Dünyanın En Saygın 100 Şirketi

Saygınlık üzerine araştırmalar yapan bir araştırma ve danışmanlık firması olan Reputation Institute, her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın en saygın 100 şirketinin yer aldığı Global RepTrak 100 raporunu yayımladı.

Teknoloji şirketlerinin yoğun olarak yer aldığı listenin ilk sırasında İsviçreli ünlü saat markası Rolex yer alıyor. İkinci sırada Danimarka merkezli LEGO Group yer alırken üçüncü sırada ise ABD merkezli, çok uluslu medya ve eğlence şirketi The Walt Disney Company bulunuyor. Dördüncü sıranın sahibi Japon kamera ve yazıcı üreticisi Canon olurken teknoloji devi Google ise kendine ancak beşinci sırada yer bulabiliyor.

Altıncı sırada Alman elektronik ve mühendislik firması Bosch, yedinci sırada Japonya merkezli ve çok çeşitli alanlarda faaliyet gösteren Sony, sekizinci sırada ABD merkezli teknoloji firması Intel, dokuzuncu sırada genellikle lüks arabalarıyla tanınan ancak uçak motorları da üreten Rolls-Royce, onuncu sırada ise dünyanın en büyük iki spor giyim markasından biri olan Adidas yer alıyor.

Bu yılki sıralamayı 2016 yılındaki sıralamayla karşılaştıracak olursak Rolex’in birinciliğini koruduğunu, Google ve Microsoft’un gerilediğini, geçtiğimiz yıl onuncu sırada yer alan Apple’ın ise yirminci sıraya düştüğünü görüyoruz. Ancak son iki senenin sıralamaları karşılaştırıldığında en sert düşüşü yaşayan firma Samsung oldu. 2016 yılında on yedinci sırada yer alan Güney Koreli firma, bu yılki sıralamada yetmişinci sırada bulunuyor. Bu gerilemenin sebebinin, büyük ölçüde şirketin yaşadığı Samsung Galaxy Note 7 faciası olduğu söylenebilir.

Reputation Institute firmasının yaptığı araştırmaya göre bu yılki dünyanın en saygın 100 şirketi sıralaması şu şekilde:

  1. Rolex
  2. LEGO Group
  3. The Walt Disney Company
  4. Canon
  5. Google
  6. Bosch
  7. Sony
  8. Intel
  9. Rolls-Royce
  10. Adidas
  11. Microsoft
  12. BMW Group
  13. Michelin
  14. Levi Strauss & Co.
  15. Nike, Inc.
  16. Nintendo
  17. Ferrero
  18. com
  19. IBM
  20. Apple
  21. Philips Electronics
  22. 3M
  23. Barilla
  24. Cisco Systems
  25. Colgate-Palmolive
  26. Visa
  27. Daimler
  28. Giorgio Armani
  29. Goodyear
  30. Bridgestone
  31. Mastercard
  32. Pirelli
  33. Caterpillar
  34. Toyota
  35. Panasonic
  36. HP Inc.
  37. The Estée Lauder Companies
  38. Danone
  39. BBC
  40. Netflix
  41. Whirlpool
  42. Emirates
  43. Hugo Boss
  44. Johnson & Johnson
  45. Ralph Lauren Corporation
  46. L’Oréal
  47. Siemens
  48. Honda Motor
  49. Boeing
  50. Hilton Worldwide
  51. Airbus
  52. The Kraft Heinz Company
  53. DHL
  54. Nestlé
  55. FedEx
  56. British Airways
  57. Kellogg’s
  58. IKEA Group
  59. Heineken
  60. Fujifilm
  61. Procter & Gamble
  62. Hershey Company
  63. LG Corporation
  64. Oracle
  65. SAP
  66. Campbell Soup Company
  67. Xerox
  68. Dell
  69. Ford
  70. Samsung Electronics
  71. General Electric
  72. Anheuser-Busch InBev
  73. Electrolux
  74. Unilever
  75. Toshiba
  76. Nokia
  77. Air France-KLM
  78. Virgin Group
  79. UPS
  80. Nissan Motor
  81. Hitachi
  82. The Coca-Cola Company
  83. eBay
  84. Bacardi
  85. PSA Peugeot-Citroën
  86. LinkedIn
  87. Groupe Renault
  88. Sharp
  89. American Express
  90. Fujitsu
  91. Ericsson
  92. Zara
  93. PepsiCo
  94. ING
  95. Starbucks Coffee Company
  96. General Motors
  97. Delta Air Lines
  98. FCA (Fiat Chrysler Automobiles)
  99. Hyundai
  100. Volkswagen

