CarrefourSa’dan “Ne lazımsa” Atağı

Gıda perakende marketleri arasında çok çetin bir mücadele var. Sektörde hitap ettikleri tüketicilerin gelir seviyesine göre alt grupta yer alan BİM, A101, ŞOK’un yanı sıra yukarıda CarrefourSa, Migros ve az sayıda şubesiyle Macro Center yer alıyor. Bir de şube sayıları 10 civarı olan yerel market zincirlerinden söz edebiliriz. Son 5-10 yıldır hızla artan ve 1500′lere ulaşan şube sayıları ile alt segmentteki mağaza zincirleri, üst segmenttekileri çok zor duruma sokuyor. Uygun fiyat ve kolay ulaşılabilme, kaliteli ürün ve hizmeti yendi. Bir kaç yıl önce Migros’un Tansaşları “Migroslaştırması” bu durumun sonucunda ortaya çıkan bir hamleydi.

Sektörün geleceğinde üst ve alt grup arasındaki savaşın ne boyutlara ulaşacağı tam bir merak konusu. Büyük başarılar yaşayan BİM ve beraberindekiler ile üst segmentteki CarrefourSa ve Migros arasındaki rekabette bence herkes sahiplendiği algıdan kopmayacaktır. Tıpkı ülkemizin siyasal iklimi gibi bu sektörde de safları sıklaştırma çabası görebiliriz. Burada bahsettiğim saflar yukarıda koyu renkle belirttiğim gibi sahiplenilen algılarla ve vaadler ile ilgilidir.

Alt segmenttekilerin büyümesinin Anadolu’daki henüz ulaşılmamış alanlar doğrultusunda devam edeceğini düşünebiliriz fakat bu durum üsttekiler için bu kadar olumlu değil. Üst grubun en önemli hedefi %23 oranında bir büyüklüğe sahip olan C1 segmenti. Bu segmentin üstü yukarıdakilerin, altı alttakilerin. Yukarıdaki grubun büyümesi bu seğmentten alacağı pay üzerinden olabilir. Zira bu grubun içerisinde sahip olduğu ucuzluk algısı nedeniyle BİM’e gitmeye çekinen ve üst SES segmentine yükselmek isteyen kalabalıklar yer alıyor. Yine aynı grup üst gruptaki marketlere gitmeyi bir statü sembolü olarak da görüyor ve kendisini değerli hissettirecek hizmetler satın almak eğiliminde. Bu eğilim market alışverişi için de son derece geçerli. Alt grup ise konseptleri gereği sahiplendikleri “ucuzluk” algısıyla son 10 yılda tüketime katılan C2 ve altı grupların kaymağını yiyor ve daha da yiyecek gibi duruyor. Bu tablo içerisinde üst gruptakilerin daha agresif olması gerekiyor. Zira Migros bu konuda hayli aktif. Migros’un birinci dereceden rakibi CarrefourSa’nın da bir atak yapması gerekiyordu.

 http://www.youtube.com/watch?v=JrYg30BkL98

 Uzun zamandır suskun olan CarrefourSa yeni genel müdürü Mehmet Nane önderliğinde yeni bir reklam kampanyası hazırladı. CarrefourSa’nın yeni reklamı Emre Irmak tarafından reklam filmi için yeniden düzenlenen Türk sinemasının en büyük klasiklerinden olan Gülen Gözler ve Neşeli Günler filmlerinden hatırlayacağımız Melih Kibar’ın ölümsüz eseri etrafında hazırlanmış bir jıngıl müziği ile dikkat çekiyor. Carrefoursa’nın en güçlü olduğu yönü olan bol çeşit vaad olarak öne çıkarılmış. Kahve, çorba, kıyma, jilet, fırça, hurma, roka, ayva, turşu, çiçek, mum, pasta ve açma gibi ürünler ard arda seri şekilde sayılıyor. Markanın temel vaadi bu! Ayrıca bu vaade ek olarak söz arasında geçen “ilgi, alaka” kelimeleri markanın diğer vaadini, izleyenlere eğlenceli bir reklam müziğiyle aktarıyor. “CarrefourSa ne lazımsa, Ne lazımsa CarrefourSa” şeklinde tekrarlanan slogan marka vaadini çok net taşıyor.

