Doğa Kolejleri Satılıyor

Doğa Koleji’ne sürpriz işadamlarından oluşan grubun talip olduğu belirtiliyor. Doğa Koleji’ne 5 yıl önce ortak olan, daha sonra hissesini yüzde 70’e çıkaran özel sermaye fonu Turkven, payını aralarında TİM Başkanı ve Ziylan Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Büyükekşi ile Sancak Ailesi’nden bir ismin de yer aldığı 4 işadamına devrediyor.

Şirketlerin kârlı bir alan görerek peş peşe yatırım yaptığı eğitim sektöründe en hızlı koşanlardan biri olan Doğa Koleji’ne sürpriz işadamlarından oluşan grubun talip olduğu belirtiliyor. Özel sermaye fonu Turkven’in Doğa Koleji’ndeki yüzde 70’lik hissesini satmak için görüşmeler yaptığı basına yansımıştı.

Habertürk’te yer alan habere göre, Turkven’in Doğa Koleji’ndeki hisselerini Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Sancak Ailesi’nden bir ismin de bulunduğu 4 işadamına devredeceği ifade edildi.

Hisse satışının yaklaşık 1.2 milyar TL değer üzerinden gerçekleşeği belirtiliyor. Turkven’in yüzde 70’lik hisse satışından kasasına yaklaşık 850 milyon TL bir tutar koyacağı dile getiriliyor. Turkven 2011 yılında Doğa Koleji’nin yüzde 55 hissesi için 180 milyon TL civarında bir tutar ödemişti. O zaman Doğa Koleji’nin toplam 16 kampusu bulunuyordu.

2

850 MİLYON TL ALIP KÂR EDEREK ÇIKIYOR

Yaklaşık 1.5-2 yıl sonra ise yüzde 15’lik hisse daha satın alan Turkven, bu satın alma için ise yaklaşık 90 milyon TL ödemişti. Yani Turkven toplamda Doğa’ya 270 milyon TL yatırırken, kasasına koyacağı 850  milyon TL dikkate alındığında kârlı bir girişime imza atmış olacak.

ÖZEL STRATEJİ İŞTAH KABARTIYOR

Özellikle son 4-5 yılda özel okul sayısındaki artış dikkat çekiyor. Bunun nedeni ise özel okullaşma alanında yaşanan hızlı artış. 2015- 2019 stratejik plan dönemi sonuna kadar, özel okullardaki öğrenci oranın yüzde 12’ye çıkarılması hedefleniyor. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında 15 milyon 503 bin 124 öğrencinin 1 milyon 102 bini özel okul öğrencisi.

Toplam öğrenci sayısına oranı ise 7.11. 2019 yılına kadar özel okullardaki öğrenci sayısının yaklaşık 2 katına çıkarılması hükümetin strateji planında yer alıyor.

ŞİMŞEK % 30’LA DEVAM EDECEK

Konuya yakın kaynaklar, söz konusu satın almanın geçtiğimiz aylarda tamamlandığını, resmi açıklamanın yapılması için ise okul kayıt döneminin bitmesinin beklendiğini ifade ediyor. Önümüzdeki günlerde satışın açıklanması beklenirken, yüzde 30 hisseye sahip olan Doğa Koleji kurucusu Fethi Şimşek’in ise küçük hissedar olarak devam edeceği belirtiliyor.

Kaynak: Patronlar Dünyası

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Warren Buffet’ın Tüm Yatırımcılara Ders Niteliğindeki 4 Hatası

  • Milyarder iş adamı Warren Buffet her ne kadar son derece başarılı bir yatırımcı olsa da, kendisi gibi başarılı birçok insan gibi, iş hayatı boyunca birçok hata yaptı.
  • Bu yazımızda sizlerle Warren Buffet’ın yaptığı ve tüm yatırımcılara ders niteliğindeki en büyük dört hatayı paylaşıyoruz.
  • İlgili Yazı: Warren Buffet’tan Yolunuza Işık Tutacak 5 Zamansız Tavsiye

