Uçan Taksi Projesinde Uber ile Birlikte Çalışan Aurora’nın Talibi Boeing

Havacılığın dev şirketi Boeing’den yapılan açıklamaya göre firma, havacılık ve hava savunma alanında faaliyet gösteren Aurora Uçuş Bilimleri’ni (Aurora Flight Sciences) satın alacak. Aurora, ulaşım konusunda çığır açan ve beraberinde birçok tartışma da getiren Uber’in uçan taksi projesinde yer alan şirketlerden biri olmasıyla da biliniyor.

28 yıl önce Virginia’da kurulan Aurora, otonom ve robotik hava araçlarındaki uzmanlığıyla öne çıkıyor. Kurulduğu günden bugüne 30’dan fazla pilotsuz uçuş gerçekleştiren şirketin, sektörün bir numaralı oyuncusu Boeing’in otonom teknoloji konusunda ve hava taşıtları inovasyonunda daha fazla ilerleme kaydetmesinde etkili olacağı söyleniyor.

Boeing Mühendislik, Test ve Teknoloji Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Baş Teknoloji Sorumlusu (CTO) Greg Hyslop‘un konuyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, Boeing ekiplerinin güçleri ve inovasyon becerileri sayesinde, ticari ve askeri havacılık alanlarında yeni gelişmeler yaşanacağını belirtiyor. Hyslop, şirket bünyesindeki ekiplerin dönüşüm yaratacak teknolojilerden yararlanarak Boeing’e yeni pazarlar açacağına inanıyor.

Bu arada, Aurora Flight Sciences’ın, pilotsuz dikey kalkış ve iniş yapabilen (VTOL) X uçağı geliştirme konusunda, ABD Savunma Bakanlığı ile geçen yıl 89 milyon dolarlık bir anlaşma yaptığını da hatırlatmamız gerekiyor. Elektrik itişli mekanizmasına atfen, Lightning Strike (Yıldırım Çarpması) adı verilen uçağın turbo şaftı, kanatlarındaki 24 aspiratörü çalıştırmak amacıyla 4000 beygir gücüne denk gelen 3 megawattlık elektrik üretiyor.

Şirket ayrıca, Uber’in elektrikle çalışacak VTOL tipi hava araçları üzerine geliştirmekte olduğu projede oldukça önemli bir rol oynuyor. Uçan taksi çalışmalarında, Aurora dâhil olmak üzere, beş hava aracı üreticisinin yer alıyor. Hatta, Uber’in 2020’de kamuoyuna açıklamayı hedeflediği “talep tabanlı havacılık ağı” hakkında yayınladığı videoda kullanılan elektrikli hava taşıtının konsepti Aurora tarafından geliştirildi.

Satın almanın gerçekleşmesi hâlinde, şirketin uçan taksi projesinde yer almaya devam edip etmeyeceği konusunda Aurora ve Boeing’den resmi bir açıklama yapılmamış olsa da Business Insider’a konuşan bir Aurora yetkilisi, mevcut ortakları ve tedarikçileriyle birlikte çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. Bunun yanında, Uber’den bir yetkili de Aurora’nın, Boeing’deki müthiş ekiplerine katılmasından mutlu olacaklarını söyleyerek Aurora’nın projedeki geleceği hakkında olumlu görüş bildirdi.

Uber’in yeryüzündeki hizmetleri konusunda kopan ateşli tartışmalar bile henüz dinmemişken ve taksiciler başta olmak üzere belli kesimler isyan ederken, işin havaya yansıyacak boyutunun çok daha fazla ses getireceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Yoğun iç ve dış uçuş trafiği, yakın gelecekte lojistik amaçla hızla yaygınlaşması beklenen uçangözler (drone) derken, üstüne bir de Uber’in uçan taksisi gelirse, bu sefer de sivil hava taşımacılığı şirketlerinin de yeryüzündekilere katılması beklenebilir.

Aurora’nın uçan taksi projesi için ürettiği konsept

Uçan taksi ağı konusunda tek proje Uber’inki değil. Birleşik Arap Emirlikleri’nin yatırımıyla Alman drone üreticisi Volocopter’in yaptığı başarılı deneme uçuşunu da hatırladığımızda, zamanın neler göstereceğine yakın gelecekte tanık olacağımızı söyleyebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Teknolojiyi Sağlığımız İçin Nasıl Kullanıyoruz?

Video veya sesli aramalar, mesajlaşma uygulamaları, adımsayarlar, akıllı bileklikler vb çok çeşitli teknolojik araçları sağlığımızı yönetmek için artık kullanabiliyor. Teknolojik araçların kullanım oranlarını hangi yaş gurupları ve kadın- erkek kaç kişi kullanıyor? Kullanma nedenleri neler? Kullanmıyorsa insanların bu araçları kullanmasını engelleyen unsurlar neler? Bu teknolojik araçları kimler önerdiğinde kullanılıyor? Ipsos Araştırma Şirketi tüm bu soruların yanıtlarını Türkiye dahil 28 ülkede sordu.  

