Hiçbir Şey Yapmadan Nasıl Verimli Olunur?

“Bir şey yapmamak ve buna rağmen verimli olmak da çok tezat değil mi? Yani verimli ya da başarılı olmak için illa ki bir şeylerin yapılması gerekmiyor mu?” şeklinde düşünmeniz çok doğal aslında. Bize öğretilen her adımda bir şeyler yapmak vardır temelde. Bir adım atmak, bir yazı yazmak, bir şey düşünmek…

Ancak bugün bu yazıda yapmamanız gereken şeyleri söyleyeceğim aslında sizlere. Bazen yapılacak en iyi şeyin hiçbir şey yapmamak olduğunu bulacaksınız bu yazıda. İşte size hiçbir şey yapmayacağınız 5 durum:

1. Sinirliyken Hiçbir Şey Yapmayın

Sinirli olduğunuzda genellikle etrafı görmezsiniz, karşınızdakini incitecek cümleleri/sözcükleri, hiç suçu yokken bile, çok rahatlıkla sarf edebilirsiniz ya da yanlışlıkları hiç fark etmeyebilir, birçok şeyi gözden kaçırabilirsiniz. Bu nedenle eğer sinirliyseniz, bir kenara çekilin ve sakinleşinceye kadar mümkünse hiçbir şey yapmayın. Bu iş hayatınızda olması muhtemel yanlışlıkları önleyeceği gibi özel hayatınızda da birçok şeyi dengede tutmanızı sağlayacaktır.

2. Paranoya Halindeyken Hiçbir Şey Yapmayın

Paranoya gözünüzü karartan, yanlış hayaller/komplolarla aklınızı kurcalayan durumlardan birisidir. Acaba bana verdikleri işin sorumluluğu altında ezilmemi mi bekliyorlar, orada konuşulan şey benim hakkımda mı gibi düşünceler/korkuların çoğu yanlış paranoyalardan kaynaklı düşüncelerdir. Bunların üzerine gitmek hiçbir şeyi değiştirmeyeceği gibi sizi kötü de etkileyecektir. Bu tip durumlarda hiçbir şey yapmadan düşüncelerinizi ana odaklamanız ve normal sürece devam etmeniz, sizi daha verimli kılabilecek ipuçlarından biridir.

3. Endişeliyken Hiçbir Şey Yapmayın

Cuma günü, saat akşam 5, işten çıkacaksınız ve bir telefon; “Konuşmamız lazım, ancak saat 5 olmuş. Neyse pazartesi görüşürüz.” diyen patronunuz sizi çok rahatlıkla tedirgin edebilir. Bu duruma nasıl bir davranışla karşılık vermeniz gerektiği sizde bir endişe yaratacaktır. Durumun vehametini düşünüp durursunuz. Ancak eğer sizi değiştireceğiniz düşündüğünüz bir durum değilse, bekleyin. Pazartesi gününe bekleyebilecek bir şeyse, bekleyin, hiçbir şey yapmadan bekleyin ki yanlış bir adım atmayın.

4. Yorgunken Hiçbir Şey Yapmayın

Yorgunsunuz, göz kapaklarınız ağırlığın altında eziliyor ve bilgisayar başındasınız. O sırada yapacağınız hiçbir şey sizi verimli kılmayacaktır, aksine sizi yanlış bile kılabilir. Yorgunsanız, yanlış adım atmamak ve kendinizi mahvetmemek adına mümkünse hiçbir şey yapmayın. Dinlendikten sonra işinize ya da yaptığınız herhangi bir şeye devam edebilirsiniz.

5. Sevilmek İçin Hiçbir Şey Yapmayın

Sevilmek ve takdir edilmek herkesin nihai amaçlarından biridir. Kişisel gelişimin de en çok kullandığı kalıplardan biri sevilmek için davranışlarda bulunulmamasıdır. O amaç uğruna değil, kendinizi mutlu etmek, tatmin etmek amacıyla çalışırsanız, nihai sonunuz sevilmek zaten olacaktır şeklinde yorumlanır çoğu gelişim uzmanı tarafından. İşte bu nedenle yapmamanız gereken şeylerden biri de sevilmek,takdir edilmek için bir şeyler yapmak olmalı. Sevilmek, takdir edilmek amacını gütmediğiniz  zaman elinize geleceklerin daha kıymetli olduğunu göreceksiniz.

Kaynak: Linkedin

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link