Dünyanın en zengin insanlarından biri olan Berkshire Hathaway şirketinin CEO’su ünlü yatırımcı Warren Buffet‘ın nasıl bu kadar başarılı bir iş adamı haline geldiğini hiç merak etmiş miydiniz? Buffet’ın bu büyük başarıya ulaşmasının ardındaki öykü cesaret vericidir. Çünkü o, hisse senedi yatırımcılığında başarının dehaya değil, sürekli iyi ilkelere odaklanmaya ve bunun yanı sıra uyum sağlama istekliliğine dayandığına vurgu yapar. MarketWatch’in paylaştığı yazıya göre, ünlü iş adamının yaptığı hatalardan dört tanesi ve bu hataların tüm yatırımcılara verebileceği dersler şu şekilde:

Duygularının Yatırım Kararını Etkilemesine İzin Verdi

1962 yılında, Warren Buffet’ın BPL ismindeki yatırım ortaklığı, ortalama 7,5 dolar fiyattan Berkshire Hathaway isimli bir tekstil şirketinden hisse satın aldı. Berkshire Hathaway’in hakim hisse sahibi ve yöneticisi olan Seabury Stanton, BPL’in Berkshire Hathaway hisselerini 11,5 dolara satın almak için Buffet ile bir anlaşma yaptı. Ancak resmi teklif hisse başına 11,375 dolardı. Buffet bunu onursuz bir davranış olarak gördü ve hisseleri satmadı. Bunun yerine, daha sonradan muazzam bir şekilde aptal bir karar olarak nitelendirdiği şeyi yaptı: Agresif bir şekilde hisseleri satın almaya başladı.

Nisan 1965 itibarıyla BPL, Berkshire Hathaway’in %39’una sahipti ve şirketin kontrolünü ele geçirdi. Daha sonra Warren Buffet, tekstil işini bir 20 sene boyunca devam ettirmenin fırsat maliyetinin, diğer yatırımları ile benzer kazançlar elde etmiş olsaydı milyarlarca dolar olduğunu öngördü. Sonuç olarak ünlü yatırımcı, imalathanelerden para kazanmanın bir yolunu buldu. Orijinal işin sermayesinin büyük kısmını yavaş yavaş diğer alanlara -özellikle Ulusal Tazminat ve Illinois Ulusal Bankası gibi yüksek karlı işletmelere- kaydırdı.

Müşteri Sadakatini Hafife Aldı

Warren Buffet, 22 yaşındayken bir arkadaşıyla ortaklaşa Omaha’da bir benzin istasyonu satın aldı. Bu benzin istasyonu Texaco istasyonunun tam karşısındaydı ve Texaco istasyonu, sürekli olarak Buffet’ın istasyonundan daha çok iş yapıyordu. Çünkü Buffet’ın ifadesiyle bu Texaco istasyonu müşteri sadakatine sahipti. Ünlü iş adamının bu uzun yolculuğunda öğrendiği ilk derslerden biri, Coca-Cola gibi sektörlerinde en belirgin müşteri sadakatine sahip şirketleri aradığı için en iyi satın almalarından bazılarına yol açan stratejik rekabetçi konumlandırmanın önemiydi.

Nicel Kriterlere Çok Fazla Güveniyordu

Warren Buffet, kariyerinin başında Benjamin Graham‘ın fikirlerinden çok etkilendi. Graham kazanç gücüne, iş beklentilerinin niteliksel faktörlerine, yöneticilerin niteliğine ve işletmenin istikrarına dikkat ederken onun bakış açısıyla diğer her şeyi gölgede bırakmak, dengenin gücü ve verdiği güvenlik payıydı. Berkshire Hathaway’in Buffet’a çekici gelmesinin nedeni de buydu: O, bir mevcut net varlık değeri satın almasıydı.

Buffet iyi bir varlık destek arayışında olduğu için bazı büyük yatırımların neler olabileceğini kaçırdı. Ancak 1960’ların ortalarında, Walt Disney ve American Express‘teki yatırımlarının başarısı göz önüne alındığında, nicel kriterlere güçlü bir vurgudan geçici olarak uzaklaşmaya başladı. Büyük ölçüde net varlık pozisyonuna aldırış etmeden, mükemmel niteliksel özelliklere sahip şirketlere daha fazla yatırım yapmaya çalıştı.

Ünlü iş adamı, zamanla değerli bir yatırımcı olmanın birden fazla yolu olduğunu öğrendi. Ancak bu, Graham’ın metotlarını terk etmek zorunda olduğu anlamına gelmiyordu. Philip Fisher, Charlie Munger ve Warren Buffet’ın birleşik yatırım fikirlerini ve de Graham’ın fikirlerini kullanarak bir portföy yönetmek mükemmel bir şekilde mümkündür. Buffet ve Munger, bugün bile küçük miktarlara yatırım yaparlarken nicel pazarlık fikrini reddetmiyorlar.