Ipsos Global Advisor tarafından gerçekleştirilen ve sağlık alanında çok çeşitli konuları irdeleyen araştırma raporunun bir bölümünde, sağlık teknolojilerinin bireylerce benimsenip benimsenmediği keşfedildi. Bu keşifte teknoloji iki temel açıdan sorgulandı.

İlk olarak bireylere teletıp uygulamaları olarak nitelendirebileceğimiz uygulamaları kullanıp kullanmadıkları soruldu. Bu kapsamda teletıp uygulamalarını; hastaların bizzat ziyarete gitmeden doktorlara ve diğer uzmanlara danışabilmelerini sağlayan, bilgisayar, telefon ve tablette bulunan video veya sesli arama ve/veya mesajlaşma uygulamaları olarak tanımlandı. Bireylere teletıp uygulamalarını kullanıp kullanmadıklarını, kullanmışlarsa bir daha kullanıp kullanmayacaklarını, kullanmadılarsa ileride deneyip denemeyecekleri soruldu. Buna göre global ortalamada sadece %10’luk bir kesim teletıp uygulamalarını kullandığını belirtiyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de %12’si bu uygulamaları kullandığını belirtirken, sadece %8’i tekrar kullanacağını iletiyor. Teletıp uygulamalarını en çok kullanan ülkeler ise Suudi Arabistan (%31), Hindistan (%27) ve Çin (%24) olarak karşımıza çıkıyor. Teletıp uygulamaları konusunda en hevesli ülkeler yani bu uygulamaları henüz kullanmamış ama denemek isteyenler ise Sırbistan (%60), Çin (%59) ve Türkiye (%57) olarak sıralanıyor. Sağlık konusunda yeni teknolojileri denemeye açık olduğumuzu burada belirtmek yanlış olmaz. 

Kan basıncınızı, uyku kalitenizi vb detayları düzenli olarak ölçen akıllı bileklikler, bluetooth bağlantılı cihaz üzerinden bebeğinizin ateşini takip edebileceğiz uygulamalar, felçli hastaların fizik tedavi gelişmelerini takip edebilecekleri akıllı eldivenler… Her geçen gün sağlık konusunda çok çeşitli dijital cihazlar hayatımıza girmeye başladı. Sağlık teknolojilerinin kullanımını sorguladığımız ikinci açı da bu bağlantılı sağlık cihazlarıydı. Bu kısımda: “Sağlığınızı yönetmek için hali hazırda veya daha önce bağlantılı bir sağlık cihazı veya aracı kullandınız mı?” diye katılımcılara soruldu. Global ortalamada %37’lik bir oran bu cihazları bir şekilde kullandığını belirtirken bunların %12’si halihazırda kullanmaya devam ettiğini belirtiyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %9’u bu tür cihazları hali hazırda kullandığını belirtirken, %21’i ise daha önce kullandığını ama şu anda kullanmadığını iletiyor, %70 ise bu cihazları hiç kullanmadığını beyan ediyor. 

Teletıp uygulamaları ve bağlantılı cihazları kullanma oranları dünyada da Türkiye’de de oldukça düşük… Bu teknolojileri kullanmamızı engelleyen unsurları da bu araştırma kapsamında belirledik. Buna göre dünya çapında en büyük bariyer maliyet olarak karşımıza çıkıyor, bunu konuyla ilgili yeterince bilgi sahibi olunmaması izliyor, belirtilen diğer önemli bir yorum ise bu konuda herhangi bir şeyin bireyleri engellemediğinin belirtilmesi… Diğer bariyler de “ilgisizlik” ve “kişisel verilerin güvenliği konusundaki endişeler” olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler de en büyük bariyeri maliyet olarak belirtiyorlar, global ortalamada olduğu gibi yeterince bilgi sahibi olunmaması ve bir engellerinin olmaması gibi yorumlar da önemli derecede iletilmiş. Türkiye sonuçlarında globale göre tek farklılaşma ise kişisel verilerin güvenliği konusundaki endişelerde görülüyor, burada globale oranla daha az endişeli olduğumuz görülüyor. 

Bu teknolojileri hekimlerimiz tedavinin bir parçası olarak önerirlerse kullanma ihtimalimiz yüksek olarak görünüyor. Bu konuda hekimlerine en çok güvenen ülkeler Sırbistan (%85) ve Türkiye (%84) olarak karşımıza çıkıyor. 

Araştırma Künyesi 

Araştırma 25 Mayıs – 8 Haziran 2018 tarihleri arasında toplam 23,249 bireyle 28 ülkede gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında sorular, Ipsos Online Paneli üzerinden toplam 28 ülkeden bireylere iletilmiştir. Araştırma kapsamındaki ülkeler: Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Kolombiya, Şili, Çin, Fransa, Almanya, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere ve ABD. 

