35.5 Milyon Dolarlık Makarna Yatırımı

TÜRKİYE’nin en eski makarna markalarından Nuh’un Ankara Makarnası, Japonlarla işbirliğine gitti. Japon makarna üreticisi Nisshin Seifun Group ve Japon ticaret firması Marubeni ile Nuh’un Ankara Makarnası’nın ortak kurduğu Nisshin Seifun Turkey şirketi, Marube markasıyla makarna üretip Japonya’ya satıyor.

Ankara Sincan 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde 23 bin metrekarelik alana kurulan fabrikada, klasik makarnanın ardından dondurulmuş makarna, ravioli ve mix un üretimi de yapılacak. Ortaklık, 3 yıl içinde Türkiye’de 35.5 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirecek. Nisshin Seifun Turkey’de, Nisshin Seifun Group yüzde 51, Nuh’un Ankara Makarnası yüzde 24, Marubeni Corporation ise yüzde 25’lik paya sahip.

YÜZDE 100 TÜRK MALI

2Nuh Ticaret Sanayi AŞ ve Nuh’un Ankara Makarnası Ortağı Rahmi Çuhacı, Japon şirketlerin beş yıl süren uzun araştırmalar sonrasında ortak yatırım yapmaya karar verdiğini belirterek “Nisshin Seifun Turkey şirketi, Japon pazarı için kurutulmuş makarna üretimi ve satışı yapıyor. Japonya’ya ilave olarak Nuh’un Ankara Makarnası ile diğer pazarlara makarna üretimi ve satışı, kurutulmuş makarna satışlarının bütün dünyaya satışı, makarna ile ilgili ürünlerin imalatı ve satışını gerçekleştirecek” dedi. Hedeflerinin dünyanın birçok ülkesine ihracat yapmak olduğunu belirten Çuhacı, “Yüzde 100 Türk malı, yüzde 100 ihracat. Marube’nin şu anda 67 ülkede bürosu var ama biz bunun en az iki katı ülkeye ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

2015’TE TEST ÜRETİMİ BAŞLADI

Test üretimine Haziran 2015’te başlayan fabrikada, 1 Ekim– 31 Aralık tarihleri arasında 6 bin 100 metrik ton (MT) üretim yapıldı. 1 Ekim 2015’ten tam kapasite üretime başlayan fabrikanın, 2016 yılında 18 bin MT, ikinci hat devreye girince 36 bin MT, 2017 sonunda üçüncü hat devreye girince 54 bin MT üretim kapasitesine ulaşması bekleniyor. Ortaklardan Nisshin’in ürünleri Uzakdoğu’nun yanı sıra Amerika’da da satılıyor. Japon Marubeni firması, Japonya’da sogo shosha olarak adlandırılan holdingler topluluklarının beşincisi. Yani Japonya’nın en büyük beşinci şirketi konumunda.

İTALYA’DAN DUBAİ’YE MAKARNA YOLCULUĞU

makarna5DÜNYANIN birçok yerine kendi markaları ile ihracat yaptıklarını ifade eden Rahmi Çuhacı, “İtalya’ya da üretim yapıyoruz. Japonya ve Almanya’ya en çok satış yapan markalardan biriyiz. Nuh’un Ankara Makarnası’nın Hollanda’dan Dubai’ye GüneyAfrika’dan İsrail’e ve tüm Avrupa ülkelerine, çeşitli Arap ülkelerine satışı var. İran’da ise Nuh’un Ankara Makarnası yine ilk sıralarda geliyor” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon’da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Teknoloji Dünyasındaki Eşitsizlikle Mücadele Eden 5 Kadın

Teknoloji dünyasının en büyük fuarlarından biri olan Tüketici Elektroniği Fuarı CES, geçtiğimiz yıllarda önemli kadın konuşmacıların sahne aldığı bir etkinlikti. Bunların arasında IBM CEO’su Ginny Rometty, General Motors CEO’su Mary Barra ve Yahoo eski CEO’su Marissa Mayer gibi önemli mevkilerdeki kadınlar yer almıştı. Ancak CES’in bu yılki programında, sürpriz şekilde yalnızca üç kadın yönetici yer alıyor ve sahneyi beş erkek yöneticiyle paylaşıyorlar.

Beklendiği üzere, CES’in bu erkek egemen programına geniş çevreler tarafından tepki gösterildi. Pek çok yönetici organizasyonu alenen eleştirdi.

CES’in bu tutumu, teknoloji dünyasında var olan cinsiyet eşitsizliği sorununun küçük bir temsili durumunda. Girls Who Code’a göre, geçtiğimiz yıl bilgisayar bilimi diploması alan erkek sayısı 30 bin iken, yalnızca 7 bin kadın bu diplomayı almış. Mezuniyetten sonraki durumu gösteren istatistikler de iyi görünmüyor. Harvard Business Review’ın araştırmasına göre teknoloji alanında kendi startup’ını kuran kadın girişimci oranı yalnızca %9.

Hal böyleyken statükodan memnun olmayıp teknoloji sektöründeki bu erkek egemen oyunu değiştirmeyi, diğer kadınlara alanda fırsat yaratmayı amaçlayan önemli kadınlar da var. İşte bu kadınlardan 5 tanesi:

1. Kriti Sharma, Sage’de Yapay Zeka İkinci Başkanı

Yapay zeka son zamanlarda en çok duyduğumuz kavramlardan biri ve Sharma’ya göre bu alanda da cinsiyet eşitsizliği büyük. Apple’ın Siri’si, Amazon’un Alexa’sı gibi varsayılan seçenek olarak belirlenmiş kadın yapay zeka asistanları, cinsiyet stereotiplerini güçlendiriyor. Bu kadın asistanlar, basit soruları cevaplayan birer “yardımcı” görevinde kullanılırken (örneğin Siri, yarın hava nasıl olacak?), bu asistanların erkek denkleri örneğin IBM’in Watson’u, Salesforce’un Einstein’ı ve Samsung’un Bixby’si; bir markanın CRM sistemine girmek ve geçmişteki hareketlere bakarak hangi satışların daha yüksek potansiyele sahip olduğunu belirlemek gibi daha karmaşık görevlerde kullanılıyor.