Kaybını Durdurmak İçin Çok Yavaş Hareket Etti

Warren Buffet’ın yakın geçmişteki bir hatası, Birleşik Krallık merkezli süpermarket zinciri Tesco ile yaşandı. Buffet, 2013 yılında Berkshire Hathaway’in hisselerinin bir kısmını, katılmadığı yönetim hamleleri yüzünden sattığını ifade etti. Ancak oldukça büyük miktarda hisse tutmaya devam etti. 2014 yılındaki muhasabe problemleri, Tesco’yu kazancını yeniden şekillendirmeye zorlarken hisse senedi değeri düşüş yaşadı. Buffet tüm Tesco hisselerini elden çıkardığında, Berkshire Hathaway vergi sonrası 444 milyon dolar zararla karşı karşıya kaldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Lüks Otomobil Savaşları: BMW vs Mercedes-Benz

  • “Marka Savaşları” serisimizin bu haftaki bölümünde, Almanya’nın iki lüks otomobil markası BMW ve Mercedes-Benz’i karşılaştırdık.
  • 2017 yılında BMW, araç satışlarını bir önceki yıla göre %4,2 oranında artırarak toplamda 2,09 milyon araç sattı. Mercedes-Benz ise %9,9 oranında bir artışla toplamda 2,29 milyon araç satışı gerçekleştirdi.
  • 2,29 milyon araç satış rakamına ulaşan Mercedes-Benz, 2016 yılının ardından 2017 yılında da dünyada en çok lüks araç satan otomobil markası oldu.
  • 2017 yılında dünyanın en değerli otomobil markaları sıralamasında, 24,56 milyar dolarlık marka değeriyle BMW ikinci sırada yer alırken Mercedes-Benz ise 23,51 milyar dolarlık marka değeriyle üçüncü sırada yer alıyor.
  • İlgili Yazı: Spor Giyim Savaşları: Nike vs Adidas

Otomotiv sektörü söz konusu olduğunda akla gelen ilk ülkelerden biri hiç şüphesiz Almanya. Zira kendileri, dünyanın en iyi araçlarını üreten ülkelerin başında geliyor. Mühendislikteki başarısını otomotiv sektörüne yansıtan Almanya’nın BMW, Mercedes-Benz, Audi, Volkswagen, Opel ve Porsche gibi önemli otomobil markaları bulunuyor. Ve bu markalar arasında en çok BMW ve Mercedes-Benz arasındaki rekabet dikkat çekiyor.

Bu iki büyük otomobil markasının arasındaki rekabete, geçtiğimiz yılki araç satış rakamlarına göz atarak bir giriş yapalım. Londra merkezli haber ajansı Reuters’ın paylaştığı bilgilere göre, 2017 yılında BMW, araç satışlarını bir önceki yıla göre %4,2 oranında artırarak toplamda 2,09 milyon araç sattı. Buna karşılık Mercedes-Benz ise %9,9 oranında bir artışla toplamda 2,29 milyon araç satışı gerçekleştirdi ve bu rakamla birlikte, 2016 yılından ardından ikinci kez üst üste dünyada en çok lüks araç satan otomobil markası oldu. 2016 yılından önce ise BMW, yaklaşık olarak 10 yıl boyunca global lüks araç satışları kategorisinde zirvede yer alıyordu.

İki otomobil markasının arasındaki rekabetle ilgili olarak istatistik platformu Statista’nın yayımladığı birkaç istatistiği de sizlerle paylaşalım. Bu istatistiklerden ilki, otomobil markalanın sağladığı müşteri memnuniyetiyle alakalı. 2017 yılında ABD’de, belirli otomobil ve hafif araç markaları için yapılan müşteri memnuniyeti araştırmasında, BMW 82 puan alırken Mercedes-Benz ise 84 puan aldı. Bu arada ortalama puanın 81 olduğunuda belirtelim.

