Z Kuşağı Geleceğin Mesleklerini Tasarlıyor

Robotların 800 milyon kişiyi işsiz bırakma tehlikesini dün sizlerle paylaşmıştık. Bu tehlike çok gerçekçi bir tehlike çünkü özellikle fiziki iş gücü gerektiren işler robotlar tarafından yapılabildiğinde bu hem daha ucuza hem de daha hatasız iş gücü demek oluyor. Robotların ruh halleri değişmeyecek, midesi rahatsızlanmayacak yani insanlara zaman kaybettiren “insancıl şeyler” robotlara zaman kaybettirmeyecek bu da iş verenler için büyük bir avantaj olacak.

Peki insanlar ne yapacaklar? Sonuçta bizler yaşamaya devam ediyoruz ve bir şekilde üretmemiz, para(veya gelecekte o her ne olacaksa) kazanmamız gerekiyor. Biz ne yapacağız?

Olaya geniş bir açıdan bakarsak dünya sürekli değişiyor robotlar zaten hayatımıza girmişti. Hesap makinesi de bir zamanlar insanların elinden işlerini aldı bilgisayarlar da ama şu anda bu icatlarla ve teknolojilerle beraber gelen yeni iş alanları doğdu ve o alanlarda çalışıyoruz. İşte yine öyle olacak fakat bu sefer insanın zeka potansiyeli daha çok devreye giriyor. Beden gücü ile yapılan işleri robotlar yaptığında insanlara yapay zekayı yönetmek düşecek. 

Geleceğin yetişkinleri şimdinin minikleri “Z kuşağı” olarak adlandırılan yeni nesil, gelecekte hangi mesleklere sahip olacaklar ve hayallerindeki meslekler neler? Hanersman Genel Müdürü Ecehan Ersöz öngörüleri paylaştı.

Robot veterinerliği, gen terapistliği, holoportasyon uzmanlığı, etik hackerlık, duygu tasarımcılığı ve hatta rüya gerçekleştiriciliği… Şu anda kulağımıza her ne kadar ütopik gelse de, fütüristler 20 yıl içinde bu mesleklerin gündeme geleceğini öngörüyor. Bunları tasarlayacak kişiler ise Z kuşağı. Dijital dönüşüm, endüstri 4.0, strateji, pazarlama ve marka yönetimi konularında şirketlerin yol haritasını belirleyen Hanersman Genel Müdürü Ecehan Ersöz, Z kuşağının hayalindeki meslekleri anlatırken, iş dünyasına da bir uyarıda bulundu:  “Z kuşağı ile çalışmak için hiyerarşiden uzak özgür bir çalışma ortamı, adil ücret yönetimi politikası, alternatif yan haklar, gelişim, eğitim ve kariyer fırsatları sunulması şart!”

Teknolojinin hayatımıza yön vermesiyle birlikte bazı meslekler kaybolurken, daha önce hiç duymadığımız bazı meslekler hayatımıza girmeye başlıyor. Bu meslekleri yaratılmasına öncülük eden ise, iş hayatına adım atmaya başlayan Z kuşağı. Dijital dönüşüm, endüstri 4.0, strateji, pazarlama ve marka yönetimi konularında şirketlerin yol haritasını belirleyen Hanersman Genel Müdürü Ecehan Ersöz, geleceğin mesleklerini tasarlayan Z kuşağının günümüz iş hayatında da köklü değişikliklere yol açacağını söylüyor.

Bilgisayar ve yazılım okuyup robot veterinerliğini geliştirecekler

Bilgisayar ve internet hayatlarının vazgeçilmez parçası olduğu için, Z kuşağının büyük bölümü meslek seçiminde tercihini bilgi sistemleri, bilgisayar, yazılım ve elektronik mühendisliği alanlarından yana kullanıyor. Girişimciliği tercih edenlerde ise, bu alanlara ek olarak sağlık, gıda teknolojileri, fintech ve e-ticaret gibi alanlara yönelim öne çıkıyor. Ancak bu noktada, kendilerinden önceki kuşaklardan farklı olarak, geleceğin mesleklerini tasarlamaya yönelik girişimlere de öncülük ediyorlar. Ersöz, Z kuşağının yaratacağı mesleklerle ilgili olarak, “Dijital dönüşüm, endüstri 4.0 gibi küresel anlamda rekabeti şekillendiren gelişmeler ekseninde, Z kuşağı geleceğin mesleklerinin yaratılmasına öncülük edecek. Robot veterinerliği, gen terapistliği, sanal gerçeklik, holoportasyon uzmanlığı, etik hackerlık, duygu tasarımcılığı, bilgi madenciliği, elektronik gazetecilik, 5 duyu reklam tasarımcılığı, yapay zeka pazarlamacılığı, rüya gerçekleştiricileri, yapay organ imalatçısı gibi meslekler, şimdi bizlere çok uzak gelse de, fütüristlere göre 20 yıl içinde hayatımıza girecek” diyor.