Bu söylem aslında üzerinde durulması gereken bir söylem. Reklamda sık sık güler yüzlü, hizmete hazır personel görüntülerine yer verilmiş. Kanımca alt grupta bulunan markaların en önemli dezavantajlarından biri ilgi, alaka eksikliği. Çünkü o marketlerde sayı olarak maksimum 2-3 kişi hizmet veriyor ve bu kişiler de çoğu zaman kasa görevlisi olarak çalışıyorlar. Bu durum o mağaza konseptiyle alakalı tabi ki ama bazen yardıma ihtiyacınız olduğunda karşınızda muhatap bulamayabiliyorsunuz. Market alışverişi sırasında güler yüzlü hizmet ve ilgili çalışanlar arzu eden bir sürü tüketici mevcut. Bu açıdan eğer markanın bu söylemi sadece vaad olarak kalmaz ve müşterilere somut hizmet olarak da dönüş yaparsa tüketicide etkili olacağını düşünüyorum.

Reklam filmini hem stratejik açıdan hem de yaratıcı çözümleme açısından çok başarılı buldum. Hazırlanan jingıl dillere dolanan bir şarkı gibi. Bunda hem melodinin çok tanıdık ve sevilen bir müzik olmasının hem de iğreti durmayan sözlerin etkisi var. Yazar ekibi iyi iş çıkarmış. İzleyicinin dikkatini kaybetmeden sadece şarkıyla derdini anlatıyor. Molfix’in bazı işlerinde de benzer çalışmalar görmüştük.

Reklamda etkili jingıl kullanımının reklamın başarısında ne kadar önemli olduğunu kanıtlayan bir örnekle daha karşılaşmış olmak sevindirdi beni. Emeği geçen herkesi tebrik ederim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

Bir Cevap Yazın

Neyin Nesi: Personel Yönetimi Yazılımı Kolay İK

Büyüklü küçüklü birçok şirket çalışanlarına dair bilgileri Excel dosyasında tutuyorlar. Oldukça yorucu ve bir o kadarda zaman alan bu Excel işlemleri bazen kayboluyor, bazen karışıyor bazen de bilgisayara virüs girdiği için silinebiliyorlar. Bu dertten muzdarip tüm şirketler ve çalışanlar için çalışan bilgilerini bulut teknolojisiyle depolayabileceğiniz ve işlemleri bir kaç tık ile halledebileceğiniz Kolay İK  bizlere zaman tasarrufu sağlarken bir yandan da işi zevkli hale getiriyor.

Tek bir cümleyle özetleyecek olursak nedir Kolay İK?

Bulut tabanlı, insan kaynakları personel yönetim yazılımıdır.

Nasıl kullanılır?

Bilinen İK yazılımlarına nazaran Kolay İK’nın kullanımı kolay bir arayüzü var. E-posta veya Facebook kullanan herkes rahat bir şekilde Kolay İK’yı kullanabilir.

Kolay İK‘yı deneyebilmeniz için 15 günlük ücretsiz bir  deneme hesabı oluşturabiliyorsunuz. Deneme süresi boyunca tüm özellikler size açık oluyor ve bu özellikleri dilediğiniz gibi kullanabiliyorsunuz. Başlıca kullanabileceğiniz özellikleri ise ; İzin Yönetimi, Özlük Yönetimi, Eğitim Yönetimi, Harcama Takibi, Fazla Mesai Yönetimi, Zimmet Takibi, Bordrolama, Performans Değerlendirme, Yemek Kartları, Puantaj, Şirket Takvimi, BES Otomatik Katılım, Raporlama ve aklınıza gelebilecek bütün İK işlemlerini yönetebileceğiniz kullanıcı dostu bir platform.

Kolay İK’nın avantajları nelerdir?

Kolay İK’nın en büyük avantajı insan kaynakları ekiplerini Excel ile boğuşmaktan kurtarıyor. Malumunuz pek çok şirket, çalışanlarına dair pek çok bilgiyi Excel dosyalarında tutuyor. Yeri geliyor o dosyalar kayboluyor, yeri geliyor siliniyor… Kolay İK bulut tabanlı bir yazılım olduğundan veri kaybı yaşamak mümkün değil. Bulut tabanlı bir yazılım olması, tüm bilgilerinize istediğiniz her yerden her şekilde ulaşabilmenizi sağlıyor, böylece belli bilgisayarlara kurulmuş programlara bağlı kalmıyorsunuz. Kurulum olmadığı için server, güncelleme ve bakım maliyetleriniz ortadan kalkıyor. Maliyeti düşük olduğu için, fiyatların da diğer İK yazılımlarına göre çok daha ucuz olması anlamına geliyor, bu da sadece büyük şirketler için değil her ölçekten şirket için ulaşılabilir bir çözüm haline geliyor.

