Problem Çözmede Yeni Bir Bakış Açısı: Design Thinking

Design Thinking kavramının Türkçe karşılığı Tasarım Odaklı Düşünme olmasına karşın  bir bütün olarak bakıldığında Design Thinking yaratıcı düşünme biçimidir, aynı zamanda bu olguya entelektüel problem çözme tekniği diyebiliriz ve unutulmamalıdır ki bu bir olay değil bir süreçtir. Fakat diğer problem çözüm tekniklerinden farklı olarak Design Thinking, insanların ihtiyaçlarına çözüm bulmak için yapılan yaratıcı bir çalışma yöntemidir. Değişen dünyada ve artan rekabet ortamında pazarlamadan, iş süreçlerine, ekip yönetiminden, ürün geliştirmeye ve eğitme süreçlerine kadar tüm ürün veya hizmet geliştirmeler insan odaklı hale gelmiştir. İşte Design Thinking tekniğinin de odağı insandır.

Design Thinking ile İlgili Yanlış Bilinenler:

  • Sadece yaratıcı insanlar ve ürün tasarımcıları içindir.
  • Estetik ve el emeği arasındaki bağlantıdır.
  • Sadece beyin fırtınası sürecidir.
  • Analitik problem çözümü yerine geçer.

Bu yöntemin adımlarına gelin beraber bakalım:

Önce Empati

Empati hepimizin bildiği gibi kendimizi diğer bir kişinin yerine koymaktır. Onun gibi düşünmeye çalışmaktır aslında. Problemi tanımlamadan önce o problemi yaşayan kişilerin yerine düşünebilmek noktasında bu adım çok önemlidir. Kişinin kaygıları nedir, nasıl bir ortamda yaşar, sosyal çevresi nedir, normalde hangi olayları yaşar, rutini nedir? Bütün bu sorular bir kişiyi anlama noktasında bizlere yardımcı olacak sorulardır.

Problemi Belirlemek

Problemi yaşayan kitle gibi düşünebiliyoruz artık. Peki problem ne? Bunun için analitik problem çözme tekniklerinde de kullandığımız metotları kullanmak mümkün. 5N 1K soruları (Ne?, Ne Zaman?, Neden?, Nerede?, Nasıl?, Kim?) bu noktada bize oldukça yardımcı olmaktadır. Buna ek olarak Balık Kılçığı ve/veya Neden-Neden diyagramları ile konunun özüne inip, hangi noktaların düzeltileceğine dair ip uçlarını yakalamanız gerekiyor. Tabi bunların hepsini yaparken takım çalışması önemli.

Fikir Üretme

İşte burada yaratıcı düşünceler devreye giriyor. Beyin fırtınası sürecinin en önemli olduğu kısma hoş geldiniz. Bu süreçte takım çalışması inanılmaz önemli. Beyin fırtınası yaparken fikirlere saygı duymak, mümkün olduğu kadar fazla fikir üretmek, mümkünse bir pano ve üzerine fikirleri yazdığınız post-it’leri bu panoya yapıştırmak, kendinizi kısıtlamamak, alışkanlıklarınız dışına çıkmak, olumsuz söylemlerden uzak durmak tavsiye ettiğimiz davranışlar. Hatta yapabiliyorsanız Beyin Haritalama tekniğini kullanın, işinizi oldukça kolaylaştırıyor. Ve bol bol çizim yapın.

Prototiplendirme

Prototip, bir ürün veya hizmetin seri üretime geçmeden veya uygulamaya geçmeden önce yapılan ilk üründür. Bu ürün; eğer bir hizmet veya süreç ise bu prototip bir maket olabilir.

Test Aşaması

Tasarladığınız ürün/hizmet/süreci uygulamaya sokmadan önce test etmeniz gerekiyor. Sistem çalışıyor mu, eksikler nedir, problemin çözümü gerçekten bu tasarım mı? Bunların hepsini bu aşamada kontrol etmeniz gerekiyor.

