ABD ve AB Ticarette Anlaşacak, Türkiye Dışlanacak Mı?

Avrupa Birliği ve ABD serbest ticaret anlaşması (STA) imzalayacak, Türkiye bu durumdan 20 milyar dolar zararlı çıkacak.

puzzle_220x0

AB ve ABD arasında imzalanması öngörülen serbest ticaret anlaş-masıyla bu ikilinin dünyanın en büyük ticari örgütü olacağı tahmin ediliyor. Olası bir anlaşma sonrası tahmin edilen rakamlar dudak uçukla-tacak cinsten. İkili arasında imzalanması beklenen bu anlaşma sonrası 460 milyar dolarlık dış ticaret hacmi sağlanması hedefleniyor.  AB yılda 190 milyar euroyu kasasına koyma planları yaparken ABD’nin bu işten kârı 100 milyar euro civarında olacak.  Türkiye ise hâlâ en büyük ihraç kapısı AB’nin böyle bir anlaşma sonrası sağlayacağı yarar sonucu zarara uğrayacak ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Hazırlıklarına başlanan anlaşma için Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) de tartışmalara katıldı ve DTÖ Genel Direktörü Pascal Lamy, Türkiye’nin 2 yıl gibi bir süresi olduğunu belirterek,

“Dört başı mamur bir ticaret anlaşmasının 2 yılda tamamlanacağını düşünmüyorum” dedi.

Lamy, Türkiye için ayrıca,

“Siz çift taraflı müzakere masalarına oturamıyorsunuz. Türkiye düzenleyici tarafta yer almıyorsa bir sorun var” ifadelerini kulandı.

Dünya Bu Olası Anlaşmadan Nasıl Etkilenecek?Ekran Alıntısı

Bir yanda dünyanın en büyük ekonomisi ABD, diğer yanda dünyanın en büyük örgütü AB. Böyle bir ikili arasında yapılacak olan anlaşma sonucu her iki ekonomide ortalama %1,5’ten daha fazla büyüme sağlayacağı düşünülürken dünyanın geri kalanı için ise durum pek de iç açıcı değil. Anlaşmanın küresel anlamda ihracat pazarının bir numaralı oyuncusu olan Çin ekonomisine zararı 35,2 milyar dolar olacağı öngörülürken, diğer bir BRIC ülkesi olan Hindistan’a zararı ise 35,3 milyar dolar olacak.

Anlaşmanın dışında kalan Rusya 44,9 milyar dolarlık kaybı göze almak zorunda kalacak olurken, uzak doğunun parlayan yıldızı Güney Kore 9,1 milyar dolar kazanacak. An itibariyle kötü günler geçiren İngiltere ekonomisi ise 245 milyar dolarlık kazançla batmayan güneşini biraz daha parlatacak gibi görünüyor.

Peki Ya Türkiye?

türkiye

Türkiye için yapılan tahminler Türkiye’nin uzun vadeli plânlarını suya düşürecek cinsten.  Gayri safi yurtiçi hasılasında %2,5 kayıp yaşayacak olan Türkiye’nin 20 milyar dolarlık zarara maruz kalacağı düşünülüyor. Aslında Türkiye de Gümrük Birliği nedeniyle AB’nin STA müzakeresi yürüttüğü ülkelerle STA imzalayabiliyor, ama AB ile bu anlaşmayı imzalayan ülkelerin Türkiye’yle anlaşma zorunluluğu bulunmuyor. Tıpkı Meksika’nın Türkiye’ye yaptığı gibi. Peki Türkiye, ABD ile STA imzalayamaz mı? Aslında bu konu son birkaç gündür Türk ve Amerikan gündemini meşgul ediyor, ama Türkiye’nin bu talebi ABD tarafından nasıl karşılanır bekleyip göreceğiz(!)

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Dünya Kupası’na Ev Sahipliği Yapmak, Ekonomik Açıdan Mantıklı mı?

  • Birçok ülke, her dört senede bir gerçekleştirilen Dünya Kupası’nın kendi ülkesinde düzenlenebilmesi için çaba sarf ediyor ve turnuva kendilerine verildiği takdirde, milyar dolarlık yatırımlar yapıyor.
  • Ancak ekonomistler, Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmanın, yatırıma değmeyeceği yönünde genel bir fikir birliğine sahipler.
  • Dünya Kupası hazırlıkları için yaklaşık olarak 11 ila 14 milyar dolar arasında bir harcama yapan Brezilya’nın en pahalı Dünya Kupası stadyumu artık bir otopark.
  • 2008 Pekin ve 2012 Londra Olimpiyatları’nın gerçekleştiği yıllarda, ülkelerin yıllık ziyaretçi sayılarında bir düşüş yaşandı.
  • İlgili Yazı: Ekonomi ve Taraftar Ekseninde 2018 Dünya Kupası

2018 Dünya Kupası, geçtiğimiz perşembe günü Rusya ile Suudi Arabistan arasında oynanan açılış maçıyla başladı. Her dört senede bir gerçekleştirilen ve bu sene Rusya’nın ev sahipliği yaptığı dünyanın en büyük futbol organizasyonunu gerçekleştirecek olan ülke ya da ülkeler, yapılan başvurular doğrultusunda FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonlar Birliği) tarafından belirleniyor.

