Son Reklamıyla İflasına Tuz Biber Eken Marka: Wenice Kids

Talihsiz markalar serimizin başrolünde bugün bir zamanların “tekstil devi” olarak anılan Wenice Kids var.

Türkiye’nin yurtdışına açılan ilk çocuk giyim markası olmakla ün salan Wenice Kids’in temeli 1993’te İstanbul Laleli’de kurulan Kuşam Tekstil’e dayanıyor. Kuşam Tekstil’in bir markası olarak çocuk giyim alanında bir zamanların devi olan bu marka, şirkete adımını yönetici olarak atan Oktay Özdemir’in şirketten %12’lik pay alması sonrası markanın güçlenmesine ön ayak olması ile başladı.

Özellikle 2008-2010 arası oldukça hızlı büyüyen marka Türkiye ile beraber yurt dışında da birçok mağaza açarak toplamda 512 mağazaya ulaşmıştı. Özellikle İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 68 ülkedeki 480 mağazası ve 1250 satış noktasıyla çocuk giyiminde önemli bir marka haline dönüşen Wenice Kids, başarıdan başarıya koşuyordu. Hatta İngiliz çocuk giyim markası Adams Kids’in de satın alınması gündemdeydi.

2010 yılında ise çocuk giyimde Dünyada “en fazla mağazaya sahip marka” haline gelme hedefleri vardı.

Uygun fiyat stratejisiyle geniş bir koleksiyonda çalışan marka, öylesine büyüyordu ki, ürünleri Çin pazarında taklit edilmeye bile başlamıştı. İletişimi de çocuk kıyafetlerinin genelde pahalı olmasının aksine Wenice Kids’te satılan ürünlerin ucuz ve kaliteli olduğu üzerinden kurarak, ailelere de çocuk kıyafetlerine fazla para vermenin anlamsız olduğunu anlatan markanın döneminde yaptığı bir reklam ise büyük bir tepki ile karşılaşmıştı.

“Çocuk İstismarına Son” sloganı ile yayınladıkları videoda karanlık bir atmosferde “ el kadar elbiseye 55 lira, bacak kadar pantolona 45 lira isteyen markalarına karşı Wenice Kids var” diyen reklam her ne kadar markanın ürünlerin uygun fiyatlı olduğunu anlatmak için çekilmiş gibi dursa da ters tepmişti.

Reklam, insanlar tarafından “ tüyler ürpertici” olarak nitelendirildi. Öyle ki reklamın yayından kaldırılmasını isteyen birçok kişi, “ Çocuk İstismarı” kavramının içinin boşaltıldığını ve böyle önemli bir konuda çocuk istismarı kavramının sadece kendi reklamlarını yapmak ve çocuk kıyafetlerini aşırı kar ile satan markalara karşı bir tepki olarak kullanılmaması gerektiğini ifade ettiler. Yoğun tepkilere karşı Wenice Kids aşağıdaki açıklamayı yaptı ve reklamı yayından kaldırmadı. Yaptığı yanlış hamlenin ve kullandığı kavramın ticarileştirilemeyecek kadar önemli bir soruna değindiğinden habersizdi.

Hızlı büyümenin ve alınan yanlış kararların getirdiği bazı olumsuz durumlar şirketin mali sıkıntıya girmesine neden olmuştu. Ancak hızlı yükselişi ve piyasada yarattığı bilinirlik sayesinde özel sermaye fonu Eurasia Capital Partners liderliğinde üç fon ortak oldu. Artık Wenice Kids’in %49’luk kısmı Hollandalı WncKids Holding’e geçmişti. Şirket artık kendi başarısını Laleli’den Amsterdam’a olarak ifade ediyordu. Ancak yabancı ortağın getirdiği sıcak para şirketi sadece bir yıl idare edebilecekti.

İflas erteleme isteyen şirketin iyileştirme planı mahkeme tarafından inandırıcı bulunmadı. Şirketin deposundan 70 kamyon mal kaçırıldığı, sahte satış faturaları ile bilançoların şişirildiği ve stokta görünen ürünlerin aslında gerçekte var olmadığı Wenice Kids dünyası en zor dönemlerini yaşıyordu.  512 mağazasından iflas ettiği tarih 2012’ye kadar 30 mağazaya düşen Wenice Kids mağazalarının “Sobe” ve “Joker” isimlerine dönüştürülmeye çalışıldı.

Ve nihayetinde 2012 Türkiye’nin belki de döneminde en başarılı sayılabilecek çocuk markası Wenice Kids’in iflasına karar verildiği yıl oldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Fiziksel Mağazalarda Hizmeti Hızlandırmak İçin Mobilden Faydalanan 4 Şirket

Günümüzde markaların, müşterlerine daha kaliteli bir hizmet sunarak rekabette öne çıkabilmek için teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanmaları gerekiyor. Bu teknolojik nimetlerin en başında da mobil geliyor. İnsanların her an her yerde yanlarında taşıdıkları mobil cihazlar, markalar için tüketicilere ulaşma konusunda birçok fırsatı da beraberinde getiriyor. PSFK de hazırladığı “Perakendenin Geleceği 2018” isimli raporunda, bazı perakende markalarının müşterileri için meydana getirdiği geleceğe yönelik yeni mobil deneyimlere yer verdi. Bunun en iyi 4 örneğine hep birlikte göz atalım.