Figüran olmayı kabul etmiyorlar

Z kuşağı ile çalışmak yöneticiler için de yeni bir deneyim. Bu kuşağın, kendilerinden bir önce gelen Y kuşağı gibi 8 – 5 iş hayatına karşı olduğunu vurgulayan Ecehan Ersöz, “Meslek seçiminde her ne kadar garantici bir tavır sergileseler de, iş – yaşam dengesine verdikleri önem dolayısıyla gerektiğinde konfor alanlarının dışına çıkmayı göze alabiliyorlar. Z kuşağının birincil önceliği ‘deneyim odaklılık’. Yaparak öğrenmek, çalışmaların bizzat içinde yer almak istiyorlar, figüran olmayı kabul etmiyorlar” diye konuştu.

“Girişimcilik ruhu Z kuşağının DNA’sında var”

Bu kuşağın genellikle kendi girişimini kurmak istediğine dikkat çeken Ersöz, sözlerini şöyle sürdürdü, “Girişimcilik ruhu Z kuşağının DNA’sında var. Profesyonel hayatla yollarının kesişmesi ve uzun yıllar çalışabilmeleri ancak kendilerini o ortamın bir parçası gibi hissetmeleri, yaptıkları işte bir anlam bulmaları ve iş yerindeki zamanlarının rutinden uzak geçmesiyle mümkün. İş yerlerinin özgür, iş birlikçi çalışma ortamı, gelişim, eğitim ve kariyer fırsatları, adil ücret yönetimi politikası ve alternatif yan haklar sunması gerekiyor.”

Kurumsal girişimcilik Z kuşağını işe bağlıyor!

Araştırmalara göre, 18 – 24 yaş arasındaki gençlerin her bir buçuk yılda bir iş değiştirdikleri hatırlatan Ecehan Ersöz, Z kuşağına işi ve iş yerinin sevdirmenin bir diğer yolunun ise kurumsal girişimcilik olduğunu belirtiyor. Şirketler yaratıcı ve inovatif fikirlerin çalışanlar tarafından hayata geçirilmesine fırsat tanırsa, Z kuşağı bu tip çalışmalara katılıyor ve şirketle arasındaki bağı güçlendiriyor.

Teknolojiyle yoğrulan kuşak

Zillenials, Gamers, İnternet Kuşağı, Next Generation, iGen, Instant Online gibi pek çok farklı isimle anılan Z kuşağının hangi yıl başladığıyla ilgili tüm dünyada farklı görüşler mevcut. 2000 yılını başlangıç kabul eden uzmanların yanı sıra, teknolojinin hayatımıza yoğun bir şekilde nüfuz etmeye başladığı 90’lı yılların ikinci yarısıyla Z kuşağının doğduğunu savunanların sayısı da oldukça fazla. Bu kuşağın iş yaşamından en önde gelen beklentileri; şeffaflık, fırsat eşitliği, kendini özgürce ifade edebilme, katılımcı olma ve hiyerarşiden uzak bir ortam şeklinde tanımlanıyor.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Kıyafetleri Satın Almadan Önce Kiralama İmkanı Sunan Servis

Hiç gardırobunuzda kaç tane giymediğiniz kıyafet olduğunu saydınız mı? Birçoğumuz, bir hevesle aldığımız bazı kıyafetleri birkaç defa giydikten sonra bir daha yüzlerine bile bakmıyoruz. PSFK’in yaptığı habere göre ise yeni oluşturulan bir platform, bu soruna bir çözüm getirmeyi amaçlıyor.