Turnuvayı düzenlemek için FIFA’ya başvuruda bulunan ülkeler, ulaşım, konaklama ve stadyumlar başta olmak üzere belirli alanlara yapılacak yatırımlar konusunda FIFA’ya teminat veriyorlar ve yatırım harcamaları genel olarak milyar dolarları buluyor. Bir örnek vermek gerekirse, bu sene Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan Rusya, turnuva için 14,2 milyar dolar tutarında bir harcama yaptı.

Peki, Dünya Kupası için bu kadar yüksek meblağlarda yatırım yapan ülkeler bunun karşılığını alabiliyorlar mı? World Economic Forum’un internet sitesinde paylaşılan yazıya göre, genel olarak ekonomistler, Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmanın, yatırıma değmeyeceği yönünde ortak bir görüşe sahipler ve pek çok kanıt, onların bu konuda haklı olduklarına işaret ediyor.

2023 yılı itibarıyla Dünya Kupası’nın toplam ekonomik etkisinin 30,8 milyar dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor. Dünya Kupası ya da benzeri büyük bir spor etkinliğine ev sahipliği yapmak; turist çekmesi, önemli altyapı projelerinin başlamasını sağlamasını ve de ülkeleri ve şehirleri iş yapmak için iyi yerler olarak göstermesi sayesinde bir ülkenin ekonomisini canlandırabilir. Ancak bir Dünya Kupası düzenlemenin maliyeti, onun meydana getirdiği ekonomik faydalardan daha ağır basıyor gibi görünüyor.

Turnuva İçin Yapılan Yatırımların Geri Dönüşü Yeterli Değil

Maalesef ki, bir spor altyapısı meydana getirmek ve onu sürdürmek pahalı bir iştir. Turnuva için inşa edilen spor tesislerinin birçoğu, genel olarak bakım masraflarının karşılanabileceği kadar yeterli sıklıkta kullanılmaz. Büyük spor etkinlikleri düzenlemenin, yatırıma değmediğini düşünen ekonomistlerden biri de Andrew Zimbalist ve kendisi buna yönelik olarak sunduğu argümanında, turnuvalar sona erdiğinde, ev sahibi şehirlerde zorlukla kullanılan değerli ama işe yaramayan mülkleri sıralıyor.

2014 Dünya Kupası maçlarına ev sahipliği yapan ve 550 milyon dolara inşa edilen Brezilya’daki Estadio Nacional Stadyumu, Dünya Kupası’nın ardından otobüsler için park alanı olarak kullanıldı.

Bununla ilgili en çarpıcı örneklerden biri ise 2014 Dünya Kupası‘na ev sahipliği yapan Brezilya’da bulunuyor. Dünya Kupası hazırlıkları için yaklaşık olarak 11 ila 14 milyar dolar arasında bir harcama yapan Brezilya’nın en pahalı Dünya Kupası stadyumu artık bir otopark. Brezilya Ulusal Denetçiler Mahkemesi, Dünya Kupası’na yapılan kamu harcamalarının, tüm ülkenin sosyal yardım ücretlerini iki kez karşılamaya yeteceği sonucuna vardı. Turnuvanın ülkede, 3 ila 13 milyar dolar arasında bir ekonomik etki yaratmasının beklendiği göz önünde tutulursa, vergi mükelleflerinin yatırımlarının karşılığında makul bir getiri elde ettiklerini söylemek zor.

Büyük Spor Etkinlikleri, Ülkenin Turizm Şablonunu Değiştiriyor

Büyük spor etkinlikleri kesinlikle binlerce spor taraftarının ilgisini çekse de, bu tarz organizasyonlar, yerleşik turist akışlarını bozabiliyor ve trafiği popüler yerlerden ve cazibe merkezlerinden uzaklaştırabiliyorlar. 2008 Pekin ve 2012 Londra Olimpiyatları’nın gerçekleştiği yıllarda, ülkelerin yıllık ziyaretçi sayılarında bir düşüş yaşandı.

Bununla birlikte 2012 yılında, Londra’da yer alan ve İngiltere’nin en popüler müzesi olan British Museum, oyunların düzenlendiği ayda %22 daha az ziyaretçi ağırladı. Olimpiyat Oyunları’nın ardından İngiliz hükümeti bu konu hakkında yaptığı değerlendirmede, “aşırı kalabalık, aksaklık ve fiyat artışları nedeniyle caydırılmış olan düzenli ziyaretçilerin önemli ölçüde yer değiştirdiği” sonucuna vardı.

