Sıcacık Bir Yuvanın ve Sokak Hayvanlarına Adanmış Kocaman Bir Kalbin Hikayesi

Türkiye’de hayvanlara işkence ve kötü muamelenin boyutları hepimizin malumu. Bunun önüne geçebilmek için yeni bir hayvanları koruma yasa tasarısı üzerinde çalışıladursun, duyarlı insanlar da kendi inisiyatifleriyle faydalı işler üretmeye çalışıyor. Bunlardan biri olan Kutay Durmuş, kullanılmış madeni yağ fıçılarını sokak hayvanları için birer yuvaya dönüştürmeye başlamış.

“Üzülmekten Fazlasını Yapabileceğimi Düşündüm”

Fikrin nasıl ortaya çıktığını sorduğumuzda, hiçbir kar hedefi gözetmeyen tamamen kişisel bir inisiyatif olduğunun altını çizerek “Hayvanlara yapılanları hepimiz görüyoruz” diyor, “Üzülmekten fazlasını yapabileceğimi düşündüm ve bu konu üzerine kafa yormaya başladım. İşim gereği bayilere gidip gelirken gördüğüm boş yağ fıçıları dikkatimi çekti, hurdacılara satılan bu fıçıların değerlendirilebileceğini düşündüm.”

Ankara’da, Petrol Ofisi’nde Bölge Müdürü olarak çalışan Kutay Durmuş, Twitter’da paylaştığı gönderinin kısa sürede yayıldığını söylüyor, “Bu kadar duyulacağını hiç düşünmemiştim, Türkiye’nin farklı şehirlerinden onlarca mesaj aldım. Bir çoğu teşvik ediciydi.Tasarımı iyileştirmek için önerilerin hepsine kulak verdim; ısı yalıtımı halletmemiz gereken bir konu, bir diğeriyse fıçıların yere sabitlenmesi”.

Çalışmasının geri dönüşüm boyutunu özellikle vurgulayarak, fıçının içerisindeki ahşap aksamın dahi fıçıların taşınmasında kullanılan paletlerden elde edildiğini belirten Durmuş, gereken desteğin sağlanabilmesi halinde Türkiye’nin dört bir yanına gönderebilmek üzere daha fazla “Fıçı Yuva” üretmek istediğini ifade ediyor.

Bu haberi paylaşarak Fıçı Yuva fikrinin duyurulmasına yardımcı olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Yapay Zeka İnsanoğlunu Ne Zaman Yenecek?

İş dünyasında bu sıralar en çok tartışılan konulardan biri robotların ve yapay zekanın hayatımıza tam olarak ne zaman entegre olacağı. Kimilerine göre bu entegrasyon kısa bir süre içerisinde gerçekleşecekken, kimileri ise yapay zekanın hiçbir zaman insanlar kadar özel olamayacağını savunuyor. İşte tam da bu noktada Oxford ve Yale üniversitelerinin araştırmacıları, robotların tam olarak ne zaman insanoğlundan işleri devralabileceğini tespit eden bir rapor yayımladı.

Hemen aşağıda bulunan görseldeki tarihler, Oxford ve Yale Üniversiteleri’ndeki araştırmacıların tahminlerine göre yapay zekanın insanoğlunu alt edeceği tarihler. Örneğin 2026 yılında robotlar, tırları kullanabilecek, (Hazır tırlar ile ilgili konu açılmışken Volvo’nun bu yıl yaptığı sürücüsüz çöp kamyonunu da hatırlatalım.) veya 2029 yılında, en iyi 40 pop şarkısı yapay zeka tarafından yazılacak.

Araştırmanın sonuçları, 352 AI (Yapay Zeka) uzmanına yöneltilen sorulardan alınan yanıtlar ışığında ortaya çıktı. Araştırmacılar, ilk 10 yıl içerisinde daha mekanik işlerin (Örneğin, dil çevirisi, lise makalesi gibi) robotlar tarafından yapılacağını söylerken, daha komplex ve yaratıcılık barındıran işler ise (Örneğin NY Times’ta En çok satan kitabı yazmak gibi) 2051’den itibaren robotlar tarafından yapılabilir hale gelecek.

Yapay zekanın nasıl bir noktaya geleceğini şimdiden kestirmek güç. Ancak yapılan araştırmalar bu konunun önümüzdeki 100 yıla damga vuracağını kanıtlar nitelikte.

Bu arada önümüzdeki 100 yıl demişken, Yapay Zeka konusundaki açıklamalarının tüm dünyada pür dikkat dinlendiği Stephen Hawking’in, İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nin yeni ‘Yapay Zeka Araştırma Merkezi‘nin açılışındaki gelecek öngörüleri ile  sizleri baş başa bırakmak istiyorum.