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Jeff Bezos’un Amazon’da Oluşturduğu 5 Önemli Şirket Değeri

  • Amazon’un dev bir şirket haline gelmesini sağlayan en önemli unsurlardan biri, Jeff Bezos’un oluşturduğu şirket değerleri.
  • 2014 yılından beri, Amazon’un hisse senedi değerleri kabaca %285 oranında arttı.
  • Jeff Bezos: “İşe alım yaklaşımımızdaki çıtayı en yüksek seviyeye getirmek, Amazon.com’un başarısının en önemli unsurlarından biri oldu ve olacak.”
  • Jeff Bezos’un 1999 yılında kullandığı masa, cıvata ile tutturulmuş ve bantlanmış dört cılız tahta ayaklı bir kapıydı. Bunun sembolü olarak günümüzde büyük tasarruf alanlarını belirleyebilen Amazon çalışanlarına “Kapı Masa Ödülü” veriliyor.
  • İlgili Yazı: Amazon Kendi Perakende Krallığını Nasıl Kuruyor?

Amazon‘un e-ticarette nasıl bir devrim yarattığı ve bu alanda dünyanın en büyük birkaç şirketinden biri haline geldiği hepimizin malumu. Ancak Amazon’un nasıl bu kadar büyük bir şirket haline geldiğini konuşurken şirketin kurucusu Jeff Bezos‘un da hakkını teslim etmek gerekiyor. 1994 yılında kurduğu şirket, şu anda Jeff Bezos’un dünyanın en zengin insanlarından biri olmasını sağladı. Geçen sene açıklanan rakama göre, Jeff Bezos’un kişisel serveti 100 milyar doları aştı ve bu rakam, kendisini dünyanın en zengin insanları listesinin zirvesine yerleştirdi.

Tabii, Amazon’un böyle devasa bir şirket haline gelmesinin ardında Jeff Bezos’un oluşturduğu ve şirketin sıkı sıkıya bağlı olduğu değerler yer alıyor. Business Insider’ın paylaştığı yazıya göre, Amazon’un e-ticareti ve perakende sektörünü domine etmesini sağlayan şirket değerlerinden bazıları şu şekilde:

Müşteri Odaklı Olmak

ABD’deki CBS isimli televizyon kanalında yayımlanan “60 Minutes” isimli programa konuk olarak katılan Jeff Bezos’a hisse sahiplerinin memnuniyetini artırmak ve şirketi artan gitgide daha müşteri odaklı yapmaya odaklanmak amacıyla neden şirket karını feda etmeye istekli olduğu soruldu. Jeff Bezos’un cevabı ise şu şekildeydi:

Uzun vadede, müşterilerle ilgilenirseniz, onlar da hisse sahipleriyle ilgilenir.

Çoğu kuruluşun aksine, Amazon yatırımcılarından gelen hemen karlı olma haykırışlarını görmezden geldi ve bunun yerine şirketin uzun vadede dünyanın en değerli şirketlerinden biri haline gelmesine yardımcı olan müşteri odaklı geliştirmelere yatırım yaptı.

Örneğin, 2014 yılında, şirketin kar etmediğini gösteren bir kazanç raporunun ardından Amazon’un hisse değerleri %10 oranında düştü. Fakat Amazon bu tablo karşısında kötümserleri dinlemek yerine, daha hızlı teslimat yapılmasını sağlayacak ek ikmal merkezleri inşa etme işine daha fazla para yatırdı. Sonuç olarak 2014 yılından beri, Amazon’un hisse senedi değerleri kabaca %285 oranında arttı.

