İstanbul’da iTaksi Dönemi Başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Akıllı Ulaşım Sistemlerini Tüm Toplu Ulaşım Araçlarını Kapsayacak Şekilde Yaygınlaştırmak” olarak belirlenen stratejik hedefi çerçevesinde İTAKSİ Taksi taşımacılığının, toplu ulaşım sistemiyle entegrasyonunu sağlayacak adımlarından biri hizmete alınıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Akıllı Şehir” konseptine milli yazılımla yeni bir vizyon getiren “İTAKSİ” projesi, zamandan ve yakıttan tasarruf sağlayacak.

İBB Başkanı Uysal: “iTaksi uygulaması tamamıyla yerli ve milli bir yazılım. İlk defa ticari taksilerde hayata geçirilecek bu sistem sayesinde taksici esnafıyla müşteriler daha kolay ve pratik bir şekilde buluşacak.Bu sistemle taksici esnafımız fazla yakıt harcamadan, trafiği fazla meşgul etmeden müşterinin ayağına rahatlıkla gidecek. Taksi ihtiyacı olan vatandaşlarımız da teknoloji sayesinde çok zorlanmadan en yakınındaki taksiye ulaşacak” dedi.

İSTANBUL (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Mevlüt Uysal, tamamıyla yerli ve milli bir yazılım olan iTaksi uygulamasıyla taksici esnafı ile müşterilerin daha kolay ve pratik bir şekilde buluşacağını kaydetti.

İstanbul Kongre Merkezindeki “Türkiye İnovasyon ve Girişimcilik Haftası” kapsamındaki organizasyona katılan Uysal, burada iTaksi uygulamasını tanıttı.

İstanbul’daki mevcut taksileri ve taksici esnafını teknolojiyle buluşturmak için gayret gösterdiklerini anlatan Uysal, uygulamanın 2 yıllık çalışmanın ürünü olduğunu belirterek, “Tabii bütün dünya şu anda hiçbir aracı olmayan çok geniş bir araba ağı, sistemi olan Uber’i çok konuşuyor. Ancak baktığımızda bu sistemin bizim açımızdan sıkıntıları var. İstanbul’da yıllardır oluşmuş mevcut taksici esnafı, bunların yıllardır emek vererek oluşturdukları bir ağ ve ticari taksi plakasının bir değeri var. Uber her şeyi alt üst eden bir yapı. ‘Madem teknoloji bu kadar gelişiyor, insanların hayatını kolaylaştırıyor, o zaman teknolojiyi kullanılırken faydalı hale getirelim’ dedik.” diye konuştu.

İBB olarak İstanbul Taksiciler Odası ile mevcut sistemi daha iyi işler hale nasıl getirebileceklerini görüştüklerini de belirten Uysal, “Burada iki önemli husus var. Taksilerin sokakta daha az gezerek müşteriye ulaşması ve müşterinin daha kolay bir sistem üzerinden taksiye ulaşması. Bu en önemli şey. İki taraf da güvenli bir ortam istiyor. Şu anda İstanbul’da iTaksi uygulamamız bunların tamamını çözmüş olacak.” dedi.

Taksicilerin sisteme üye olmak için araçlarında belirli standartların olması gerektiğini ifade eden Uysal, sistemle taksicilerin fazla yakıt harcamadan, trafiği fazla meşgul etmeden müşteriye, taksi ihtiyacı olan vatandaşların da teknoloji sayesinde zorlanmadan en yakınındaki taksiye ulaşacağını söyledi.

Sistemle trafiğin biraz rahatlayacağını, İBB’nin en büyük kazancının bu olacağını dile getiren Başkan Uysal, şöyle devam etti:

“Uygulamanın işletim sistemi İBB tarafından hazırlandı. Nakit, kredi kartı ve İstanbulkart ile ödeme imkanı sunulacak. Güvenlik açısından da taksi içinde kamerası var. Sistem üzerinde şoförle ilgili bütün bilgilerin kayıtlı olması ve teknolojik desteklerin araç içinde var olması önemli. Yine müşterinin de kim olduğunun görülebilmesi adına sisteme kayıtlı olması, sistemin de devamlı denetlenebilir olması, müşteriyle taksiyi hızlı buluşturduğu kadar iki tarafın karşılıklı güven ortamında buluşmasını sağlıyor. İsteyen her taksici kolaylıkla sisteme dahil olabilecek. Şu anda kadar 4 bin civarındaki taksiye iTaksi uygulaması kapsamında teknolojik sistem yerleştirildi. Yani sistem işlemeye başlamadan 4 bin taksicimiz kayıt olmuş vaziyette. Devamında İstanbul’daki vatandaşlarımız, İBB’nin başka uygulamalarında olduğu gibi akıllı telefonlarına iTaksi uygulamasını da indirip kullanabilirler. Vatandaşlarımız şu anda klasik ticari taksilerimiz, Turkuaz Taksi ve biraz daha lüks segment dediğimiz Siyah Taksi’den hangisini isterse çağırabilecek.”

Sistemin hayata geçirilmesinde İBB’nin maddi olarak çok küçük bir kazancının olacağını sadece komisyon olarak 5 lira gibi bir para alınacağını hatırlatan Uysal, iki ay boyunca üye olmak isteyen kişilerden herhangi bir ücret alınmayacağını vurguladı.