Stephen Hawking
Güçlü bir yapay zekanın yükselişi insanlığın başına gelen en iyi ya da en kötü şey olabilir. Hangisi olacağını bilmiyoruz.
Yapay zeka yaratmanın potansiyel faydaları oldukça fazla. Bu yeni teknoloji devriminin ortaya koyacağı araçlar sayesinde, endüstrileşmenin doğaya verdiği zararı onarabileceğiz. Aynı şekilde hastalıklar ve yoksulluğun sonunu getirmeyi de amaçlayabileceğiz. Hayatımızın her alanı dönüşüm geçirecek. Kısacası yapay zeka yaratmak medeniyet tarihinin en büyük olayı olarak kayıtlara geçebilir. Ancak risklerin önüne nasıl geçeceğimizi öğrenmezsek medeniyet tarihinin son olayı da olabilir. Yapay zeka faydanın yanı sıra tehlikeleri de beraberinde getirecek. Güçlü otonom silahlar ya da bir grubun, sayıca kendilerinden daha çok olan bir kitleyi tahakküm altına alabileceği yeni yollar gibi.
Biyolojik bir beyin ve bir bilgisayarın yapabilecekleri arasında büyük farklılıklar olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla bilgisayarlar —kağıt üzerinde- insan zekasını taklit edebilir ve insan zekasının önüne geçebilir. Yapay zeka kendi iradesini geliştirebilir. Bizimkiyle çatışma içinde olan bir irade.

Hawking ve Cambridge Üniversitesi’nin araştırmacılarına katılıyor musunuz, yoksa yapay zeka fazla mı abartılıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Başarılı İnsanlar Nasıl Bu Kadar Sakin Kalabiliyor?

  • Stresi kendi faydamıza nasıl kullanabilir, zorlu koşullar altında sakin kalmayı başarmak için neler yapabiliriz?
  • Elimizdekiler için mutluluk duymayı öğrenmeli, pozitif düşünmeli, düzenli uyku ve daha az kafein tüketmeye başlamalı, şimdi derin bir nefes alıp aşağıdaki yazıya bir göz atmalısınız.
  • Benzeri yazılar için;  İşinizde Stresi Yok Edecek 5 İpucu

Zor durumlarda duygularını kontrol altında tutabilmek ve baskı altındayken sakin kalabilmek… Neredeyse tüm kişisel gelişim kitaplarında kendilerine yer bulan, yapmayı başardığımız zaman ise hayatımızı, ilişkilerimizi kökten etkileyecek iki şey.

Hayatımızda birçok şeyin nedeni ve aslında doğrudan sonucunu etkileyen şeylerden birisi stres. Ama öyle bir şey ki hayatımızdan stresi tamamen çıkarıp atmamız da düşündüğümüz kadar sağlıklı olamıyor. Çünkü kısa süreli stressin beyinde yeni düşünce şekilleri geliştirme ve onu aktif tutma gibi özellikleri de var.

Kaliforniya Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan araştırma aralıklı olan stresin yeni hücre geliştirmek için beyni uyardığı sonucu ortaya çıkmış. Ancak stres birkaç dakikadan uzun sürüyorsa bu süreç tam tersine de işleyebiliyor. Yani beyninizin yeni hücre üretme işlevi stresiniz tarafından baskılanıyor.

Peki, stresi kendi faydamıza nasıl kullanabilir, zorlu koşullar altında sakin kalmayı başarmak için neler yapabiliriz?

Elimizdekiler için mutluluk duymayı öğrenmeye başlamalıyız. Evet biraz Heidi-vari bir cümle gibi geliyor ama zor koşullar altında sakin kalmak için öncelikle birkaç dakika elimizdekileri düşünüp iyi ki demek stres hormonumuzu %23 azaltıyor, mod ve enerjimizi yükseliyor. Ve bunları sadece elimizdeki düşünerek yapabiliyoruz. Çok iyi değil mi?

Ya şöyle olursa ne yaparız? tarzı stres katsayınızı 5 ile çarpacak şeyleri düşünmekten vazgeçmeniz gerekiyor. Tüm olasılıkları kontrol edemeyeceğimiz gibi bizden kaynaklanmayan sorunlar için olabilecek olumsuz ihtimalleri düşünmemizin bize de işin sonucuna da bir faydası olmayacak, rahatlamaya çalışın.

Pozitif bir şeyler düşünmeye çalışın. Hepimizin en zor zamanlarda beynimizde kaçabileceği “mutlu bir yer” vardır. Kendinizi çok baskı altında hissettiğinizde iyi şeyleri düşünerek beyninizin stresi kontrol etmesine yardımcı olabilirsiniz. Sadece o mutlu yeri düşünün.

Biraz uzaklaşın. Belki de sizi mutsuz eden ama bunu çok içinde olduğunuz için fark etmediğiniz bir durumdasınız. Her zaman ulaşılabilir olmak zorunda olduğunuzu kim söyledi? Kendinize işten uzaklaşabileceğiniz stressiz birkaç saat hediye etmeniz lazım. Hem biraz dikkat ederseniz bütün büyük yöneticilerin bu tavra sahip olduğunu da göreceksiniz

Kafein alımınızı azaltarak daha kaliteli bir uyku için kendinize bir iyilik yapın. İyi uyku daha az stres demek. Kendinize yüklenmeyi de bırakın, bazen her şeyin sorumlusu olarak kendimizi görmek isteriz ama öyle değil, her şeyi kontrol edemezsiniz. Çok stres olduğunuzda derin derin birkaç nefes alıp beyninize bol bol oksijen gönderin, mutlu yerinize doğru iki saniye bir kaçamak yapın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link