Uçak Yolculuklarında Bagaj Ücreti Derdinden Kurtaran İnovatif Sırt Çantası

Uçak yolculuklarındaki en sinir bozucu durumlardan biri, fazladan bagaj ücreti ödemektir. Aldığınız bilete göre kimi zaman size belli bir miktara kadar bagaj hakkı tanınır, kimi zaman ise bilet ücretinize bagaj hakkı dahil değildir ve yanınıza aldığınız sırt çantanız haricindeki valiziniz ağırlığına göre doğrudan ücretlendirilir. Nadiren uçak yolcuğu yapıyorsanız, bu sizin için bir problem olmayabilir. Ancak sık sık uçak yolculuğu yapan biriyseniz, bu durumda hatrı sayılır bir ücret ödemeniz gerekebilir.

İşte sık sık uçak yolculuğu yapan bir çift, tam da bu problemden yola çıkarak son derece inovatif bir ürün ortaya çıkardı. Business Insider’ın yaptığı habere göre Johnathan Webster ve eşi Gizem Mut Webster, üniversite zamanlarından beri uçak yolculuklarında bagaj ücreti ödemiyorlar. Webster çifti, üniversite zamanlarında kısıtlı bir bütçeyle seyahat ederken pek çok hava yolu şirketi tarafından uygulanan bagaj ücreti problemini sadece sırt çantası taşıyarak çözmüşler.

O zamandan beri bu bagaj ücreti uygulamasının can sıkıcı olduğunu düşünen çift, bu sorunun nasıl üstesinden gelinebileceğiyle ilgili biraz kafa yormuş. Ve sonuç olarak bagaj problemini ortadan kaldıran “Wool & Oak” isimli inovatif bavul markasını ortaya çıkarmışlar. Yaklaşık iki yıl önce kurulan şirket, hava yolu şirketlerinin bagaj kısıtlamalarının üstesinden gelen şık ve modüler bavullar üretiyor.

Markanın geçtiğimiz salı günü çıkış yapan en yeni ürünü, iki parçadan oluşan ve dışarıdan tek bir çantaymış izlenimi veren sırt çantası idi. Bu sırt çantası, aslında birbirine fermuarla bağlanmış iki ayrı çantadan meydana geliyor. Biri büyük bir küçük olan çantaların her ikisi de ayrı ayrı kullanılabiliyor.

Johnathan Webster, Business Insider’a yaptığı açıklamada, böyle bir bavul markası yaratmadaki amacının, seyahat etmeyi daha kolay hale getiren bir çanta serisini piyasaya sürmek olduğunu ifade etti. Ayrıca Johnathan Webster, bu çantalara iki haftalık seyahatte yetecek kadar eşya sığdırabildiğini belirtti.

Çoğu hava yolu şirketi, uçağa sadece tek bir el bagajı almanıza izin veriyor. Bu nedenle Wool & Oak markasının iki parçadan oluşan sırt çantası yolculara büyük avantaj sağlayacaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Hava Yolu Şirketlerinin Yeni Odağı: Uyku Deneyimi

  • Uzun mesafeli uçuşların en sıkıntılı yanı, rahat bir uyku çekememektir.
  • Bu nedenle birçok hava yolu şirketi, çeşitli iş birlikleri yaparak uzun mesafeli uçuşlarında yolcularına güzel bir uyku deneyimi sunmak için yatak, yastık, yorgan ve pijama gibi uyku ürünleri sağlamaya başladı.
  • American Airlines, Quantas, Bristih Airways ve Virgin Avustralya bu hava yolu şirketlerinin başında geliyor.
  • İlgili Yazı: Markalar, Lokasyon Verisi Kullanarak Nasıl Daha İyi Kullanıcı Deneyimi Sunabilir?

Özellikle uzun süreli uçak yolculuklarının en sıkıntılı tarafı yorucu olmaları ve uykunuz geldiğinde rahat bir şekilde uyuyamamanızdır. Koltuğun yeterince rahat olmamasından gürültülü bir ortama kadar birçok etken nedeniyle uçakta uyumaya çalışmak tam bir eziyete dönüşebilir. İşte bu yüzden bazı hava yolu şirketleri, müşterilerine lüks bir seyahat uykusu deneyimi sunmak için yüksek kaliteli yastıklar ve pijamalar veriyor. PSFK’in paylaştığı listeye göre, yolcularına iyi bir uyku deneyimi sağlamak için bu tarz olanaklar sunan dört hava yolu şirketi şunlar:

American Airlines

New York City merkezli yatak şirketi Casper, uçuşlar için yeni uyku ürünleri sunmak için American Airlines ile iş birliği yapıyor. American Airlines’ın belirttiğine göre, bu iş birliği kapsamında yolculara sunulan ürünler arasında yatak pedi, pijama, terlik, bel yastığı, normal yastık, yorgan ve ince battaniye yer alacak. Casper’ın bu olanakları uzun mesafeli uluslararası uçuşlarda, kıtalar arası uçuşlarda, belirli iç hat uçuşlarında ve Güney Amerika’nın kuzey tarafında yer alan belirli lokasyonlara uçuşlarda birinci sınıf ve ayrıcalıklı ekonomi sınıfı yolculara sağlanacak.

Quantas

Kendi deyimiyle Avustralya’nın en popüler hava yolu şirketlerinden biri olan Quantas, birinci sınıf seyahatini daha da konforlu bir hale getirmek amacıyla bir yastık menüsü sunmak için yastık, yorgan, nevresim takımı, havlu, ev dekorasyonu ürünleri ve mobilya gibi çeşitli ev eşyaları tedarik eden Sheridan şirketiyle iş birliği yaptı. Bu iş birliği kapsamında, Quantas yolcularına yastık sağlıyor. Yolcular, içlerinden biri kuş tüyünden yapılma olan üç yastık stilinden birini seçebiliyorlar ve birinci sınıf yolculara ek olarak yüksek kaliteli çarşaf ve yatak takımı sunuluyor. Hava yolu şirketi, uzun uçuşlar sırasında yolcularına yastık menüsü dışında basınç noktalarını rahatlatmaya yardımcı olan özel bir şilte de sağlıyor.