Sharma daha cinsiyete göre tarafsız bir sektör yaratmak istiyor. Sage’deki iki gün süren “BotCamp” atölyelerinde öğrenciler, kendilerine ait chatbot’lar yaratmayı öğrenme fırsatı buluyor.

2. Allison Jones, Code2040’da Pazarlama ve İletişim Direktörü

Code2040’ın amacı siyahi ve latin kökenli kadın ve erkeklerin teknoloji dünyasında saygı görmesini sağlamak. Bunu başarabilmek için bilgisayar bilimi öğrencilerine Spotify, Goldman Sachs, The New York Times gibi büyük kuruluşlarda staj imkanı yaratıyor. Bilgisayar bilimi bölümünden mezun siyahi ve Latin kökenli oranı %20, iş gücündeki oranıysa yalnızca %5. 2040 yılındaysa Latin ve siyahilerin tüm ABD nüfusundaki oranı %40 olacak.

3. Reshma Saujani, Girls Who Code Kurucusu ve CEO’su

Eski bir avukat olan Saujani’nin 6 yıl önce kurduğu Girls Who Code, şimdiye dek 53 bin genç kadına sertifika verdi ve 2018 sonunda bu sayının 100 bini bulması hedefleniyor.

Saujani’ye göre teknik pozisyonlar için istihdam talebi artarken, programlama görevlerindeki kadın yüzdesi azalıyor. Girls Who Code’un kendi araştırmasına göre 1995’te bilgisayar uzmanı kadınların oranı %37 iken 2017’de bu oran %24’e düşmüş. 2027’de bu oranın %22’ye kadar gerilemesi bekleniyor.

4. Neha Murarka, Smoogs.io’nun Kurucu Ortağı ve CEO’su

Teknoloji sektörü erkeklerin hakim olduğu bir sektörse, bitcoin erkeklerin takıldığı bir lokal gibi düşünülebilir. “Nişin de nişi” diyor Murarka bitcoin için. Beş kişiden oluşan startup Smoogs’un CEO’su olarak kadınların bu alanı anlamasına yardımcı olmaya çalışıyor.

“Lisans ve lisans eğitimim boyunca bölümümdeki tek kadın öğrenci bendim” diyor Murarka, “Londra’da ikinci işimde çalışırken, 22 yazılımcı arasındaki tek kadın yine bendim.”

5. Katharine Zaleski, PowerToFly Kurucu Ortağı ve Başkanı

Yıllar boyunca The Huffington Post, The Washington Post ve NowThis News’te çalışmış olan Zaleski, 2014 yılında, toplumun kadınlar ve çalışma hayatı üzerine söylemlerinin değişmesi gerektiğini düşünmeye başlıyor. Böylece Milena Berry’yle birlikte PowerToFly’ı kuruyorlar.

PowerToFly kadınlarla şirketler arasında köprü vazifesi görüyor; kullanıcıların tamamının kadın olduğu bir LinkedIn versiyonunu düşünün. PowerToFly kullanıcı sayısı 3 yıl içinde 1 milyona ulaşmış durumda.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İzlanda’da Erkekler Kadınlardan Daha Yüksek Maaş Alamayacak

İzlanda’da yeni kanun düzenlemesine göre aynı işi yapan kadınlara erkeklerden daha az ücret verilmesi yasaklandı.

1 Ocak tarihinde yürürlüğe geçen kanuna göre 25 veya daha fazla çalışanı bulunan kuruluşlarda “eşit ücret politikası hükümet belgesi” almak zorunlu ve buna uymayan kuruluşlar cezaya çarptırılacaklar.

İzlanda’da Kadınlar Günü’nden bir kare

İzlanda bu yönetmeliği yürürlüğe geçiren ilk ülke oldu. Ülke, ilk olarak 8 Mart 2017’de Uluslararası Kadınlar Günü’nde bu uygulamayı ilan etmişti. 

İzlanda Kadın Hakları Derneği’nin üyesi olan Dagny Osk Aradottir Pind, El Cezire’ye yaptığı açıklamada, yasanın “kadınlara ve erkeklere eşit ödeme yapılması” için bir mekanizma olduğunu söyledi. “Mevzuat temel olarak şirketlerin ve kurumların yaptıkları her işi değerlendiren bir mekanizma ve süreç sonrasında erkeklerle kadınlara eşit şekilde ödeme yapıldığıyla ilgili bir sertifika alınır.” Diye ekledi. 

Şu anda İzlanda Parlamentosu’nun yaklaşık %50’si kadın üyeden oluşuyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF), “kadınların siyasi olarak güçlendirilmesi ve ücret eşitliği konusunda güçlü bir performans gösterdikleri” için ülkeyi son dokuz yılın dünyada cinsiyet konusunda en eşit ülkesi seçti. 

WEF raporunda, İzlanda’nın eşit ücret karşılığında elde ettiği başarılara karşın “ekonomik katılım, fırsatlar ve eğitim düzeyinde cinsiyet açığı”nın küresel olarak hala devam ettiğini kaydetti. Örgüt, dünya genelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kapanması için yüz yıl kadar bir süre gerekeceğini tahmin ediyor. 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link