İnovasyon Odaklı Olmak

Amazon’un 2004 yılında kurduğu Amazon Lab216, yüksek profilli tüketici elektroniği ürünleri tasarlayan bir araştırma ve geliştirme şirketi. Amazon Lab216, bu zamana kadar son derece yenilikçi birçok ürün geliştirdi. Amazon Echo, Kindle elektronik okuyucu, Amazon Fire TV ve Fire tablet bu ürünlerden bazıları.

E-ticaret devi, sürekli olarak müşteri deneyimini geliştirmek ve yeni pazarlara girmek için inovasyondan yararlanıyor. Amazon Web Services (AWS), şirketin yoğun inovasyon odağının bir başka örneği olarak gösterilebilir. Amazon Web Services, Netflix’in de dahil olduğu 100 binden fazla şirket ve CIA gibi birçok devlet kurumu için bir omurga sağlıyor.

Bunların yanı sıra Amazon, uzun bir süredir müşteri deneyimini geliştirmek ve maliyetleri düşürmek için önemli bir inovatif çözüm üzerinde çalışıyor: Drone ile teslimat. Amazon’u otonom teslimat drone’larının 2019 yılında faaliyete girmesi bekleniyor. Drone ile teslimat hizmeti başlandığında, Amazon müşterileri 2,26 kilograma kadar olan ürünleri (bütün Amazon ürünlerinin %86’sını oluşturuyor) 30 dakika içerisinde teslim alabilecekler.

Titiz Bir İşe Alım Süreci

Jeff Bezos teknolojik inovasyona inanıyor ve bunun bir sonucu olarak da şirketini yalnızca en iyi ve en yaratıcı zihinleri işe almaya teşvik ediyor. Amazon’un son derece titiz bir işe alım süreci bulunuyor. Bu da her yeni çalışanın, şirketin yıkıcı ürünler ve müşteri deneyimini geliştiren servisler geliştirme misyonunu ilerletme kapasitesine sahip olmasını garanti altına alıyor. Jeff Bezos, 1998 yılında hisse sahiplerine yazdığı mektupta, şirketin işe alım anlayışıyla ilgili olarak şunu ifade etmişti:

İşe alım yaklaşımımızdaki çıtayı en yüksek seviyeye getirmek, Amazon.com’un başarısının en önemli unsurlarından biri oldu ve olacak.

Doğru Şeylere Para Harcamak

1999 yılındaki bir röportaj sırasında, Bob Simon, Jeff Bezos’a masası hakkında bir soru yöneltti. Zira bu masa, aslında cıvata ile tutturulmuş ve bantlanmış dört cılız tahta ayaklı bir kapıydı. Bezos ise masanın, “müşteriler için önemli olan şeylere para harcamanın ve önemli olmayan şeylere para harcamamanın bir sembolü” olduğu yanıtını verdi.

Jeff Bezos Kapıdan Yapılmış Masasının Başında

Maliyet azaltma, bugün de Amazon’un şirket kültürünün önemli bir bileşeni olmaya devam ediyor. Hatta büyük tasarruf alanlarını belirleyebilen Amazon çalışanlarına “Kapı Masa Ödülü” veriliyor. Kapı Masa Ödülü, Amazon’un müşterilere daha rekabetçi fiyatlar sunmasına imkan tanıyacak yenilikçi maliyet tasarruflarının onaylanması anlamına geliyor.

Kararlı Bir İş Ahlakına Sahip Olmak

Jeff Bezos, Amazon’un her gün varlıksal bir savaşla mücadele ettiğini biliyor. Daha önce yaptığı bir röportajda, bu durumla ilgili olarak “Şirketler kısa yaşam sürelerine sahip ve Amazon bir gün parçalanacak.” demişti.

Jeff Bezos, iş ahlakını ödüllendiren bir şirket meydana getirdi. Aslında Amazon’un şirket kültürü, birçok çalışanın işlerinin ne kadar zor olduğu konusunda karışık eleştiriler aldı. Bazı çalışanlar için beklentiler makul değildi, diğerleri içinse zorlayıcı çevre, onları ellerinden gelenin en iyisini yapmaya teşvik etti.

