Hesap Gelince Kim Ne Kadar Ödeyecek Derdine Son Veren Basit Sistem

Arkadaşlarla bir mekana gittiğinizde yiyip içerken her şey güzeldir ancak hesap geldiğinde mutlaka işler bir karışır. Hele bir de gidilen yer alkollü bir ortamsa sarhoş olmadığını düşünen birisi mutlaka gelen hesabı önüne alıp telefonunu çıkarıp hesap yapmaya çalışır. Sen şu kadar ödeyeceksin, sen bu kadar derken “Falanca kişi giderken kendininkini ödemişti ama ona da bakıyor musunuz?” diye çıkışanlar olur, sonuç olarak hesap ödemek günün en zahmetli işi olur çıkar.

Fakat Teşvikiye’de bir yer bu duruma güzel bir çözüm bulmuş. Healin isminde bir cafede hesabı ortaklaşa ödemenizi kolaylaştırmak için hesap direk kişi sayısına bölünmüş olarak geliyor. Hesabın kişi sayısına bölünmüş haline bakarak saniyeler içinde ödemenizi gerçekleştirebiliyorsunuz.

Uygulamayı görenler genel olarak beğenseler de duruma esprili bir şekilde yaklaşanlar da var:

Bu uygulama elbette daha da geliştirilebilir. Herkesin yediği içtiği aynı olmadığı için hesap baştan itibaren kişi bazlı tutulabilir. Sonuçta 2018 yılındayız ve menüsünü tablet ile veren yerler var. Yakın bir zamanda nakit kullanımının bile biteceği söylenirken hesap ödemenin de kolaylaşması lazımdı tabi.. Yine de hesap ödemeyi kolaylaştırmak adına güzel bir adım olmuş. Ne dersiniz, siz de sevdiniz mi?

Görselin kaynağı:https://twitter.com/AltugYucel

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2 Comments

  1. Amerika’da herkese ayrı fiş geliyor, kendi yediğini direk o fişle ödüyorsun..Bizimkiler de 4 işlem yapmış buna da yenilik diyorlar…Keşke biraz da zorlayabilsek kapasitemizi…

Bir Cevap Yazın

Çılgın Gıdalar: Gelecekte Ne Yiyeceğiz?

Dünyada hızla artan nüfus yoğunluğuna karşılık azalan doğal kaynaklara alternatifler geliştirilmeye başlandı. Geleceğin dünyasında geleneksel beslenme alışkanlıklarımızda devrim yapacak yüksek protein içeren böcekler, farklı meyve ve sebzelerin sentezlendiği genetiği değiştirilmiş gıdalar (GMO), müzikle yetiştirildiğinde tadı değişen besinler, laboratuvar ortamında üretilmiş et ve deniz ürünleri, çiğnenebilir kahve gibi yeni nesil gıdalar geliştiriliyor. Bunların yanı sıra doğada kendi kendine kaybolan gıda ambalajları, yiyecekleri detaylı analiz eden tayfölçüm cihazları , DNA temelli diyet programları sunan uygulamalar ve evde kendi balınızı yetiştirebileceğiniz dijital arı kovanı gibi inovatif ürünler de geleceğin gıda sektörüne dair konuşulanlar arasında.

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Peki gelecekte yiyeceğimiz bazıları tuhaf tasarımlara sahip olan bu çılgın gıdalar neler?

Algler

Algler (su yosunları) bünyesinde yüksek miktarda Omega – 3, 6, 9 yağ asitleri barındırır, sütten 26 kat daha fazla kalsiyum oranına sahiptir ve besin değerleri açısından da oldukça zengindir. Bir gün içinde ağırlıklarının 3 – 4 katına çıkabilen algler, günümüzde daha çok biyoyakıt kullanımına yönelik araştırmalara konu oluyor. Tasarımcı ve mucit Michael Burton ve Michiko Nitta, gelecekte insanların özel bir maske takarak kendi nefesleri ile kendi alglerini yetiştirmelerini öneriyorlar. Hatta bu konuda Londra’daki Victoria ve Albert Müzesi’nde gerçekleştirdikleri performans gösterisinde, bir opera sanatçısının nefesiyle alglerin büyümesine yakıt sağlamasını sergilediler.