Şirketinizin büyüklüğüne göre, daha doğrusu çalışan sayınıza göre aylık veya yıllık ücretlendirme seçenekleri bulunuyor. Size uyan paketi seçerek, çok uygun bir fiyata şirketinizi büyük dertlerden kurtarabilirsiniz. Fiyatları incelemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Bir de en önemli kısımlardan biri, entegrasyonlar! Kolay İK’nın, şirketlerin işini kolaylaştırmak adına birçok entegrasyonu bulunuyor. Bunlardan bazıları; Multinet Entegrasyonu, Otomatik BES Katılımı Entegrasyonu, Akbank Maaş Ödeme, Anadolu Hayat Emeklilik, NN Hayat Emeklilik.

Bu entegrasyonlardan en dikkat çekeni de Multinet Up entegrasyonu. Multinet entegrasyonu ile Kolay İK kullanıcıları, platform üzerinde aktif olarak kullandıkları yemek kartlarını görüntüleyebiliyor, bakiyelerini kontrol edebiliyor ve kart yükleme işlemini yapabiliyorlar.

Tüm bu kolaylıklara rağmen hiçbirimizin Excel kullanmayı tercih edeceğini sanmıyoruz.O zaman hadi Kolay İK‘yı bir deneyelim!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sinemia’dan Özel Abonelik Planları Oluşturmayı Sağlayan Yeni Hizmet

  • Bu topraklardan çıkan bir girişim olan Sinemia, yurt dışındaki atılımlarına hız kesmeden devam ediyor.
  • Abonelik servisi, sinemaların kendi özel abonelik planlarını oluşturmalarına imkan tanıyan Sinemia Enterprise isimli hizmetini duyurdu.
  • İlgili Yazı: Sinemia Yeni Yatırım Aldı, Avustralya ve Kanada’ya da Açıldı

Sinema severlere yönelik bir abonelik servisi olan Sinemia, geçtiğimiz yıl ABD pazarına girerek yurt dışına açılmıştı. ABD pazarında oldukça hızlı bir şekilde büyüyen şirket, bu yıl içerisinde ise Avustralya ve Kanada’da hizmet vermeye başladı. Bununla birlikte Sinemia, yurt dışında hizmetini geliştirmeye de devam ediyor.

TechCrunch’ın paylaştığı habere göre, sinema bileti abonelik servisi, bu zamana kadarki en dikkat çekici hamlelerinden birini duyurdu. Abonelik servisi, sinemaların kendi özel abonelik planlarını oluşturmalarına imkan tanıyan bir hizmeti Sinemia Enterprise ismiyle kullanıma sunmaya başlıyor. Bu yeni hizmet, özellikle sinema salonu zincirlerini hedef alıyor. Sinemia bu hizmetle ilgili olarak iOS ve Android uygulaması için backend desteği, ödeme işleme, sahtekarlık tespiti ve diğer çeşitli yönetim araçları da dahil olmak üzere gereken her şeyi işletmelere sağlıyor.

Türk Girişimi Sinemia, ABD Pazarında Hızlı Yükseliyor

Bunların yanı sıra Sinemia yeni hizmetiyle ilgili olarak paylaştığı basın bülteninde, ABD’de ve uluslararası alanda çok sayıda farklı ve büyük sinema salonu zinciri ile çalıştığını belirtti, ancak bu konuda herhangi bir isim vermekten kaçındı. Aynı zamanda bu basın bülteninde, şirketin CEO’su Rıfat Oğuz’un şu açıklamalarına da yer verildi:

“Sinemia’yı başlattığımızda, misyonumuz mümkün olduğu kadar çok sayıda film izleyicisine çevrim dışı ve çevrim içi deneyimi birleştiren bir abonelik uygulaması sunarak filmlerde uygun fiyatlı ve daha iyi bir deneyimin tadını çıkarmalarına yardımcı olmaktı. Dünyanın dört bir yanındaki sinemalarla iş birliği yaparak tüm endüstri için daha büyük bir ekonomi yaratmamıza yardımcı olacak daha fazla film izleyicisine yardımcı olabileceğimize inanıyoruz.”

Sinemia’nın ABD pazarında AMC ve MoviePass gibi önemli rakipleri bulunuyor. Bu yeni hizmet, abonelik servisinin bu rekabette daha fazla öne çıkmasına yardımcı olabilir. Özellikle özel abonelik planları için sinema salonu zincirlerine backend desteğinin sağlanması, bu hizmete dair Sinemia’nın elindeki en önemli kozlardan biri olarak dikkat çekiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link