Ekip Ruhu Geliştirmede Sıra Dışı Yöntemler Uygulayan 5 Ünlü Patron

Takım ruhu veya ekip ruhu dediğimiz kavram, aslında ne göründüğü kadar basit ne de karmaşık kurgular düşündürecek bir tanım. Çünkü ortak çalışma ve iş birliği kültüründen doğan ekip ruhu, çalışanlarınızı görev tanımlarına göre yan yana getirip “Haydi, şimdi şirketimiz için bir şeyler üretin.” demekle kotarılacak bir durum değil. Ekibinizin sadece fiziksel değil, anlayış olarak da ne kadar yan yana çalışabileceğini anlamanız ve bunu geliştirmeniz için onları mesai saatleri dışında da eğlenceli aktivitelerle bir araya getirmelisiniz.

Peki uluslararası bilinirliğe kavuşmuş, dünyanın başarılı şirketleri, aradıkları ekip ruhunu yakalamak için hangi yöntemleri seçiyor? Colonial Life’ın bu konu üzerine hazırladığı infografik, işte bu büyük markaların başındaki isimlerin, çalışanlarını birbirine daha çok kenetlemek için seçtiği sıra dışı etkinlikleri anlatıyor.

Muhtar Kent (Coca-Cola)

Örneğin içeceğin dev markası Coca Cola, bu noktada flash mobbing’in âni, alışılmadık ve farklı insanlar arasında etkileşim yaratan enerjik yapısına güveniyor. Düşünsenize! Belki de ekip ruhu ile dolu bir Coca Cola çalışanı olarak, İstiklal Caddesi’ndeki toplu bir yastık savaşında Muhtar Kent ile karşı karşıya gelirsiniz.

Coca-Cola Yönetim Kurulu Başkanı Muhtar Kent

Marissa Mayer (Yahoo)

İnternetin kıdemli oyuncularından Yahoo ise konuya yemek kamyonu yarışmasıyla giriyor. Yemek kamyonunu kendi zevkine göre dekore eden çalışanlardan hayali yemek şirketleri için bir logo ve isim bulmaları da isteniyor ve takım üyeleri yaptıkları yemeklerle bir adım öne çıkmak arkadaşlarıyla rakip oluyor. Ne o? Yoksa CEO Marissa Mayer’in yaptığı çorbayı beğenmediniz mi?

Yahoo CEO’su Marissa Mayer

Ryan Mack (Facebook)

Facebook Boston Lideri Ryan Mack ise çalışanların birbiriyle sosyal iletişimini güçlendirmek için yeri geliyor çalışanlarının Boston Limanı’nda yelken öğrenmelerini sağlıyor, yeri geliyor havalar ısınınca onları Fenway Park’ta bir yaz partisine davet ediyor. Farklı planları olan çalışanlara gelince, onlar boks antremanlarına gidiyor, o da kafalarına yatmazsa bowling oynamaya ya da kokteyl karışım atölyelerine gidiyor. Bir Facebook Boston çalışanı olarak bir gün Bay Zuckerberg ile yelken turuna çıksanız fena mı olurdu?

Facebook Boston Lideri Ryan Mack

Brent Smart (Saatchi&Saatchi)

Uluslararası yaratıcı ajans Saatchi&Saatchi‘nin CEO’su Brent Smart ise ekip ruhu yakalamada lezzetin birleştirici gücüne inanıyor. Her ay farklı departmanlardan 20 çalışanın katıldığı aile yemeklerinde, o güne dek aynı ajansta olmalarına rağmen tanışmamış ya da yakın iletişim kurmamış kişiler nefis yemekleri tadarken bir yandan da karaoke performaslarına katılarak şarkılara eşlik ediyorlar. Karaoke dedik diye, herhalde Bay Smart’ın Serdar Ortaç şarkısı söyleyeceğini düşünmüyorsunuz değil mi?

Saatchi&Saatchi CEO’su Brent Smart

Mark Josephson (Bit.ly)

O upuzun adresleri onlar olmasa nasıl kısaltacağımızı bir düşünün. Bit.ly çalışanlarının, bizi bu sorundan kurtarırlarkenki motivasyonu, katıldıkları kokteyl buluşmalarından geliyor. Şirketin CEO’su Mark Josephson’ın ev sahipliğini üstlendiği haftalık Cocktails&Dreams etkinliklerinde, bir çalışan barmen ya da barmeyd oluyor ve tüm ekip kokteyllerini onun elinden alıp yudumluyor. İşte gerçek ekip ruhu!

