İnovasyon, İcat Değildir!

İnovasyonu icat olarak düşünmek yanlış olacaktır. İcatlar faydalı sonuçlar doğurabilir ancak önemli olan nokta, ekonomik açıdan getirisi olan ve daha önce hiç yapılmamış bir şeyi sunmaktır. İnovasyona yönelik fırsat arayışı içerisinde olan işletmeler, ‘’Mevcut olanın daha çok değer katması  için ne yapmalıyız?’’, ‘’ Hangi adımlar ekonomik gelişimimizi olumlu yönde etkiler? ‘’ ve son olarak  ‘’Mevcut kaynakların kapasitesini  ne tür bir değişiklik  arttır? ‘’ gibi soruları sormalıdır.

Untitled-1 copy

J. Murray Spengler, elektrikli süpürgeyi icat etmiş ancak enteresan bir şekilde  ürünün ticarileştirilmesi ve satışı, deri imalatçısı olan W.H. Hoover tarafından gerçekleştirilmiştir. Akabinde elektrikli süpürge, tüm dünyada  Spengler adı ile değil Hoover adı ile anılmıştır.  İnovasyonun yaratacağı etki, inovasyonun büyüklüğü ile eş değerde değildir.  Ürün, hizmet ve süreçlere doğru bir şekilde entegre edilmeyi bekleyen küçük parçalar, inovasyonun yaratacağı etkiyi maksimum düzeye çekmektedir.  Geçmişten buna en güzel örnek, Sony markasına milyarlarca dolar para kazandıran taşınabilir kasetçalar Walkman ve günümüzde ise Apple markasına ait taşınabilir MP3 çalar iPod’ dur.

ipod-vs-walkman

Bir diğer çarpıcı örnek ise 1846 yılında Elias Howe’un icat ettiği dikiş makinasıdır. Boston’lu Howe, bu icadını inovasyona dönüştürmeyi becerememiş, dolayısıyla icadına ismini verme ve bundan para kazanma fırsatını kaçırmıştır. Öte yandan Isaac SİNGER , Howe’un dikiş makinası için almış olduğu patenti fırsata çevirerek dünyanın her köşesinde dikiş makinası denilince akla gelen marka ve isim olmayı başarmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı Pazarlama Bölümü yüksek lisans öğrencisi

Bir Cevap Yazın

Seyahat Sektörü Yapay Zekâ ile Dönüşüyor

Kimi tüketicilerin bilet ayırtmadan önce yaklaşık 38 farklı siteyi ziyaret ettiği günümüzde, seyahat eden insanların çoğu için ilk adım çevrimiçi aramalardan oluşuyor. Seyahat sektöründe başarının yolu ise yapay zekâ ve derin öğrenme ile birlikte, kişiselleştirilmiş yeniden hedeflemeden yararlanarak hatasız şekilde hedefe yönlendirilmiş içerik sunmaktan geçiyor.

Seyahat rezervasyonu yapmak isteyen bir müşteri, bir günde yüzlerce seyahat sayfası ziyaret ediyor. Son satın alma işlemi yapılmadan önce bu arama haftalar sürüyor. Bu da etrafta dijital pazarlamacıların anlamlı hale getirmeleri gereken, tonlarca verinin uçuştuğu anlamına geliyor. Seyahat tutkunları arama motorları, rezervasyon uygulamaları, çevrimiçi seyahat acenteleri ve indirim siteleri aracılığıyla daha iyi tekliflerin arayışı içerisinde oldukları için seyahat sektöründe dijital temas noktalarının sayısı da hızla artıyor.

Eğlence amaçlı seyahat edenlerin yüzde 39’u ve iş amaçlı seyahat edenlerin yüzde 45’i uçak bileti bulmak için kullandıkları site sayısının gereğinden fazla olduğunu düşünüyor. Buna ek olarak, eğlence amaçlı seyahat edenlerin yüzde 43’ü ve iş amaçlı seyahat edenlerin yüzde 51’i uçak bileti bulmak için daha az zaman harcamak istiyor.

RTB House Bölge Yöneticisi Ömer Aras, “Uçak bileti, otel ve kiralık araç şirketleri marka farkındalığı sağlayarak ve tam olarak doğru zamanda, kişiselleştirilmiş teklifler sunarak bu aşırı yükü hafifletebilir. İşte bu, yapay zekâ ve derin öğrenmenin, seyahat sektöründe dijital pazarlamacılar için oyunu değiştirebileceği bir an” dedi. Aras sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Seyahat müşterilerini hedef almak için kullanılabilen çok miktarda bilgi ve veri olduğu için seyahat sektörü diğer sektörlerden farklıdır. Bu verileri elde etmek kolaydır; asıl zorluk bu verileri analiz etmek ve bunlardan doğru sonuçları elde etmektir. Ve derin öğrenmenin gerçek potansiyeli buradadır. Algoritmalar ne kadar çok veriyi analiz ederse o kadar iyi sonuçlar getirir. Seyahat sektörü verileri toplama ve bunları doğru analiz etme, seyahat eden kişinin satın alma yolculuğunun eksiksiz bir haritasından daha önce hiç olmadığı kadar yararlanma şansını değerlendirmelidir.”

