak için rastgele iki transfer daha seçip, bağlı anahtarlar ile bakiye kontrol edildikten sonra onaylanıyor.

Nesnelerin interneti için özel olarak tasarlanmış bir kripto para olan IOTA, her geçen gün yenilenen ve değerlenen bu teknolojiye uyumuyla yenilikçi ve gelecek vadeden bir yaklaşım sunuyor.

Nasıl Çalışır?

Tangle’ın yani IOTA‘nın çalışma mantığı şu şekildedir: bir işlem gerçekleştirmek için, kullanıcıların diğer işlemlerin onayı üzerinde çalışmaları gerekir. Bu nedenle bir işlem gerçekleştiren bütün kullanıcılar ağın güvenliğine katkı sağlarlar. Açık kaynaklı ve benzersiz bir dağıtımlı defter yapısına sahip olan Tangle, bünyesindeki her işlemi ya da veri transferini, her biri iki önceki işlem tarafından onaylanmış, iki önceki işlem tarafından onaylar. Buna göre ağın onaylanması, ağın temel özelliklerinden birisi haline geliyor. İşlemlerin onaylanması ağın kullanımından ayrıştırılmadığı için bu yeni sistem, mevcut blockchain yapısından ayrılıyor. Ayrıca işlemlerin sayısı arttıkça sistem daha hızlı ve güvenli hale geliyor sonucuna varabiliriz.

Nasıl Alınır?

IOTA çok yeni bir kripto para birimi olmasından dolayı çok az borsada yer alıyor. Günlük işlem hacmi toplamda 1 milyar doları bulan Binance borsasından IOTA alım-satım işlemi yapılabilir. Bunun dışında Bittrex, Poloniex ve Cex.io gibi sitelerden IOTA alımı yapabiliyor. Borsa içerisinde hesap onayı yaptırmadan günlük 2 BTC’ye kadar çekim yapılabildiğini ve onaylı hesaplarda ise bu rakamın günlük 100 BTC olduğunu belirtmekte fayda var.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Super Bowl Reklamlarında Bu Yılın En İyileri

Super Bowl

Amerika Birleşik Devletleri’nin sporda ne kadar başarılı bir ülke olduğunu Olimpiyatlar’dan zaten gayet iyi biliyoruz. Hem sporcu eğitimine hem de rekortmen atletler çıkarmaya oldukça önem verne ülkede spor kültürü gelişmiş geniş bir izleyici kitlesi de bulunuyor. Özellikle de ülkeye özgü sayabileceğimiz ama diğer ülkelerde o kadar popüler olmayan beyzbol ve Amerikan futbolu gibi ilginç takım oyunlarında bu durum daha da açık bir şekilde önümüze geliyor. İşte tam da bu nedenle, ülkedeki en popüler spor olan Amerikan futbolu dalında, sezonun şampiyonunu belirleyecek Super Bowl finali, her yıl dünyanın en çok reklam harcaması yapılan etkinliği oluyor. Gelin, bu yıl Super Bowl finalinden göze çarpan markalara birlikte bakalım.

Toyota:

Bu yılki Super Bowl reklamlarından bir liste yapsak en çok dikkat çekenlerden biri kuşkusuz ki Toyota’nın engel tanımadığını, inancın ve çabanın karşısında hiçbir zorluğun duramayacağını gösteren bu reklamı olur. Good Odds adlı reklam, Paralimpik Kış Oyunları’nda tam sekiz kez altın madalya kazanan doğuştan engelli kayakçı Lauren Woolensttencroft’un başarı öyküsünü anlatıyor. Bir dakika süren video Saatchi & Saatchi ile Dentsu imzalarını taşıyor.

Kia:

Super Bowl döneminde kendini gösteren otomobil markalarından bir diğeri de Kia oldu. Efsane rock grubu Aerosmith’in solisti ve ünlü oyuncu Liv Tyler’ın babası olarak bilinen Steve Tyler’ın yer aldığı çalışmada, Kia Stinger modelinin gençlik aşısı etkisi yansıtılmak istenmiş. Her ne kadar içindeki rock n roll ateşi ilk günkü gibi canlı olsa da yıllar içinde hayli yaşlanmış olan Tyler, Stinger’a binip pisti turladıktan sonra, grubun şöhreti yakaladığı dönemlerden çıkageldikleri görünüşlerinden belli olan ve ona doğru coşkuyla koşan hayran grubuna, 70’li yıllardaki yüzüyle bakıyor. “Tekrar hisset” mottosuyla kapanışa bağlanan reklam, Stinger’ı tarif eden “Fueled by Youth” ifadesiyle veda ediyor.

Pepsi:

Duran saat bile günde iki kez doğruyu gösterir. Galiba Pepsi’nin bu anlarından birine Super Bowl’da denk geldik. Sadece 30 saniyelik reklamda bizi bir zaman yolculuğuna çıkaran nostalji temalı ve This Is The Pepsi başlıklı video, Cindy Crawford, Arnold Schwarzenegger (Tam da “İlk kez tek seferde doğru yazdım sanırım.” diyordum ki meğer iki tane olan z değil g harfiymiş. Neyse bu kadarı da başarı sayılmalı.) , Britney Spears ve ay yürüyüşü Moonwalk’un mucidi pop yıldızı Michael Jackson’ı izlediğimiz çalışma, eski Pepsi logosuyla bir bütün hâline geliyor.

