Disney, Netflix İle Büyük Bir Rekabete Hazırlanıyor

Sinema ve eğlence sektörünün duayen isimlerinden Disney, stream dizi kanalı Neflix’e savaş açmaya hazırlanıyor. Hatırlarsanız Disney CEO’su Bob Iger’in tüm dizi/filmlerini Netflix’ten çekeceğini ve kendi stream platformunu yayına almak için atağa geçeceğini belirtmiştik. Disney ilk hamlesini yaptı ve 2 yıllık yayın sözleşmesi ardından anlaşmasını sona erdirdi.

Aynı zamanda Netflix’in kullanıcılarına yaptığı bir açıklamada, 2018 yılı sonuna kadar sinemalarda gösterime girecek olan bütün yeni filmler de dahil olmak üzere Disney’e ait tüm filmleri, 2019 yıl sonuna kadar Netflix üzerinden izlemeye devam edeceğini belirtti. Fakat şurası kesin ki Disney gibi dev sinema endüstrisinin Netflix’te olmaması içerik zenginliğinin düşmesine neden olacak ve bununla beraber bugüne kadar yapılmış olan Oyuncak Hikayesi, Frozen, Karayip Korsanları gibi kaliteli içerikler de artık Netflix’te bulunmayacak.

Gelelim Disney severler için asıl önemli konumuz olan Netflix ile büyük bir rekabete giren Disney’in yeni abonelik ücretinin ne kadar olacağına. Araştırma şirketi MoffettNathanson’ın çalışmasına göre, Netflix ayda 10 dolar abonelik ücreti alırken, Disney’in bu rekabetten dolayı abonelerinden isteyeceği fiyat 5 dolar düzeyinde olacak. Buradan yola çıkarak Disney’in ilk yıl içinde 34 ile 38 milyon dolar arasında gelir elde etmesi bekleniyor. Bununla beraber üç yıl içinde de Disney’in yıllık geliri yaklaşık 230 milyon dolara ulaşacak. Bir diğer yandan da Disney’in sahip olduğu zengin ve geniş içerik kütüphanesinin düşük fiyat politikasına katkı sağlayacağı düşünülüyor. Bu içerikler geniş kitlelere ulaşan ve oldukça sevilen çizgi film, sinema filmleri, tv şovları ve Star Wars gibi kült filmlerden oluşan yapımlar.

Bunların dışında Disney, içeriklerini Netflix’ten çektiğinden dolayı oradan kazandığı lisans bedelinden alıkoyulacak. Bu nedenle bir hayli gelir düşüşü yaşayacak olan Disney yeni servis kurulum ve işletme masraflarından dolayı ilk yıl 200 milyon dolar, ikinci yıl ise 425 milyon dolar kayıp yaşayacak. Fakat Disney yaşayacağı bu zararı çoktan göze almış gibi görünüyor.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yeditepe Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım Yüksek Lisans Öğrencisi – Pazarlamasyon.com İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Dijital İlaç Çağı: Hiperaktivite Video Oyunla Tedavi Edilebilir mi?

Video oyunlar hakkında hepimizin bildiği bir şey var. Sağlığımız için zararlı, özellikle beyin için. Şimdi bilgisayar, tablet ya da akıllı telefon başına geçip tüm gün oyun oynayan çocuklarımızı düşündükçe eminim hepimizin içini kasvet basıyordur. Peki oyun oynayarak sizi daha yaratıcı hale getirecek, iyi bir şeyler yapabileceğimiz aklınıza gelir miydi?

Boston menşeli Akili Interactive Labs isminde bir sağlık girişimi, hiperaktivite bozukluğu olan çocukların dikkatlerini toplamaları konusunda yardım edebilecek yeni bir video oyun hazırladıklarını açıkladı.

İddialarını yaşları 8 ila 12 arasında değişen ve dikkat eksikliği bulunan 348 çocuk üzerinde yaptıkları deneye dayandıran Akili, bir ay boyunca tablette kendileri tarafından geliştirilen oyunu oynayan çocukların dikkatlerini daha fazla toplayabildiklerini istatistiki bir şekilde ortaya koydu.

Girişim, oyunun beyinde belirli ağları harekete geçiren algoritmalar kullandığını ifade ediyor. Ve bu aktivite de hiperaktivite semptomlarının düşürülmesine yardımcı oluyor. Oyun her ne kadar bu konuda başarılı olduğunu iddia etse de 11 çocuk baş ağrısı ve öfke gibi yan etkiler bildirmiş.

Kendilerini “dijital ilaç” olarak konumlandırarak “tedavinin gidebileceği limitleri keşfetmeye davet eden” Akili Interactive Labs, teknolojinin ilaç ile bileşiminin, farklı tedavi biçimlerini de ileriye taşıdığının önemli bir örneği. Hatırlarsanız daha öncesinde de bir çok farklı ilacınızı artık “kişiselleştirilmiş bir hap” ile alabileceğinizi yazmıştık.

Ne dersiniz sizde yeni yeni oluşan ama hayatımızda kısa zamanda yer kaplaması olası bu dijital ilaçları kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Teknoloji Dünyasındaki Eşitsizlikle Mücadele Eden 5 Kadın

Teknoloji dünyasının en büyük fuarlarından biri olan Tüketici Elektroniği Fuarı CES, geçtiğimiz yıllarda önemli kadın konuşmacıların sahne aldığı bir etkinlikti. Bunların arasında IBM CEO’su Ginny Rometty, General Motors CEO’su Mary Barra ve Yahoo eski CEO’su Marissa Mayer gibi önemli mevkilerdeki kadınlar yer almıştı. Ancak CES’in bu yılki programında, sürpriz şekilde yalnızca üç kadın yönetici yer alıyor ve sahneyi beş erkek yöneticiyle paylaşıyorlar.