Yaratıcılığınızın hiç bitmemesi dilekleriyle…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Unda Kurumsal Çözümler - Kurucu Ortak / Yönetim Danışmanı & Eğitmen

Bir Cevap Yazın

İlk Bakışta Hoşlanmadığımız Onca Ürünü Neden IKEA’dan Alıyoruz?

  • Hepimizin kendisinden bir şeyler bulabileceği kocaman mağazaları ile IKEA hepimize mutlaka küçük bile olsa birkaç parça satmayı başarmıştır.
  • Peki, ilk bakışta gözümüze güzel gelmese de mutlaka IKEA’dan bir şeyler almayı nasıl başarıyoruz?
  • Benzeri yazılar içinYaratıcılıkta Çığır Açan 8 IKEA Reklamı

Mutlaka kendisiyle duygusal bir bağ kurduğumuz, bu nedenle atmaya kıyamadığımız birkaç parça vardır değil mi evimizde? Bu sorunun cevabı da tam olarak bu duygusal bağda gizli aslında. IKEA’nın hepimizle kendi dilinde bu duygusal bağı ince ince işliyor olmasında.

Binlerce ürünün arasında hem evimize renk katacağını, hem sade bir stil yaratacağımızı düşündüğümüz hem de aslında o kadar özgün olmayan ve her yerden de alabileceğimiz eşyalar bulunuyor.

IKEA’nın ödüllü ajansı Åkestam Holst ise görece IKEA’nın popüler ürünlerine göre daha az satış yakalamış ürünleri için bu alanda çalışmalar yapıyor; müşterilere bu ürünlerle bağ kurması sağlayacak projeler yaratmak.

Bu örneklerden birisi de kadınların sıklıkla okuduğu bir dergiye kendilerine has bir hamilelik testi yerleştirmek oldu. Bunu deneyen ve sonucun pozitif olduğunu gören kadınlara IKEA aile indirimi ile bebek ürünlerinde daha uygun fiyatlar sunmaları oldu.

Bu konu hakkında Åkestam Holst kreatif direktörü Magnus Jakobsson stratejisini şöyle paylaşıyor;

IKEA ayakkabı değil, parfüm değil, bu eşyalar sizi bir günlüğüne bile olsa kral ya da kraliçe gibi hissettirmeyecek- aşağı yukarı bir çatal, 20 dolara bir sandalye ya da bir ampul olabilir. Ama IKEA ürünlerine olan sevgi yukarı doğru çıkmalı, bu nedenle bizim kreatif stratejimizde tüm bu ürünlere duygusal bir değer eklemek, insanların sevebileceği bir şeyler eklemek, bu beğenilmeyenleri alıp insanların beğendiği bir hale getirmek.”

Aynı zamanda Jakobsson bahsettiği bu ürünleri allayıp pullamadıklarını ya da fiyatları ile oynamadıklarını, sadece bu ürünleri nasıl bizlerin sevebileceği bir hale getirmeye kafa patlattıklarını da ekliyor.

Aslında sokağa çıksak köşe başındaki markette de bulabileceğimiz sıradan ürünleri bizim sevip, onları IKEA’dan almamızı sağlamak için uğraşmak oldukça zor olmalı ama yine de IKEA gibi uluslararası bir dev markaya böylesine bağlanmamızı sağlayacak ayrıntıları keşfetmeye çalışmak biraz da eğlenceli olsa gerek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tatil Dönüşü İşe Kolay Adapte Olabilmeniz İçin 4 İpucu

  • Bayram tatilinde ya da yıllık izinlerinde şehir dışında tatil yapan insanlar için en sıkıntılı süreçlerden biri tatil havasından çıkıp işlere adapte olabilmektir.
  • Güzel geçen bir tatilin ardından işinize kolay adapte olabilmenizi sağlayacak bazı ipuçlarını sizlerle paylaşıyoruz.
  • İlgili Yazı: Tatil Dönüşü Hayaller Gerçek Oluyor: Kahve Yapabilen Çalar Saat

Bayram tatili bugün itibarıyla son buldu. Birçok kişinin 3-4 günlük bu kısa tatil için şehir dışına çıktığını, özellikle yazlık yerlere gittiğini tahmin etmek çok zor değil. Bunun yanı sıra yaz aylarında olduğumuz için de birçok kişi tatil planı yapıyor, hatta bazı kişiler ise çoktan yaptı bile.

Tatil güzel de, bitişi pek güzel olmuyor maalesef. Güle oynaya gidilen tatilin sonuna gelindiğinde, deniz, kum ve güneş üçlüsünü bırakıp da tekrardan iş rutinine dönmek birçoğumuz için çok zorlu bir süreç oluyor. İşte bu sürecin sizin için biraz daha kolay olması için Forbes’un bu konu ile ilgili olarak paylaştığı bazı ipuçlarına burada yer vereceğiz.

Dönüşünüzü Aktik Olarak Planlayın

Çoğu insan işten uzak olacakları bir zamanı planlarken gidiş için organize olmaya odaklanır. Ancak geri dönüşünüzü de önceden yönetilmesi gereken bir şey olarak değerlendirin ve bunun için makul bir plan yapın. Bununla birlikte birçoğumuz tatilin son gününün akşamı ya da gecesi eve dönerek tatil süresini maksimuma çıkartmaya çalışırken “168 Saat: Düşündüğünden Daha Fazla Vaktin Var” isimli kitabın yazarı Laura Vanderkam, daha erken bir dönüşünü göz önünde bulundurmanızı öneriyor.

Direkt Olarak İşlere Girişmeyin

Bir kriz planınız olmadan, tatilden sonra ofise geri dönmeyin. Vanderkam, bu konu ile ilgili olarak şunları ifade ediyor:

“Eğilim, kaçırdığınız tüm toplantıları telafi etmeye çalışmaktır. Mümkün olduğunca bunları ikinci güne sıkıştırmaya çalışın ya da öğleden sonra kendinize biraz zaman ayırın.”

Sabahları Asla E-Postaları Kontrol Etmeyin” isimli kitabın yazarı ve verimlilik danışmanı Julie Morgenstern ise şu tavsiyelerde bulunuyor:

“Bazı geçiş zamanları oluşturun. Ofisteki ilk gününüz için hiçbir şey ayırmayın, zaman ayırın. Ve takviminizde zamana erişiminizi engelleyin. Müsait olduğunuz görünüyorsa, insanlar takviminize bir şeyler koyacaktır.”

Ofis Dışı Otomatik Yanıtınız, İlk Savunma Hattınızdır

Ofis dışındaki otomatik yanıtınız basit, yardımsever ve dürüst olmalı. Vanderkam, tatil döneminiz boyunca işle uğraşmamanızı tavsiye ediyor. Bu otomatik yanıt sayesinde iş arkadaşlarınız müsait olduğunuzu bileceklerdir, ancak dışarıdan gelen soruların gelgit dalgasını engellemeye ya da en azından acil bir yanıt beklentisini azaltmaya yardımcı olacaktır.

Bununla birlikte iki ya da üç geniş kategoride size kimin e-posta göndereceğini belirleyin ve insanların sizin yerinize kime ulaşmaları gerektiğini ya da sizden ne zaman bir yanıt alabileceklerini bilmelerini sağlayın.

Tatildeyken Aldığınız E-Postalara Hızlıca Göz Atın ve Ardından Hepsini Silin

Gelen kutunuzun içeriğini kaybetmenin düşüncesi bile sizin için çok korkunç olsa gerek. Ancak bazı kişiler tatil sonrası e-posta temizleme işleminin, neredeyse bütün gününüzü harcamadan yapabileceğiniz bir iş olduğunu iddia ediyorlar. Bununla ilgili olarak Vanderkam, “Bazı kişiler neyin işaretli olduğuna hızlıca göz atar, neyin ilginç olduğunu görür ve daha sonra her şeyi siler.” diyor. Kısacası e-posta kutunuzdaki önemli e-postalara hızlı bir şekilde baktından sonra fazla vakit kaybetmemek için diğer e-postaları silin.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link