Dev Şirketlerde Yer Almanın Sırrı Bu Sorularda

Üniversite hayatımızın bitiminde çoğumuzun içine düştüğü bir boşluk iş bulma telaşı. Hepimizin hayalini süsleyen ise dünyanın en iyi ve saygın şirketlerinde çalışabilmek. Ancak bazı şirketler var ki buralarda çalışabilmenin ön koşulu:  çok çetin geçebilecek, beklenmedik mülakat görüşmelerine kendinizi doğaçlama hazırlayabilmek. Kendinizi dört dörtlük bir şekilde hazırlamış olduğunuzu zannedebilirsiniz ama bir soru bütün emeğinizi elinizden alabilir. Bakalım hangi tip sorular bizleri mülakat görüşmelerinde ters köşe yapabiliyormuş.

  • McKinsey

Mülakat Sorusu: AB’de elektrikli araçların gazlı araçlara karşı yıllık karbon emisyonunu nasıl hesaplarsınız?

McKinsey İş Analisti Görüşmesi (Boston)

  • Boston Consulting Group

Mülakat Sorusu: Senin özgeçmişine baksam ve ismini en öne alsam, özgeçmişindeki hangi önemli nokta arkadaşların tarafından okunur ve seni fark edilebilir yapar?

BCG Danışman Görüşmesi (Philadelphia)

  • Bain & Company

Mülakat Sorusu: 2012 Olimpiyat oyunlarındaki bilet satışlarından gelen hâsılatı tahmin etmeye çalış.

Bain&Company İş Analisti Görüşmesi (India)

  • Google

Mülakat Sorusu: Son 1 saattir benim ülkemde ne kadar insan Youtube izliyor?

Google Nitelikli Araştırma Analisti Görüşmesi (Singapur)

  • HubSpot

Mülakat Sorusu: Bana bir şeyler öğret.

HubSpot Pazarlama Danışmanı Görüşmesi

  • Paycom

Mülakat Sorusu: Bazı şeyler kötüye doğru gittiğinde bizi bırakıp gitmeyeceğini nasıl bilebiliriz?

Paycom Satış Temsilcisi Görüşmesi

  • Procter & Gamble

Mülakat Sorusu: Yapmak istemeyip de  yapmak zorunda kaldığın bir şeye ait bir anı tanımla.

Procter & Gamble Marka Yöneticisi Görüşmesi

  • Microsoft

Mülakat Sorusu: Hiçbir cevabın olmadığında ne yaparsın?

Microsoft Yazılım Geliştirme Mühendisi Test Görüşmesi (Redmond)

  • Facebook

Mülakat Sorusu: Facebook’un geleceğini nerede görüyorsun?

Facebook Ürün Yöneticisi Görüşmesi ( Menlo Park)

  • Rackspace

Mülakat Sorusu: Gününün %20’si iş görevlerini yerine getirmek %80’i ise strateji oluşturmak olsa, bu %80’lik kısımda neler yapıyor olacağını bize örneklerle açıkla.

Rackspace Yatırımlar Temsilcisi Görüşmesi (San Antonio)

Hedefini Uluslararası Finans Sektöründe kayda değer bir başarı yakalama üzerine kuran genç bir Ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Pazarlamacılar Tinder’dan Neler Öğrenmeli?

Tinder’ı kullanmayan, kullanmasa da duymayan kalmadı. Ama yine de kısaca açıklamak gerekirse Tinder; yakınlıklarına bağlı olarak kullanıcıları özelliklerine göre eşleştiren bir mobil “date” uygulaması.

Tinder  2012 yılında piyasaya sürüldüğünden beri kullanıcı sayısı ve popülerliği giderek artıyor. İnsanlar uygulama üzerinden birbirlerinin fotoğraflarını sağa ya da sola kaydırarak iletişim kuruyorlar veya iletişimi reddediyorlar. 2017 itibariyle günlük kullanıcı sayısının 1.6 milyara ulaştığı varsayılıyor. Kullanıcılar günlük ortalama 36 dakikalarını Tinder’da geçiriyorlar ki Tinder’ın tanışma platformu ve geçiş aşaması olarak kullanıldığını düşünürsek bu çok uzun bir süre.