Statistic: Consumer satisfaction with selected automobile and light vehicle brands in the United States in 2017 (index score) | Statista
2017 Yılında, ABD’de Otomobil ve Hafif Araç Markaları İçin Oluşturulan Müşteri Memnuniyeti İndeksi (100 Üzerinden)

Statista’nın paylaştığı bir diğer istatistik ise marka değerleriyle alakalı. Statista’nın yaptığı araştırmaya göre, 2017 yılı itibarıyla dünya genelinde otomotiv sektörü içerisindeki en değerli markalar sıralamasının zirvesinde 28,7 milyar dolarlık marka değeriyle Japon otomotiv devi Toyota yer alıyor. Listenin ikincisi sırasında 24,56 milyar dolarlık marka değeriyle BMW, üçüncü sırada ise 23,51 milyar dolarlık marka değeriyle Mercedes-Benz bulunuyor.

Statistic: Most valuable brands within the automotive sector worldwide as of 2017, by brand value (in billion U.S. dollars) | Statista
2017 Yılında Dünyanın En Değerli Otomobil Markaları

Tüketiciler İçin Hangisi Daha İyi?

U.S. News isimli internet sitesi geçtiğimiz yılın mayıs ayında yayımladığı yazıda, bu iki otomobil devini güvenilirlik, güvenlik, performans ve iç kısım gibi çeşitli kriterlere göre karşılaştırmış ve her bir kriterde hangi markanın daha iyi olduğuna karar vermiş.

Güvenilirlik: Mercedes-Benz

Bir global pazar araştırma şirketi olan J.D. Power and Associates, her yıl bir marka güvenilirlik çalışması yayımlar. Şirketin yaptığı sıralama, her otomobil markasının sahip olduğu 100 araç başına düşen sorun sayısını baz almaktadır. Mercedes-Benz, 2017 çalışmasında 100 araç başına 131 sorunla ilk beşe girdi. BMW ise 100 araç başına 139 sorunla Mercedes-Benz’in iki sıra altında yer aldı.

Güvenlik: BMW

Mayıs 2017 itibarıyla bir güvenlik derecelendirmesine sahip olan Mercedes-Benz modelleri C sınıfı (10 üzerinden 9,3 puan), GLE (10 üzerinden 9,7 puan) ve E sınıfı (10 üzerinden 10 puan) idi. BMW’nin ise 2 serisi ve X1, güvenlik derecelendirmesinde 10 üzerinden 10 puan aldı. Bununla birlikte i3, 9,9 ve X3 ise 9,7 güvenlik puanına sahip.

Performans: BMW

Son yıllarda BMW, konfora daha fazla önem veriyor. Mercedes-Benz ise performans konusunda yeni atılımlar yapıyor. Ancak puanlar, BMW’nin hala performans konusunda daha iyi olduğuna işaret ediyor.

BMW X4 ve 3 serisinin ikisi de 8,8’lik bir performans puanına sahip. X6 ve 2 serisi 8,9 performans puanı alırken X5 ve 4 serisi tam 9 puan alıyor. 5 serisi ise sahip olduğu 9,1 puan ile performans açısından en iyi BMW modeli olma özelliği taşıyor.

Gelelim Mercedes-Benz’e. Mercedes-Benz için S serisi, 9,2 performans puanıyla bu alanda zirvede yer alırken onu 8,9 puan ile SL ve CLS takip ediyor. Bütün bu BMW ve Mercedes-Benz modelleri arasında en yüksek performans puanına S serisi sahip olsa da, BMW yüksek performans puanına sahip çok fazla araç modeline sahip olması nedeniyle ön plana çıkıyor.

İç Kısım: Mercedes-Benz

Aracın iç ortamı söz konusu olduğunda, burada Mercedes-Benz’in BMW’ye karşı bir üstünlüğü bulunmaktadır. Özellikle Mercedes-Benz’in S serisi ve E serisine göz attığınızda, kabin konforunda ve tarzında ustalık sınıfı bir tasarım görürsünüz. Ki bu tasarım da S serisinin bu alanda 9,2, E serisinin ise 8,9 puana sahip olmasını sağlıyor.

BMW’ye gelecek olursak, markanın tüm modelleri 7,5 ile 8,4 arasında bir puana sahip. Mercedes-Benz tarafında ise SL, GLS, GLE, GLC ve C sınıfının tamamı 8,5 ya da daha üstü bir puana sahip. Bunların yanı sıra şaşırtıcı sayılabilecek bir şekilde, küçük araç sınıfındaki CLA sadece 6,7 puana sahip.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link