7 Adımda Müşteri Deneyimi Yönetimi Nasıl Yönetilmelidir?

Müşteri deneyimi yönetimi alanındaki danışmanlık faaliyetlerinde en sık karşılaştığım eksikliklerden birisi “Müşteri deneyiminin şirketin bütün bölümlerinin ortak faaliyetlerinin sonucu oluştuğunun” gözden kaçmasıdır. Bu durum aslında bir başka düşünme hatamızın sonucudur. Bir çok konuda yaptığımız gibi bu alanda da sürecin bütününü gözardı ederek sadece süreci oluşturan belli adımları dikkate alıyoruz. Örneğin müşteri deneyimine odaklanmaya niyetlenen bir kuruluş süreci pazarlama birimiyle sınırlı tutarak çalışan deneyiminin bu işin kilit unsurlarından biri olduğunu gözden kaçırabiliyor. Ya da henüz kendi içinde markanın temel söyleminin (deneyimin ana temasının) belirsiz olduğu bir ortamda “ses getirecek” bir deneyim yaratmaya heveslenebiliyorlar.

Müşteri Deneyimi konusunda yeterli bilginin olmamasından kaynaklanan bu durumu o kadar sık yaşamaya başladım ki, en azından bu disiplinin temel adımlarını bu makale dizi ile paylaşmak istedim.

7adim customer

Müşteri Deneyimi Yönetiminin 7 Adımı:

  1. Mevcut Deneyimin Haritasını Çıkarın
  2. Çekirdek İdeolojinizi Belirleyin
  3. Müşterinizle/Rakiplerinizle/Kendinizle Yüzleşin
  4. Müşteri Deneyimini Yeniden Dizayn Edin
  5. Çalışan Deneyimini Gözden Geçirin
  6. Deneyim için Sahneyi ve Rolleri Tasarlayın
  7. Radarlarınızı Açın ve Akışı Yönetin

7 Adımdan ilki olan “Müşteri Deneyimi Haritasını Çıkarın” konusunu “Müşteri Deneyimi Haritası Hazırlarken Dikkat Etmeniz Gereken 7 İlke” adlı yazımda detaylıca anlatmıştım. Bu makalede 2.Adım olan “Çekirdek İdeolojinizi Belirleyin” konusuna biraz daha yakından bakacağız.

7adim core

2) Çekirdek İdeolojinizi Belirleyin

Varoluş Amacı

Varoluş amacını daha çok şirketlerin vizyon ve misyon bildirgelerinde görürüz. Bu bildirgelerin bir çok şirket için sorunu, şirket yönetim katındaki duvarları süslemelerinden öteye gidememesidir. Büyük olasılıkla ya bir IK ya da pazarlama yöneticisi ve dışarıdan bir ajansın katkısıyla bir toplantı odasında havalı şekilde yazılmıştır ya da başka bir şirketin vizyon bildirgesi taklit edilerek uyarlanmıştır.

Şirket çalışanlarından üç tanesini rastgele çevirip çalıştıkları şirketin varoluş amacı nedir? diye sorsanız yazılı vizyondan bihaber şekilde daha çok şirketin faaliyet konusunu bize söyleyeceklerdir. Bu kuşkusuz çalışanların değil şirketin tepe yöneticilerinin bir hatasıdır. Bir çok yöneticiye de aynı soruyu sorsak muhtemelen biraz daha süslü laflarla ama yine yazılı vizyon bildirgelerinden farklı şeyler ortaya koyacaklardır. Ürün ve Hizmetlere odaklamış şirketler dünyasında bu çok da şaşırtıcı bir durum olmasa gerek.

Şirketler için “varoluş amacını” anlamak bu şekilde havalı bir vizyon bildirgesi yazmaktan öte neden var olduklarını ve müşterilerin dünyasında müşteriler için ne anlam ifade ettiğini keşfetmeyi gerektirir. Şirketler müşterileri için varlardır, müşterisi olmayan bir şirketin varlığından da doğaldır ki söz edemeyiz. O halde şirketin varlık nedeni mutlaka müşterilerin hayatından yola çıkarak oluşturulmalıdır.