Şu ülkelerden yaklaşık olarak 1000’er birey araştırmaya katılmıştır: Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Malezya, İspanya, İngiltere ve ABD. Diğer ülkelerde ise 500’er bireyle araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın gerçekleştirildiği 16 ülkede veriler genel nüfus profiline ve temsiliyetine dönük olarak ağırlıklandırılmıştır. Brezilya, Şili, Çin, Kolombiya, Hindistan, Malezya, Meksika, Peru, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye’de ise örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Neyin Nesi: Personel Yönetimi Yazılımı Kolay İK

Büyüklü küçüklü birçok şirket çalışanlarına dair bilgileri Excel dosyasında tutuyorlar. Oldukça yorucu ve bir o kadarda zaman alan bu Excel işlemleri bazen kayboluyor, bazen karışıyor bazen de bilgisayara virüs girdiği için silinebiliyorlar. Bu dertten muzdarip tüm şirketler ve çalışanlar için çalışan bilgilerini bulut teknolojisiyle depolayabileceğiniz ve işlemleri bir kaç tık ile halledebileceğiniz Kolay İK  bizlere zaman tasarrufu sağlarken bir yandan da işi zevkli hale getiriyor.

Tek bir cümleyle özetleyecek olursak nedir Kolay İK?

Bulut tabanlı, insan kaynakları personel yönetim yazılımıdır.

Nasıl kullanılır?

Bilinen İK yazılımlarına nazaran Kolay İK’nın kullanımı kolay bir arayüzü var. E-posta veya Facebook kullanan herkes rahat bir şekilde Kolay İK’yı kullanabilir.

Kolay İK‘yı deneyebilmeniz için 15 günlük ücretsiz bir  deneme hesabı oluşturabiliyorsunuz. Deneme süresi boyunca tüm özellikler size açık oluyor ve bu özellikleri dilediğiniz gibi kullanabiliyorsunuz. Başlıca kullanabileceğiniz özellikleri ise ; İzin Yönetimi, Özlük Yönetimi, Eğitim Yönetimi, Harcama Takibi, Fazla Mesai Yönetimi, Zimmet Takibi, Bordrolama, Performans Değerlendirme, Yemek Kartları, Puantaj, Şirket Takvimi, BES Otomatik Katılım, Raporlama ve aklınıza gelebilecek bütün İK işlemlerini yönetebileceğiniz kullanıcı dostu bir platform.

Kolay İK’nın avantajları nelerdir?

Kolay İK’nın en büyük avantajı insan kaynakları ekiplerini Excel ile boğuşmaktan kurtarıyor. Malumunuz pek çok şirket, çalışanlarına dair pek çok bilgiyi Excel dosyalarında tutuyor. Yeri geliyor o dosyalar kayboluyor, yeri geliyor siliniyor… Kolay İK bulut tabanlı bir yazılım olduğundan veri kaybı yaşamak mümkün değil. Bulut tabanlı bir yazılım olması, tüm bilgilerinize istediğiniz her yerden her şekilde ulaşabilmenizi sağlıyor, böylece belli bilgisayarlara kurulmuş programlara bağlı kalmıyorsunuz. Kurulum olmadığı için server, güncelleme ve bakım maliyetleriniz ortadan kalkıyor. Maliyeti düşük olduğu için, fiyatların da diğer İK yazılımlarına göre çok daha ucuz olması anlamına geliyor, bu da sadece büyük şirketler için değil her ölçekten şirket için ulaşılabilir bir çözüm haline geliyor.

Şirketinizin büyüklüğüne göre, daha doğrusu çalışan sayınıza göre aylık veya yıllık ücretlendirme seçenekleri bulunuyor. Size uyan paketi seçerek, çok uygun bir fiyata şirketinizi büyük dertlerden kurtarabilirsiniz. Fiyatları incelemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Bir de en önemli kısımlardan biri, entegrasyonlar! Kolay İK’nın, şirketlerin işini kolaylaştırmak adına birçok entegrasyonu bulunuyor. Bunlardan bazıları; Multinet Entegrasyonu, Otomatik BES Katılımı Entegrasyonu, Akbank Maaş Ödeme, Anadolu Hayat Emeklilik, NN Hayat Emeklilik.

Bu entegrasyonlardan en dikkat çekeni de Multinet Up entegrasyonu. Multinet entegrasyonu ile Kolay İK kullanıcıları, platform üzerinde aktif olarak kullandıkları yemek kartlarını görüntüleyebiliyor, bakiyelerini kontrol edebiliyor ve kart yükleme işlemini yapabiliyorlar.

Tüm bu kolaylıklara rağmen hiçbirimizin Excel kullanmayı tercih edeceğini sanmıyoruz.O zaman hadi Kolay İK‘yı bir deneyelim!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link