British Airways

Tasarım ve tedarik ajansı Matrix‘in tasarımları, hava yolu şirketlerinin dehidrasyon ve yorgunluğun etkilerini en aza indirmek amacıyla yolculara rahat bir gece uykusu sağlamak üzere kullanabilecekleri yatak takımı ve imkanlar tasarlamak için British Airways ve The White Company arasında bir ortaklık meydana getirdi. Heathrow ve New York’un JFK hava limanı arasında seyahat eden British Airways Club World üyeleri, yüksek bir konfor sağlamak için hazırlanmış olan yastık, minder, battaniye ve başka ürünler de dahil olmak üzere tamamen yeni bir ürün paketi alacak.

Virgin Australia

San Francisco merkezli girişim Cabin, tasarladığı özel kabinlerle uçuşlardaki uykusuzluğa son vermeyi amaçlıyor. Bu kabinler 24 adede kadar uyku kapsülü, bir lobi ve tuvaletler ve Wi-Fi ile donatılıyor. Kabinde bulunan her bir yatak takımı kabarık yastık, tatil yeri tarzı yatak, yorgan, priz, okuma ışığı, kişisel pencere, çorap, kulak tıkacı, mahremiyet için perde içeriyor. Bunların hepsi Virgin Australia‘nın uzun mesafeli uçuşlarında yolculara sunuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yapay Zeka İnsanoğlunu Ne Zaman Yenecek?

İş dünyasında bu sıralar en çok tartışılan konulardan biri robotların ve yapay zekanın hayatımıza tam olarak ne zaman entegre olacağı. Kimilerine göre bu entegrasyon kısa bir süre içerisinde gerçekleşecekken, kimileri ise yapay zekanın hiçbir zaman insanlar kadar özel olamayacağını savunuyor. İşte tam da bu noktada Oxford ve Yale üniversitelerinin araştırmacıları, robotların tam olarak ne zaman insanoğlundan işleri devralabileceğini tespit eden bir rapor yayımladı.

Hemen aşağıda bulunan görseldeki tarihler, Oxford ve Yale Üniversiteleri’ndeki araştırmacıların tahminlerine göre yapay zekanın insanoğlunu alt edeceği tarihler. Örneğin 2026 yılında robotlar, tırları kullanabilecek, (Hazır tırlar ile ilgili konu açılmışken Volvo’nun bu yıl yaptığı sürücüsüz çöp kamyonunu da hatırlatalım.) veya 2029 yılında, en iyi 40 pop şarkısı yapay zeka tarafından yazılacak.

Araştırmanın sonuçları, 352 AI (Yapay Zeka) uzmanına yöneltilen sorulardan alınan yanıtlar ışığında ortaya çıktı. Araştırmacılar, ilk 10 yıl içerisinde daha mekanik işlerin (Örneğin, dil çevirisi, lise makalesi gibi) robotlar tarafından yapılacağını söylerken, daha komplex ve yaratıcılık barındıran işler ise (Örneğin NY Times’ta En çok satan kitabı yazmak gibi) 2051’den itibaren robotlar tarafından yapılabilir hale gelecek.

Yapay zekanın nasıl bir noktaya geleceğini şimdiden kestirmek güç. Ancak yapılan araştırmalar bu konunun önümüzdeki 100 yıla damga vuracağını kanıtlar nitelikte.

Bu arada önümüzdeki 100 yıl demişken, Yapay Zeka konusundaki açıklamalarının tüm dünyada pür dikkat dinlendiği Stephen Hawking’in, İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nin yeni ‘Yapay Zeka Araştırma Merkezi‘nin açılışındaki gelecek öngörüleri ile  sizleri baş başa bırakmak istiyorum.

Stephen Hawking
Güçlü bir yapay zekanın yükselişi insanlığın başına gelen en iyi ya da en kötü şey olabilir. Hangisi olacağını bilmiyoruz.
Yapay zeka yaratmanın potansiyel faydaları oldukça fazla. Bu yeni teknoloji devriminin ortaya koyacağı araçlar sayesinde, endüstrileşmenin doğaya verdiği zararı onarabileceğiz. Aynı şekilde hastalıklar ve yoksulluğun sonunu getirmeyi de amaçlayabileceğiz. Hayatımızın her alanı dönüşüm geçirecek. Kısacası yapay zeka yaratmak medeniyet tarihinin en büyük olayı olarak kayıtlara geçebilir. Ancak risklerin önüne nasıl geçeceğimizi öğrenmezsek medeniyet tarihinin son olayı da olabilir. Yapay zeka faydanın yanı sıra tehlikeleri de beraberinde getirecek. Güçlü otonom silahlar ya da bir grubun, sayıca kendilerinden daha çok olan bir kitleyi tahakküm altına alabileceği yeni yollar gibi.
Biyolojik bir beyin ve bir bilgisayarın yapabilecekleri arasında büyük farklılıklar olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla bilgisayarlar —kağıt üzerinde- insan zekasını taklit edebilir ve insan zekasının önüne geçebilir. Yapay zeka kendi iradesini geliştirebilir. Bizimkiyle çatışma içinde olan bir irade.

Hawking ve Cambridge Üniversitesi’nin araştırmacılarına katılıyor musunuz, yoksa yapay zeka fazla mı abartılıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link