Londra’da Yer Alan British Museum

Bu durumla ilgili bir başka dikkat çeken örnek ise 2010 yılında Güney Afrika’da yaşandı. Güney Afrika’da düzenlenen 2010 Dünya Kupası’ndan önce, turnuva için ülkeye yaklaşık olarak 450 bin turistin geleceği tahmin ediliyordu. Sonuç olarak bu miktarın sadece üçte ikisi oranında bir ziyaretçi ülkeye giriş yaptı. Beklenenden düşük bir ziyaretçi sayısı olmasına karşın, ziyaretçi harcamaları neredeyse dörtte bir oranında arttı; ancak bu, Güney Afrika hükümeti için 13 bin dolara kadar olan bir edinim maliyetine neden oldu.

Yerel Organizatörler, Gelirlerden Düşük Bir Pay Alıyor

Bu tarz büyük spor etkinliklerini düzenleyen kurumlar için ticari satışlar, sponsorluklar ve lisans sözleşmeleri gibi birden çok gelir akışı var. Ancak açık ara farkla, en büyük gelir televizyon haklarından elde ediliyor. Buna karşılık büyük spor etkinliklerinin ardındaki yönetim organları, bu gelirlerden en yüksek payı alıyor ve bu durum da en verimli yerel organizatörlerin bile para kazanmasını zorlaştırıyor.

Haftalık haber, iş dünyası ve ekonomi dergisi olan The Economist, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin, oyunlardan elde edilen televizyon gelirlerinin %70’inden fazlasını aldığını işaret ediyor. Dünya futbolunun yönetim organı olan FIFA, 2014 Dünya Kupası’ndan yaklaşık olarak 5 milyar dolar gelir elde etti ve bu gelirin yaklaşık olarak yarısı televizyon haklarından geldi. Buna karşın FIFA, turnuvanın hazırlık masraflarına hiçbir katkı sağlamadı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Blockchain İçin Türkiye’de İlk ‘Blok’ Oluşturuldu

Bitcoin ile ortaya çıkan ancak daha sonra farklı bir çığır açan blockchain teknolojisi için bir platform oluşturuldu. Bilişim Vakfı ve Bankalararası Kart Merkezi blockchain’i kurumlara ve üniversitelere açacak.

Blockchain teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşması için ilk ‘blok’ oluşturuldu. Tarihin en devrimci teknolojilerinden biri olarak gösterilen blockchain’in faydalarının araştırılması ve kullanımının artırılması amacıyla Blockchain Türkiye Platformu (BCTR) kuruldu. Platform, Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ve Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) öncülüğünde kuruldu ve herkese açık olacak. Platform, düzenleyeceği eğitimler ve etkinlikler ile bilgilendirici yayınlar ve içeriklerin yanı sıra bilim, sanayi ve teknoloji akademileri, düşünce kuruluşları, üniversiteler, diğer ülke ve birliklerin blockchain platformları ve konsorsiyumlarıyla da önemli işbirliklerine imza atacak. Blockchain teknolojisini kullanmak isteyen her sektörden firmaya açık olacak platformun kısa süre içinde Türkiye’de faaliyet gösteren tüm sektörlere ulaşması bekleniyor.

İnsan Kaynağına Katkı

Platformun tanıtım toplantısında konuşan TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı, “Güvenin maliyeti hâlâ çok yüksek. Bugün 500 yılı aşkın süredir kullandığımız, çift yanlı kayıt tutma prensibine, matematiğin de yardımıyla bir üçüncüsünü eklemek üzere yola çıkıyoruz” dedi. BKM Genel Müdürü Soner Canko ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Yeniliklerin, teknolojik gelişmelerin, başarılı, verimli ve hızlı entegrasyonu için ekosistem kurmanın önemini şimdiye kadar BKM Express, FinTech Istanbul, TROY gibi çalışmalarımızda deneyimledik. Şimdi de TBV çatısı altında bu platformun bir parçası olmaktan memnunuz.”

Blockchain ile Her Şey Değişecek

Merkezi yapılar olmaksızın güvenli ve kalıcı veri oluşturulmasını ve saklanmasını sağlayan blockchain teknolojisi ile pek çok bürokratik işlemin yanı sıra ithalatihracat, bankacılık ve sözleşme süreçleri çok daha hızlı olacak. Bağışlar kaynağından alıcısına dek tüm süreçlerde şeffaf şekilde takip edilebilecek, kimlik, sağlık gibi kamu ve özel kayıtlar kolaylıkla kurumlar arasında taşınabilecek ve tüm bu süreçlerde şeffaflık ve mahremiyet eş zamanlı olarak kontrol edilebilecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link