Her Yere Götürebileceğiniz Bir Çamaşır Makinası: The Scrubba

Kampa gitmeyi sever misiniz, ya da daha önce hiç sırt çantanızı alıp çıktınız mı? Böyle durumlarda yanınıza az ve sadece ihtiyacınız olan şeyleri almak durumundasınız ki yol boyu size yük olmasın. Peki yol boyu yıkayarak defalarca giymeniz gereken kıyafetlerin temizliğini nasıl sağlamayı planlıyorsunuz?

The Scrubba ile tanışın! Kilimanjaro Dağı’ndan esinlenerek yapılmış dünyanın en küçük çamaşır makinesi sizinle beraber her yere gelerek zorlu yolculuk şartlarında hayatınızı kolaylaştıracak şekilde tasarlanmış.

Her yenilik bir ihtiyaçtan doğar derler ya The Scrubba tam da buna örnek bir çalışma. The Scrubba’nın kurucusu Ash Newland 2010’da bir arkadaşı ile Afrika’ya gidip Kilimanjaro Dağı’na tırmanmaya karar vermiş. Ancak seyahat planı evresinde kamp ve soğuk hava için yanlarına almaları gereken malzemelerden sonra günlük kıyafetler için çok fazla bir yer kalmamış sırt çantalarında. İşte o zaman Newland’in aklına yıkama tahtalarının yıllardır bu işi yaptığı gelmiş. Sonrasında seyahat esnasında kişilerin kıyafetlerini yıkama işini kolaylaştırmak adına bu fikri hayata geçirmiş.

ScrubbaWashBag_UserSteps2_large

Nasıl kullanılıyor?

Scrubba’nın kullanımı aslında oldukça basit. İlk etapta yıkama çantasını su ve temizleyici sıvı ile dolduruyorsunuz. (Bu miktar çantanın %40’ını geçmeyecek şekilde olacak)
Sonrasında çantanın içinde bulunan fazla havayı dışarı çıkararak çantanın sağlam bir şekilde kilitlendiğinden emin olana kadar fermuar kısmını sağlamlaştırıyorsunuz.
Tüm bu işlemler tamamlandıktan sonra 3 dakika kadar sanki çamaşır ovuyormuşsunuz gibi çantayı dışarıdan ovuyorsunuz.

dry_large

Yıkama çantasının klipsini açarak kirli suyu boşalttıktan sonra temiz suyu çamaşır çantasına koyup tekrardan çamaşırları içinde durulayıp sonrasında, güneşte kurumaya bırakabilirsiniz.
Seyahat şekliniz ne olursa olsun (kamp, yürüyüş, tırmanış, hatta iş seyahati) çamaşırlarınızı temizlemenin en kolay yolunu Scrubba sunuyor.
The Scrubba değer vaadine uygun bir sosyal sorumluluk hedefine de sahip. Şirket 2014 yılında Etiyopya’da temiz su, hijyen ve sağlık önlemleri için Tigray Bölge’s,ne 10.000 dolar, Bangladeş’te ki okullara temiz su desteği için se 15.000 dolarlık yardımlarda bulunmuş.
Scrubba çamaşır yıkama çantası kendi websitesinde 55 dolar gibi uygun bir fiyatla satışa sunulmuş durumda.
Detaylar için websitesine buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Otomotiv ve Ulaşım Sektöründeki Yeni Trend: Araç Paylaşımı

  • Önümüzdeki yıllarda ürün sahipliğinin düşüşe geçmesi beklenirken bir yandan da birçok sektörde “hizmet olarak ürün” modeli benimsenmeye başlandı.
  • Yakın gelecekte araç sahipliğinin azalacak olması nedeniyle, otomobil üreticileri ve ulaşım şirketleri de özellikle araç paylaşımına yönelik ürünler ve hizmetler oluşturmaya başladılar.
  • Statista’nın paylaştığı istatistiklere göre, global araç paylaşım sektöründeki yıllık gelirin 2018 ile 2022 yılları arasında %16,3’lük bir yıllık bileşik büyüme oranı yakalayarak 2022 yılı itibarıyla 109,050 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
  • İlgili Yazı: Markaların Geleceği Sahiplik Yerine Üyelik Modelinde mi?