Beklendiği üzere, CES’in bu erkek egemen programına geniş çevreler tarafından tepki gösterildi. Pek çok yönetici organizasyonu alenen eleştirdi.

CES’in bu tutumu, teknoloji dünyasında var olan cinsiyet eşitsizliği sorununun küçük bir temsili durumunda. Girls Who Code’a göre, geçtiğimiz yıl bilgisayar bilimi diploması alan erkek sayısı 30 bin iken, yalnızca 7 bin kadın bu diplomayı almış. Mezuniyetten sonraki durumu gösteren istatistikler de iyi görünmüyor. Harvard Business Review’ın araştırmasına göre teknoloji alanında kendi startup’ını kuran kadın girişimci oranı yalnızca %9.

Hal böyleyken statükodan memnun olmayıp teknoloji sektöründeki bu erkek egemen oyunu değiştirmeyi, diğer kadınlara alanda fırsat yaratmayı amaçlayan önemli kadınlar da var. İşte bu kadınlardan 5 tanesi:

1. Kriti Sharma, Sage’de Yapay Zeka İkinci Başkanı

Yapay zeka son zamanlarda en çok duyduğumuz kavramlardan biri ve Sharma’ya göre bu alanda da cinsiyet eşitsizliği büyük. Apple’ın Siri’si, Amazon’un Alexa’sı gibi varsayılan seçenek olarak belirlenmiş kadın yapay zeka asistanları, cinsiyet stereotiplerini güçlendiriyor. Bu kadın asistanlar, basit soruları cevaplayan birer “yardımcı” görevinde kullanılırken (örneğin Siri, yarın hava nasıl olacak?), bu asistanların erkek denkleri örneğin IBM’in Watson’u, Salesforce’un Einstein’ı ve Samsung’un Bixby’si; bir markanın CRM sistemine girmek ve geçmişteki hareketlere bakarak hangi satışların daha yüksek potansiyele sahip olduğunu belirlemek gibi daha karmaşık görevlerde kullanılıyor.

Sharma daha cinsiyete göre tarafsız bir sektör yaratmak istiyor. Sage’deki iki gün süren “BotCamp” atölyelerinde öğrenciler, kendilerine ait chatbot’lar yaratmayı öğrenme fırsatı buluyor.

2. Allison Jones, Code2040’da Pazarlama ve İletişim Direktörü

Code2040’ın amacı siyahi ve latin kökenli kadın ve erkeklerin teknoloji dünyasında saygı görmesini sağlamak. Bunu başarabilmek için bilgisayar bilimi öğrencilerine Spotify, Goldman Sachs, The New York Times gibi büyük kuruluşlarda staj imkanı yaratıyor. Bilgisayar bilimi bölümünden mezun siyahi ve Latin kökenli oranı %20, iş gücündeki oranıysa yalnızca %5. 2040 yılındaysa Latin ve siyahilerin tüm ABD nüfusundaki oranı %40 olacak.

3. Reshma Saujani, Girls Who Code Kurucusu ve CEO’su

Eski bir avukat olan Saujani’nin 6 yıl önce kurduğu Girls Who Code, şimdiye dek 53 bin genç kadına sertifika verdi ve 2018 sonunda bu sayının 100 bini bulması hedefleniyor.

Saujani’ye göre teknik pozisyonlar için istihdam talebi artarken, programlama görevlerindeki kadın yüzdesi azalıyor. Girls Who Code’un kendi araştırmasına göre 1995’te bilgisayar uzmanı kadınların oranı %37 iken 2017’de bu oran %24’e düşmüş. 2027’de bu oranın %22’ye kadar gerilemesi bekleniyor.

4. Neha Murarka, Smoogs.io’nun Kurucu Ortağı ve CEO’su

Teknoloji sektörü erkeklerin hakim olduğu bir sektörse, bitcoin erkeklerin takıldığı bir lokal gibi düşünülebilir. “Nişin de nişi” diyor Murarka bitcoin için. Beş kişiden oluşan startup Smoogs’un CEO’su olarak kadınların bu alanı anlamasına yardımcı olmaya çalışıyor.

“Lisans ve lisans eğitimim boyunca bölümümdeki tek kadın öğrenci bendim” diyor Murarka, “Londra’da ikinci işimde çalışırken, 22 yazılımcı arasındaki tek kadın yine bendim.”

5. Katharine Zaleski, PowerToFly Kurucu Ortağı ve Başkanı

Yıllar boyunca The Huffington Post, The Washington Post ve NowThis News’te çalışmış olan Zaleski, 2014 yılında, toplumun kadınlar ve çalışma hayatı üzerine söylemlerinin değişmesi gerektiğini düşünmeye başlıyor. Böylece Milena Berry’yle birlikte PowerToFly’ı kuruyorlar.

PowerToFly kadınlarla şirketler arasında köprü vazifesi görüyor; kullanıcıların tamamının kadın olduğu bir LinkedIn versiyonunu düşünün. PowerToFly kullanıcı sayısı 3 yıl içinde 1 milyona ulaşmış durumda.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link