İnsanların neden Tinder’a ihtiyaç duyduğu veya Tinder’ı ne amaçla kullandıkları sosyolojik bir araştırma konusu olabilir. Ancak biz bu yazıda Tinder’ın başarılı pazarlama taktiklerini konuşacağız. Tinder neden bu kadar başarılı oldu?

Tüm reklamcıların, pazarlamacıların bildiği bir şey vardır; tüketici davranışlarında duygular mantıktan önce gelir. Ürün veya hizmet satın alma eylemine karar verdirmek potansiyel tüketicinin duygularına hitap etmekle mümkündür. Tüketimin bugün geldiği noktayı göz önünde bulundurursak satın almanın ihtiyaç ile doğru orantılı olmadığı oldukça açık. Ayaklarımızı korumak için ayakkabıya ihtiyaç duyarız evet ama neden onlarca ayakkabımız var? Sahip olduğumuz araba gerçekten ayağımızı yerden kesse yetiyor mu yoksa rengi, modeli de önemli mi?  Demek ki bizi tüketmeye iten başka sebepler var…

Tüketici iki temel duyguyla hareket eder:

  1. Tatmin olma arzusu.
  2. Acıdan kaçma.

Tinder’ı baz aldığımızda kullanıcılar beğenilerek tatmin olma arzularını gideriyorlar, reddedilmekten korkarak da acıdan kaçıyorlar. Reddedilme insanlık tarihinin başından beri korkulu bir rüyadır. İlkel toplumlarda reddedilme soyunu devam ettirememe hatta uzun vadede dışlanma ölümle bile sonuçlanabiliyordu. Ancak Tinder’da ise reddedilmek söz konusu değil çünkü eşleşmenin sağlanabilmesi için iki tarafın da birbirini beğenmesi gerekiyor. Yani eğer reddedildiyseniz o kişiyle zaten iletişime geçmiyorsunuz. Dolayısıyla konuşma başladığında iki taraf da reddedilmediği, beğenildiği özgüveniyle iletişime başlıyor ve acıdan kaçması gerekmiyor. Tinder başlı başına acıdan kaçma ve haz alma üzerine kurulmuş bir düzen aslında. Tinder’ın başarısının köşe taşlarını da bu tüketici zihniyeti oluşturuyor.

Tinder aslında gerçek hayatın bir mobil yansıması. İnsanlar gerçek hayatlarında hızlı kararlar verirler ve burada ilk önceliği fiziksel kaygılar alır. Bu bir ürün için de böyledir duygusal bir eşleşme için de böyle. Eskiden de böyleydi şimdi de… Görücü usulü evliliklerde bile gelin; damadın annesi, yengesi vs tarafından önce görülür beğenilirdi. Sonra ailesi araştırılır, bilgisi görgüsü öğrenilirdi. Tinder’dan önceki yakın çağa gidersek  “Seni biriyle tanıştıracağım, birbirinize çok uygunsunuz” teklifi hemen “Fotoğrafı var mı?” sorusunu peşinden getirmiyor muydu?

Dış görünüş çok önemli elbet ama yeterli mi? Tabi ki değil. Dışarıdan beğendiniz peki içi nasıl? Neleri seviyor, ortak nelerimiz var, ne konuşabiliriz? İşte burada Tinder’ın başarısı süper hızlı eşleştirmeler. Tek tek okuduğunuz kitapları, sevdiğiniz filmleri, müzikleri yazmanız gereken bir yer yok. Facebook hesabınızla giriş yaptığınız için Tinder sizi zaten otomatik olarak eşleştirir ve zaman kaybetmenize gerek kalmaz.