3 Boyutlu Yazıcılarla Hazırlanan “Yaşayan” Gıdalar

Günümüzde 3 boyutlu yazıcılarla yapılmayan pek bir şey kalmadı neredeyse. Plastik ya da metal objeler, yapay organlar, kıyafetler hatta dünyanın 3d yazıcı ile tek seferde inşa edilmiş evi derken yiyecek üretiminde de kullanılır hale geldiler. Her ne kadar Star Trek filmindeki gibi tek bir komutla istediğimiz yiyeceği hazırlamaları henüz mümkün olmasa da, Alman tasarımcı Chloe Rutzerfeld özel bir 3d yazıcı ile yenilebilir toprak ve çeşitli tohumları bir araya getirerek ekolojik sisteme katkı sağlayan bu konsept fikriyle ödüller kazandı. Yazıcıdan alınan hamur bazlı gıdaya ekilen tohumlar birkaç gün içerisinde büyüyerek yepyeni bir lezzetin kapılarını açıyor. Ürün şu anda Ar – Ge aşamasında.

Yenilebilir Su Şişeleri

Londra merkezli Skipping Rock Labs adlı teknoloji girişiminin icat ettiği yenilebilir su baloncukları, hem şişeleme maliyeti açısından daha ucuz hem de doğada 400 yılda ancak toprağa karışabilen pet şişelerin yerine geçerek ekosisteme katkı sağlamayı amaçlıyor. Deniz yosunu özlerinden üretilen bu baloncukların içi çeşitli sıvılarla doldurulabiliyor ve aromalı ya da renkli olarak da üretilebiliyor. Çeşitli etkinliklerde yer alarak yatırımcıların ilgisini çeken yenilebilir su Ooho!, tüketilmediği takdirde 4 ila 6 hafta içerisinde geri dönüşümü de sağlanabiliyor. Yakın gelecekte on yüz milyon baloncuk yuttum diyebilecek miyiz merak ediyorum doğrusu. Ürünle ilgili Ted konuşmasını buradan izleyebilirsiniz.

Hap ve Tabletler

Tekno – ütopyanist geleceğin dünyasının yer aldığı 1960’ların popüler çizgi filmi Jetgiller’i hatırlarsınız. Mutfak masasında toplanan aile yemek makinesinden pizza, kızarmış tavuk, hamburger ve tatlı gibi yiyecekleri seçtiklerinde tablet / hap şeklinde servis ediliyordu. Günümüzde tüm vitamin ve mineralleri tek bir tablete sığdırabilen uzmanlar, neden hala öğünlerimizi bize Willy Wonka gibi  tek bir hap şeklinde sunamıyorlar? Bilimadamları bu soruyu yeterli kalori almamız için mutlaka yiyecekleri sindirmemiz gerektiğini söyleyerek yanıtlıyorlar. Her ne kadar bir çok insan haplarla beslenme fikrine beslenme ritüelleri gereği lezzet ve keyif kültürü açısından karşı çıksa da, bu fikre sıcak bakıp merakla bekleyenler de yok değil. Kim bilir bakarsınız yakın gelecekte biz de Jetgiller gibi hap döner yiyebiliriz.

Geleceğin gıda sektörüne dair ayrıntılı bilgilere ulaşmak isterseniz FutureFood2050 sitesini ziyaret edebilirsiniz. Günümüz gıda sektörüne daha farklı bir bakış açısı kazanmak için de eğer hala izlemediyseniz 2009 Amerikan yapımı belgesel olan Gıda Limited’i seyretmenizi öneririm. Unutmayın ki, ne yerseniz o olursunuz!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

En İnovatif Perakende Markası Hangisi?