  • Kimler bizim müşterimiz ve onların hayatlarına nasıl bir etkide bulunuyoruz?
  • Onların hangi sıkıntılarına çare oluyoruz ve hangi özlemlerine kavuşmalarına yardımcı oluyoruz?
  • Bunu nasıl yapmayı tercih ediyoruz? Hangi değerler bize yol gösterecek ve bu yolda bize kılavuzluk edecek?

vb. derinlemesine bir sorgulamayı gerektirir. Bu sorgulama ne yapıyor olduğumuzdan çok yapıyor olduğumuzu “neden” yapıyor olduğumuz ve “nasıl” yapıyor olduğumuzun keşfidir.

James C. Collins ve Jerry I. Porras Harvard Business Reeview‘deki makalelerinde bunu bir şirketin çekirdek ideolojisi olarak şöyle tanımlarlar:

“Çekirdek ideoloji, bir örgütün kalıcı yapısını tanımlayan;ürün ya da piyasa ömrünü, teknolojik buluşları, yönetim eğilimlerini ve bireysel liderleri aşan, tutarlı bir kimliktir”.

Yazarlar çekirdek ideolojiyi zamanın değişkenliği içinde şirketin bütününe esin veren ve kılavuzluk eden, tüm şirketi bir arada tutan bir harç olarak, şirketin ebedi karakteri ortaya koyarlar. Çekirdek ideoloji “Temel değerler” ve “Temel amaç” olarak iki yapıdan oluşur.

7adim value

Temel Değerler

Temel değerler şirkete yön veren bir avuç rehber ilkelerdir. Zamanla rekabet ya da iş koşullarındaki değişimlere yenik düşüp değişmezler, tüm örgütün kalıcı ilkeleridir. Johnson&Johnson’un CEO’su Ralph S. Larsen’in bunu şöyle vurgular:

“öğretimizde bulunan temel değerler rekabet açısından avantaj sağlayabilir, ama bu değerlere sahip olmamızın nedeni bu değildir. Onlara sahibiz çünkü savunduğumuz şeyleri tanımlıyorlar ve belirli durumlarda rekabet açısından dezavantaj haline gelseler bile onları koruyacağız.”

Şirketlerin uygulama ve stratejileri günün koşullarına göre değişebilir hatta değişmelidir de ancak temel değerler şirket var oldukça tüm şirketin ruhunda değişmeden yaşatılıp bir rehber ve esin kaynağı olarak korunurlar.

Yazarlar temel değerlerin keşfi için şu üç sorgulamayı önerirler.

  • Artık çalışmanıza gerek kalmayacak bir maddi seviyeye gelseniz bile bu temel değerleri yaşatmayı sürdürür müydünüz?
  • Temel değerleriniz rekabet açısından size dezavantaj yaratsa bile hala onları korur muydunuz?
  • Ve son olarak farklı bir sektörde olsa dahi başka bir iş kolunda yeni bir şirket kuracak olsanız şu an ki değerlerinizden hangilerini yeni örgütte de yerleşik kılmak isterdiniz?

Bu ve benzeri sorgulamalar nelerin şirketiniz için temel değerler olduğunu keşfetmenizi kolaylaştıracaktır.

Yazılarını her zaman ilgiyle takip ettiğim Marka ve iletişim danışmanı Temel Aksoy Değerler konusunda yazdığı makalesinde değerlerin günümüz şirketleri için önemini şöyle aktarır:

“Şirketin değerleri,  sadece duvarlarda yazılı birer süs olmayıp, şirketin bütün kararlarına gerçekten yön vermeye başladığı takdirde, şirket çok büyük bir rekabet avantajı elde eder. Çünkü, bütün ürünler, bütün teknolojiler, bütün stratejiler, bütün iş modelleri, rakipler tarafından taklit edilebilirken, tek taklit edilemeyen, şirketin sahip olduğu değerlerdir.”

7adim key

Temel Amaç

Temel Amaç şirketiniz için varlık nedenidir. Kısa veya uzun vadeli hedeflerden ulaşılamaz olmalarıyla ayrılır. Şöyle diyor yazarlar: “Bir hedefe ulaşabilir ya da bir stratejiyi tamamlayabilirsiniz ama bir amacı yerine getiremezsiniz; amaç tıpkı ufuktaki kılavuz bir yıldız gibidir, sonsuza kadar izlenir ama asla ulaşılamaz.” Örneğin, Apple amacını ürün ve hizmetleri odaklı değil “müşterilerin hayatlarını zenginleştirmek” olarak belirlemiştir. Disney’in amacı çizgi filmler yapmak değil “insanları mutlu etmek” olarak belirlemiştir.

