Burger King Popeyes’i satın alıyor

Dünyada binlerce şubesi bulunan Burger King’in sahibi Restaurant Brands International, tavuk zinciri Popeyes’i 1.8 milyar dolara satın alıyor.

Kanada merkezli Restaurant Brands International ve ABD merkezli Popeyes Louisiana Kitchen’ın yaptığı  ortak açıklamaya göre iki şirket anlaşmaya vardı. Satın alma işleminin nisan ayında başlayacağı ve 1.8 milyar dolara gerçekleşeceği açıklandı. Popeyes’in hisseleri, satın alma haberlerinin ardından yüzde 20’ye yakın değer kazanarak 78,77 dolara yükseldi. RBI’ın hisseleri ise yaklaşık yüzde 7 yükselerek 57,66 dolara çıktı.

Dünya genelinde 2 bin 600’den fazla mağazası bulunan Popeyes’in birleşme sonrası bağımsız olarak ABD’den yönetilmeye devam edileceği açıklandı. Kanadalı Restaurant Brands International, 20 binin üzerinde mağazasıyla dünyanın en büyük üçüncü “fast food” zinciri özelliğini taşıyor. Burger King ile Tim Hortons 2014’te RBI adı altında 11 milyar dolarlık bir satın alma sonucu birleşmişti.

Hem Burger King hem de Popeyes, Türkiye’de TAB Gıda bünyesi altında hizmet vermekte. Burger King’in Türkiye genelinde 600’den, Popeyes’in ise 170’den fazla şubesi bulunuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

2018’de Artacak Siber Tehlikelere Karşı Hangi Konularda Önlem Alınmalı?

Sanal dünya neredeyse gerçeğinden daha hızlı dönerken, bu hızı sağlayan teknolojik altyapılar 2018’de artan siber risklerle karşılaşacak. Innovera, yeni ve modern dünyanın güncel risklerine karşı önemli uyarılarda bulunuyor.

Dijitalleşmeyle birlikte şirketlerin varlıkları siber ağlar üzerine taşınıyor; Nesnelerin interneti, giyilebilir cihazlar, artan bulut platformu kullanımı, Endüstri 4.0, finansal dünyanın ‘sanalize’ olması derken yaşam artık arka planda sorunsuz çalışması gereken ağ altyapıları üzerinde duruyor. Ancak bu durum dijital dönüşüm yolculuğuna çıkan kurumlar için başta kişisel verilerin gizliliği olmak üzere dikkat edilmesi gereken pek çok unsuru da beraberinde getiriyor. 2018 içinde karşılaşılması öngörülen tehlikelere karşı kurumları uyaran Innovera Genel Müdürü Gökhan Say, siber tehditlerin hayatımıza giren IoT gibi yeni nesil teknolojilerle birlikte hedef büyütmesine dikkat çekiyor.

Hangi konularda önlem alınmalı?

Nesnelerin interneti (IoT): Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Endüstri 4.0 varsa nesnelerin interneti ile yolunuz kesişecek demektir. 2018’deki küresel IoT harcamalarının 772 milyar dolar olarak öngören IDC, yazılım ve güvenliğin oranının ise 2021’de yüzde 55’e yükselmesini bekliyor. “Ağa bağlı milyarlarca cihaz” olarak tanımlanan bu alanda yapacağınız yatırımlarda güvenlik başlığını ilk sıraya almanız önem taşıyor.

Kritik sektörler: Üretim, telekom, kamu, perakende, enerji.

Kişisel verilerin gizliliği: Özellikle Avrupa Birliği bünyesinde alınan ve 2018 başında yürürlüğe giren MIFID II gibi yeni kriterler bu alandaki siber risklerin boyutunu ortaya koyuyor. Alacağınız önlemlerle hem uluslararası güvenlik normlarına uyumlu hem de müşterilerinizi koruyan bir BT altyapısına sahip olmalısınız.

Kritik sektörler: Finans, Bankacılık, Perakende, Sağlık

Sanal paralar: Bitcoin, Ethereum gibi sanal kripto paralar kısa sürede hızlı kazanç için cazip görünebilir. Ancak kripto para borsaları ile dijital cüzdanlar da siber saldırıların odak noktasında. 2018, dünyanın farklı bölgelerinde çalınan verilerle birlikte başladı. Dijital cüzdanını kaptıran ve şirket içi ağınıza bağlanabilen bir çalışanınız kurumunuza ait veriler için de bir risk oluşturabilir.

Kritik sektörler: Finans, Bankacılık, Perakende

Bulut güvenliği: Dijital dönüşüm, diğer etkilerinin yanında işinize ait süreçlerin bulut platformlarına taşınması anlamına da geliyor. Bulut platformu sağlayıcınızın gerekli önlemleri almasıyla yetinmeden ek güvenlik önlemleri almalısınız.

Kritik sektörler: İş süreçlerini buluta taşıyan tüm şirketler

Otomasyon güvenliği: Dijital dönüşümle eşanlamlı kabul edilebilecek otomasyon süreçleri de 2018’in riskli alanları arasında bulunuyor. Otomasyon için kullandığınız yan ekipmanlardan sistemi oluşturan ana cihazlara kadar risklerin proaktif bir şekilde izlenmesi gerekiyor. Innovera’nın kurucuları tarafından global marka olma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Atar Labs’ın Güvenlik Operasyon Merkezleri (Security Operation Center – SOC) için geliştirdiği tipte yazılımlar güvenlik seviyenizi yukarıya taşımanızı sağlayacaktır.

Kritik sektörler: Üretim, telekom, perakende, enerji

Uygulama ve veri güvenliği: Gartner’ın 2017-2018 Siber Güvenlik Riskleri raporundaki beş ana başlıktan biri olan uygulama ve veri güvenliğinin önemi bu yıl daha da artacak. Dijital dönüşümle birlikte artan uygulama ve büyük veri miktarının güvenilirliği için önlem almayan şirketler 2018’i pek de iyi hatırlamayacak.

Kritik sektörler: Perakende, telekom, enerji

Yapay zekâ: Henüz emekleme safhasında olsa da 2017’de başlayıp 2020’de hızlanan ve 2025 sonrası olgunlaşan bir yapay zeka kullanımı söz konusu olacak. Dünya Ekonomik Forumu’nun raporlarına da yansıyan bu öngörü dijital dönüşümde önemli bir basamak olma niteliği taşıyor. Şirket içi verimlilik adına verilerinizi emanet ettiğiniz, bulut tabanlı bir yapay zekâ uygulaması ise sisteminiz için güvenliği zayıf arka kapılar anlamına gelebilir.

Kritik sektörler: Bankacılık, sigorta, telekom, danışmanlık

Phishing koruması: 2017, sistemleri kullanılmaz hale gelen fidye yazılımların son derece aktif olduğu bir yıl oldu. Bu durum, bilinçlenme ile birlikte azalsa da 2018’de sürecek. İşinizi doğrudan sekteye uğratacak bu tip saldırılar için hem kurum içi bilgilendirme hem de ağ altyapınızı koruyacak önlemleri devreye sokmalısınız.

Kritik sektörler: E-posta iletişimi yoğun olan tüm sektörler

DDoS atakları: Uzun yıllardır gündemde olan bu saldırı tipi, dijital dönüşüm ve nesnelerin interneti uygulamalarının yaygınlaşmasıyla yükselmeye devam edecek. Ağınızın güvenlik seviyesini gözden geçirmek faydalı olabilir.

Kritik sektörler: Orta ve büyük ölçekli, bilgisayar ve ağa bağlı donanım adedi yüksek tüm şirketler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Viral Olan LinkedIn Paylaşımı, Microsoft’ta Staj İmkanı Sağladı

Eğer bir LinkedIn hesabınız varsa ve az çok LinkedIn’de vakit geçiriyorsanız, ülkemizde bu platformun pek de verimli kullanılmadığını farketmişsinizdir. Ancak verimli kullanıldığı takdirde, LinkedIn gerçekten de faydalı bir platform ve iş bulma konusunda da kullanıcılarına elverişli bir ortam sağlıyor. Geçtiğimiz aylarda ABD’deki bir üniversite öğrencisinin yaşadığı olay ise bunun en iyi örneklerinden biri.

ABD’deki Miami Üniversitesi’nin öğrencisi olan Akosua Boadi-Agyemang, geçtiğimiz kasım ayında, LinkedIn’de 2018 yazı için finans ya da muhasebe alanında bir staj aradığını belirten bir durum bildirimi yaptı. Hatta bu paylaşımda LinkedIn’in CEO’su Jeff Weiner’ı da etiketledi. Akosua Boadi-Agyemang isimli öğrenci, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı:

“Başvuruda bulundum, e-posta gönderdim, insanlarla bağlantı kurdum, birden çok etkinliğe katıldım. Bu nedenle, şimdi bu harika platformu gerçek amaçlarından biri için kullanacağım – insanlarla bağlantı kurmak. Umarım, beni gibi birini arayan biriyle bağlantı kurarım. Bu harika platform için teşekkürler Jeff Weiner.

Herkese selam, ben bir üniversite üçüncü sınıf öğrencisiyim. 2018 yazı için muhasebe ya da finans alanlarında bir staj arıyorum. İşe alıyorsanız ya da işe alan birini tanıyorsanız, bekliyorum. İrtibat kuralım! Bütün çabalar için minnettarım! Çok teşekkür ederim!

Her zaman cesur olmam söylendi. Umarım, bir gün hedeflerime ulaşmama yardımcı olur.”

Akosua’nın bu paylaşımı, kısa süre içerisinde viral haline geldi. Ancak bu paylaşımdan sonra, Akosua’nın staj arayışının nasıl sonuçlandığı bilinmiyordu. Birkaç gün önce ise Akosua, LinkedIn’de konuyla ilgili yeni bir paylaşım yaptı ve önümüzdeki yaz Microsoft’ta staj yapacağını açıkladı.

Üstelik Akosua’nın bu paylaşımı, Microsoft CEO’su Satya Nadella’nın da dikkatini çekti. Microsoft CEO’su, Akosua’nın bu paylaşımının altına “Paylaşımınızın başkalarına verdiği cesaret, gayretiniz ve hikayenizi paylaştığınız için teşekkür ederim.” şeklinde bir yorum yaptı.

Sonuç olarak LinkedIn hesabınız için biraz vakit ayırıp burada bağlantılarınız arasına önemli isimleri eklemek uzun vadede fayda sağlayabilir gibi görünüyor. Belki Microsoft gibi büyük bir şirkette iş ya da staj imkanı bulamayabilirsiniz, ama LinkedIn’in iş dünyası tarafından görünürlüğünüzü artırdığı kesin. Tabii, LinkendIn hesabınız için emek harcarsanız…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link