Bitly CEO’su Mark Josephson

İnfografikte, Uber, GlaxoSmithKlein (GSK) ve daha birçok farklı firmanın, ekip üyelerini birbirine yakınlaştıran birçok farklı etkinliği de bulunuyor. Umarız, ülkemizde nadiren görülen bu ilginç ekip deneyimleri bizde de yaygınlaşır ve iş yerlerimizde her gün daha yüksek motivasyonla çalışırız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Fiziksel Mağazalarda Hizmeti Hızlandırmak İçin Mobilden Faydalanan 4 Şirket

Günümüzde markaların, müşterlerine daha kaliteli bir hizmet sunarak rekabette öne çıkabilmek için teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanmaları gerekiyor. Bu teknolojik nimetlerin en başında da mobil geliyor. İnsanların her an her yerde yanlarında taşıdıkları mobil cihazlar, markalar için tüketicilere ulaşma konusunda birçok fırsatı da beraberinde getiriyor. PSFK de hazırladığı “Perakendenin Geleceği 2018” isimli raporunda, bazı perakende markalarının müşterileri için meydana getirdiği geleceğe yönelik yeni mobil deneyimlere yer verdi. Bunun en iyi 4 örneğine hep birlikte göz atalım.

Alibaba

Çinli e-ticaret devi Alibaba’nın bir alt şirketi olan Taobao, geçtiğimiz sene yüz ve ses tanıma sistemleri kullanan Tao Cafe isimli kasiyersiz perakende mağazasını hizmete açmıştı. Müşteriler, mağazanın girişinde akıllı telefonlarından bir QR kod taratıyorlar ve alışveriş yaparken yüz tanıma özellikli kameralar tarafından takip ediliyorlar. Müşteriler mağazadan çıkacakları zaman ise kolay bir şekilde telefonları aracılığıyla ödeme yapabiliyorlar. Tao Cafe, müşterilerin alışverişlerini bitirir bitirmez mağazadan ayrılmalarına izin vererek mağazalardaki yoğunluğun neden olduğu stresi ve gecikmeleri azaltıyor.

Simon Property Group’un Facebook Messenger Chatbot’u

Simon Property Group

Alışveriş merkezi operatörü olan Simon Property Group, Kuzey Amerika’da yer alan 200’den fazla lokasyonda tüketicilere kişiselleştirilmiş yardım sunmak için mobil chatbot’lardan yararlanıyor. Şirketin Facebook Messenger chatbot’u, tüketicilere haritalar, perakende mağazalarının adresleri ve çalışmaları saatleri de dahil olmak üzere bulundukları lokasyonla ile alakalı gerçek zamanlı bilgiler sunuyor. Tüketicilerin hizmetine sunulan bu chatbot, Simon Property Group’un, tüketicilerin arayışını kolaylaştırmak amacıyla dijital deneyimleri geleneksel mağazacılık ortamına getirmek için uyguladığı kapsamlı stratejinin bir parçası olma özelliği taşıyor.

Coca-Cola

Dünyanın en büyük içecek üreticilerinden biri olan Coca-Cola, belirli içerik mesajlaşmalarını oluşturmak için tüketicilerin akıllı telefonlarına yaklaşan verileri kullanan mağaza içi dijital tabelalar geliştirdi. Bu sistem, bir Google Chrome işletim sistemine sahip bir cihaza ya da Google Chrome Kiosk uygulamasına bağlı tüm ekranlarda özel bir içerik gösterilmesini sağlıyor. Şirketin hedefli mesajlaşması, tüketicilerin lokasyonuna ve mobil verisine bağlı olarak marka kampanyalarından promosyon tekliflerine ve uygulama rehberli alışveriş listelerine kadar uzanıyor. Bu uygulama, tüketicilere daha kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunulmasına yardımcı oluyor ve bu da satışların artmasını sağlıyor.