Bu şirketler amaçları doğrultusunda bugünkü ürün ve hizmetlerini kullanırken belki 20 yıl sonra aynı amaç doğrultusunda bambaşka ürün ve hizmetlerle faaliyetlerine devam edeceklerdir. Temel amaç kısa ve orta vadeli değişimler karşısında varlığını hep korurken aynı zamanda varlığı ile değişim ve dönüşümlere de yön vermektedir.

Temel amacın keşfi için “beş neden sorgulaması” olarak adlandırılan yöntem oldukça işe yarar. Şirketler genelde amaçlarını başlangıçta ürün ya da hizmetleri üzerinden tanımlama eğilimindedirler. Örneğin biz şu ürünleri üretiriz ve şu hizmetleri veririz şeklinde yaptıkları işi tarif ederler. Bu tariften başlayarak “bu müşterileriniz için neden önemlidir” diye soralım, verilen her cevabı tekrardan bu neden önemlidir sorgulamasına tabi tutarsak genelde 4-5 sorgulamadan sonra şirketin temel amacına oldukça yaklaştığınızı göreceksiniz.

7adimvision

Çekirdek İdeoloji

Temel değerler ve amacın kaynaşmasından oluşan çekirdek ideoloji şirketin temel karakterini ve ahlakını oluşturur. Çekirdek ideolojinin şirketin bütününce paylaşılması ve benimsenmesi gerekir. Şirketler sadece yönetim kurullarından oluşmazlar, yönetim kurulunca benimsenen ya da ortaya konan çekirdek ideolojinin hayat bulabilmesi şirketin bütününce kabul görmesi ve sahiplenilmesi gerekir.

Bunun en etkin yollarından birisi yukarıda aktarılan temel değer ve amaçların keşfiyle ilgili yapılacak çalışmaların sadece tepe yönetim seviyesinde kalmaması kurulacak bir çekirdek ekiple yapılmasıdır. Bu çekirdek ekibin mümkün olduğunca şirketin bütününü temsil etmesine her kademeden çalışanların sürece dahil olmasına dikkat edilmelidir. Bu çalışma bir varoluş amacı yaratma süreci ya da şirkete dışarıdan bir amaç aşılama süreci değil, zaten şirketin içinde saklı ve örtük olan varoluş amacının ortaya çıkartılmasıdır.

Şirketin varoluş amacının yaşatılması için öncelikle şirketin tüm faaliyetlerinde, tüm stratejilerinde, tüm önemli kararlarında bu amacın yaşatılıyor olması, çekirdek ideolojinin kılavuzluğunda hareket ediliyor olması gerekir. Çekirdek ideolojinin kılavuzluğu şirket çalışanlarınca bu amaç etrafında birleşmeyi sağlayacaktır. Bu amacın süslü bir söz dizimi olmadığını şirketin var oluş amacı olduğunu uygulamalarla tekrar tekrar gören çalışanlar amaç konusunda şirketin samimiyetine güven duyacaklardır.

Bu durum şirketler için de değişim ve dönüşüm anlarda yönlerini bulmalarını kolaylaştıracaktır. Önlerine gelen yeni durumda alacakları kararı “bu karar bizim varoluş amacımızla uyumlu mu? bu amaca hizmet ediyor mu” diye sorgulayarak yönlerini bulabileceklerdir. Yine örneğin maliyetlerini düşürmeye yarayan bir uygulama şirketin varoluş amacına ters düşüyorsa ya da şirketi bu amaçtan uzaklaştırıyorsa bu uygulamadan vazgeçecekler maliyetleri düşürmek için alternatif yollar, temel amaçlarıyla uyumlu yeni yollar, bulmaya odaklanacaklardır.

Çekirdek ideoloji her türden belirsizlik durumunda önümüzü aydınlatan bir ışık olarak bize rehberlik edecektir.