Online kıyafet aboneliği hizmeti veren Gwynnie Bee isimli şirketin CEO’su olan moda girişimcisi Christine Hunsicker tarafından meydana getirilen CaaStle ismindeki bu platform, aylık sabit bir ücret karşılığında moda markalarının kıyafet koleksiyonlarının bir kısmının kiralanmasına imkan tanıyor.

Bu sistem, tüketicilerin beğendikleri kıyafetleri satın almadan önce bir süre denemelerine ve bu süre zarfında kıyafeti satın alıp almama konusunda daha isabetli bir karar verebilmelerine olanak sağlıyor. Hizmet, birkaç aydır beta testi sürecindeydi ve Ann Taylor ve NY&Co gibi markalar, bu beta sürecine dahillerdi. Şimdi ise şirket, tam anlamıyla faaliyete geçmeye hazır durumda.

Aslında bu servis, birçok sektörde etkisi görülen paylaşım ekonomisinin moda sektöründeki bir yansıması olarak adlandırılabilir. Bir başka deyişle, CaaStle’ın bu hizmet ile giyim sektöründe yaratmayı amaçladığı etki, Uber’in otomotiv ve ulaşım sektöründe ya da Airbnb’nin konaklama sektöründe yarattığı etkiden çok da farklı olmayacak. Bununla birlikte moda markaları ise bu hizmet sayesinde müşterilerine şimdiye kadar sunmadıkları kadar farklı bir deneyim sunma fırsatı yakalayacaklar.

Moda markaları, CaaStle platformuyla birlikte kıyafet kiralamayı işlerinin bir parçası haline getirebilecekler. Bunların yanı sıra platform, markaların, kıyafet kiralama hizmetini hem mevcut müşterilerine sunmalarına hem de bu konsepte ilgi duyan yeni müşterilere ulaşmalarına imkan tanıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yiyeceğinizi Küflü Gibi Göstererek Çalınmasını Önleyen Öğle Yemeği Poşeti

Bir ürünün yaratıcı olmasının yanı sıra, bir ihtiyacı karşılaması, başka bir deyişle kullanışlı olması da bir hayli önemlidir. Bir ihtiyaca yönelik olarak tasarlanan yaratıcı ürünlerle sık sık karşılaşıyoruz ve o ürünlerden biri de “hırsızlığı önleyici öğle yemeği poşetleri” adı verilen bir ürün.

Business Insider’ın yaptığı habere göre, “the.” isimli tasarım şirketi tarafından tasarlanan hırsızlığı önleyici öğle yemeği poşetlerinin üzerinde küfe benzeyen yeşil renkli lekeler bulunuyor ve bu ürün, sahip olduğu bu özellik sayesinde sandviçinizin ya da atıştırmalık yiyeceğinizin çalınmasını önlemek için onu küflü gibi gösteriyor. Bununla birlikte küflü bir görünüme sahip olan bu özel naylon poşetler, yavaş bir şekilde buhar da üretiyor.

Bu bir hayli ilginç ve yaratıcı olan ürünün satışa sunulduğu Perpetual Kid isimli internet sitesinde, bu ürün ile ilgili olarak şu yorumu paylaşmış:

“Bugüne kadar yapılmış en zekice ürün. Binamızda, topluluk buzdolaplarından diğer insanların yemeklerini çaldığı için “The Hamburgler” (burgler, İngilizce’de hırsız anlamına geliyor) olarak adlandırılan bir adam var. Bunları kullandığımdan beri, öğle yemeğim kesinlikle güvende kaldı.”

Hırsızlığı önleyici öğle yemeği poşetleri ilgili yapılan yorumlar genel olarak olumlu olmakla birlikte, bazı kişiler de buzdolabında bu poşetin içinde yer alan yiyeceğin, başka bir kişi tarafından bozuk sanılarak çöpe atılma ihtimalinin bulunduğuna ve bunun, ürünün tek olumsuz yönü olduğuna dikkat çekmişler.

Son olarak hırsızlığı önleyici öğle yemeği poşetlerinin 25’li paketler halinde satıldığını ve bir pakedin satış fiyatının 4 dolar olduğunu da belirtelim. Kullanıcı yorumlarına bakılırsa, iş yerinde ya da okulda meçhul bir şekilde kaybolan yiyeceklere bir son veren bu ürün oldukça kullanışlı görünüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link