Walmart

ABD’li perakende şirketi Walmart; mağaza içi self servis kioskları, teslimat kuleleri ve uygulama tabanlı bir mobil hızlı iade hizmeti sunarak online satın almalar için daha basit bir teslimat ve iade süreci sağlıyor. Ürünü teslim alma sürecinde teslimat kulelerini kullanmak için müşteriler öncelikle alışveriş fişlerinin üzerinde bulunan barkodu taratıyorlar. 45 saniye içerisinde makine üzerindeki kapı açılıyor ve ürün taşıma bandının üzerinde görünüyor. İade sürecinde ise müşteriler, Walmart uygulaması aracılığıyla iade etmek istedikleri ürünü belirleyebiliyorlar. Daha sonra Walmart mağazasına gidiyorlar, kart okuyucu üzerindeki QR kodu taratıyorlar ve iade etmek istedikleri ürünü teslim ediyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yemeksepeti ile Türkiye’ye Gelen Ofis Trendi: Uyku Odaları

Yemeksepeti, geçtiğimiz ay yayımladığı blog yazısında yeni ofisi “Yemeksepeti Park“tan bahsetmişti. Çalışanlar için eğlenceli ve rahat olması düşünülerek tasarlanan ve Türkiye standartlarının çok çok üzerinde olan ofiste, dikkatleri çeken detaylardan birisi de uyku odalarıydı. Blog yazısında belirtildiğine göre, Yemeksepeti Park’ta her katta bir adet olmak üzere toplamda 8 adet uyku odası bulunuyor. Şirket CEO’su Nevzat Aydın ise ofisteki uyku odalarıyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Power nap olarak da bilinen gün içerisindeki kısa uyku molalarının daha fazla sabır, daha az stres, daha iyi reaksiyon süresi, daha fazla öğrenme kapasitesi ve daha fazla verimlilik sağladığı artık biliniyor. Çalışanlarımızın bu uyku molaları sayesinde performanslarının arttığını ve daha verimli çalıştıklarını çok net gözlemliyoruz.”

Peki, nereden çıktı bu uyku odası fikri? Bu zamana kadar uyku ve iş verimliliği arasındaki ilişkiye yönelik olarak yapılan birçok araştırma bulunuyor. Örneğin, ABD’de bulunan Ulusal Uyku Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre, ABD’deki çalışanların yarısından fazlası sağlıklı ve yeterli bir uyku çekemiyor ve bu durum, günlük aktivitelerini ve iş verimliliklerini olumsuz bir şekilde etkiliyor.

Avrupa Uyku Araştırması Topluluğu tarafından Eylül 2011’de yayımlanan Uyku Araştırması Dergisi’nde yer verilen ve Ulusal Uyku Vakfı’nın 2008 yılında ABD’de gerçekleştirdiği bir araştırmadan elde edilen bulgulara göre, çalışanların yaşadığı bu uyku bozukluğunun ABD’deki şirketlere yıllık maliyeti tam 63 milyar dolar!

İşte bu gibi araştırmaları dikkate alan ve iş verimliliğini artırmak isteyen bazı büyük şirketlerin ofislerinde uzun bir süredir uyku odaları yer alıyor. Bu şirketlerin başında ise Google, Uber, Nike ve Cisco gibi ABD merkezli şirketler geliyor. Bu gibi şirketler, çalışanlarının enerji toplayabilmeleri ve daha sonrasında işlerine daha iyi odaklanabilmeleri için mesai saatlerinde içerisinde şekerleme yapmalarına izin veriyor. Gün ortasında yapılan şekerlemeler, çalışanların konsantrasyonlarını yeniden kazanmalarına ve verimliliklerini artırmalarına yardımcı oluyor.

Birçok büyük şirketin ofislerinde uyku odalarına yer vermesi ve çalışanların uyku molası vermelerine olanak sağlamasının, hem çalışanlar hem de şirketler açısından büyük fayda sağladığı araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçek. Bu uygulama bizim ülkemizde ne kadar hakkıyla uygulanır bilinmez ama Yemeksepeti’nin çalışanların rahatı düşünülerek tasarlanan ofisinde böyle bir imkana yer vermesi son derece güzel bir hareket olarak yorumlanabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link