İnovasyon, hızla değişen dünyaya ayak uydurabilmek ve rakiplerin önüne geçmek için markalar açısından büyük önem taşıyor. Söz konusu inovasyon olunca da, genellikle alanında öncü markalar ön plana çıkıyor. Ancak hangi markanın daha inovatif olduğuna karar vermek, çok da kolay değil. Özellikle iş dünyasına yönelik olarak yaptığı araştırmalarla dikkat çeken PSFK ise markaların ne kadar inovatif olduklarına dair bir anket yaptı.

PSFK’in yaptığı ve perakende sektöründe faaliyet gösteren markaları içeren bu anket, hangi markaların sektörde öncülük yaptığını ve hangi markaların ise yardıma ihtiyaç duyduğunu anlamaya yönelikti. Bu anket verileri, dünyanın çeşitli yerlerindeki 500 kişinin katıldığı ve aylık olarak yapılan anketler sonucunda ortaya çıktı. Ankete katılan kişiler ise PSFK bültenlerini düzenli olarak takip eden okuyuculardan oluşuyor. Bu anket, işlerindeki inovasyon anlayışları için PSFK okuyan iş profesyonellerinin profilleri ile ilişkilidir. Bir bakıma bu anket verilerinin, markaların, tüketicilerin gözündeki inovatifliklerini yansıttığı da söylenebilir.

Anket Katılımcılarının Profilleri

  • Yaş: Ankete katılanların %24’ü 25 – 34, %32’si 35 – 44, %25’i 45 – 54, %12’si ise 55 – 64 yaş aralığındaydı.
  • Lokasyon: Ankete katılanların %2’si Afrika, %8’si Asya, %7’si Avustralya ve Yeni Zelanda, %32’si Avrupa, %8’i Latin Amerika, %1’i Orta Doğu, %44’ü ise ABD ve Kanada’da yer almaktaydı.
  • Tüketici Tipi: Ankete katılanların %9’u belirli bir konuda engin bilgi sahibi, %56’sı erken benimseyen, %30’u gelişen alışverişçi, %3’ü ise ana akıma uyan biri olarak kendisini tanımlıyor.
  • Uzmanlık Alanı: Ankete katılanların %60’ı marka, reklam ve pazarlama, %9’u perakende ve alışveriş deneyimi, %26’sı ise ürün tasarımı ve müşteri deneyimi alanında çalışıyor.

En İnovatif Perakende Markası Amazon

PSFK’in yaptığı bu marka araştırması kapsamında hazırladığı “Perakende İnovasyon Takipçisi” isimli listeye göre, 90 inovasyon puanı alan e-ticaret devi Amazon en inovatif perakende markası olarak öne çıkıyor. Amazon’un hemen arkasında 83 inovasyon puanı bulunan spor giyim markası Nike, onun arkasında ise 82 puanlı Airbnb ve yine aynı puana sahip ABD merkezli teknoloji şirketi Apple yer alıyor. İsveçli mobilya üreticisi IKEA, 80 inovasyonu puanı ile beşinci sırada yer alırken 72 inovasyon puanına sahip olan Çinli e-ticaret devi Alibaba yedinci sırada yer alıyor.

PSFK’in perakende markalarına yönelik olarak yaptığı anket sonucunda, katılımcılar tarafından en inovatif perakende markası Amazon olarak belirlendi.

Listenin ilk 10 sırasında başka çok bilindik marka yer almazken alt sıralarda ise birçok tanıdık perakende markası yer alıyor. Bu perakende markaları ve anket sonucunda elde ettikleri inovasyon puanları şu şekilde:

  • Whole Foods – 63
  • Adidas – 62
  • Lego – 61
  • Under Armour – 61
  • Starbucks – 58
  • Target – 46
  • Gucci – 42
  • Louis Vuitton – 42
  • eBay – 39
  • Converse – 37
  • Walmart – 35
  • Carrefour – 25
  • Sketchers – 25
  • Marks & Spencer – 24
  • Ralph Lauren – 16
  • GAP – 15
  • Four Seasons – 15
  • Nine West – 14

PSFK’in hazırladığı bu listenin tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?