Doritos Blaze ve Mountain Dew Ice:

Hayret ki ne hayret! Anlaşılan o ki Pepsico bu sefer dersine iyi çalışmış, yani Pepsiciğim şimdi dikkat çekici reklamlar yapman için ille de Super Bowl dönemi mi olması gerekiyor yahu? Bak isteyince diğer markaların için de gayet ilginç çalışmalara imza atabiliyormuşsun. Demek ki çalışmıyor efendim, zeki ama çalışmıyor, çalışsa yapar.

Reklam, Pepsico markaları olan Doritos ve Mountain Dew’in yeni çeşitleri olan, acılı tortilla çeşnili Doritos Blaze ve lime cinsi limon ile sodanın buluşmasından ortaya çıkan Mountain Dew Ice için hazırlanmış. Goodby Silverstein & Partners tarafından hazırlanan çalışmada, Doritos Blaze’in tadanın içini alev alev yakan acısını Taht Oyunları dizisinde kurnazlığıyla ayakta kalan yerelması Tyrion Lannister’ı oynayan Peter Dinklage temsil ediyor. Mountain Dew Ice ürünündeyse, ürünün doğasına uygun şekilde soğukkanlı duruşuyla tanınan, rolü ne olursa olsun hep ciddi görünen oyuncu Morgan Freeman başrolde karşımıza çıkıyor. İşin eğlenceli yanı şu ki Dinklage Busta Ryhmes, Freeman ise Missy Elliot adlı rap şarkıcılarıyla düet yaparak bunu gerçekleştiriyor. Ürünlerden birinin alev, diğerinin buzla temsil edişinin Game of Thrones (Taht Oyunları) romanının ilk kitabını oluşturduğu George R. R. Martin serisi A Song of Ice And Fire çağrışımı yaptığı da bir gerçek ki bu da gayet iyi düşünülmüş bir alt metin zaten. Ama Freeman yerine sanki Westeros’un buzlar ülkesi Winterfell’den bir kahraman olsa tema daha b,r bütünleşir miydi diye de düşünmeden edemiyor insan. Hani ne bileyim, bir Jon Snow ya da Arya Stark’ı görsek fena mı olurdu?

Lexus:

Marvel‘in fantastik evreninden kopup gelen süper kahramanlar ile Lexus’un LS 500 F Sport modeli bir araya gelirse, buradan bir aksiyon patlaması çıkacağını tahmin etmek zor değil. Lüks sedan sınıfının yeni temsilcilerinden olan LS 500, yakında beyaz perdede olacak Black Panther ile doğrusu iyi bir ikili oluşturuyor.

Wendy’s:

Eller yukarı Ronald! Marka atışmalarının yaşanmadığı bir Super Bowl biraz eksik kalırdı. Sağ olsun Wendy’s hemen imdada yetişti ve rakibi McDonald’s‘ın egemenliğine sağlam bir kroşeyle meydan okudu. Etin aromasını korumak için dondurduğunu söyleyen McDonald’s’a “Titanik’i batıran buz dağı da donmuştu.” Sözüyle cevap veren Wendy’s, dondurulmuş hamburger köftesinin lezzetli olamayacağını öne sürüyor ve asla dondurulmuş et kullanmadığını iddia ederek rakibinden bu konuda önde olduğunu göstermek için bizi Wendy’s hamburgerlerini tatmaya davet ediyor. Üzgünüm Wendy’s, Türkiye’de yoksun. Ben de McDonald’s’tan haz etmem ama senin yokluğunda Arby’s ile seviyeli bir ilişkimiz var.

Türk Hava Yolları:

Türk Hava Yolları belki yaratıcı tarafı olmayan bir çalışma yaptı ama ABD pazarını ne kadar iyi tanıyan yabancı bir marka olduğunu göstermesi açısından, bu reklam önem taşıyor. Bizde çok tartışılan (ki ben de bu gruptanım) ama ABD’de oldukça ünlü bir doktor olan Dr. Mehmet Öz’ün yer aldığı sadece 10 saniye süren reklamda THY, izleyicilere beş duyu üzerinden dünyayı keşfetme hissini yansıtmak istemiş. Bunu yaparken de neredeyse bütün ABD’nin tanıdığı, onların televizyon ekranlarına konuk olan bir Türk’ü kullanması, garantici ama aynı zamanda mantıklı bir tercih olarak öne çıkmış.

Alexa by Amazon:

Aslında bu noktada “Ben bunu yazmıştım, kitaplarımda var.” diyen Yaşar Nuri Öztürk rolüne girmeliyim ama haydi neyse! Amazon’un Alexa ürünü için hazırlanan, şirketin kurucusu ve CEO’su Jeff Bezos’un da yer aldığı bu reklamın öyküsüne şu yazımızda değinmiştik. O yüzden tekrarlamayalım. Fakat yeniden belirtelim ki Bezos’un bir Hollywood’a uğraması lâzım. Bu sahici performansla belki bir gün onu da sinemada görebiliriz, ne dersiniz?

Bütün bunlardan sonra anlayacağınız o ki Super Bowl, ABD’deki Amerikan Futbolu Ulusal Ligi (National Football LeagueNFL) şampiyonunu belirleyecek bir maç olmaktan çok daha öteye geçmiş bir karşılaşma ve spor pazarlamasının dünyadaki zirvelerinden bir tanesi. Peki, sizin favoriniz bunlar arasında mı? Eğer farklı bir adayınız varsa yorum yazarak paylaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link