Şirket çalışanlarının tamamının şirketin temel amacını benimsemediği ya da benimsemek de zorlandığı durumlar da olacaktır. Varoluş amacınızla özdeşleşemeyen çalışanlar zamanla şirketinizden ayrılacak ve amacınızı paylaşan yeni kişiler şirketinize katılacaktır. Özellikle şirket tepe ve orta kademe yöneticilerince tüm süreçlerde yaşatılan çekirdek ideolojinin değişmezliğinden ve kılavuzluğundan ödün verilmeden ortaya koyacakları tutarlılık bir süre sonra şirketin yaşayan kültürünün ruhunu bu çekirdek ideoloji oluşturacaktır. Personel değişimleri, ya da rekabetin sürüklediği ürün ve hizmetlere dönük faaliyetsel değişimler varoluş amacından bir sapma yaratmayacaktır.

Şirketin insan kaynakları politikalarından üretim süreçlerine pazarlama ve satış faaliyetlerine kadar tüm süreçler şirketin varoluş amacıyla uyumlu olmalıdır. Apple için hayatları zenginleştirmek sadece ürünler kapsamında geçerli değildir. Ürün geliştirme süreçlerinde olduğu kadar Apple store’da yaşayacağınız satın alma deneyimi de, ürünle ilgili yaşadığınız bir sorunun çözümünde de hep aynı ilke iş süreçlerine kılavuzluk etmektedir.

Bir çekirdek ideolojinin varlığını sürdürmesi yönetim kurulu katlarından çıkıp şirketin tümünde bütünsel olarak hayat bulmasıyla olanaklıdır. Bu bütünselliği çalışanlar olmaksızın yakalayabilmek imkansızdır.

Çekirdek ideoloji, bir sonraki adım olan ” Müşterinizle/Rakiplerinizle/Kendinizle Yüzleşin” adımdan sağlanacak zengin iç ve dış görülerle birleşerek müşteri deneyiminin yeniden dizaynında tüm sürecin ruhunu oluşturacak olan “deneyimin ana temasının” oluşturulmasında da kilit bir rol üstlenecektir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İ.Ü. SBF İşletme Mezunu olan Ercan Kalit, Hizmet ve Bilişim sektörlerinde uzun yıllar Satış, Şube Müdürlüğü, Bölge Müdürlüğü ve Ülke Satış Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Yaşamına, Yazar, Danışman ve Eğitmen olarak devam eden Ercan Kalit, Yedi Adım ve ADS Consulting Group bünyesinde Müşteri Deneyimi Yönetimi, Değişim Yönetimi, Satış Yönetimi, Performans ve Motivasyon Yönetimi alanlarında eğitim ve danışmanlık vermektedir. İnsana dair merakının peşinde uzun yıllardır Felsefe, Psikoloji ve Kadim Bilgelik öğretileri alanında disiplinler arası araştırmalar yapan Ercan Kalit, ICF Onaylı Professional Solution Focused Coach ve Executive & Team Coach , IAC onaylı NLP Practitioner sertifikaları sahibidir.

Bir Cevap Yazın

Dünyanın En Ünlü Markalarının İsimlerinin Nereden Geldiğini Biliyor Muydunuz?

1. Amazon

İlk ismi Cadabra idi. Ancak kısa sürede bu isim “Cadaver” (Kadavra) sözcüğünü çağrıştırdığı için değiştirildi. Kurucu Jeff Bezos yeni isim olarak, alfabetik sıralamada üst sıralarda yer alması için A harfiyle başlayan bir kelime düşünmeye başladı, dünyanın en büyük ırmağı Amazon’un isminde karar kıldı.

2. Ikea

Şirketin ismi, kurucusu Ingvar Kamprad’ın; onun doğduğu çiftlik Elmtaryd’in ve büyüdüğü köy Agunnaryd’in baş harflerinin yan yana gelmesinden oluşuyor.

3. P&G

Sabun üreticisi William Proctor ile mum imalatçısı James Gamble, 1837’de aynı aileden iki kız kardeşle evlenip bacanak olunca, güçlerini tek bir şirket çatısı altında birleştirmeyi düşünürler. Böylece günümüz P&G’si (Proctor&Gamble) doğar.

4. Starbucks

Kahve devinin ismi ilk önce, Herman Melville’in klasik romanı Moby Dick’teki geminin adı  “Pequod” olarak düşünülür. Ancak bu isim kurul tarafından reddedilince, yine romandan bir karakter olan “Starbuck” ismine yönelinir.

5. Vodafone

İngiliz menşeili telekomünikasyon devi ismini İngilizce’deki “Voice” (ses),  “Data” (veri) ve “Telephone” (telefon) kelimelerinden alıyor

6. Lego

Danimarka merkezli şirket Lego’nun ismi ,Türkçe’de “iyi oyna” anlamına gelen Legt Godt kelimelerinden geliyor.