Amazon, zorlu sorunların üstesinden gelmek için saatlerce çalışmaya istekli olan yenilikçi zihinleri ödüllendiren bir şirket kültürü geliştirerek rakipleri tarafından meydana getirilen aksamayı ortadan kaldırma konusunda artık daha yetenekli. Bu; zeka, müşteri memnuniyeti ve sıkı çalışmayı ödüllendiren bir şirket kültürüdür. İşte bu anlayış, Amazon’un sadece 23 sene içerisinde dev bir şirket haline gelmesini sağladı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İşe Alım Mülakatları Yapay Zeka Desteği ile Daha ‘Objektif’ Hale mi Gelecek?

  • İşe alım süreçleri daha objektif hale geliyor. Artık hem insan kaynakları personeli teknik konularda kendini eğitebilir,
  • Hem adayın ses tonu ve yüz ifadelerini analiz edebilir hem de ekip ruhu olup olmadığını anlayabilir hale gelecek.
  • Benzeri yazılar için ; Türkiye’de İşe Alım Mantığı: Tektiplileştirme

Belki de çok uzak olmayan bir geleceğe dair hepimizi korkutan şeylerden birisi robotların işimizi elimizden alacağı endişesi. Henüz birilerini işe alıp kovma gibi eylemlerde bulunmasalar da yapay zeka artık işe alım sürecinde daha aktif rol almaya başlıyor.

Özellikle teknoloji alanında işe alım yapanların ortak şikâyeti çevrede çok fazla iş ama onu yapabilecek yeteneğe sahip çok az insanın olması ile ilgili. Peki, karşımızda oturan adayın bir “yetenek” olup olmadığını nasıl anlayabiliriz? Bu sorunun cevabı video mülakat konusunu bir sonraki seviyeye çıkaran Recruiting Innovation isimli girişimde.

Eski bir teknoloji işe alım sorumlusu olan Alison Daley tarafından kurulan Recruiting Innovation insan kaynakları çalışanlarına belirli kritik pozisyonlar için aday seçiminde yardımcı olmayı hedefliyor. Teknik konularda işe alım yapan kişilerin kendini geliştirebileceği birçok kaynak sunan Recruiting Innovation, insan kaynakları personellerinin gelişimine odaklanıyor.

Bir yapay zeka girişimi olan Allys ise adayların teknik bilgilerinin yanı sıra yapay zeka destekli video mülakat ile onları yüz tanıma teknolojisi, konuşmalarını metine çevirme ve ses tonlarını analiz etme özellikleri ile insan kaynakları yetkililerine kolaylık sağlamayı ve doğru işe doğru aday yerleştirmelerini sağlama hizmeti sunuyor.

Allys’in bir video mülakat üzerinde çalışma süreci şöyle işliyor;

Sisteme yüklenen adayın mülakat videosu üzerinde yüz haritalama teknolojisi kullanılarak duygu durumunu anlamaya çalışıyor, konuşmasını metine çevirerek onu iş hakkında analiz etmenizi sağlıyor, ses tonunu analiz ediyor.

Tüm bunlarla adayı kendine güven, enerji, pozitif davranış, telaffuz gibi konularda bir puan sistemine tabi tutarak insan kaynakları görevlisine aday hakkında bir içgörü sağlıyor.

Yani adayınız ve teknik beceriler hakkında oldukça iyi ama sosyal beceriler olarak tanımlanan iletişim, uyum, sorumluluk sahibi olmak gibi konularda yeteri kadar iyi değilse bunu objektif olarak görüp karar alma sürecinizi Allys ile iyileştirebiliyorsunuz.

Ayrıca adayınızın gerçek bir takım oyuncusu olup olmadığını da “dünyanın en büyük psikometrik veritabanı” olarak kendisini tanımlayan Good &Co kişilik testleri ile adayın şirketinizin için önemli olan hangi değerlere sahip olup olmadığını objektif olarak değerlendirmenize olanak sunuyor.

Bakalım işe alım süreçlerinde bu objektivite ülkemize ne zaman gelecek?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link