Alibaba

Çinli e-ticaret devi Alibaba’nın bir alt şirketi olan Taobao, geçtiğimiz sene yüz ve ses tanıma sistemleri kullanan Tao Cafe isimli kasiyersiz perakende mağazasını hizmete açmıştı. Müşteriler, mağazanın girişinde akıllı telefonlarından bir QR kod taratıyorlar ve alışveriş yaparken yüz tanıma özellikli kameralar tarafından takip ediliyorlar. Müşteriler mağazadan çıkacakları zaman ise kolay bir şekilde telefonları aracılığıyla ödeme yapabiliyorlar. Tao Cafe, müşterilerin alışverişlerini bitirir bitirmez mağazadan ayrılmalarına izin vererek mağazalardaki yoğunluğun neden olduğu stresi ve gecikmeleri azaltıyor.

Simon Property Group’un Facebook Messenger Chatbot’u

Simon Property Group

Alışveriş merkezi operatörü olan Simon Property Group, Kuzey Amerika’da yer alan 200’den fazla lokasyonda tüketicilere kişiselleştirilmiş yardım sunmak için mobil chatbot’lardan yararlanıyor. Şirketin Facebook Messenger chatbot’u, tüketicilere haritalar, perakende mağazalarının adresleri ve çalışmaları saatleri de dahil olmak üzere bulundukları lokasyonla ile alakalı gerçek zamanlı bilgiler sunuyor. Tüketicilerin hizmetine sunulan bu chatbot, Simon Property Group’un, tüketicilerin arayışını kolaylaştırmak amacıyla dijital deneyimleri geleneksel mağazacılık ortamına getirmek için uyguladığı kapsamlı stratejinin bir parçası olma özelliği taşıyor.

Coca-Cola

Dünyanın en büyük içecek üreticilerinden biri olan Coca-Cola, belirli içerik mesajlaşmalarını oluşturmak için tüketicilerin akıllı telefonlarına yaklaşan verileri kullanan mağaza içi dijital tabelalar geliştirdi. Bu sistem, bir Google Chrome işletim sistemine sahip bir cihaza ya da Google Chrome Kiosk uygulamasına bağlı tüm ekranlarda özel bir içerik gösterilmesini sağlıyor. Şirketin hedefli mesajlaşması, tüketicilerin lokasyonuna ve mobil verisine bağlı olarak marka kampanyalarından promosyon tekliflerine ve uygulama rehberli alışveriş listelerine kadar uzanıyor. Bu uygulama, tüketicilere daha kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunulmasına yardımcı oluyor ve bu da satışların artmasını sağlıyor.

Walmart

ABD’li perakende şirketi Walmart; mağaza içi self servis kioskları, teslimat kuleleri ve uygulama tabanlı bir mobil hızlı iade hizmeti sunarak online satın almalar için daha basit bir teslimat ve iade süreci sağlıyor. Ürünü teslim alma sürecinde teslimat kulelerini kullanmak için müşteriler öncelikle alışveriş fişlerinin üzerinde bulunan barkodu taratıyorlar. 45 saniye içerisinde makine üzerindeki kapı açılıyor ve ürün taşıma bandının üzerinde görünüyor. İade sürecinde ise müşteriler, Walmart uygulaması aracılığıyla iade etmek istedikleri ürünü belirleyebiliyorlar. Daha sonra Walmart mağazasına gidiyorlar, kart okuyucu üzerindeki QR kodu taratıyorlar ve iade etmek istedikleri ürünü teslim ediyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tommy Hilfiger ile Moda Engel Tanımıyor: Engelli Bireylere Özel Tommy Adaptive Koleksiyonu ile Tanışın!

Ünlü moda markası Tommy Hilfiger engelli bireylerin istedikleri gibi giyinmelerin önünü açan yenilikçi bir koleksiyona imza attı. Tommy Adaptive ismi verilen koleksiyonda birçok renkli ve stil parça bulmak mümkün.

2016 yılında moda endüstrisine engelli kişilerin katılımını artırmayı amaçlayan kar amacı gütmeyen organizasyon Runway of Dreams ile işbirliği yaparak bir koleksiyon çıkarak marka, koleksiyonu genişletmek ve engelli bireylere daha fazla kıyafet opsiyonu sunmak için yeni bir giyim hattı oluşturdu.

Tommy Adaptive’in misyonunun kendilerini moda ile ifade etmeleri için kişileri güçlendirmek ve onları modaya dahil etmek olduğu belirtildi.

Adaptive her gardıropta olması gereken temel parçalar olan tişörtler, pantolonlar, sortlar, elbiseler ve ceketlerden oluşuyor. Ve tüm bu kıyafetlerin yakaları ya da kolları ayarlanabiliyor. Bazıları manyetik düğmeler içeriyor, fermuarları tek el ile kapatılabiliyor ve böylece moda engel bir parça daha engel tanımıyor hale geliyor.

Tommy Hilfiger bu yeni hattını duyurmak için 18 yaşındaki otistik şef Jeremiah Josey, tekerlekli sandalye kullanan bir dansçı, paralimpik atlet Jeremy Campbell gibi önemli isimlerle çalıştı.

Marka daha önce Runway of Dreams ile çıkardıkları koleksiyon sonrası birçok kişiden ürünleri çeşitlendirmeleri adına yoğun geri dönüşler almaları sonucu böyle bir giyim hattı çıkarmak istediklerini belirtti. Belki de bu geri dönüşler moda endüstrisinde artan bu talep için daha fazla marka için de bir uyanış olur ne dersiniz?

3 Nisan’da lansmanı yapılan Tommy Adaptive koleksiyonu online satışa sunuldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link