7. Coca Cola

İçecek firması ismini koka bitkisi yaprakları ve kola fıstığından alıyor.

8. Nike

Dünyanın önde gelen spor ürünleri üreticisi Nike’nin ismi, Yunan mitolojisinden zafer tanrıçası Nikea’dan geliyor. İznik kentinin antik ismi de Nikea’dır.

9. Virgin Records

Söylentiye göre ünlü plak şirketinin kurucusu Richard Branson’a bu isim “Bu sektörü hiç bilmiyorsun, bakire (virgin) sayılırsın” diyen bir arkadaşı tarafından önerilir. Branson fikri beğenir ve uygulamaya koyar.

10. Adidas

1949 yılında kurulan günümüz spor devi, ismini kurucusu Adolf Dassler’in takma adı “Adi” ile soyadının ilk üç harfinin birleşiminden alıyor.

11. Nintendo

Şirketin Japonca adı Nintendou’daki ‘Nin’ güvenilir, tendou ise cennet anlamına geliyor.

12. Reebok

Spor ürünleri üreticisi Reebok’ın ismi, Afrikalıların bir tür antiloba Rhebok diye seslenmesinden esinlenerek konulmuş.

13. Volkswagen

Şirketin ismi Almanca halkın otomobili anlamına geliyor.

14. Nikon

Ünlü kamera ve lens üreticisi şirket ismini, Japon Optiği anlamına gelen Nippon Kogaku’nun kısaltılmış halinden alıyor.

15. Pepsi

Pepsi ismini bir tür sindirim enzimi olan Pepsin’den alıyor.

16. Intel

Integrated Electronics’in kısaltması.

17. Canon

 

Kurulduğunda ismi Budizm’de merhamet tanrıçasının ismi olan Kwanon’du. 1935’de marka dünyaya açılma kararı aldığında isim yerini Canon’a bıraktı.

18. Nissan

Japon Endüstrisi anlamına gelen Nippon Sangyo sözcüklerinin kısaltılmışıdır.

19. IBM

IBM Bilgisayar devi ‘IBM’in açılımı ‘International Bussiness Machines’ yani Uluslararası İş Makineleri.

20. Saab

Bir zamanların sağlamlığıyla ünlü otomobil firması Saab, ismini ‘İsveç Havacılık Şirketi’nden (Senska Aeroplan Aktiebolaget ) alıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2018’de Artacak Siber Tehlikelere Karşı Hangi Konularda Önlem Alınmalı?

Sanal dünya neredeyse gerçeğinden daha hızlı dönerken, bu hızı sağlayan teknolojik altyapılar 2018’de artan siber risklerle karşılaşacak. Innovera, yeni ve modern dünyanın güncel risklerine karşı önemli uyarılarda bulunuyor.

Dijitalleşmeyle birlikte şirketlerin varlıkları siber ağlar üzerine taşınıyor; Nesnelerin interneti, giyilebilir cihazlar, artan bulut platformu kullanımı, Endüstri 4.0, finansal dünyanın ‘sanalize’ olması derken yaşam artık arka planda sorunsuz çalışması gereken ağ altyapıları üzerinde duruyor. Ancak bu durum dijital dönüşüm yolculuğuna çıkan kurumlar için başta kişisel verilerin gizliliği olmak üzere dikkat edilmesi gereken pek çok unsuru da beraberinde getiriyor. 2018 içinde karşılaşılması öngörülen tehlikelere karşı kurumları uyaran Innovera Genel Müdürü Gökhan Say, siber tehditlerin hayatımıza giren IoT gibi yeni nesil teknolojilerle birlikte hedef büyütmesine dikkat çekiyor.

Hangi konularda önlem alınmalı?

Nesnelerin interneti (IoT): Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Endüstri 4.0 varsa nesnelerin interneti ile yolunuz kesişecek demektir. 2018’deki küresel IoT harcamalarının 772 milyar dolar olarak öngören IDC, yazılım ve güvenliğin oranının ise 2021’de yüzde 55’e yükselmesini bekliyor. “Ağa bağlı milyarlarca cihaz” olarak tanımlanan bu alanda yapacağınız yatırımlarda güvenlik başlığını ilk sıraya almanız önem taşıyor.

