Daha İyi Bir Patron Olmanın 6 Yolu

Patron, sözcüğü Türkler için de dünyanın geri kalanı gibi zorlayıcı bir kelime olabilir ve imajınızı belirleyebilir. Her ne kadar bir statü belirtse, bazen sözcüğün de belirli davranışları getirdiğini düşünebilirsiniz. İşte bu yanlış imajı yıkabileceğiniz 6 kısayol:

1. İletişim Dersleri Alın

İletişim günümüzün en önemli yeteneğidir kuşkusuz. Bir müşteriyle iletişime nasıl geçiyorsanız, nasıl özen gösteriyorsanız, çalışanlarınızla da bu konuda özenli iletişim kurmalısınız. Yanlış kullanılan sözcüklerin etkisinin sanılandan büyük olması, patron olarak kelimenin ağırlığı altında kaybolmanıza neden olabilir. İletişimi başarılı bir şekilde yönetmek için gerekli dersleri hem kendiniz hem de çalışanlarınız için sağlamanız kalitenizi artıracaktır.

2. Çalışanlarınızla Kaliteli Zaman Geçirin

Birçok patronun atladığı bir noktadır çalışanlarına vakit ayırmamak, onlarla iletişim kuramamak. Çalışanlarınıza bir çay içme vakti bile ayırsanız, bu 5-10 dakikalık vaktin size dönüşü başarı olacaktır. Çalışanınızı anlamak, onun kalitesini/içindekileri ortaya çıkarmak için fırsat yaratabilirsiniz. Çalışanlarınızı bilmek, onlara ne zaman müdahele etmeniz ya da etmemeniz gerektiğini de çözmenize yardımcı olacaktır. Psikoloji uzmanlarının da söylediği gibi, birlikte vakit geçirdiğinizde birbirinizi daha iyi tanıyabileceksiniz.

3. Eğlenceli Bir Şeyler Yapın

Patron denilen kişi genellikle asık suratlı, işlerin düzgün işlemesi için sürekli direktifler veren birisi olarak algılanır. İşte size fırsat, bu algıyı yıkabilecek. Eğlenceli işlere imzanızı atın. Çalışanlarınızı motive edecek küçük eğlenceler, size misli misli olarak olumlu yansıyacaktır, tabi ki imajınızı da gözlerinde olumluya çevirerek.

4. Katılımı ve Başarıyı Ödüllendirin

Katılımı teşvik etmek ve bununla gelebilecek başarıyı görebilmek önemlidir. Özellikle Türkiye’nin bir gerçeği olan olumlu geribildirim ya da ödüllendirmenin düşük olması bu iki faktörün gelişimini kötü yönde etkileyebiliyor. Gerçek başarıları küçük dahi olsa görebilmek sizi çalışanlarınızın gözünde daha iyi bir konuma getirirken, katılımı da aktifleştirmeniz başarıyı tetikleyecek bir faktör olacaktır. Çünkü katılım sağlanmadığında aklınızın ucundan dahi geçmeyen başarılı fikirleri ıskalayabilir ya da çalışanlarınızın bağlılığını artıramayabilirsiniz.

5. 15 Dakika Önce Gelin

Patron işe geç gelir gibi bir genellemeyi yıkmak da sizin elinizde. Toplantılarınıza, şirkete, ofisinize, masanıza çok değil bir 15 dakika erken gelmeniz, siz yokken de çalışanlarınızı rahatlığa sürüklemeyecek bir adımdır aslında. Sahiplenmekle alakalı bu durumu asla unutmayın ve gideceğiniz yere çok değil bir 15 dakika erken ulaşmaya gayret edin.

6. Dürüstlük Konusunda Taviz Vermeyin

Taviz vermek kelimesi her ne kadar olumsuz bir anlam içeriyor gibi olsa da esneklik sizin için gerekli özelliklerden bir tanesidir. Ancak dürüstlük konusu, taviz verilmemesi gereken en ciddi konulardan bir tanesidir, bunu unutmayın. Dürüstlükten ödün verdiğiniz anda, hem çalışanlarınızın gözünde patron kelimesini yaşatırsınız, hem de saygınlığınızı yerle bir edersiniz. Ne olursa olsun, dürüstlüğünüzden ödün vermeden yapılması gerekenleri yapın.

Kaynak: Fast Company

Paylaş
ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

CEVAPLA