“iTaksi uygulamasının dışında herhangi bir sisteme üye olunmayacak ve başta türlü yolcu alınmayacak” iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Uysal, taksici esnafının eski usulle işine devam edebileceğini bildirdi.

iTaksi’nin yerli ve milli bir yazılım olduğunu sözlerine ekleyen Uysal, İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Yahya Uğur ve TİM Başkanı Mehmet Ekşi ile birlikte bir taksiye binerek uygulamayı denedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Amazon’dan İlk Kasasız Market

Amazon kasasız ilk marketin açılışını bugün gerçekleştirecek; bu yeni alışveriş deneyimi perakende satış dünyasını derinden etkileyeceğe benziyor.

ABD’nin Seattle kentinde açılacak olan Amazon Go isimli market, kamera ve sensörler aracılığıyla müşterilerin raflardan ne aldığını takip edecek. Müşteriler, Amazon Go isimli akıllı telefon uygulamasını tarattıkları turnikeden geçerek alışverişe başlayacaklar. Raftan aldığı bir ürün müşterinin sanal sepetine eklenecek, geri koyduğundaysa sepetten kaldırılacak. Alışverişini tamamlayan müşteri kasada vakit kaybetmeden mağazadan çıkabilecek; ödeme Amazon uygulamasına tanımlı kredi kartından çekilip, fatura kesilecek.

Amazon Go, 2016 yılı Aralık ayında deneme amaçlı olarak açılmıştı; test aşamasında olan dükkandan yalnızca Amazon çalışanları alışveriş yapabiliyordu. Amazon Go Genel Müdür Yardımcısı Gianna Puerini yaptığı açıklamada, dört yıllık bir çalışmanın sonucunda gelen test aşamasından çok memnun kaldıklarını belirtti.

Amazon, bundan başka bir Amazon Go dükkanı açacağını henüz duyurmuş değil ve geçtiğimiz yıl 13.7 milyar dolara satın aldığı süpermarket zinciri Whole Foods marketlerinde de bu teknolojiyi kullanıma sokacağı düşünülmüyor. Ancak Amazon’un, ABD genelinde bu dükkânlardan yüzlercesini açmaya başlaması halinde diğer hipermarket zincirleri için “büyük tehdit” olacağı konuşuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Basitlikten İlhamla WeTransfer’in Ortaya Çıkma Hikayesi

“Odaklanma ve basitlik benim mantralarımdan biridir. Basit olan, karmaşık olandan çok daha zor olabilir. Basitleştirmeyi başarabilmek için düşüncelerinizi arındırabilmeniz onun için de çok çalışmanız gerekir. Ancak kesinlikle buna değer, çünkü sonunda bunu bir kez başardığınızda önünüzde hiçbir engel kalmayacaktır.”

Steve Jobs

***

Steve Jobs’ın Apple’ının, Cupertino’daki küçük ofisinden çıkıp dünyanın en çok kar eden şirketi olmasında tasarıma, teknolojiye ve kişiselleştirmeye verdikleri önemin rolü büyüktü elbet ama kuruldukları günden bugüne hiç taviz vermedikleri bir konu onları dünya çapında üne kavuşturdu; basitlik. İşte bu yüzden yukarıdaki söz ile başlamak istedim.

Nalden

Şimdi gelelim asıl konumuza. Size biraz Nalden’den bahsetmek istiyorum. Kendisi Wetransfer’in kurucusu. Asıl ismi Ronald Hans ancak o kendini Nalden; yani dijital yerli olarak tanımlıyor. 2008 yılında Nalden’in babası kendisine bir bot alıyor ve fotoğraflarını oğlu ile paylaşmak istiyor. Ancak ortada bir sorun var. Fotoğrafların boyutu yaklaşık 6 megabyte ve o yıllarda bu boyutlar oldukça büyük.

Babası bir web sitesi yardımı ile göndermeye çalışıyor. Ancak bu hizmeti sağlayan websitelerinin arayüzleri o kadar kullanışsız ve reklam tabalı ki, bir türlü o sitelerden de gönderim sağlanamıyor. Nalden da bu alanda birçok websitesi olmasına rağmen hiçbirinin son kullanıcıyı düşünmediğini ve uğraştırdığını fark ediyor. Çünkü girdiği websitelerin tamamında popuplar, sağa sola yerleştirilmiş bannerlar ve kullanıcıların kafalarını karıştıran mesajlar bulunuyor.

Wetransfer’in Arayüzü

Bunun üzerine Nalden, hiçbir reklamın olmadığı, sadece dosya göndermeye yarayan minik bir alanın olduğu bir site tasarlıyor. Öyle ki, bu siteyi ilk görenler masaüstü arkaplanı sanıyorlar. Nalden, siteye gelen kullanıcının birkaç saniye içerisinde, süper kolay bir şekilde dosya gönderip alabilmesine olanak tanıyor. Öyle ki, sitede ne bir banner alanı ne de bir içerik alanı var. Sitedeki tek alan; dosya gönderim alanı.

Basit bir içgörü ile doğan Wetransfer, kurulduğu andan itibaren çok yüksek bir ivme ile büyüyor.  2017 itibari ile 40 milyon aktif kullanıcıya, 100 milyondan fazla dosya alışverişine sahip. Şu anda dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 1000 sitesinden biri. Bir dosya gönderim platformu için inanılmaz bir rakamlar, öyle değil mi?

Uzun lafın kısası basitlik ve sadelik bugünün dünyasındaki kalabalıkta ön plana çıkabilmek için kullanılabilecek yegane araç. Çünkü insanların büyük bir kısmının kapasitesi, komplike bir şekilde verilen mesajı anlamakta yetersiz kalıyor. O yüzden tüm projelerin 6 yaşındaki bir çocuğun anlayabileceği şekilde tasarlanması gerekiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link