Kritik sektörler: Üretim, telekom, kamu, perakende, enerji.

Kişisel verilerin gizliliği: Özellikle Avrupa Birliği bünyesinde alınan ve 2018 başında yürürlüğe giren MIFID II gibi yeni kriterler bu alandaki siber risklerin boyutunu ortaya koyuyor. Alacağınız önlemlerle hem uluslararası güvenlik normlarına uyumlu hem de müşterilerinizi koruyan bir BT altyapısına sahip olmalısınız.

Kritik sektörler: Finans, Bankacılık, Perakende, Sağlık

Sanal paralar: Bitcoin, Ethereum gibi sanal kripto paralar kısa sürede hızlı kazanç için cazip görünebilir. Ancak kripto para borsaları ile dijital cüzdanlar da siber saldırıların odak noktasında. 2018, dünyanın farklı bölgelerinde çalınan verilerle birlikte başladı. Dijital cüzdanını kaptıran ve şirket içi ağınıza bağlanabilen bir çalışanınız kurumunuza ait veriler için de bir risk oluşturabilir.

Kritik sektörler: Finans, Bankacılık, Perakende

Bulut güvenliği: Dijital dönüşüm, diğer etkilerinin yanında işinize ait süreçlerin bulut platformlarına taşınması anlamına da geliyor. Bulut platformu sağlayıcınızın gerekli önlemleri almasıyla yetinmeden ek güvenlik önlemleri almalısınız.

Kritik sektörler: İş süreçlerini buluta taşıyan tüm şirketler

Otomasyon güvenliği: Dijital dönüşümle eşanlamlı kabul edilebilecek otomasyon süreçleri de 2018’in riskli alanları arasında bulunuyor. Otomasyon için kullandığınız yan ekipmanlardan sistemi oluşturan ana cihazlara kadar risklerin proaktif bir şekilde izlenmesi gerekiyor. Innovera’nın kurucuları tarafından global marka olma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Atar Labs’ın Güvenlik Operasyon Merkezleri (Security Operation Center – SOC) için geliştirdiği tipte yazılımlar güvenlik seviyenizi yukarıya taşımanızı sağlayacaktır.

Kritik sektörler: Üretim, telekom, perakende, enerji

Uygulama ve veri güvenliği: Gartner’ın 2017-2018 Siber Güvenlik Riskleri raporundaki beş ana başlıktan biri olan uygulama ve veri güvenliğinin önemi bu yıl daha da artacak. Dijital dönüşümle birlikte artan uygulama ve büyük veri miktarının güvenilirliği için önlem almayan şirketler 2018’i pek de iyi hatırlamayacak.

Kritik sektörler: Perakende, telekom, enerji

Yapay zekâ: Henüz emekleme safhasında olsa da 2017’de başlayıp 2020’de hızlanan ve 2025 sonrası olgunlaşan bir yapay zeka kullanımı söz konusu olacak. Dünya Ekonomik Forumu’nun raporlarına da yansıyan bu öngörü dijital dönüşümde önemli bir basamak olma niteliği taşıyor. Şirket içi verimlilik adına verilerinizi emanet ettiğiniz, bulut tabanlı bir yapay zekâ uygulaması ise sisteminiz için güvenliği zayıf arka kapılar anlamına gelebilir.

Kritik sektörler: Bankacılık, sigorta, telekom, danışmanlık

Phishing koruması: 2017, sistemleri kullanılmaz hale gelen fidye yazılımların son derece aktif olduğu bir yıl oldu. Bu durum, bilinçlenme ile birlikte azalsa da 2018’de sürecek. İşinizi doğrudan sekteye uğratacak bu tip saldırılar için hem kurum içi bilgilendirme hem de ağ altyapınızı koruyacak önlemleri devreye sokmalısınız.

Kritik sektörler: E-posta iletişimi yoğun olan tüm sektörler

DDoS atakları: Uzun yıllardır gündemde olan bu saldırı tipi, dijital dönüşüm ve nesnelerin interneti uygulamalarının yaygınlaşmasıyla yükselmeye devam edecek. Ağınızın güvenlik seviyesini gözden geçirmek faydalı olabilir.

Kritik sektörler: Orta ve büyük ölçekli, bilgisayar ve ağa bağlı donanım adedi yüksek tüm şirketler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link