Derin Öğrenme Teknolojisiyle Reklamcılık

Derin öğrenme, verileri işlemede ve karar alım düzenlerini oluşturmada insan beyninin işleyişini oldukça başarılı bir şekilde taklit eden yenilikçi bir yapay zekâ dalıdır. Beynimizdeki biyolojik nöronlardan ilham alan derin öğrenme, müşterinin satın alma potansiyeline dair daha güvenilir, daha zengin ve makine tarafından daha kolay yorumlanabilir kullanıcı tanımlamaları elde etmeyi, insan müdahalesini içeren herhangi bir uzmanlık gerekmeden mümkün kıldı.

Derin öğrenme teknolojisi, reklamcılık sektörünü, kullanıcının benzersiz alışkanlıkları ve istekleri ile ilgili tahminlerle destekleyebilir. Sadece satın almamız daha muhtemel ürünleri değil, aynı zamanda görmediğimiz veya aklımızdan bile geçmemiş olan ama belirli bir müşterinin bunları isteme olasılığı yüksek olan ürünleri de içeren, tam hedefe yönelik reklamlar sunarak günlük kullanıcı deneyimimizi kolaylaştırır. Kendilerine promosyonlu bir teklif sunulduğunda, insanların yüzde 30’unun herhangi bir yere gitmeyi planlamasalar dahi seyahate çıktıkları ve yüzde 25’inin de başlangıçta planlamadıkları yeni bir yere gitmeyi düşündüğü gerçeğini göz önünde bulundursanız uğruna mücadele edilecek çok şey olduğu anlaşılır.

PWC’ye göre, seyahat verileri taşıyıcıları konaklama, kiralık araç, eğlence ve kişiselleştirilmiş seyahat rotaları da dahil olmak üzere yan gelirlere odaklanmak zorundadır. Bu nedenle, havayolu şirketlerinin dijital pazarlama kapasiteleri geliştirmesi ve seyahat eden kişinin ayrıntılı bir profilini oluşturmak için müşteriler hakkında olabildiğince çok veri toplamaya ve bu verileri bireysel bir teklife dönüştürmeye odaklanması gerekecektir.

Derin öğrenme teknolojisiyle geliştirilmiş pazarlama çözümleri ile ilgili daha fazla bilgi için www.rtbhouse.com adresini kullanabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Ünlü Markaların Piyasaya Sürdüğü İlk Ürünlerle Tanışın!

 Hepsi kendi alanında ikon haline gelen ünlü markaların fikir aşamasını biraz geçmiş ilk uygulamalarını görmek hepimiz için ilgi çekici olacak gibi geliyor. Gelin hep beraber şimdi en gelişmiş versiyon ürünlerini kullandığımız markaların büyük heyecanlarla ürettikleri göz bebeği ilk ürünlerine bir göz atalım;

Coca Cola – 1886

Az çok hepimiz Coca- Cola’nın hikâyesini biliriz. İlk zamanlarında yani 1186’larda bir eczacı olan John S. Pemberton tarafından şurup olarak geliştirilen Coca Cola, karbonatlı su ile karıştırılarak içiliyor.

Apple – Apple I (1976)

Ahşap kutusu ile bir masaüstü bilgisayar olarak Steve Wozniak tarafından tasarlanan ve el yapımı olan Apple’in ilk bilgisayarı California’da tasarlanmış. Bu bilgisayarın üretimi 1977 yılında Apple II’ nin gelişi ile sonlanmış.

Ford – Ford Quadricycle (1896)

Henry Ford tarafından tasarlanan ilk otomobil olma özelliğine sahip Ford Quadricycle, iki farklı hız ayarında çalışan saatte 20 mile ulaşan, freni ve geri gitme özelliği olmayan Ford’un ilk gözbebeği Quadricycle 200 dolara satılmış ve sonra Henry Ford tarafından iki tane daha üretilmiş. İlk Quadricycle ise sonradan 60$’a geri alınmış.

Harley-Davidson- (1903)

İlk motorsiklet üreticilerinden Harley Davidson’ın 1903’te tasarladığı ilk ürünü. Bu bisiklet ise o dönemlerden bu döneme gelmek, daha o dönemde rakiplerinden farklılaşıp bir efsane olmak için çok çalıştığının adeta bir kanıtı niteliğinde.

Lamborghini – Lamborghini Carioca (1948)

Ferruccio Lamborghini doğduğu İtalya Bassa sakinlerine hem ekonomik hem de güçlü bir traktör tasarlamaya karar vererek serüvene başlamış.

Lego- 1932

Geçmişten günümüze bir ikon olarak ilerleyen Lego’nun ilk ürettiği tahta oyuncaklar ile çalışanlarını görüyorsunuz. 10 kişi ile 1930 yılında kurulan bir fabrikada başlayan bu serüven kurucu Ole Kirk’ün “sadece en iyisi yeterince iyi” mottosu ile günümüze kadar gelmiş.

Toyota- Toyota HA-1 (1946)

Aichi Kogyo Co. tarafından üretilen ve barış zamanında insanların kıyafetlere ihtiyacı olacağı için dikiş makinesi üretmeye karar veren Toyota’nın ilk ürünü bir dikiş makinesiydi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link