İnsanların her an her yerde elektronik cihazlarla meşgul oldukları, kitapların önemli yerlerinin altını çizen uygulamalar aracılığıyla kitabı okumak zorunda kalmadan da bilgiyi hap gibi yutabildiğimiz, televizyon izlerken tabletten İnstagram’ı telefonlardan Twitter’ı güncelleyek her şeye aynı anda hakim olabildiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Dolayısıyla gönül işlerinin de hızlanması ve güncellenmesi gerekiyordu. Tinder işte tam olarak bunu yaptı ve tüketiciye uyum sağladı. Yani Tinder’ın dünya çapında 36 farklı dilde ve 196 ülkede en çok kullanılan uygulamalardan birisi olmasının altında yatan şey aslında tüketici beklentilerini bu denli karşılayabilmesi ve gerçekçiliği. Tinder’ın bu denli büyümesinin altında, haz, ödül ve acıdan kaçma bileşenleri yatıyor.

 

Özel Sermaye Fonu Abraaj Group KFC Türkiye’yi Satın Aldı

Türkiye’de bir çok yatırımı olan ve son olarak geçen temmuz ayında Netlog Lojistik’i satın alan özel sermaye fonu Abraaj Group’un KFC Türkiye’yi satın aldığı öğrenildi.

Dünya gazetesinde yer alan habere göre ABD’li Yum Brands’in sahibi olduğu KFC Türkiye’nin 104 restoranıyla birlikte şirketi Abraaj Group’a satışına ilişkin sözleşme ise geçtiğimiz günlerde imzalandı. Konuya yönelik bilgi almak için görüştüğümüz Abraaj Group Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Selçuk Yorgancıoğlu, “Yorum yok” cevabını verdi. Edinilen bilgiye göre, söz konusu satış işlemine Pragma danışmanlık yaptı.

Süzer, ABD’lilere satmıştı
115 ülkede 19 binden fazla noktada hizmet veren KFC, Türkiye’ye 1989 yılında Süzer Grubu şirketleri arasında yer alan Turkent AŞ tarafından getirilmişti. Süzer Grubu ise 2013 yılında, Türkiye’deki franchise haklarını elinde bulundurduğu fast food zincirleri Pizza Hut ve KFC’yi elden çıkarmış ve işletme haklarını esas sahibi ABD’li Yum Brands’e satmıştı. Söz konusu ABD’li şirket ise o tarihten itibaren şirketin organizasyonunda ve restoranlarda hızlı bır değişim süreci başlatmıştı. Ayrıca firma Türkiye’de 2015 itibariyle İlk kez franchise sistemiyle büyümeye başlamış ve bu operasyon sonrasında şirketin Türkiye genelindeki şube sayısı 104’e yükselmişti. Önümüzdeki beş yıl içinde Türkiye’de 400 yeni restoran açmayı hedefleniyordu.

Öte yandan, geçtiğimiz yıl aralık ayında Yum! Brands Türkiye’deki KFC’yi satmayı planladığını açıklamış ve KFC markasının Türkiye’de ve diğer noktalarda franchiselar yoluyla büyümeyi sürdüreceğini duyurmuştu.

KFC 104 restoranıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Bolu, Kocaeli, Eskişehir, Muğla (Dalaman Havaalanı), Balıkesir, Denizli, Adana, Gaziantep, Çanakkale, Kahramanmaraş, Samsun, Hatay, Antalya, Sakarya, Kayseri,Diyarbakır ve Mersin’de hizmet veriyor.

Bu arada Abraaj Group’un ortaklarından Selçuk Yorgancıoğlu dün Reuters’e yaptığı açıklamada, gelecek yılın ilk yarısında en az bir satın almayı tamamlayacaklarını söyledi. Yorgancıoğlu, Türkiye’de satın almalar için kurulan ve 2016 yılında yeni yatırımcılara kapatılan yaklaşık 500 milyon dolar tutarındaki fonun tamamını 2018 yılında harcamış olacaklarını da ifade etti.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün ve Yarın Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Sadece ilk 50 kişi için geçerli olacaktır
close-link
€42,90 Bugün ve Yarın Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday