Lenovo’dan Kalori Hesaplayan Akıllı Spor Ayakkabılar Geliyor!

 Akıllı telefonlar, akıllı saatler, tablet ve bilgisayarlar, hayır hepsi artık oldukça sıradan. Lenovo daha iyi bir öneri ile karşımıza çıkıyor. Lenovo’un üreteceği akıllı fitness ayakkabılarını selamlayın!

Bir spor ayakkabıdan rahatlığı dışında neler bekleyeceksiniz size daha da fazlasını sunmaya hazırlanan bu akıllı koşu ayakkabıları İlk etapta tipik bir koşu ayakkabısını andırsa da aslında içinde birçok özellikle geliyor ki bu yazıdan sonra kendi ayakkabılarınızı eskisi kadar fazla sevmeyebilirsiniz.

Günlük egzersiz programının ayrılmaz parçalarından birisi olmaya aday Intel Curie işlemci destekli bu akıllı ayakkabılar adımlarınızı sayıyor, kalori ve vücut yağ denge oranınızı hesaplıyor.

İçinde barındırdığı Curie işlemci kişilerin günlük aktivite hesaplama sistemini onlara ekstra yük oluşturmayacak bir biçimde tüm rahatlığı ile birlikte ayaklara getiriyor. İçinde bulunan ivmeölçer sayesinde kullanan kişinin fiziksel aktivitelerini ve hızını hesaplayabiliyor.

Kendisine özel bir uygulama ile gelen akıllı spor ayakkabılar, kullanan kişilere uygulama sayesinde kaç adım attıklarını ve kaç kalori yaktıklarını gösteriyor.

Screen-Shot-2016-06-15-at-10.10.37-AM

3-D yazıcı ile üretilmesi planlanan ayakkabı astarı kişilerin egzersiz anında vücut-yağ denge oranını takip edip, kayıt altında tutacak.

Alt kısmında ışıklar ile gelecek ayakkabı wireless şarj edilebilme özelliğine sahip. Akıllı ayakkabılar günlük kullanımlar için tercih edildiğinde tam şarj edilmiş haliyle 10 gün kullanılabilecekken, yoğun egzersiz programlarında şarjı sadece 10 saat dayanabiliyor.

Akıllı ayakkabıların sadece koşu ve yürüyüş için değil aynı zamanda fiziksel aktiviteye dayalı oyunlarda da kullanılabilmesi planlanıyor.

Şimdilik sadece prototipi bulunan akıllı ayakkabılar Lenovo tarafından Çin’deki testlerinin bitişi ile beraber (tahminen 2016 yılı sonu) sporseverlere sunulacak.

Sadece spor ve aktif yaşam ile ilgilenen markalar değil,  Lenovo gibi giyilebilir teknolojiye odaklanan teknoloji şirketler hatta ve hatta geçtiğimiz günlerde bir hava yolu şirketi olan Easy Jet gittiğiniz şehirlerde kaybolmamanız için navigasyon destekli kişilere yanlış bir yöne gittiğinde titreşim sistemi ile uyaran kendi akıllı spor ayakkabısını tanıtmıştı.

Ne dersiniz ayakkabı konusunda yıllar geçtikçe oldukça ilginç ve kullanışlı opsiyonlara sahip oluyoruz değil mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Otomotiv ve Ulaşım Sektöründeki Yeni Trend: Araç Paylaşımı

  • Önümüzdeki yıllarda ürün sahipliğinin düşüşe geçmesi beklenirken bir yandan da birçok sektörde “hizmet olarak ürün” modeli benimsenmeye başlandı.
  • Yakın gelecekte araç sahipliğinin azalacak olması nedeniyle, otomobil üreticileri ve ulaşım şirketleri de özellikle araç paylaşımına yönelik ürünler ve hizmetler oluşturmaya başladılar.
  • Statista’nın paylaştığı istatistiklere göre, global araç paylaşım sektöründeki yıllık gelirin 2018 ile 2022 yılları arasında %16,3’lük bir yıllık bileşik büyüme oranı yakalayarak 2022 yılı itibarıyla 109,050 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
  • İlgili Yazı: Markaların Geleceği Sahiplik Yerine Üyelik Modelinde mi?

Her geçen gün birçok sektörde “hizmet olarak ürün” (product as a service) modeli biraz daha benimsenmeye başlanıyor. Bu kapsamda sizlere daha önce İsveçli otomobil üreticisi Volvo ve Alman otomobil üreticisi BMW‘nin abonelik sistemlerinden bahsetmiştik. Çeşitli sektörlerdeki birçok şirket, geleneksel iş modelinin yanında hizmet olarak ürün modelini de denemeye başlarken otomotiv ve ulaşım sektörleri bu sektörlerin başında geliyor. Yakın gelecekte araç sahipliğinin düşüşe geçecek olması nedeniyle, otomobil üreticileri ve ulaşım şirketleri özellikle araç paylaşımına yönelik ürünler ve hizmetler oluşturmaya başladılar.

Statista’nın paylaştığı istatistiklere göre, 2018 yılının bu zamanına kadar dünya genelinde, araç paylaşımı sektöründe elde edilen toplam gelir 59,678 milyar dolar idi. Global araç paylaşım sektöründeki yıllık gelirin 2018 ile 2022 yılları arasında %16,3’lük bir yıllık bileşik büyüme oranı yakalayarak 2022 yılı itibarıyla 109,050 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

Bununla birlikte dünya genelinde bu sektördeki kullanıcı penetrasyonu bu yıl itibarıyla %9,8 iken bu oranın da 2022 yılında %13,3’e ulaşacağı tahmin ediliyor. Ayrıca bu yıl içerisinde global araç paylaşım sektöründe elde edilen toplam gelirin yaklaşık olarak yarısının Çin kaynaklı olması da dikkat çeken bir başka detay. Belirtilene göre, Çin’de yılın bu zamanına kadar bu sektörde elde edilen gelirin miktarı 29, 749 milyar dolar.

Araç paylaşım sektöründeki büyümeyi anlayabilmek için bu alanda faaliyet gösteren bir şirketin geçtiğimiz yıllardaki gelirlerine göz atmak faydalı olabilir. Statista’nın paylaştığı verilere göre, Uber benzeri bir ulaşım hizmeti sunan ABD merkezli Lyft şirketinin 2016 yılındaki global net geliri 710 milyon dolar idi. 2017 yılında ise bu rakam yaklaşık olarak iki katına çıktı ve 1,5 milyar dolara ulaştı. Lyft şirketinin global net gelirinin 2018 yılı sonu itibarıyla 2,5 milyar dolar, 2019 yılında ise 3,5 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. 2020 yılında ise rekor bir artış oranıyla 6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

PSFK’in bu konuda yaptığı araştırmaya göre, araç paylaşımı konusunda ürün ve hizmetler geliştiren şirketlerden öne çıkan bazıları şunlar:

Volkswagen

Alman otomobil üreticisi Volkswagen‘in araç paylaşımı şirketi MOIA, özellikle araç paylaşımına yönelik olarak tasarlanan ilk elektrikli aracı geliştirdi. Şirket ile aynı ismi taşıyan elektrikli araç, aynı anda en fazla altı yolcuyu ağırlayabiliyor. Aracın iç ortamı, her yolcuya maksimum miktarda kişisel alan sağlayacak şekilde tasarlanmış. Araç içerisinde, diğer yolcuları rahatsız etmeden arka koltuklara kolay bir şekilde erişilebilmesi için geniş bir merkez koridor bulunuyor.

MOIA Minibüsün İç Tasarımı

Ayrıca araçtaki koltuklarda, her bir yolcuyu araç içerisindeki ortam gürültüsünde izole etmeye yardımcı olan koltuk başlıkları bulunuyor. Bununla birlikte her bir koltukta şiddeti ayarlanabilir okuma ışıkları ve USB girişleri bulunuyor. MOIA minibüs, kendi yüksek hızlı Wi-Fi ağını üretiyor ve merkezi bir iç ekran, araçtaki yolcular için varış bilgisini gösteriyor.

Uber

Uber, Uber sürücülerinin yolcular tarafından dikkat çekmesini ve yolcuların kendileri için ayarlanmış olan araçlarını bulmalarını kolay bir hale getirmek için Beacon adında bir cihaz geliştirdi. Uber sürücüleri, bu cihazı araçlarının ön camına yerleştirebiliyor ve daha sonrasında onu akıllı telefonlarına bağlıyorlar. Daha sonrasında ise Uber sürücüleri yeni bir müşteri aldıklarında, müşteri Beacon’ı belirli bir renge ayarlıyor ve karanlıkta parlayan Beacon üzerindeki bu renk, müşterinin hangi aracın kendisi için geldiğini anlamasını sağlıyor.