Her geçen gün birçok sektörde “hizmet olarak ürün” (product as a service) modeli biraz daha benimsenmeye başlanıyor. Bu kapsamda sizlere daha önce İsveçli otomobil üreticisi Volvo ve Alman otomobil üreticisi BMW‘nin abonelik sistemlerinden bahsetmiştik. Çeşitli sektörlerdeki birçok şirket, geleneksel iş modelinin yanında hizmet olarak ürün modelini de denemeye başlarken otomotiv ve ulaşım sektörleri bu sektörlerin başında geliyor. Yakın gelecekte araç sahipliğinin düşüşe geçecek olması nedeniyle, otomobil üreticileri ve ulaşım şirketleri özellikle araç paylaşımına yönelik ürünler ve hizmetler oluşturmaya başladılar.

Statista’nın paylaştığı istatistiklere göre, 2018 yılının bu zamanına kadar dünya genelinde, araç paylaşımı sektöründe elde edilen toplam gelir 59,678 milyar dolar idi. Global araç paylaşım sektöründeki yıllık gelirin 2018 ile 2022 yılları arasında %16,3’lük bir yıllık bileşik büyüme oranı yakalayarak 2022 yılı itibarıyla 109,050 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

Bununla birlikte dünya genelinde bu sektördeki kullanıcı penetrasyonu bu yıl itibarıyla %9,8 iken bu oranın da 2022 yılında %13,3’e ulaşacağı tahmin ediliyor. Ayrıca bu yıl içerisinde global araç paylaşım sektöründe elde edilen toplam gelirin yaklaşık olarak yarısının Çin kaynaklı olması da dikkat çeken bir başka detay. Belirtilene göre, Çin’de yılın bu zamanına kadar bu sektörde elde edilen gelirin miktarı 29, 749 milyar dolar.

Araç paylaşım sektöründeki büyümeyi anlayabilmek için bu alanda faaliyet gösteren bir şirketin geçtiğimiz yıllardaki gelirlerine göz atmak faydalı olabilir. Statista’nın paylaştığı verilere göre, Uber benzeri bir ulaşım hizmeti sunan ABD merkezli Lyft şirketinin 2016 yılındaki global net geliri 710 milyon dolar idi. 2017 yılında ise bu rakam yaklaşık olarak iki katına çıktı ve 1,5 milyar dolara ulaştı. Lyft şirketinin global net gelirinin 2018 yılı sonu itibarıyla 2,5 milyar dolar, 2019 yılında ise 3,5 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. 2020 yılında ise rekor bir artış oranıyla 6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

PSFK’in bu konuda yaptığı araştırmaya göre, araç paylaşımı konusunda ürün ve hizmetler geliştiren şirketlerden öne çıkan bazıları şunlar:

Volkswagen

Alman otomobil üreticisi Volkswagen‘in araç paylaşımı şirketi MOIA, özellikle araç paylaşımına yönelik olarak tasarlanan ilk elektrikli aracı geliştirdi. Şirket ile aynı ismi taşıyan elektrikli araç, aynı anda en fazla altı yolcuyu ağırlayabiliyor. Aracın iç ortamı, her yolcuya maksimum miktarda kişisel alan sağlayacak şekilde tasarlanmış. Araç içerisinde, diğer yolcuları rahatsız etmeden arka koltuklara kolay bir şekilde erişilebilmesi için geniş bir merkez koridor bulunuyor.

MOIA Minibüsün İç Tasarımı

Ayrıca araçtaki koltuklarda, her bir yolcuyu araç içerisindeki ortam gürültüsünde izole etmeye yardımcı olan koltuk başlıkları bulunuyor. Bununla birlikte her bir koltukta şiddeti ayarlanabilir okuma ışıkları ve USB girişleri bulunuyor. MOIA minibüs, kendi yüksek hızlı Wi-Fi ağını üretiyor ve merkezi bir iç ekran, araçtaki yolcular için varış bilgisini gösteriyor.

Uber

Uber, Uber sürücülerinin yolcular tarafından dikkat çekmesini ve yolcuların kendileri için ayarlanmış olan araçlarını bulmalarını kolay bir hale getirmek için Beacon adında bir cihaz geliştirdi. Uber sürücüleri, bu cihazı araçlarının ön camına yerleştirebiliyor ve daha sonrasında onu akıllı telefonlarına bağlıyorlar. Daha sonrasında ise Uber sürücüleri yeni bir müşteri aldıklarında, müşteri Beacon’ı belirli bir renge ayarlıyor ve karanlıkta parlayan Beacon üzerindeki bu renk, müşterinin hangi aracın kendisi için geldiğini anlamasını sağlıyor.

Avis ve Continental

Avis Budget Group, müşterilerin anahtarsız kiralık araçları kullanabilmelerine imkan tanımak için Continental ile iş birliği yaptı. Kullanıcılar çok sayıda mevcut aracı görüntüleyen Avis mobil uygulamasını indiriyor ve bu uygulama içerisinden araç sipariş etmenin yanı sıra, ödemeyi de gerçekleştirebiliyorlar. Müşteri siparişlerinden sonra Avis işlemi onaylıyor ve müşterinin kimliğini aracın alıcı cihazına iletiyor. Daha sonra müşteriler, mobil uygulama üzerindeki görsel kontrolleri kullanarak ve bir akıllı anahtarlık görevi görerek otomobilin kilidini açabiliyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dijital Pazarlamada Geleceğin Ayak İzleri: Veri

  • Şirketlerin %59’ü Facebook ve Instagram reklam harcamalarını kendi ekibine yaptırırken yine şirketlerin %57’si Google reklam faaliyetlerini de kendi içinde yürütmeyi tercih ediyor.
  • CRM verisi kullanımı şirketlerde bu sene %56’larda kalırken tahminler seneye %70’lere çıkacağını gösteriyor.
  • Benzeri yazılar için; Tüketici Teknoloji Sayesinde Artık Marka Rollerini Üstleniyor

Daha fazla kanaldan daha fazla mesaja maruz kalan tüketicilerin artık kendileri ile ilgili tüm satın alım kararlarında etkilenen rolüne “ etkileyen” rolünü de eklediklerini dile getirmiştik. Bu durum reklamcıların artık bireysel seviyede kişiselleşmiş mesajlar üreterek tüketiciye ulaşmaları demek.

Bu durum ise 1990lardan beri hayatımızda yeri olan dijital reklamcılığın köklü bir şekilde değiştiği bu döneme götürüyor bizi: Veri ile desteklenmiş dijital pazarlama. Tüketiciye birebirde ulaşmak için reklamcıların ellerinde olan tonlarca veriyi işleyip anlamlı bilgiler yığını haline getirmesi ve stratejisini bunun üzerine kurması gerekiyor.

Veri ile desteklenen bu yeni tip pazarlama bildiğimiz kanalların ve onlara verilen bütçelerin de revize olması demek. Yani Google ve Facebook üzerinden maruz kaldığımız ve sadece tıklamamız ile başarısı ölçülen bu reklamların volümü de düşüyor.

Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik bölgesinde 900 dijital pazarlama lideri ile yapılan araştırma dijital reklamcılığın yeniçağını gözler önüne seriyor.

Araştırmaya göre artık reklam verenler reklam projelerinde ajanslarla çalışmak yerine kendi içlerinde kurdukları kreatif ekiplerle yapmayı daha çok tercih eder hale geliyor bunun nedeni ise artık şirketlerin kendi dijital pazarlama aktiviteleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istemeleri ve bu çabaların diğer pazarlama aktiviteleri ile de aynı hizada gitmesini istemelerinden kaynaklanıyor.

  • Şirketlerin %59’ü Facebook ve Instagram reklam harcamalarını kendi ekibine yaptırırken yine şirketlerin %57’si Google reklam faaliyetlerini de kendi içinde yürütmeyi tercih ediyor.

Veri Dijital Reklamcılığın Referans Noktası

Yukarıda da bahsi geçtiği üzere dijital reklamcılığı şekillendiren, tüketiciye bir mesajı doğru zamanda doğru yerde verdirmeyi sağlayan şey veri oldu. Veriyi müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) verisi, online veri ve demografik verisi olarak 3’e ayırabiliyoruz. Geçtiğimiz yıl şirketlerin bu verileri nasıl kullandıklarını ise aşağıda görebilirsiniz.

Reklamcıların %94’ünün doğru hedefleme yapabilmek için e-mail, telefon numarası gibi CRM verisini kullanmayı tercih ettiğini ve bu verileri daha kolay erişilebilir hale getirenlerin Facebook ve Google olduğunu biliyoruz. CRM verisi kullanımı şirketlerde bu sene %56’larda kalırken tahminler seneye %70’lere çıkacağını gösteriyor. Bu sonuç kendi verilerimiz satın alma davranışımızı nasıl şekillendireceğinin en önemli kanıtı olarak gösterilebilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link