Avis ve Continental

Avis Budget Group, müşterilerin anahtarsız kiralık araçları kullanabilmelerine imkan tanımak için Continental ile iş birliği yaptı. Kullanıcılar çok sayıda mevcut aracı görüntüleyen Avis mobil uygulamasını indiriyor ve bu uygulama içerisinden araç sipariş etmenin yanı sıra, ödemeyi de gerçekleştirebiliyorlar. Müşteri siparişlerinden sonra Avis işlemi onaylıyor ve müşterinin kimliğini aracın alıcı cihazına iletiyor. Daha sonra müşteriler, mobil uygulama üzerindeki görsel kontrolleri kullanarak ve bir akıllı anahtarlık görevi görerek otomobilin kilidini açabiliyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yapay Zeka İnsanoğlunu Ne Zaman Yenecek?

İş dünyasında bu sıralar en çok tartışılan konulardan biri robotların ve yapay zekanın hayatımıza tam olarak ne zaman entegre olacağı. Kimilerine göre bu entegrasyon kısa bir süre içerisinde gerçekleşecekken, kimileri ise yapay zekanın hiçbir zaman insanlar kadar özel olamayacağını savunuyor. İşte tam da bu noktada Oxford ve Yale üniversitelerinin araştırmacıları, robotların tam olarak ne zaman insanoğlundan işleri devralabileceğini tespit eden bir rapor yayımladı.

Hemen aşağıda bulunan görseldeki tarihler, Oxford ve Yale Üniversiteleri’ndeki araştırmacıların tahminlerine göre yapay zekanın insanoğlunu alt edeceği tarihler. Örneğin 2026 yılında robotlar, tırları kullanabilecek, (Hazır tırlar ile ilgili konu açılmışken Volvo’nun bu yıl yaptığı sürücüsüz çöp kamyonunu da hatırlatalım.) veya 2029 yılında, en iyi 40 pop şarkısı yapay zeka tarafından yazılacak.

Araştırmanın sonuçları, 352 AI (Yapay Zeka) uzmanına yöneltilen sorulardan alınan yanıtlar ışığında ortaya çıktı. Araştırmacılar, ilk 10 yıl içerisinde daha mekanik işlerin (Örneğin, dil çevirisi, lise makalesi gibi) robotlar tarafından yapılacağını söylerken, daha komplex ve yaratıcılık barındıran işler ise (Örneğin NY Times’ta En çok satan kitabı yazmak gibi) 2051’den itibaren robotlar tarafından yapılabilir hale gelecek.

Yapay zekanın nasıl bir noktaya geleceğini şimdiden kestirmek güç. Ancak yapılan araştırmalar bu konunun önümüzdeki 100 yıla damga vuracağını kanıtlar nitelikte.

Bu arada önümüzdeki 100 yıl demişken, Yapay Zeka konusundaki açıklamalarının tüm dünyada pür dikkat dinlendiği Stephen Hawking’in, İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nin yeni ‘Yapay Zeka Araştırma Merkezi‘nin açılışındaki gelecek öngörüleri ile  sizleri baş başa bırakmak istiyorum.

Stephen Hawking
Güçlü bir yapay zekanın yükselişi insanlığın başına gelen en iyi ya da en kötü şey olabilir. Hangisi olacağını bilmiyoruz.
Yapay zeka yaratmanın potansiyel faydaları oldukça fazla. Bu yeni teknoloji devriminin ortaya koyacağı araçlar sayesinde, endüstrileşmenin doğaya verdiği zararı onarabileceğiz. Aynı şekilde hastalıklar ve yoksulluğun sonunu getirmeyi de amaçlayabileceğiz. Hayatımızın her alanı dönüşüm geçirecek. Kısacası yapay zeka yaratmak medeniyet tarihinin en büyük olayı olarak kayıtlara geçebilir. Ancak risklerin önüne nasıl geçeceğimizi öğrenmezsek medeniyet tarihinin son olayı da olabilir. Yapay zeka faydanın yanı sıra tehlikeleri de beraberinde getirecek. Güçlü otonom silahlar ya da bir grubun, sayıca kendilerinden daha çok olan bir kitleyi tahakküm altına alabileceği yeni yollar gibi.
Biyolojik bir beyin ve bir bilgisayarın yapabilecekleri arasında büyük farklılıklar olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla bilgisayarlar —kağıt üzerinde- insan zekasını taklit edebilir ve insan zekasının önüne geçebilir. Yapay zeka kendi iradesini geliştirebilir. Bizimkiyle çatışma içinde olan bir irade.

Hawking ve Cambridge Üniversitesi’nin araştırmacılarına katılıyor musunuz, yoksa yapay zeka fazla mı abartılıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link